Turkhackteam.net/org - Turkish Hacking & Security Platform...  
Geri git   Turkhackteam.net/org - Turkish Hacking & Security Platform... >
Genel İçerik
> İslam ve İnsan

İslam ve İnsan Dinimizin güncel hayata etkisi ve çağımızda İslam üzerine yorumlar...



kuranda yer alan bilgiye göre kaç tane ALEM vardır?

İslam ve İnsan

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 05-06-2012   #1
  • Offline
  • Tuğgeneral
  • Genel Bilgiler
Üyelik tarihi
Jan 2012
Nerden
ERZURUM
Yaş
30
Mesajlar
Konular
Ettiği Teşekkür
16
276 Mesajına
324Teşekkür Aldı
  
kuranda yer alan bilgiye göre kaç tane ALEM vardır?



Kâinat, mahlûkât, mevcûdat, mümkinât mâsivâ, felek, yaratılmışların tümü, kısacası Cenâb-ı Allah’ın dışında kalan ve yeryüzü ile gökyüzündeki maddî, manevî bütün eşya ve varlıklar. Kâinat, bütün yaratılmışlar, havadis, evrende var olan her şey âlemi oluşturmaktadır. Kâinattaki bütün varlıkların her bir türü de ayrı bir âlem oluşturmaktadır. Cinler âlemi, ins âlemi, ruhlar âlemi, hayvanlar âlemi, melekler âlemi… gibi. Bu saydığımız âlemlerin her biri de kendi arasında bir çok âlem ve türe ayrılmaktadırlar. Bütün bunlar yani kâinat, kendisinden başka bir varlığın mevcut olduğuna tanıktır. Bunlar Allah’ın varlığının en büyük delili ve alâmeti olduğundan dolayı âlem adını almıştır.


Kur’an “Âlemlerin Rabbi” derken, kâinattaki bütün varlıklar ve sınıflar olan “Âlemîn’i kasdetmektedir. Âlem kelimesi genellikle Kur’an-ı Kerim’de çoğul olarak kullanılmaktadır. Bunun yanında İslâm, dünya ve ahiret âlemleri olarak da iki ayrı âlemden söz etmektedir. Dünya ve ahiret âlemleri içinde bulunan bütün varlıklar o âlemi oluşturmakta; hepsi
birden ise kâinatı meydana getirmektedir. Bunların da yaratıcısı Allah’tır. Dünya ve ahiret âlemleri ele alındığında kelime itibariyle yakın manasına gelen dünya önce; sonra anlamına gelen ahiret ise, sonra yaşanacak bir âlemdir. Dünya âleminin diğer adı “Fâni” yani “geçici âlem”; ahiretin diğer adı ise “bâkî âlem”dir. Bu iki âlem yalan âlem (dünya) ve gerçek âlem (ahiret) şeklinde kullanıldığı gibi, mükellefiyet ve sorumluluk dünyası ceza ve mükâfaat âlemi şeklinde de ifade edilmektedir. Dolayısıyla dünya ilk âlem, ahiret de son âlem oluyor.

Cenâb-ı Hakk A’râf suresinde; “Şüphesiz Rabbiniz yeri, göğü altı günde yaratan, sonra Arş’a hükmedendir. O, gece ile onu durmadan takip eden gündüzü bürür. Emrine âmade olan güneş, ay ve yıldızları da yaratmıştır. İyi biliniz ki yaratmak ve (insanlara) emretmek yalnız ona özgüdür. Âlemlerin Rabbi olan Allah yüceler yücesidir. ” (A’raf, 7/54)
buyurarak kâinatın, âlemin nasıl yaratıldığını, bunun yönetiminin kimin elinde, hükmetme hakkının kimde olduğunu bildirerek âlemin ikiye ayrıldığını, bunlardan birinin ‘Emir âlemi’, diğerinin ‘Halk (yaratma) âlemi’ olduğunu ifade buyurmaktadır.

Emir âlemine, ğayb, melekût, ceberût rûhânî, nûrânî, ulvî ve manevî âlem adı verildiği gibi, halk âlemine de şehâdet, mülk, zulmânî, cismânî, maddî ve süflî âlem her iki âlem birlikte ve aynı anda mevcut bulunmaktadır. Emir âlemi rûhânî ve mânevî alem denilmektedir. Emir ve halk alemleri yaratıldıktan sonra içiçe olmuş insanın bu iki âlemdeki ilişkileri de birbirleriyle sürekli münasebet halinde bulunmuştur. Şu halde halk âlemi maddî ve cismânîdir. Bunun için aynı zaman ve mekân içinde birlikte bulunmaları mümkün olmaktadır. Aynen ruh ile bedenin birlikte bulundukları gibi. Emir, yani ruhânî âlem zaman ve mekâna gerek duymamaktadır. Mutasavvıfların üzerinde durdukları âlem budur. Onlar rûhânî âleme sâlih amel, ilhâm, aşk ve keşf ile nüfuz etmeye çalışmaktadırlar. Mutasavvıflar birçok hususta ‘felsefe’nin etkisinde oldukları için âleme bakışları da felsefi ekollerin görüşlerini yansıtır. Alem hakkındaki görüşleri daha çok Yeni Eflâtuncuların görüşüne benzemektedir. Bunun için âlemdeki beş mertebeden söz ederek bunlara “Hazarât-ı Hamse” adını verirler. onlara göre âlemin beş ayrı mertebesi vardır:

1-Ulûhiyyet Mertebesi. 2-Ruhlar mertebesi (Emir âlemi), 3-Misâl âlemi, 4-Cisim âlemi, 5-İnsan-ı Kâmil (olgun insan).

İslâm mutasavvıf ve düşünürleri bu çerçeve içinde meseleyi değerlendirirken beş ayrı kanaat ileri sürmüşlerdir:

1-Bu âlem var olması imkân dahilinde olan âlemlerin en iyisidir. Bundan daha güzelinin yaratılması mümkün değildir. Buna “mutlak iyimserlik” denir.

2-Bu âlem var olması imkân dahilinde olan âlemlerin en kötüsüdür. Ebû A’lâ el-Maarri’nin savunduğu bu görüşe de “mutlak kötümserlik” denir.

3-Bu âlemde iyilik ve kötülük bir arada mevcuttur. Fakat iyilik daha çoktur. Onun içinde buna “nisbî iyimserlik” adı verilmiştir.

4-Bu âlemde iyilik ve kötülük bir arada mevcuttur. Fakat kötülük iyiliğe nazaran çok daha fazladır. Buna da “izâfî karamsarlık” denir.

5-Bu, çözülmesi asla mümkün olmayan bir problemdir. Onun için insanlar bu hususta görüş belirtemezler. Dolayısıyla çekimser kalınıp “bu konuda tavakkuf etmek gerekir”, denilmektedir.

Filozofların âlem hakkındaki görüşlerine gelince; Yunan filozofları bu meseleyi çözmek için çok uğramışlardır. Yunan filozoflarının âlem hakkındaki görüşlerine İslâm filozofları da çok büyük önem vermişlerdir. Aristo bu kâinatın ezelî olduğuna inanıyordu. Ona göre, bu âlemin şekil itibariyle değil de asıl maddesi ezeli idi. Bunun aslî maddesi önceden
mevcut olup Allah buna sonradan şimdiki şeklini vermiştir. Bu yaratmadan sonra da âlem kendi kendini yönetmiştir.

Eflâtun ise meseleye daha değişik bakmıştır. Ona göre biri ideler, diğeri gölgeler âlemi olmak üzere iki âlem var olup, bunlar birbirlerine bağlıdır. Duyu organlarımızla algıladığımız madde âlemi ideler âleminin bir gölgesidir. Dolayısıyla bu maddî âlemin varlığı ideler âlemine bağlıdır.

İslâm filozofları ise, eski Yunan felsefesini, İslâm’ın kâinat hakkındaki ahenk anlayışı ile mezc ederek İslâm’a sokmuşlardır. Buna bağlı olarak, Kâinatın ezelî olduğu inancını taşıdıklarından dolayı İmam Gazzâlî ve İbn Teymiyye gibi Ehl-i Sünnet çizgisini koruyan âlim ve düşünürler filozofları tekfir etmişlerdir. Farabî, İbn Sina ve İbn Rüşd gibi filozoflar akıl âlemi, nefis âlemi ve tabiat âlemi gibi üç ayrı âlemden söz etmektedirler. Bunlara karşı İslâm’ın saf ve gerçek akîdesini korumağa çalışan İmam Gazzâlî ise, Mülk âlemi, Melekût âlemi ve Ceberût âlemi diye üç âlemi kabul etmiştir.

Âlem-i A’lâ: En yüce âlem demek olup kâinatı yaratan Rabbü’l-âlemînin Rubûbiyet âlemidir.

Âlem-i Berzâh: Berzah, iki şey arasına giren engel, iki nesneyi birbirinden ayıran şey demektir. Dünya ile ahiret arasına girdiği için ölüm ânından kıyamete, insanların tekrar dirilmelerine kadar geçecek olan zamana da Berzah denilmiştir.

İslâmî bir terim olarak âlemi berzah ise insanların ölüm anından itibaren ruhlarının gittiği ve kıyamete kadar geçici olarak bulunduğu yere denir. (Ö.N. Bilmen, Muvazzah İlm-i Kelam, s. 247). Bu, ahiret hayatının ilk merhalesidir.

Ölümle beden hayâtiyetini kaybeder. Fakat ruh ölmez. Ruh bedeni terkedince daha üstün bir âlem olan âlem-i berzaha intikâl eder. Kıyamette, insanların tekrar diriltilmesine kadar orada kalır.

İnsan ruhunun üç safhası vardır:

a-Dünyada bedenimizdeki durumu,

b-Öldükten sonra âlem-i berzahdaki durumu,

c-Ahirette tekrar dirilme ile başlayan durumu.

Dünyada ruhumuz bedenimizle beraberdir. Mutluluk ve mutsuzluğu, keder ve sevinci ruhumuz bedenimizle beraber tadar. Ahirette, tekrar dirilince de durum böyle olacaktır.

Âlem-i berzah’da ise azap ve nîmeti tadan sadece ruhtur. Gerçi insan bu dünyada yaptığı iyi veya kötü amelinin karşılığını ahirette tekrar dirildikten sonra görecektir. Ama berzah âleminde de bunu az veya çok tadacaktır. Kur’an-ı Kerîm’in bildirdiğine göre âlem-i berzah’da Firavun ve yandaşları gibi kâfirler azap görecekler (el-Mü’min, 40/45-46), güzel amel işleyen müminler ise Allah’ın mükâfat ve nîmetine mazhar olacaklardır. (Âli İmran, 3/169-171).

Ruhun âlem-i berzahdaki durumu insanın uyku hâline benzetilebilir. İnsanın uyku hâli nasıl ki yaşayışla ölüm arasında başka bir âlemdir; bunun gibi âlem-i berzah da dünya hayatı ile ahiret hayatı arasında ve fakat tamamen değişik bir âlemdir.

Âlem-i Ceberût: Tasavvuf; bir terim olarak Ceberût; cebir ve zorlama demektir. İlâhî kudret ve iradenin etkili
olduğu âleme ceberût âlemi adı verilmiştir. Burada insan veya başka hiç bir ‘mahlûk’un güç ve iradesi etkili değildir. Kelime olarak İbrânice’de kudret anlamına gelen “Geburah” kelimesinden geldiği bilinmektedir. Ceberut âlemi; mülk âlemi ile Melekût âlemi arasında kabul edilmektedir. Yani orta âlem olan Ceberût âlemi, üstte olan Lâhût âlemi ile altta olan Melekût âleminin ortasıdır. (Cürcanî, Kitabu’t-Ta’rîfât, Ceberût mad.) Bu da Eflâtun’un ideler âleminin
aynısıdır.

Başka bir tarife göre ise, Ceberût Âlemi Allah’ın takdîrinin yâni ‘kaza’sının bulunduğu yerdir.

Âlem-i Emr: Maddî olmayan, akıl ve hisle kavranmayan âlemdir. Âlem-i Emr ile Âlem-i Halk’ın üstündeki her şey akla ve hisse kapalıdır. Ruh ve Melekler bu âleme dahildir. Buna Âlem-i Ğayb ve Âlem-i Melekût adı da verilmektedir.

Âlem-i Ervâh: Ruhlar âlemi demek olup insan ruhlarının beden vasıtasıyla dünya hayatına kavuşmadan ve öldükten sonra bulundukları yere verilen isimdir. Dünyaya gelip insanın bedenine giren ruh daima bu aslî vatanını özlemektedir. Bu ayrılık döneminde yani dünyada insan bedeninde bulunurken garîb sayılır. Burada yaratılmış bulunan ruhlar, hem kendilerini hem de diğer ruhları tanırlar.

Âlem-i Esm⒠ve Sıfat: Cenâb-ı Allah’ın isim ve sıfatlarının oluşturduğu âleme verilen isimdir

Âlem-i Halk: Mahlûkât yani yaratılmışlar âlemidir. Âlem-i Emr’in karşıtı olan Âlem-i Halk; madde, eşya ve a’yan âlemidir. Burada sebep-sonuç ilişkisi geçerli olup her şey akıl ve duyu organlarıyla bilinebilir. Âlem-i Halk, Alem-i Emr’e bağlıdır. Çeşitli sebep ve hikmetlere binâen tedricî bir şekilde yaratılmıştır. Buna aynı zamanda Âlem-i Mülk veya Âlem-i şehâdet de denilmektedir.

Âlem-i Kübra: En büyük âlem anlamında olup buna Âlem-i Ekber adı da verilmektedir. Âlem-i Suğrâ’nın aksi olarak görülen Âlem-i Kübrâ’ya dış görünüşe göre kâinat denmektedir. Buna göre Âlem-i Suğra da insanın kendisidir. Bunun için felsefe ve tasavvufta bu iki âlem şöyle ifade edilir: “Âlem büyük bir insandır. İnsan ise küçük bir âlemdir.” Bu da insan yapısı ile kâinat arasındaki benzerlikten kaynaklanmaktadır. Zîra insan maddî bir vücûda, duyan bir ruha ve düşünen bir akla sahiptir. İnsanı kuşatan kâinat da bu üç âlemden ibarettir.

Âlem-i Melekût: Tasavvufi bir tabir olup, Âlem-i Mülk ile Âlem-i Ceberûttan sonraki âlemdir. Buna ‘Ğayb Âlemi’ adı da verilir. Mana ve ruh âlemidir. İslâm filozof ve mutasavvıflarına göre Melekût âlemi duyularla algılanan kâinatın dışında kalan, yalnız düşüncede yaşayan ve görünmeyen varlıkların bulunduğu âlemdir.

Âlem-i Misâl: Ruhlar âlemi ile cisim âlemi arasında bulunan bir geçiş âlemidir. Bunun diğer adı ‘Alem-i Berzah’tır.

Âlem-i Mülk: Âlem-i Halk olarak da bilinen Âlem-i Mülk dünyanın kendisidir. Buna Âlem-i Şehâdet de denilmektedir.

Âlem-i Suğra: En küçük âlem demektir. Bu da insanın kendisidir. Âlem-i Kübrâ’nın karşılığı olarak kabul edilir. İnsan küçük âlem; âlem ise, büyük insandır. İnsan ile kâinat arasında ilişki kuranlar kâinatta var olan her şeyin bir benzerinin insanda da var olduğunu kabul etmişlerdir. Bu da bir felsefe ve tasavvuf tabiridir.



Facebook sayfamızı beğenin.
    



__________________

ALLOGARİTMA USTASI
VBULLETİN
PHP
MYBB
PHPBB
VISUAL STUDIO
VB6
C++
PASCAL





Offline  
Alıntı ile Cevapla
Alt 05-06-2012   #2
  • Offline
  • Tuğgeneral
  • Genel Bilgiler
Üyelik tarihi
Jan 2012
Nerden
ERZURUM
Yaş
30
Mesajlar
Konular
Ettiği Teşekkür
16
276 Mesajına
324Teşekkür Aldı
  


18 BİN ALEM GERÇEKTEN VARDIR
İŞTE HERKESİN MERAK ETTİĞİ 18 BİN ALEM GERÇEĞİ

Faydalandığımız kaynaklar:

Değerli okuyucular,bazı müslüman din kardeşlerimiz,Gaybın sırlarının kimse tarafından anlaşılamıyacağını zannediyorlar. anlayabilen birisini ve onun hikmetli sözlerini okudukları ,gördükleri zaman , kuranı kerimde bulunan bazı ayetlerin ,bu gaybin sırlarını bilme işini mümkün kılmadığını göstermeye çalışıyorlar.

Sanki Gaybi bilmeye çalışan dine aykırı yorum yapıyormuş gibi algılama yapıyorlar. Bu konuda bize muhalif düşünenleri ,düşüncelerine saygı duymakla beraber m dini bilgi eksikliklerinden dolayı öyle dediklerini düşünüyoruz.

Böyle düşünmeleride normaldir. Çünkü kuran bu tür konularda düşünmemnin önünü hem kapalı tutar gibi hemde ona ters bir şekilde açık tutargibi dizayn edilip tasarlanmıştır. Yani Kuranın yüzünden okunarak sözlük anlamına göre tercüme edilmesi bunu imkansız gösteriyor. Diğer taraftan Yüce Allah kullarına diyorki,

Ey Kullarım, Bu kuranı okuyun, ama hikeye okur gibi okumayın.Bu kuranın içinde anlamı gizli olan bulmaca bilmece gibi tasarlanmış ayetler hikmetli sırlar vardır. Allahın bu hikmetli sırları üzerindede düşünün biraz. Kafayı yemekten korkmayın.Düşünen adan kafayı yemez.Allah bu kuranın sırlarını yüce resulüne bildirdi,meğerki zamanı gelincede,Allahın kendi seçtiği veli kullarından bazıları bu sırları bilebilir. Nasılki,İnternetin,bilgisayarın,cep telefonunun,uzaktan kumanda aletinin birer ilmi varsa,Hikmet-sır-Gayb İlmininde bir ilmi vardır.İnsanların hemen hepsi bu konuda yetersiz ve cahilkalabilirler ama unutmayın herkes cahil değildir,herkes yetersiz değilidir.Buna ehliyetli bazı Allah dostları aramızda yaşıyorlar.Kapılarını soran herkese açıyorlar. sahip oldukları ilmi herkesle paylaşıyorlar.Bunda anormal bir durum yoktur. Geleneksel ezber anlayışımız yanlıştır.

Gaybın sırlarını bilme hususu,(İlmi ledün) denilen bir İlim dalıdır.Herkes bu ilim dalını anlayamaz. Ama Resulullahın ilim hikmet sır şehrinin müracat kapısı olan bazı sır vekilleri bu Resulullaha kuranla birlikte verilen hikmet ilmini zamanı gelince çözerler.

Değerli okuyucular Allahın bu mesajı gerçekleşti.Beyti Dost denilen Allah dostu bu miraçtaki bildirilen Hikmet ilmini1996 da çözdü. Bunu anlamak isteyenler (http://galaktikinsan.sitemynet.com) adresine girip daha detaylı öğrensinler. yada (galaktikinsan@mynet.com) Adresinden Yazar Ahmed ARI ya sorularını sorsunlar uygun cevap alacaklardır. Kimse önyargılı ve ezberden konuşmasın olayın aslını merak edip sorsun.



anMiraca (Boyutlar arası 18 bin Alemlerin yolculuğuna) , 619 yılında çıkan Hz. Muhammed (s.a.v) Bilinen dünya boyutlarının ötesinde bulunan Cinler ve Melekler Alemini gezdi. Arş boyutunda Yüce Allah ile görüştü.Arş Boyutunda Yüce Allahtan 70 bin Kelime kapasiteli Gayb Alemlerinin sırlarını öğrendi.

Gayb Alemi sırları içinde 18 bin Alemlerin nasıl olduğu ,ne olduğu hakkında tafsilatlı teknik bilgiler vardı. Kıyametin kesin tarihleri ,Geçmiş ve geleceğin Tarihleri,Bilinmeyen İnsanlık Takvimlerinin izahatları vardı. Diğer Dinler ve İslam Dininin bilinmeyen gizli felsefesi vardı.

Yeniden doğuş gerçeğinin hikmet sırları olan reenkarnasyon vardı. Yüce Allah bu konuları herkesin anlayamayacağını düşünerek bu Gayb sırlarının yarısını insanlardan gizlemesini emretti. Kalan yarısınıda ,Sahabe dostlarına azar azar 35 bin kelimelik sırları açıklamasını istedi. İşte 1381 yıl önce öğrenilen bu Gayb Alemlerinin yani 18 bin Alemlerin sırlarına (İlmi Ledün hikmet sırları) dendi.

Bu sırları Hz. Muhammed kadar olmasada ,diğer sahabeler ve ehli Beyt erenleri içinde en çok Hz. Ali biliyordu. 1400 yıl önce Hz. Ali 10 bin kelimelik gayb sırlarını biliyordu. Bugün günümüzde 70 bin kelimelik Gayb Alemleri sırlarının büyük çoğunluğu çözüldü.İnternetten yayınlanıyor. İ

nternete koyan Medyum Yazarlar bu sırları Uzaylı Amon ve RA Melekleri vasıtası ile telepatk düşünce meditasyonu ve hipnozlu ruh çağırma öel toplantılarında ,çağrıya gelen Meleklerden öğrendiler.Bu bilgiler günümüzde 3 büyük Medyumun yazdığı üç kitapda toplanmıştır.

(BİLGİ KİTABI-Atlanta Ra Felsefesi Yüce Bilgelik Kitabı) v (MAHŞERİN HABERCİLERİ) kitaplarında mevcut bulunmaktadır. (www.Bilgikitabi.net/kitap/takdim.htm) adresinden Bilgi kitabını okuyarak 18 bin Alemlerin sırlarını ham çözülmemiş şekli ile görebilirsiniz.

Ancak bu bilgi kitabı ve Ra felsefesi kitabındaki bilgileri kimse kolay kolay anlayamadığı için bu 18 bin alem sırlarını Beyti Dost sfatlı Medyum yazar çözüp deşifre ederek herkesin anlayabileceği hale getirmiştir.

(HAKİKAT-İ MUHAMMEDİ) GERÇEĞİ- HAKİKATIN RUHU- HZ.MUHAMMEDİ 18 BİN ALEMİN YANİ KAİNATIN EFENDİSİ YAPAN GİZLİ HİKMET GERÇEĞİ

18 BİN ALEMİN=18 BİN EVRENİN MANEVİ SORUMLULUĞUNU, İNSANLARI TEMSİLEN ,HZ. MUHAMMED KUTSAL İLAHİ HİKMET EMANETİ OLARAK ÜZERİNE ALMIŞTI. (HAKİKATI MUHAMMEDİ) DENİLEN SIR SIRA İLE ŞÖYLE İNDİRİLMİŞTİR.

YÜCE ALLAH, KENDİNDE BULUNAN BU SIRRI, İLK OLARAK, 36 MİLYAR YIL ÖNCE KENDİSİNE EN YAKIN BOYUTTA BULUNAN RUH SAHİBİ FERİŞTAH MELEĞİNE VERİR. AYNI ZAMANDA (RAHMAN MELEĞİ) DE DENİLEN (FERİŞTAH) MELEĞİ, ALLAHIN YARATMIŞ OLDUĞU , EN BÜYÜK , YARATILMIŞ RABBANİ RUH , OLARAK ALDIĞI BU EMANETİ ,

24 MİLYAR YIL ÖNCE ,(RAHİM) MELEĞİNE VERDİ. (RAHİM) MELEĞİDE ALDIĞI BU (HAKİTA-I MUHAMMEDİ )DENİLEN SIR EMANETİNİ, 12 MİLYAR YIL ÖNCE YEHOVA İSİMLİ RAB MELEĞİNE VERDİ.

YEHOVA İSİMLİ RAB MELEĞİDE ALDIĞI BU ,(HAKİKATI MUHAMMEDİ) DENİLEN SIRRI, 400 BİN SENE ÖNCE (CAN) İSİMLİ GALAKTİK ADEME VERDİ. GALAKTİK ADEM CİNNİ ÖZELLİKTE İNSANA BENZEYEN AMA GERÇEKTE FİZİKSEL BAKIMDAN İNSAN OLMAYAN UZAYLI CİN ADEMİ İDİ.

124 BİN PEYGAMBERİN İLKİDİR. aNDROMEDA GALAKSİSİ DENİLEN CİNLER ALEMİNDE YARATILDI. SONRA GÜNÜMÜZDE 7584 YIL ÖNCE DÜNYAYA İNDİRİLEN ,GERÇEK ADEME , YANİ FİZİKSEL BİYOLOJİK BAKIMDANDA İNSAN OLAN ADEME İNDİRİLDİ.

7584 YIL ÖNCE KURANDA BAHSEDİLEN NORMAL ADEME VERİLEN BU SIR ,SİLSİLE YOLU İLE ,SIRA İLE HZ. MUSAYA,HZ.İSAYA VE HZ. MUHAMMEDE KADAR ,MİRAS BIRAKILDI. BU (HAKİKATI MUHAMMEDİ) SIRRI, HZ. MUHAMMEDDENDE, GÜNÜMÜZE KADAR, ŞU AŞAMALARDA ,MİRAS OLARAK ALLAH VELİLERİNE VERİLDİ.

ÖNCE 40 ERENLERİN ÖNDERİ HZ. ALİYE VERİLDİ. SONRA ,CAFERİ SADIK, MUHİYDDİNİ ARABİ, NOSTRADAMUS VE GÜNÜMÜDE YAŞAYAN SON ARİF VELİ ALLAH DOSTU OLAN (BEYTİ DOST)A BU MİRAS NAKLEDİLDİ. BEYTİ DOST OLAN AHMED ARI DA ALDIĞI BU HİKMET İLMİNİ SİZLERE 15 YILDIR BİLDİRMEYE ÇALIŞIYOR.

ON SEKİZ BİN ALEM:
Yüce Allah, Son Peygamber , Hz. Muhammedi (s.a.v), 18 000 Alemin Efendisi, Peygamberi olarak yaratmıştır. Allah c.c. buyurdu ki:”Ey Muhammed!,Eğer sen olmasaydın hayalimde, yaratmazdım hiç bir varlığı, Seni 18000 Alemi şereflendirmen için yarattım.”

Kainat içinde, Makro Evrenden Mikro evrene kadar,18 000 Alem olduğu ve her birinde değişik Canlı türleri yaşadığı bilinmektedir. Her Alem değişik bir boyutta bulunur. Alt boyutlardan üst boyutlara çıkmak imkansız dır. Ama üst boyut canlıları, alt boyut alemine kolayca geçiş ve dönüş yapabilirler.

18. Varlık –Evrim Boyutunda bulunan , Büyük Yönetici Meleklerin Yönetim sistemleri planına göre, yani “18 li ruhsal evrim Yasaları sistemi” ne göre, 1000 Adet Mikro Evren bir araya geldiğinde, 1 kainatı meydana getirir. 18 kainat bir araya geldiğinde 1 MAKRO EVREN i meydana getirir.

18000 Alem bütününü oluşturur. Bir Çember merkez noktada ortak bileşme noktası oluşturacak şekilde ,18 eşit bölüme ayrıldığında nasıl ki, 18 baklava dilimi gibi, bir birine parelel ve yan yana bulunan 18 ayrı bölüm görülürse, bunun gibi, birbirine parelel olan, birbiri ile yan yana ve bir çember merkezinde uç noktaları birleşen ,18 kainat vardır.
18 Makro Evren vardır. Her kainat-yada Her Makro Evren ,1000 er Alemden yada 1000 er mikro evrenden oluşur. 18 000 Alemin ilk etkin Yaratıcısı Yüce Allah tır ve O TEK dir. Allahın; RAB, RAHMAN ve RAHİM sıfatını kullanan Büyük Melekleri gördüğünüzde duyduğunuzda, okuduğunuzda onları Allah zannetmeyin.

(R3) Sembolüne (RE KÜP) denir. (RE KÜP) (RAB;RAHMAN ve RAHİM) sıfatlı üçlü Yönetim sistemini sembolize eder. 18 000 Alemin her birinde yani 18 000 Mikro Evrenin her birinde, Adım, Havam, ve Ateşim denilen üç büyük Melek vardır ki, bunlarda (RAB;RAHMAN ve RAHİM) üçlü sistemine,sistemdeki adı geçen Meleklere bağlıdır.

işte bu (RE KÜP=R3) üçlüsündeki RAHİM isimli Melek ,Maddesel Yıldızlar Alemi olan Ateş Evrenini yaratan R4 isimli Büyük Melek olmaktadır.(Adım,Havam ve Ateşim )nedir? (ADIM) ismi Melekler Alemini denetleyen Güçtür. (İsimler sıfatlar,düşünceler Aleminden kaynaklandığı için) adım denilmiştir.

Sonsuzluğu ve ölümsüzlüğü temsil eder. (HAVAM) ismi ise,İkinci evren olan Cinler Aleminin denetleyici gücünü ifade eder.Havam kelimesi, elektro manyetik, görünmeyen siyah boşluğu,anti maddeyi, plazmayı temsil eder. Uzun ömürlüğü ve sürekli gençliği temsil eder. ATEŞİM kelimesi ise Güneşin Ateşi gibi Ateşten Yaratılan Yıldızlar Alemini denetleyen yüce gücü temsil eder. Her yüce güç bir Melektir.

Işık Evrende (Melekler Aleminde) bulunan “ATLANTA İLERİ MEDENİYETİ” ni kuran yüksek ileri Teknoloji sahibi olan büyük Melekler, bu “18 li ruhsal evrim sistemi yasalarını hiyerarşik bir emir komuta yapılanması içinde yürütürler.

Bu sistem yasaları ,en küçük mikro boyuttaki alemlerden en büyük Makro alemlere kadar hepsi için standart uygulanır. İçinde 18 000 Alemi barındıran Makro boyuttaki Evrenden 18 tane vardır. 18 Büyük Melek, 18 tane “RAB” olan Meleklerdir. Kutsal Efendilerdir. Yani Küçük Meleklerin Ağası gibidirler. Yada bir vilayetin Valisi gibi Allah adına ,bir kainatı yada bir Makro Evreni Yönetirler.

18 Vali Melek de bir tane “ULU RUH” denilen “FERİŞTAH” isimli (Baş Bakan) gibi olan Meleğe bağlı çalışırlar. “Feriştah” isimli “Ulu Ruh” sıfatlı bu Başbakan Meleğin birde, “RAHMAN” sıfatı vardır. “Yüce Allahın “Rahman” sıfatını kullanır.

Ayrıca Bu Meleğin Yüce Allaha ait,olan “O” ve “Yüce Matu” gibi isim sıfatları kullandığıda belirtilmektedir.“Feriştah “ denilen “Ulu Ruh” sıfatlı Baş Meleğe bağlı olarak 18 kainatın 18 RAB meleği ve 18 “RAHİM” Meleği hizmet eder.

“Feriştah” Allahtan sonra en büyük varlıktır, en yetkili en kudretli varlıktır. 18 000 Alemin, Allahtan sonraki en büyük kralıdır. Hatta “Feriştah” denilen “Ulu Ruh”, Işık Evrende bulunan “altın galaksi imparatorluğunun tek İmparatorudur.

O tek olan İmparatorda Yüce Allaha ve onun oluşturduğu devlete birlik beraberlik bütününden oluşan mutlak değişmez Realiteye yani” BİR” kavramına hizmet eder. Hiçbir Melek Allahın üzerinde yetkili ve güç sahibi olamaz. 18000 Alem,Mevlana’nın eseri olan Mesnevi Kitabında şöyle açıklanır.:

1)-Mutlak değişmez, ezeli ve ebedi varlık, Tanrı Ruhunun bulunduğu Lahuti Alem
2)-Allahın zatı ile ilgili ilahi isimler-sıfatların oluşturduğu Ceberut Alemi
3)-Mana Alemi-rüya alemi, ahret Alemi denilen Atlas Göğü-7 kat göklerin melekut Alemi
4)-Yıldızlar Göğü (Galaksiler)-7 kat yerler Aleminin Melekutu
5-Satürn Göğü-ya da yörüngesi
6-Jüpiter göğü -yörüngesi
7-Mars göğü-yörüngesi
8-Venüs Göğü-yörüngesi
9-Merkür göğü-yörüngesi-
10-Güneş göğü-yörüngesi
11-Ay göğü-yörüngesi

12-Dünya Atmosferi
13-Dünya Denizleri
14-Dünya Karaları-Toprağı
15-Dünyanın Ateşten çekirdeği
16-Dünyanın cansız madenleri

17-bitkiler Alemi
18-Hayvanlar ve bitkiler Alemi.
Eski Alimlere göre, Tüm Alemler 18 grub dur. Her grub kendi arasında 1000 Alem alt grubuna ayrılır. Arapçada en büyük asal sayı 1000 dir.

18000 ALEM:
1). Boyut Aleminde: Madenler, Topraklar,su,ateş ve hava tabakası vardır.
2). -Boyutta: Bitkiler bulunur,
3).-Boyutta: Hayvanlar, İnsanlar bulunur. Dünya, ay,güneş, Samanyolu Yıldız sistemleri bulunur. Buna 7 kat yerler Aleminin melekutu denir.
4).-Boyutta: Cinler Alemi bulunur. Kabir ya da berzah Alemi (Ahret Yurdu) Andromeda Galaksisi-Beta Yıldız sistemleri. Buna 7 kat göklerin melekutu denir.
5). -Boyutta:7 kat gökler denilen geçici cennet gezegenleri,
6.)-Boyutta: Melei Ala denilen 18 Meleğin yönetici olduğu Meclis sonsuz cennet, Atlanta denilen Alem. Sidrei Münteha denilen son sınır ağacı, Tuğba Ağacıda denir. Yaprakları 7 kat cennetlere uzanır kökü, yukarıda Atlanta boyutuna uzanır.

Sonsuz Cennet denilen Atlanta dan daha yukarıya her melek çıkamaz. Melekler ile Yüce Arş arasında 70000 ilahi enerji soğutucu perde vardır. Melekler 70000 perde arkasında bulunan Yüce Tanrı Ruhu ile görüşürler.

SURİ ARAF: Araf denilen Hilbert uzayı, İsrafil a.s.Meleğinin sur borusu: Hayata geliş ve ölüş noktası
Burası Cennetle cehennem arasında, bir uzaydır. Cenneti de cehennemide hak etmeyenlerin (Çocukların ve delilerin) yeniden bedenlenmek üzere bekledikleri yer.

7.)-Boyut: Levhi Mahfuz Kader Tabelası, Kader kalemi denilen Evrensel kozmik beyin, yada Aklı küll. Melekler Alemi-İlahi emirlerin çıktığı Alem.-Bu Boyutta, RAKKU MENŞUR DENİZİ, RAKKU MAKSUM DENİZİ, KAMKAM DENİZİ, HEYVAN DENİZİ vardır.Bu 4 deniz, Sonsuz Cennet Atlanta ile, 7 kat gökler Alemi denilen geçici cennetler arasında bulunur.
8.Boyut: KÜRSİ KATI: Allahın 99 esmaül Hüsnası-99.ilahi isim ve 14 ilahi sıfat tan oluşan ceberut Alemi
9.Boyut: Arşı Ala ve Tanrı Ruhunun bulunduğu Lahuti Alem.

Eski Türk inancında dokuz gök, dokuz boyut karşılığında 9 rakamı kullanılmış ve kutsaldır. 18 kutsal sayısı da 9 rakamının iki katını ifade eder. 18 rakamı Mesnevi kitabında, 18 boyuta ait gaybi sırları ifade ettiğinden kutsal kabul edilir. Mesnevi kitabının ilk 18 beyiti, gaybi sırların deşifre edişlini ifade eder.

Evrenin temel sayısı olan rakamlar dokuz adettir. Evrende her şey dokuzlu sistemleri içerir. Dokuz adet sonsuz güç kaynağı vardır. Bu 9 adet sonsuz güç kaynağının her biri birleşerek bir arada hareket ederler. Bizim güneş sistemi ve 9 gezegenin hareketleri gibi.

Üçlü güç odaklarını bir arada tutan 3 halka vardır hepsi 9 enerji kaynağı olur. Üçlü halkalardan birisi RA 3 dengesidir. Atlantalı Melekler, 18 boyutun tamamında 18 li sistem yasalarını hiyerarşik bir yapılanma içinde yürütürler. Evrensel Atomik bir bütünün değişmez temeli 18 li sistem yasalarıdır.

19.Boyuta kadar ya da 9.gök boyutuna kadar gelen bir insan rabbani olur, Nirvana boyutuna gelmiş demektir. Ölümsüz bir melek olmaya aday olur. 19.boyut Tüm varlıkların 1 olan Allahın sıfatları boyutu çerçevesinde evrensel bir bütünlük vahdeti vücud oluşturdukları boyut.

Burada insan insan sıfatını kaybeder, terfi eder, süper güçlü bir melek olur. 19 rakamı Allahın ruhunun zatının tekliğini gösteren en büyük boyuttur. Buraya kadar yükselen ruhaniler burada Tanrı ruhu ile birleşip rabbani özellik kazanırlar. 1)= Uzayda bulunan Saman yolu galaksisi gibi 3 galaksiden 1 tane Mikro Atomik bütün oluşur. Bu da Makro Atomik bütünlerin bir zerresidir.

2)= 6 Galaksiden bir Nova oluşur. 18 galaksi 3 Nova adı ile oluşan bir küme meydana getirir, buna “ 1 kozma” denir. Kozma minik bir Uzay boyutudur.

3)= Bir minik evrenin çekirdeğini oluşturur. 3 kozma yada 9 nova yada 54 galaksi bir araya geldiğinde ” 1 GALAKSİ SALKIMI “ meydana gelir.

4)= 9 Galaksi Salkımından yada 27 kozma dan, yada 81 nova dan ,yada 486 galaksiden 1 Evren kolonisi meydana gelir.
5)= 18 Evren kolonisinden, yada 162 galaksi salkımından, yada 486 kozma dan yada 1458 nova dan, yada 8748 galaksi den ,1 Kozma Birleşim Merkezi denilen sistem oluşur. Buna 1 ALEM de denir.

6)= 236196 Galaksi, 39366 nova , 13122 Kozmadan ,4374 galaksi salkımından 486 Evren kolonisinden 27 adet Kozma Birleşim Merkezi oluşur. 9 Kozma Birleşim Merkezi bir grub oluşturur. 27 Kozma Birleşim Merkezi üç grub oluşturur. 3 koldan 27 Alemi denetler.
7)= 157 milyon 464 000 Galaksiden, yada 26 milyon 244 bin Novadan, 8 milyon 748 bin Kozma dan, yada 2 milyon 916 bin Galaksi salkımından , yada 324 000 Evren kolonisinden yada 18 000 Kozma Birleşim Merkezinden, 18 000 Alem oluşur.

8)= 18000 Alemden 1 Kainat oluşur. 18 000 Alem 18 000 GÜRZ ü oluşturur.
9)= 18 Parelel Kainattan 1 Makro Evren oluşur. 18 Kainat 18 KÜRZ demektir.

27 kozma birleşim merkezinde içinde 236196 galaksi vardır. İşte 18 000 alemin her biri böyle,486 galaksiye eşittir. Yada 27 kozmaya eşittir. Bir Kozma Birleşim merkezinde ise 486 kozma da ise, Bir Alem denilen 27 kozma içinde 8748 galaksi vardır.

27 kozma birleşim merkezi bir araya geldiğinde ise 236196 galaksi vardır. 18000 alem içinde toplam olarakyani bir kainat içinde 157 milyon464 bin galaksi vardır. Bir Makro Evrende 18 kainat tan oluşur.


18 Lİ SİSTEM YASALARI.

18000 Alem de ki tüm varlıkları yaratmaya muktedir olan Kadir mutlak enerji odağı ve esas enerji odağının krokisinde Artı ve eksi sonsuz alemler arasındaki, aritmetik sayı düzeninde bulunan rakamlar, Artı sonsuz evrenin rakamlarını iç içe geçmiş iki üçgen krokisinde bulunan 6 uç bölümde bulunan küçük altı üçgende gösterilen sayılar olan;(1+2+3+4+5+6= 21) yapar. Bu rakam=(12+9=21) dir.

Öz odağın enerji kökü, soyut ve somut(Pozitif) evrenlerin doruktaki enerjisidir. Kadir enerji odağının ve esas enerji odağının molekül bütününü, helezonik biçimde ses titreşimleri teşkil etmektedir. Bu titreşimler la frekansıdır. Evrenimiz, madde+enerji+anti madde bileşiminden meydana gelmiştir
(7+11=18) ve Eksi sonsuz evrenin sayılarını (8+10=18) çıkar.

21+21+18+18=78 çıkmıştır. Bu rakamı da ikiye böldük mü 39 çıkar. 39=(3 + 9)=12 çıkar bu 12 rakamına da 1 (Birin (B.İ.R)birini eklersek 12+1=13 yapar,13 İşte öz odak budur.

18000 Alem de ki canlıları yaratan ve yok eden, şekil değiştiren, bir enerji aktarım sistemi vardır. Buna 18 li Sistem Yasaları denir. Her sistemi, Sistem boyutunun yöneticisi olan bir Melek yürütür. 18000 Alem üzerinde,18 li sistem yasaları, varlıkların ruhsal ve fiziksel evrim, dönüşüm nizamının ilkelerine uygun olarak uygulanır.

Buna Doğal Sirkülasyon ya da Doğal evrim de denir. Doğal sirkülasyona göre, bir maden parçası, Atomu, ya da molekülleri, milyarlarca yıllar süresi sonunda değişe değişe Melek haline gelebilir.

Bitkiler hayvan olur, Hayvanlar insan olur, İnsanlar ışık bedenli(Cin) gibi olur daha sonrada Melek olabilir, daha sonrada aşağı tabakalara rütbe indirimi ile alt boyuta gerileyebilir, örnek Baş Melek Azazil’ in, Cinden Meleğe, Melek den İblise dönüşmesi gibi. İnsanlar 4,5 milyar yıl sonra insan haline gelebilmişlerdir.

Bu Değişim insanların Ruhsal bedenlerindeki özgenlerin ve fiziksel bedenlerin özlerine ait mayaların değişerek zenginleştirilmesi sonucu oluşmuştur.

Tüm canlılar bu 18 li sistem yasalarına tabii olarak yaşarlar. 18 li sistem yasaları uyarınca ilk evrime tabii olanlar Atlanta boyutunda yaşayan meleklerdir. Atlantalıların bazıları Allaha karşı gelerek bir alt boyuta indirilmişlerdir. Alt boyut, Cinler Alemin de, Asi Atlantalılar, Kendilerini Tanrının kızları ve oğulları olarak tanıtmışlardır.

Buradaki Allaha sadık Atlantalılar, Galaktik (Işık bedenli) Adem ler ve Havvalar yaratmışlardır. Bir kısım sadık Melekler çok daha sonraları 7 kat gökler denilen geçici cennetlerden birinde, Firdevs cennetinde, Dünyadaki İnsanların atası, İnsan olan Ademi de yaratmışlardır.



Facebook sayfamızı beğenin.
    



__________________

ALLOGARİTMA USTASI
VBULLETİN
PHP
MYBB
PHPBB
VISUAL STUDIO
VB6
C++
PASCAL





Offline  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bilgilendirme Turkhackteam.net/org
Sitemizde yer alan konular üyelerimiz tarafından açılmaktadır.
Bu konular yönetimimiz tarafından takip edilsede gözden kaçabilen telif hakkı olan veya mahkeme kararı çıkmış konular sitemizde bulunabilir. Bu tür konuları bize turkhackteamiletisim[at]gmail.com adresine mail atarak bildirdiğiniz takdirde en kısa sürede konular hakkında gerekli işlemler yapılacaktır.
Please Report Abuse, Harassment, Scamming, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to turkhackteamiletisim[at]gmail.com


Hiçbir zafer amaç değildir. Zafer, ancak kendisinden daha büyük bir amacı elde etmek için belli başlı bir vasıtadır. (M.KEMAL ATATÜRK)




Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2013
Tema Desteği: www.tr-vBulletin.com


Google Links

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 ©2011, Crawlability, Inc.