Turkhackteam.net/org - Turkish Hacking & Security Platform...  
Geri git   Turkhackteam.net/org - Turkish Hacking & Security Platform... >
Kültür ve Sanat Dünyası
> Tarih ve Coğrafya

Tarih ve Coğrafya Yurtiçi ve yurtdışı tarih ve coğrafya konuları

Dünya Tarihine Kaydedilmiş Kesinlikle Açıklanamayan 15 İnanılmaz Olay

Tarih ve Coğrafya

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
Alt 18-04-2017   #11
  • Offline
  • Teğmen
  • Genel Bilgiler
Üyelik tarihi
Mar 2017
Nereden
Kalu-Beladan
Mesajlar
Konular


  


Yukarıdaki
Alıntı:

Dünya Tarihine Kaydedilmiş Kesinlikle Açıklanamayan 15 İnanılmaz Olay



1. Deniz Kavimleri
Resim yeniden boyutlandırıldı, orjinalini görmek için tıklayın.


Kim oldukları ya da nereden geldikleri hala büyük bir muamma. MÖ. 1200 dolaylarında Yunan yarımadası, Ege ve Akdeniz kıyıları, Anadolu, Suriye, Fenike, Filistin’deki tüm şehirleri yakıp yıkarak üzerinden geçmişler, Antik Mısır’ın içlerine kadar ilerlemişler. Doğu Akdeniz’deki medeniyetler, Hititler, Yunanlar ve Minos Uygarlığı gibi pek çok uygarlığın ya çökmesine ya da gerilemesine yol açmışlar, Troya kenti tümüyle yok olmuş, Ugarit şehri düşmüş örneğin. Tunç Çağı’nı kapatan bu istilanın önünde hiçbir güç duramamış ve uygarlık yaklaşık bin yıl geriye sarmış. Antik Yakın Doğu’nun tarihine dair kayıtlı ne varsa bu istilayla yok olmuş o yüzden haklarında detaylı hiçbir şey bilinemiyor. İstila ettikleri yerlere mi yerleştiler yoksa geldikleri yere geri mi döndüler? Filistin’e adını veren bu kavimlerden biri Antik Filistinliler dışında bugüne kalan hiçbir iz yok.

2. Büyük İleri Sıçrama
Resim yeniden boyutlandırıldı, orjinalini görmek için tıklayın.


Tarihin bir evresinde hem de hiçbir geçiş döneminin izine rastlanmadan; bundan yaklaşık 40 ila 70 bin yıl önce insanlık aniden mağara resimleri çizmeye, şarkılar söylemeye, mücevherler tasarlamaya, taştan aletler yapmaya başlıyor… İletişimle ortaya çıkan dillerin buna sebep olduğu düşünülse de insanlığın evriminde bu sıçrayışın nasıl mümkün olduğu hala çözülebilmiş değil! Birdenbire nasıl olmuştu bu, sahiden naassı yağ?

3. Antikythera Düzeneği
Resim yeniden boyutlandırıldı, orjinalini görmek için tıklayın.


Bir nevi analog bir bilgisayar düşünün ama iki bin yıllık olsun! Keşfedildiği 1901’den beri nasıl çalıştığını anlamak amacıyla pek çok kopyası yapılsa da işleyişi hala çözülebilmiş değil. Düzenek, bir ayakkabı kutusu büyüklüğünde ahşap bir kasa içinde yer alan bir grup pirinç dişliden meydana geliyor. İki bin yıl önce batmış bir gemide bulunan Antikythera düzeneğinin, gezegenlerin konumu ve Güneş tutulması vaktinin tahmin edilmesi hatta olimpiyat oyunlarının zamanlarını da dört yıla kadar gösterebilen mekanik bir hesap makinesi olduğu keşfedilse de nasıl çalıştığıyla ilgili araştırmalar sürüyor. MÖ. 1 yy teknolojisiyle yapılmış bu iç içe geçmiş çarklı sistem keşfedilene kadar, bu derece kompleks bir makinenin ancak 16. yy’da yapılabildiği sanılıyordu.

4. Voynich Elyazması
Resim yeniden boyutlandırıldı, orjinalini görmek için tıklayın.


Bundan 600 yıl kadar önce, bilinmeyen bir yazıyla, anlamı hala çözülememiş gizemli bir kitap yazıldı ve 1912’de Amerikalı sahaf Wilfrid M. Voynich onu Roma’da satın aldı. Voynich elyazması yıllardır dil bilimciler, fonetik uzmanları, kriptologlar, tarihçiler vb. pek çok farklı alandan bilim insanı tarafından incelenmiş ama tüm çabalar sonuçsuz. Metnin gayet sistematik biçimde doğal bir dilin yazıya geçirilmiş hali olduğu onaylanıyor ama bunun hangi dil olduğu bilinmiyor. Bu elyazması 20. yy’ın en iyi şifre çözücülerini hayatından bezdirdi, kimilerine kafayı kırdırıp hastanelik etti. 2001’de şifre çözmekte uzman bilgisayarlarla yapılan çalışmalar da başarılı olamadı. Çok sayıda resim içeren el yazması kitapta; yıldızlar, bitkiler ve tuhaf bir tesisatla birbirine bağlı küvetlerde yıkanan çıplak kadınlar var. Kitabın şifalı otlar, astronomi, anatomi, farmakoloji ve reçetelerden oluşan beş ana bölümden oluştuğu düşünülüyor.

5. Göbekli Tepe
Resim yeniden boyutlandırıldı, orjinalini görmek için tıklayın.


Söz konusu, Şanlıurfa’daki Göbekli Tepe olunca açıklanamayan keşiflerin hangi birinden bahsetsek? İnsanlık tarihini alt üst eden bu tapınakların tam 12 bin yıl önce tavanı açık ama tabanı sıvı sızdırmaz şekilde inşa edilmiş mühendislik teknolojisinden mi? Yoksa, Taş Devri avcı-toplayıcılarının taş ustalığından, mimari ve sanatsal üsluplarının üç boyutlu figürler yapacak kadar gelişmiş olmasından mı? Tapınaklara yansıyan bütün bu ilim ve bilgi tam olarak nasıl ve ne zaman oluşmuştu? İnsanların açlık ve korunma içgüdüsüyle değil, dinsel inanışların etkisiyle yerleşik hayata geçtiklerini ve ancak bundan sonra tarıma başladıklarını Göbekli Tepe sayesinde öğrendik. Dinsel törenler için inşa ettikleri bu yapıların etrafında neden hiç yerleşim yeri yok? Böylesi faaliyetler için kalabalık gruplar nasıl bir araya geldiler, işgücünü nereden buldular, farklı uzmanlık gerektiren fakat eşzamanlı yürütülen bu işlerin organizasyonunu nasıl yaptılar? Daha da ilginci; çapı 30 metreyi bulan şimdilik benzerine hiç rastlanmamış oval planlı 20’ye yakın sayıdaki bu yapılar bilerek moloz yığınları ve toprakla örtülüp, terk edilmiş. Yaklaşık bin yıl sonra geri gelerek yeni bir mabet yapmışlar ve aynı işlemi tekrarlamışlar. Bunu neden yaptıkları bilinmiyor. Derdiniz ne olm, yapıp yapıp gömüyorsunuz…

6. Uzaydan gelen WOW sinyali
Resim yeniden boyutlandırıldı, orjinalini görmek için tıklayın.


1977’de SETI (Dünya Dışı Akıllı Yaşam Araştırması) projesi kapsamında, Jerry R. Ehman tarafından “Big Ear” radyoteleskopuyla keşfedilmiş 72 saniyelik, dar bantlı bir radyo sinyali. Dünya dışı akıllı varlıkların gönderebileceği türden sinyallerin tüm özelliklerine uyuyordu. Buna çok şaşıran Ehman sinyal izinin bilgisayar çıktısının sayfa kenarına “Wow!” yazdığı için bu şekilde adlandırıldı. Sagittarius (Yay burcu) yönünden gelen sinyal, tüm arama çabalarına rağmen bir daha bulunamadı. Nereden gelmişti ve orada ne vardı? Onu bu kadar sıra dışı kılan neydi? Bunun cevabı sinyalin frekansında yatıyor. Akıllı bir uzaylıysanız ve başka bir akıllı uzaylının ilgisini çekmek istiyorsanız, yapay olduğu kolayca anlaşılabilecek, duyulabilmesi mümkün bir frekans tercih edersiniz. Dahası, evrende bolca bulunan ortak bir elementin frekansını; örneğin hidrojen elementini seçmeniz çok olağan sayılır. Yıldızlararası hidrojen 1,42 Ghz’de hareket eder. “Wow!” sinyali de 1,42 GHz’deydi ve bu menzilden şaşmıyordu! Dünya’daki hiçbir aygıt da o frekansta ileti yapamıyordu. Hava ya da uzay aracından da gelmiyordu çünkü uzayda hareket etmeyen bir noktaya sabitlenmişti. Bilinen hiçbir gezegen ya da asteroit, sinyali Dünya’ya yansıtacak pozisyonda bulunmuyordu. Çekimsel mercek ve yıldızlararası parıldama gibi karmaşık astronomik etkiler bile “Wow!” sinyalini açıklamak için gerekli teknik özellikleri karşılamıyor. Sonuç ta, “akıllı uzaylı” açıklaması hala en iyi aday. Ama bunu destekleyecek bir kanıt bulunmadığı için çözülmemiş en heyecan verici gizemlerden biri.

7. Oak Adası ve Para Kuyusu
Resim yeniden boyutlandırıldı, orjinalini görmek için tıklayın.


Efseneye göre adada büyük bir hazine gizli. Kimi defineci dini hazineler olduğunu, kimileri de İspanyol korsanların ganimetlerini buraya gömdüğünü düşünüyor. Çeşitli tuzaklarla örülmüş mühendislik harikası bu çukuru inşa etmenin korsanları aştığını düşünenler de var. Şirket batıran, pek çok kişinin hayatına mal olan çukurdan elde edilebilen kısıtlı verilerle varlığı bilinen hazine gelişen teknolojiye rağmen çıkarılamıyor. Hatta kuyunun bir çok bölümüne hala girilememiş… Definecilerin burayı lanetli saymasının sebebi, yapılan çalışmalarda belli bir seviyeye gelindiğinde çukurun bir anda suyla dolması… Araştırmacılar buldukları su çıkış noktalarını, planlayıcının geri döndüğü zaman suyu kapayabilmesi için yerleştirdiğini düşünüyorlar. Yani para çukuru, hazinenin yerini tam olarak bilen kişinin bulabileceği şekilde tasarlanan bunun dışında herkesin çukurun bataklığına gömüleceği kör bir geçit.

8. Mohenjo-Daro


On bin yıl önceki nükleer savaş ve bunun destanı Mahabharata… Destanda anlatılanlara kanıt olarak Mohenjo-Daro kenti gösteriliyor. Pakistan’daki bu gelişmiş antik kent 1922’de ortaya çıkarıldı. Mohenjo-Daro, ızgara biçiminde planlanmış ve su sistemi bugünkü modern sistemlere benziyor. Düzenli yollar ve kanalizasyon sistemleri geniş bir nüfusu barındırdığının işareti. Çamurla sıvanmış tuğla evler iki katlı ve büyük kısmında banyo var. Antik kentin caddelerinde bulunan siyah cam kalıntılarının ve kil çömleklerin çok yüksek ısıya maruz kalarak eridikleri keşfedilmiş. Arkeologlar, caddelerde yatan iskeletler bulmuşlar; bir anda ölmüş bu insanların yumrukları sıkılı haldeymiş. İskeletlerde tespit edilen radyoaktivite, Hiroshima ve Nagasaki düzeyinde. Bu olay Mahabharata Destanı’nda “Cesetler tanınmayacak kadar yanarlar, ölmeyenlerin saçları ve tırnakları dökülür, çanaklar, çömlekler kendi kendilerine kırılırlar, yiyecekler zehirlenir. Kaçmaya çalışan savaşçılar ve eşyaları küllerle yıkanmaktadırlar. Derken vahşi bir rüzgar başlar, bulutlar kükrer, toz ve çakıl taşları yağmaktadır. Doğa dengesini yitirir, güneş gökte sallanmakta, dünya titremekte, korkunç silahtan yayılan kavurucu sıcaklık, her şeyi yakmaktadır” diye anlatılır. Bir bakışa göre, Mahabharata en eski bilim kurgu örneği. Zeki canlılar arasında çıkan bir anlaşmazlığın, savaşa dönüşmesi ve günümüz teknolojisinin çok ötesinde silahların kullanılması anlatılıyor. İtalyan bilim insanı Roberto Pinotti, destanda geçen Vimanalar´ın UFO´larla benzerliğine dikkat çeker.

9. İskenderiye Kütüphanesi
Resim yeniden boyutlandırıldı, orjinalini görmek için tıklayın.


MÖ 3. yy başlarında kurulmuş antik dünyanın en büyük kütüphanesi. 150 bin cilt el yazmasıyla o dönemlerin en büyük derlemesine sahipti. Aynı zamanda yayınevi işlevi görür, Mısır’a giren her kitap önce buraya getirilir, bir kopyası çıkarılır, sahibine verilir; asıl nüsha kütüphanede tutulurmuş. Yurt dışına gönderilen memurlar, buldukları kitapları satın alıp, getirirlermiş. Böylece, o zamana kadar birçok bilime ait dağınık halde ve kaybolmaya yüz tutmuş eser emin bir yerde toplanmış. Varlığını 4. yy’a kadar sürdürdüğü bilinen kütüphanenin Hıristiyan fanatikler tarafından yakıldığı yönünde genel bir kanı var. Müslümanlarca yok edildiği hikayesini Alfred J. Butler, Victor Chauvin, Paul Casanova ve Eugenio Griffin gibi pek çok bilim insanı kabul etmiyor. Sezar’ın İskenderiye’yi kuşattığı sırada yok edildiği görüşü de çeşitli tarihi eserlerde yer alıyor. Bu kuşatmada sadece bir bölümünün zarar görmüş olabileceği de düşünülüyor. Yakılan kütüphanenin bulunduğu alanda 2002’de yenisi yapılmış. Fakat eskisinin taşıdığı kültürel miras ve bunun insanlığa olan hizmeti hiçbir şeyle mukayese edilemez. Ne gibi bilgiler taşıyordu, ne tür gizemler saklıydı içinde; hiçbir zaman bilemeyeceğiz.

10. Tunguska Olayı
Resim yeniden boyutlandırıldı, orjinalini görmek için tıklayın.


Sibirya, 30 Haziran 1908 günü sabah yaklaşık 7:45’te Tunguska Irmağı yakınlarında oluşan 10-15 bin tonluk dinamit patlamasına eşdeğer büyük bir gök patlamasıyla sarsıldı. Kesin olmayan verilere göre patlamanın nedeninin, bir kuyruklu yıldız parçasının ya da meteorun yere çarpması olduğu sanılıyor. Cismin atmosfere yaklaşık 100 bin km/sa hızla girdiği ve ağırlığının 100 bin ile 1 milyon ton arasında olduğu varsayılıyor. Ama emin olunamıyor. Olayı uzaktan gözleyenler önce bir ateş topu gördüklerini ve ardından yer sarsıntısıyla birlikte, güçlü sıcak rüzgarların oluştuğunu söylemişler. Patlamanın alevleri yaklaşık 800 km uzaktan görülmüş. Cisim atmosferde buharlaştığından çevreye çeşitli gazlar yayılmış ve geceleri gökyüzünün parlak bir renk almasına neden olmuş.

11. Rasputin


“Öldürülemeyen ölümlü” benzetmesini sonuna kadar hak ediyor, sanırsınız 9 canlı! Üç insanı öldürebilecek kuvvetteki siyanürün öldüremediği Rasputin’e daha sonra iki el ateş edilmiş, halen ölmediğinin anlaşılması üzerine bu kez sopalarla dövülmüş, sonra alnının ortasından üçüncü kez vurulmuş ve donmuş Neva nehrine atılmış. 14 saat sonra, atıldığı yerden 140 metre uzakta bulunduğunda otopsi yapılmış. Yine hemen ölmediği, boğulmadan önce bir süre daha çırpındığı anlaşılmış. Öldüğünden hala yeterince emin olunamamış ki; Şubat devrimi sırasında mezarından çıkarılmış ve cesedi yakılmış. Grigori Jefimoviç Rasputin, Rus Çarı 2. Nikola döneminde sarayda oldukça etkili olmuş doğaüstü güçlere sahip bir mistik olarak bilinir. İstediği kişiyi bakışlarıyla hipnotize ederek kolayca etkisi altına aldığı söylenirdi. Çar’ın hemofili hastası oğlunu dua ederek ve dokunarak iyileştirmişti. Ahlaken savaşa karşı olmasına rağmen, Rusya’nın I. Dünya Savaşı’na girmesinden sorumlu tutulmaya başlandı. Rasputin, insanın ne kadar günah işlerse o derece günahtan arınacağını savunuyor, içkiye düşkünlüğü ve abartılı cinsel hayatıyla tanınıyordu. Yaşamı ve ölümü üzerindeki gizem perdesi pek çok araştırmacının hala ilgisini çekiyor.
Şu adam baya garibime gitti tipide hoş değil rüyama girecek gibi
    


__________________

#ŞehidimizVar15Temmuzda!

Asım’ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.
Mehmet Akif Ersoy
#15TemmuzUnutulmayacak!

Offline
 
Alıntı ile Cevapla
Alt bir Hafta önce   #12
  • Offline
  • Teğmen
  • Genel Bilgiler
Üyelik tarihi
Jan 2017
Nereden
Mexico
Mesajlar
Konular
1


  


Elinize sağlık.
    


__________________

Herşey üstüne gelip,seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde, Sakın vazgeçme! İŞTE ORASI KADERİNİN DEĞİŞECEĞİ NOKTADIR!!!

Offline
 
Alıntı ile Cevapla
Alt bir Hafta önce   #13
  • Offline
  • Üsteğmen
  • Genel Bilgiler
Üyelik tarihi
Mar 2017
Nereden
127.0.0.1
Mesajlar
Konular


  


Oldukça yararlı bir paylaşım olmuş eline sağlık
    


__________________

Havalı Bir İsim Bulma
İsmini Duyur Zaten Havalı Olur.
Offline
 
Alıntı ile Cevapla
Alt bir Hafta önce   #14
  • Offline
  • Üsteğmen
  • Genel Bilgiler
Üyelik tarihi
Jul 2017
Nereden
Tanrı Dağı
Mesajlar
Konular


  


Eline Sağlık Oak Adasının Belgeselini izlemiştim altın arıyorlardı birileri ölüyordu
    


__________________

Bu memleket tarihte Türk'tü, halde Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.
Mustafa Kemal Atatürk

Offline
 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks Kapalı
Pingbacks Kapalı
Refbacks Kapalı


Bilgilendirme Turkhackteam.net/org
Sitemizde yer alan konular üyelerimiz tarafından açılmaktadır.
Bu konular yönetimimiz tarafından takip edilsede gözden kaçabilen telif hakkı olan veya mahkeme kararı çıkmış konular sitemizde bulunabilir. Bu tür konuları bize turkhackteamiletisim [at] gmail.com adresine mail atarak bildirdiğiniz takdirde en kısa sürede konular hakkında gerekli işlemler yapılacaktır.
Please Report Abuse, DMCA, Harassment, Scamming, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to turkhackteamiletisim [at] gmail.com


Türkhackteam saldırı timleri Türk sitelerine hiçbir zararlı faaliyette bulunmaz, bu sitelerin güvenlik açıklarını site sahibine bildirmek için çaba sarfeder.
Turkhackteam üyelerinin yaptığı bireysel hack faaliyetlerinden Turkhackteam sorumlu değildir. Sitelerinize Turkhackteam ismi kullanılarak hack faaliyetinde bulunulursa, site-sunucu erişim loglarından bu faaliyeti gerçekleştiren ip adresini tespit edip diğer kanıtlarla birlikte savcılığa suç duyurusunda bulununuz.




Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2017

TSK Mehmetçik Vakfı

Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı



Google Links
Film izle

wau

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 ©2011, Crawlability, Inc.