Tekil Mesaj gösterimi
RedHour
RedHour - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
10/2012
Nereden:
Sivas
Yaş:
20
Mesajlar:
4.307
Konular:
407
Teşekkür (Etti):
Teşekkür (Aldı):
Ticaret:
(0) %
31-08-2013 13:42
#1
— SSID İle İlgili Herşey — Yazılı — Detaylı — Geniş Anlatım
Yazıya İlk Başladığımda araştırma yaptığım alan daha kısıtlıydı ve Intel'in X25-M modeli gercekten kötülenen SSD'ler arasında gösteriliyordu. Fakat daha detaylı araştırıp incelediğimde bu ürünün aslında küçük boyutlu dosyalarda rastgele erişim değerlerinde gerçekten en iyisi olduğunu gördüm. Alttaki alıntı makalede ürün biraz kötülenmiş ama firmware güncellemesi ile işler yoluna girmiş. Bu önemli noktayı belirtmek isterim. Ayrıca bilgilerin ilerleyen sayfalarda güncellendiğini hatırlatmak isterim. Sayfanın bi kısmını okuyup bırakırsanız yanlış bilgi edinmiş olursunuz.

SSD ler pahalı diye almamazlık yapanlar bu konuyu tamamen okuyup anladıktan sonra kararları değişecektir.

----------------------------------------------------------------------




SSD nedir?

SSD (İngilizce: Solid State Drive Türkçe: Katı Hâl Sürücüsü), veri depolamak için geliştirilmiş mekanik disklerin yerini alacak veri depolama aygıtıdır.

2.5�boyutlarında geleneksel bir Sabit diskin açılmış hali(solda) ve bir Katı hal sürücüsü (sağda).Mekanik disklerdeki artan RPM (revolutions per minute) daha fazla performans ve beraberinde sıcaklık problemi de getirmiştir. Problemlerin çözümünde kullanılan teknikler artık son limitlerine gelmiştir. Mekanik diskler artık yerini yavaş yavaş kendisinden tamamen farklı ve potansiyeli oldukça yüksek olan SSD sürücülere bırakmaktadır.

Hiçbir hareketli parça sahibi olmadıkları için sessiz ve daha az güç tüketimine sahip olan SSD'ler ayrıca daha fazla veri güvenliğide sunmaktadır. Mekanik disklere göre %150'ye varan daha hızlı çalışma performansına sahipler. Günümüzde şu ana kadar üretilen SSD'ler 1 TB'a kadar veri depolama kapasitesi sunmaktadırlar.



#Avantajları:
- Hızlı başlangıç.
- Hızlı veri erişimi.
- Hareketli parça olmadığı için sessiz çalışma şekli.
- Az enerji tüketimi ve az ısınma.
- Hareketli parçalar olmadığı için daha fazla mekanik dayanıklılık.
- Normal harddiske göre daha az yer kaplama.
- Yazma ve okumada daha az hata.



SSD'ler Geleneksel Sabit Diskleri Tarihe Gömecek!

* Veriye Çok Hızlı Erişim: Plakalı sabit disklerden farklı olarak SSD disklerde bir veriye ulaşmak için disk plakasının o noktaya gelmesini beklemeniz gerekmez, bu sayede disk üzerinde pek çok farklı nokta ya dağılmış olan verilere çok yüksek hızda ulaşabilirsiniz. İşletim sistemleri dahil pek çok uygulama düşük gecikmeli arama ve okuma zamanları sayesinde geleneksel disklerden çok daha hızlı açılır ve yükleme zamanları önemli ölçüde kısalır. Ortalama erişim süresi mekanik plakalı disklerde 12-14ms arasında iken bu süre SSD'de 0.1ms'nin bile altındadır.
* Veriler Ömür Boyu Saklanabilir: SSD'lerin tahmini kullanım ömrü 2 milyon saattir. Bu tam 230 yıla denk gelmektedir. Geleneksel sabit diskler en fazla 10 yıla kadar dayanabilirken, SSD'ler sayesinde verilerinizi ömür boyu saklayabilirsiniz.
* Yüksek Güvenilirlik: SSD diskler mekanik hiçbir parça içermediğinden sarsıntı ve çarpmalara karşı çok daha dayanıklıdır. Üstelik yüksek nem, ısı ve basınç gibi geleneksel sabit disklerin çalışmasını engelleyen pek çok durumda SSD diskler çalışmaya devam edebilir.1500G'lik şoka dayanım kapasitesi olan SSD ürünleri sağlam koruması sayesinde ısı ve nem gibi dış etkenlere karşı da yüksek ölçüde dayanıklıdır.
* Sessizlik, Hafiflik ve Düşük Güç Tüketimi: SSD diskler mekanik parça içermediğinden sıfır ses ile çalışırlar, ayrıca geleneksel disklerden daha hafiftirler ve daha düşük oranda güç harcarlar.


#Dezavantajları:
- Pahalılar.
- Normal harddisklere göre kapasiteleri az

----------------------------------------------------------------------


MLC ve SLC yonga tipi nedir? :

Single-level cell ya da kısa adı ile SLC flash bellek her bir hücrede 1 bit veri saklar. Multi-level cell ya da kısa adı ile MLC flash bellek her bir hücrede 3 ya da daha fazla bit veri saklar.






SLC tabancı ürünler daha kısıtlı depolama alanı sağlarken , yüksek performans sunar.
MLC tabanlı ürünlerin ise hacimleri SLC tabanlı ürünlere göre daha geniş fakat performans olarak daha düşüktür.

-----------------------------------------------------------------------

Önemli bir kuruluşun web sayfasından aynen aktarıyorum, makalenin 2009'un ikinci yarısında yazıldığını hatırlatarak...
SSD'lerle ilgilenen arkadaşlar için önemli olabilir.

SSD'lerde düzensiz performans sorunu nedir?

SSD'lerin uzun süreli kullanımda hızla yıprandığını ve gittikçe yavaşladığını görecek oluruz.
Flaş bellekler kullanımla birlikte yıprandıkça bazı hücreler bozulmaya başlıyor. İster SLC olsun, ister MLC, hücrelerin ancak belirli bir silme ve yazma işlemi kaldıracak kadar ömrü oluyor . Hücrelerin bozulmadan önce kaç silme ve yazma işlemi kaldırabildikleri değişiyor .

Tüketicilere ulaşan SSD'lerde ortalama silme-yazma ömrü 10.000 işlem civarında. Eh SSD'lerin çok yüksek kapasiteli olmadığını ve bu yüzden dearşiv amaçlı alınmadığını, düşünürsek, sık sık yazma ve silme işlemi olacaktır. Bu da demektir ki bütün SSD kullanıcılarını derinden etkileyen bir sorunla karşı karşıyayız.

Çözüm ise yükü bütün diske dağıtan bir aşınma seviyeleme sistemi oluyor. Orijinal ismi: Wear Levelling Algorithms.
Yazılacak veriler, ne kadar dolu olursa olsunlar diskteki bütün hücrelere dağıtılıyor. Böylece belli hücrelerin erken yıpranıp bozulmasının önüne geçilmiş oluyor. Bir SSD'nin ömrü bu teknik sayesinde büyük miktarda uzatılabiliyor. Hücre doluluğunu ise birazdan anlatacağız.

Yükü dağıtan bu sistem olmasa, yoğun kullanılan bir SSD'nin ömrü 6 ay kadar kısa olabilir. Bu sistemle ise diskin ömrü 5 ila 10 yıla kadar uzuyor. Bu kazancın bedeli de veri sabit disk geneline dağıtıldığı için performans düşüşü oluyor. Anlayacağınız disk fragmantasyonu, farklı sebeplerden de olsa ne yazık ki SSD'leri de etkileyen bir sorun. Özellikle Intel'in X25-M modeli bundan oldukça kötü etkilenenler arasında yer alıyor.







SSD performansını olumsuz etkileyen bir diğer etken ise flaş belleğin kendi iç yapısı ve düzeninden kaynaklanıyor. Her flaş bellek çipi bloklara bölünmüş durumda. Her blok da sayfalara ayrılıyor. Özellikler değişiklik gösterse de tipik bir örnekte her sayfada 4kb bellek ve bir blokta 128 sayfa yer alıyor. 512Kb kapasiteye sahip bir blok içerisine veri yazılırken blok her zaman tamamen dolmuyor.

Disk nispeten boşsa kullanılmayan bloklar doldurulabilir ve performansta fark yaşanmaz. Ancak disk dolmaya başladıkça daha çok veri bu yarı dolu bloklara yazılmaya başlanır. Bu gerçekleştiğinde bütün blok ön belleğe atılır, blok silinir ve eski veriyle yeni veri birleştirilerek yeniden bu boş yere yazılır. Bu işlem de boş bir yere yazmaktan çok daha uzun zaman alır.

Kusurlu aşınma eşitleme algoritmalarıyla bu tam blok yazma zorunluluğu birleştiği zaman, performans oldukça kötü etkilenebilir.

Yine Intel'in X25-M'sini örnek vermek gerekirse, testler birkaç aylık kullanım sonunda yazma performansının 80Mbps'den 30Mbps'ye düştüğünü gösteriyor. Okuma hızındaki düşüş de korkunç, 250Mbps'den 60Mbps'ye!

Gittikçe daha fazla takılan ve yazılım kurulumunda kullanıcıya kabuslar yaşatmaya başlayan SSD'lerin bu kötü özellikleri, ne yazık ki henüz sıradan kullanıcılar tarafından pek bilinmiyor. Ve ne yazık ki en sağlam testlerde bile ortaya çıkmıyor. Ancak ve ancak aylar süren pratik kullanım bu sorunları ortaya seriyor.

Bu sorunların çaresi yok mu?

Bu sorunların kaynağı flaş belleklerin yapısından kaynaklandığı için tamamen çözülmesi çok zor. Ancak şu da bir gerçek ki, aşınma eşitleyici algoritmalar ve hafıza yönetimi de en az donanım kadar önemli parçalar. SSD üreten firmalar sorunların farkında oldukları için bunlara çözüm üzerinde çalışıyorlar ve güncel firmware belki de hiçbir donanımda SSD'lerde olduğu kadar önemli olmamıştır. Üretilmesi çok zor olan SSD kontrol çipinin üreticileri yeni firmware'ler geliştirerek SSD'lerdeki yavaşlamaların önüne geçmeye çalışıyor.



Okuma hızlarında yaşanan düşüşler firmware ile çözülebiliyor.

----------------------------------------------------------------------
Aynı şekilde yazma hızlarıda firmware güncellemesi ile eski haline dönmüş.






----------------------------------------------------------------------

TRIM Desteği Nedir?

Windows 7'den önceki işletim sistemlerinde SSD ve sabit diskler üzerindeki dosyayı sadece sanal olarak silebilirsiniz. Gerçekte ise üzerine başka bir veri yazılıncaya kadar o dosyanın veri blokları diskte sürekli kalır. Geleneksel sabit disklerde silinmiş gibi görünen blokların üzerine rahatlıkla tekrardan veri yazılabilirken, SSD'lerde tekrar veri yazılabilmesi için 4KB'lık hücre bloklarının mutlaka boş olması gerekir. TRIM desteği olmadan yeniden yazma işlemi için öncelikle hücre bloklarındaki veriler okunmalı, sonra silinmeli ve en sonunda ise boşalmış olan hücrelere veri depolanmalıdır. Windows 7 ile beraber gelen TRIM komutu sayesinde diskteki dosyalar flaş yonga hücrelerinden tam anlamıyla silinir ve diskiniz bu işlemlerle uğraşarak zaman kaybetmez

-----------------------------------------------------------------------


Yazıya İlk Başladığımda araştırma yaptığım alan daha kısıtlıydı ve Intel'in X25-M modeli gercekten kötülenen SSD'ler arasında gösteriliyordu. Fakat daha detaylı araştırıp incelediğimde bu ürünün aslında küçük boyutlu dosyalarda rastgele erişim değerlerinde gerçekten en iyisi olduğunu gördüm. Üstteki alıntı makalede ürün biraz kötülenmiş ama firmware güncellemesi ile işler yoluna girmiş. Bu önemli noktayı belirtmek isterim. Ayrıca bilgilerin ilerleyen sayfalarda güncellendiğini hatırlatmak isterim. Sayfanın bi kısmını okuyup bırakırsanız yanlış bilgi edinmiş olursunuz

-----------------------------------------------------------------------

SSD’ye terfi etmek için 10 neden!

SSD’nin mekanik sabit diskler karşısındaki üstünlüklerini duyduktan sonra terfi için kolları sıvayabilirsiniz.

GEÇTİĞİMİZ birkaç yıla bakıldığında SSD (Solid State Disk) teknolojisi vitrinleri süslemenin ötesine pek geçemedi. Fakat 2008’le birlikte fiyatlar biraz olsun “alınabilir” seviyelere inmeye başladı. Elbette depolama kapasitesi açısından sabit disklerin halen belirgin bir üstünlüğü var; ancak SSD’ler de söz konusu fiyat karşılığında oldukça çarpıcı özellikler sunuyorlar. Önümüzdeki yıllarda fiyatların daha da düşeceğini ve birçok kullanıcının SSD’ye terfi edeceğini umuyoruz. Hatta geçtiğimiz yıl birkaç üretici, dizüstü bilgisayarlarında SSD alternatifini de seçenekler arasına dahil etmişti. Şimdi SSD teknolojisinin avantajlarına bir bakalım..

1. Sabit diskler mekanik bileşenler içerir. SSD’ler ise hareket eden bir parça içermez. Mobil cihazlarda kullanılabilmek adına sabit disklerde boyutlar 3.5 inçten 2.5 ince, hatta 1.8 ince kadar indirilebilir. Müzik çalarlardaysa 1 inç boyuta ulaşmış sabit disklerle karşılaşabilmek mümkündür. Sabit disklerde boyut azaldıkça hassaslık artar. SSD’lerde ise boyutla hassasiyet arasında bir orantı yoktur; SSD’ler her koşulda daha sağlamdır.

2. Sabit diskler dikey kayıt teknolojisinin günden güne geliştirilmesiyle sürekli olarak daha yüksek kapasitelerle kullanıcıların karşısına geliyor. Günümüzde SSD’lerin aynı hacimdeki sabit disklere göre bariz bir kapasite avantajı var. Yeni dedikodulara göre farkın önümüzdeki günlerde yine SSD lehine olması bekleniyor.

3. Sabit disklerin mekanik bileşenlere sahip olduğundan daha önce de bahsetmiştik. Modeline göre 4200, 5400 ya da 7200 devirle dönen disklerin 10.000 ve 15.000 devirli uç modelleri de var. Dönüş hızı ve plaka sayısının fazlalığına göre sıcaklık yer yer 60 dereceye kadar ulaşabiliyor. SSD’lerse düşük gerilim ihtiyaçları ve mekanik aksam içermemeleri nedeniyle neredeyse hiç ısınmazlar.

4. Masaüstü bilgisayarlarda tercih edilen 3.5 inçlik sabit diskler bugün 700 gram ağırlığa ulaşabilmekte. Dizüstü bilgisayarlarda tercih edilen 2.5 inç yapısındaki disklerse 100 ile 120 gram arasında değişen ağırlıklara sahipler. Aynı boyutlardaki bir SSD, benzer kapasiteler sunmasına karşın neredeyse üçte bir ağırlığa sahiptir.

5. Dizüstü bilgisayar sabit diskleri uyuma sırasında oldukça düşük enerji tüketirler. Söz konusu değerler bir SSD’nin tam verimle kullanılırken ihtiyaç duyduğu enerjiyle birbirine yakındır. Dizüstü bilgisayar diskleri özellikle okuma/yazma ve rastgele arama yaparken ciddi anlamda enerji tüketir. Dolayısıyla dizüstü bilgisayarlarda SSD tercih etmek batarya ile çalışma süresini de olumlu etkiler.

6. Sabit disklerin motorları diske enerji gelmesiyle birlikte gürültü üretmeye başlar. Tabii gürültünün asıl kaynağı sadece motor değildir. Okuma ve yazma işlemleri sırasında kafa disk yüzeyi üzerinde hareket eder ve çeşitli temaslarda bulunur. Halk arasında “tıkır tıkır” olarak adlandırılan mekanik sabit disk seslerine SSD’lerde rastlanmaz.

7. SSD’ler sabit disklere oranla kat kat daha performanslıdır. Günümüzde standart bir masaüstü bilgisayar diski saniyede 90 MB, dizüstü bilgisayar diski ise 50 MB okuma seviyesine ulaşabilmektedir. Standart bir SSD’de ise okuma hızı saniyede 200 MB seviyesindedir. (Sandforce kontrolcülü SSD'lerde ise bu değer 285mb!) Söz konusu değere masaüstü bilgisayar disklerinden 3 tanesinin RAID 0 performansıyla anca ulaşılabilir.

8. Üretici firmalar sabit disklerine genelde 2 ile 5 yıl arasında değişen garanti sağlarlar. Bazı SSD’lerde bu süre “ömür boyu”dur. Nedeniyse firmaların SSD teknolojisine olan güveninden kaynaklanıyor. Sisteminizde elektriksel bir aksaklık olmadığı sürece SSD’lerin bozulması mümkün değildir. Sabit disklerse elektriğe ve çalışırken sarsılmaya karşı oldukça hassaslardır.

9. Dizüstü ve masaüstü bilgisayarlarda IDE arabirimi artık çağdışı kaldı. Her iki platform için de sabit diskler artık SATA olarak üretiliyor. Yine de IDE olarak tek tük bazı alternatiflerle karşılaşabilmek mümkün. SSD’lerde tüm modellerde –özel olan birkaç alternatif dışında- bağlantı seçeneği SATA. Kimi modellerde SATA’nın yanı sıra USB 2.0 bağlantısını görebilmek de mümkün oluyor.

10. Boyutlarında istenildiği gibi oynanma yapılabilen SSD’ler dizüstü bilgisayarlarda yer alan Express Card gibi arabirimlere ya da masaüstü bilgisayar anakartlarındaki PCI Express yuvalarına uygun tipte üretilebiliyorlar. SSD teknolojinin tek dezavantajı biraz yüksek olan fiyatı. İçerisinde bulunduğumuz yıl fiyatların çok daha makul seviyeye geleceğini umuyoruz.

Bu başlığı açma sebebim aslında SSD'ler ile ilgili toplu bilginin bulunmayışı. Dağınık başlıklar altında yayınlanan bilgileri tek başlıkta detaylıca görebilmek amacıyla açtım. Tabiki sizlerin yorumları paylaşımlarıyla olucak bu.
Bir haber daha eklemek istiyorum. yine 02 Ekim 2009 yılında yazılmış bi makale :

Windows 7 ile SSD performansı!

Bugün sizlerle ilginç bir yazı paylaşacağım. Bundan yıllar önce darkhardware.com'da donanım incelemeleri yazardım. O yıllardan bu yıllara donanımdan iyice uzaklaştım diyebilirim fakat tabi ki bir bilgisayar kullanıcısı ne kadar uzaklaşabilirse ben de o kadar uzaklaşabildim. Tüm bunların bugünkü yazımla alakası ise bu yazıda kısmen bir donanım incelemesi ile karşınıza çıkacam olmam.

SSD Dünyası!

Solid State Disk olarak bir süre önce duymaya başladığımız yeni bir sabit disk tipi çok ilgi çekici bir şekilde ilerliyor. Mekanik herhangi bir parçası olmayan bu diskleri kabaca bilgisayarınıza sokulmuş USB hafıza kartları olarak düşünebilirsiniz. Durum böyle olunca tabi hem fiziksel hareketin yavaşlığından kurtulmak hem de bu hareket için gerekli enerjiyi harcamaktan kurtulmak mümkün. Standart SATA arabimini kullanan bu güzel disklerden birini bundan yaklaşık iki ay önce paraya kıyarak edindim. Bu yazıda da sizlerle deneyimlerini paylaşacağım.

Daha uzun pil ömrü!

Windows 7'nin de RTM olduğu döneme gelen bu upgrade senaryomda Windows 7 ile beraber laptop'umun pil ömrü yarım saat kadar artmıştı ki buna bir de SSD'nin katkısı gelince ortaya 1.5 saatlik bir fark çıktı. Tüm güç ayarlarını uygun şekilde yapıp hayati olmayan herşeyi kapatınca SSD ile 1 saatlik ekstra pil ömrü kazandım. Sanırım bu durum normal bir sabit diske göre ısınma anlamında da katkısını gösterdi ki artık AMD işlemcili laptopum (en azından) biraz daha soğuk.

Hız! Aslında herşey hız!

Aslında bir SSD satın almanın tek nedeni ekstra hız oluyor. Özellikle developer gözü ile bakarsak aslında biz sürekli olarak ufak dosyaları editleyen, yaratan kullanıcılarız. Düşünün VB, HTML vs kodlarını yazdığınız dosyaların büyüklüğü hiç MB'ları buluyor mu? Tam aksine genelde 1-20 KB arası gidip gelirler hatta çoğunluğu 2-8 KB arasındadır. Durum böyle olunca ufak dosyalarla çalışabiliyor olmak ve en ufak Visual Studio solution'unda bile 20-30 tane 3KB'lık dosyayı hızlıca açabilmek ve bunları compile edebilmek çok önemli. Bu senaryoda SSD'ler bakalım işe yarıyor mu?







Sanırım testler herşeyi gösteriyor. Sol tarafta klasik bir laptop diski olarak 5400 devirlik bir disk görebilirsiniz. Hemen ortada ise 7200 devir ile laptoplarda aslında ısı sorunları yaratan fakat developerın tek çaresi olan diske de baktığımızda aslında 4K dosya transferinde pek bir fark olmadığını görüyoruz. Hatta şansa 5400 rpm 4K'da dosya yazarken daha hızlı çıkmış. Oysa SSD tarafına geçtiğimizde ortada alenen belli performans artışı var. Büyük dosyaları geçip yine 4K'lık dosyalara baktığımızda 100 kata yakın performans farkı görülebiliyor.

Bu performans farkı Windows'un gelen açılışından tutun Visual Studio'nun açılışına kadar herşeyi etkiliyor. Fakat SSD kullanırken ve satın alırken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var.

SSD kullanırken nelere dikkat etmeli?

Birincisi en önemli tavsiye aslında Windows 7 kullanmak. Çünkü şu anda SSD'leri tanıyarak ona uygun performans optimizasyonlarını otomatik yapabilen tek işletim sistemi Windows 7. O nedenle mümkünse hemen Windows 7'ye geçmek çoğu sorununuzu çözebilir. Bunlardan ilki Windows 7'nin TRIM özelliği. SSD'lerin iç yapılarına ve veriyi saklama şekillerine pek girmeyeceğim fakat bilinmesi gereken ufak bir senaryo var. Diyelim ki elinizde SSD'de yazılı bir dosya var ve bunda değişiklik yaptınız. SSD'lerin gelen işleyiş şeklinde bu dosya eski yazıldığı yerden alınır, değişiklik yapılır ve yepyeni bir yere yazılır! Eski yer ise öyle kalır! Taaa ki diskteki boş yer bitene kadar. Tabi burada "boş yer" derken fiziksel boş yerden bahsediyorum. Aslında dosyanın eski yeri "boş" olarak işaretlenmiştir fakat boş değildir. Durum böyle olunca disk tamamen bir kere kullanıldığında sonraki işlemlerde yavaşlamaya başlar çünkü artık "boş" yer kalmamış ve eskiden veri bulunan "boş" olarak işaretlenen yerler kullanılacaktır. Eh bu yerler kullanılırken ilk önce gerçekten silinmeli sonra yeni veri yazılmalıdır. Bu durum diskin bir süre sonra yavaşlamasına neden olur. TRIM işlemi diskteki "boş" olarak işaretlenmiş yerlerin gerçekten boşaltılması anlamına gelir. Bu işlem (SSD Firmware'i destekliyorsa) Windows 7 tarafından otomatik yapılır. Bazı SSD üreticileri ayrı TRIM programları veriyorlar ve onları belirli aralıklarla bilgisayarınızda çalıştırmanız gerekiyor.

SSD alırken nelere dikkat etmeli?

Tabi önce bir fiyatına dikkat etmeli Sonra kasadan dönmemekte fayda var. Hala epey tuzlu rakamlarla satılıyor ve eğer bir SSD sahibi olacaksanız elinizdeki 500GB'lık 5400 rpm'den vaz geçip belki de 64 GB'a geçmeyi göze almalısınız çünkü yüksek kapasitedeki SSD'ler daha da yüksek fiyatlarla geliyor.

Kapasitesi aynı olup arasında büyük fiyat varkı olan SSD'ler bulmanız da olası. Bu SSD'lerin arasında en önemli fark genelde SLC (Single Level Cell) ve MLC (Multi Level Cell) kullanmaları oluyor. MLC'ler genelde daha ucuz, yüksek kapasiteli ve büyük veri yığınlarını saklamakta iyiyken SLC'ler ise daha pahalı ve veri yazmada daha hızlıdır. Ayrıca SLC'ler fiziksel anlamda da daha dayanıklı disklerdir ve daha az enerji tüketirler. Daha teknik detaya girmek gerekirse SCL'ler her bir cell'de 1 veya 0 şeklinde iki değer (1bit) saklanabilirken, MLC'lerde 00, 01, 10, 11 gibi dört durum (2bit) saklanabilir. Cell'lerde veriler elektriksel olarak saklandığında göre bu durum farklılıkları ancak elektriksek yük farkları ile oluşturulabilir ve durumlar arasında farklar MLC'lerde daha az tutularak 4 durum yaratılır oysa bu fark 2 durum oluşturulurken çok daha yüksektir. Bu nedenle SLC'ler daha güvenli ve hızlıyken MLC'lerde bir veriyi okumak için daha yoğun işlem yapılması gerekir. Unutmadan; MLC disklerin ömrü de genelde 10 kat daha kısa olur.

*Bu kadar kötü konuştuktan sonra gerçeği de söylemek gerek sanırım Açıkçası ben MLC aldım Belki ileride SLC'ye geçiş yaparım. Yukarıdaki SSD testinde kullanılan da malum MLC bir disktir.