THT DUYURU

Anakart Anakart hakkında bilgiler ve karşılıklı bilgilendirme ve soru cevaplar burada!

Seçenekler

Ankart'ın en ince Ayrıntıları Anakart hakkında her şey...

TheKar1zma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
10/2012
Nereden:
-
Mesajlar:
9.508
Konular:
1065
Teşekkür (Etti):
1607
Teşekkür (Aldı):
8403
Ticaret:
(0) %
18-05-2013 14:21
#1
Ankart'ın en ince Ayrıntıları Anakart hakkında her şey...
ANAKART

Bir anakart bilgisayarın temel devre ve bileşenlerinin fiziksel düzenlemesidir. Yaklaşık 20 yıldır anakartlar bilgisayarların en önemli parçalarıdır. Anakartlar bilgisayarın veri ve güç alt yapılarıdır. Anakart, fiberglastan yapılmıştır. Anakart çok katmanlı basılmış devre elemanından başka bir şey değildir. Yani Bilgisayarın sinir sistemini üzerinde taşır.
Günümüzdeki anakartlar eski anakartlara göre birçok şeyi üzerinde barındırırlar.Mesela bunlara lpt ve com seri bağlantıları ses kartı ekran kartı gibi ama bunun için iyi birşey diyemeyiz.Çünkü anakart üstünde olan mesela bir ses kartı veya bir ekran kartından verim alamayız ve tamamiyle işlemciye yüklenirler.Kısacası anakart biligisayarın olmassa olmazıdır.Bilgisayar varsa anakartta vardır. Yok ise bilgisayar bilgisayar olamaz. Bağlantılara gelince ise anakartta PCI denilen diğer aygıtları takacağımız yuvalar,IDE ve SCSI portlar yani CDROM VE HD leri kullanmak için bağlantılar,LED VE JUMPER bağlantılar ve güç power bağlantıları bulunur.İşlemci yuvaları mevcuttur.Bilgisayar tüm aygıtları anakarta bağlanıp oradan bilgi alışverişi sağlanır.


ANAKARTIN TARİHÇESİ

Anakartlar yıllar önce kullanılan devre tahtalarının günümüze kadar değişerek gelmiş halleridir. Gelişen teknolojiyle birlikte anakart boyutları aynı kaldığı halde yaptıkları işler çok hızlı gelişti. İlk anakart 1982 yılında IBM PC' ler de kullanıldı. Büyük devre elemanlarından oluşan bu kartın üzerinde Intel 8088 işlemci, BIOS ve işlemci, bellek ve çeşitli kartların takılabileceği yuvalar bulunuyordu. Eğer bu bilgisayara disket sürücü, paralel çıkış veya başka bir şey takmak isterseniz ona uygun bir kart alıp anakarta takmanız gerekiyordu. Eskiden anakartların üzerinde aynı hdd ler gibi jumperlar vardı. Bu jupmerlarla farklı tipteki işlemcileri anakartlara tanıtma; ne kadar belleğin varolduğunu belirtmek gibi ayarlar yapılıyordu.

Anakartın üzerinde bulunan bileşenler:

1.YONGASETİ ( Chipset )
Yongaseti (chip set) anakartın "beynini" oluşturan entegre devrelerdir. Bunlara bilgisayarın trafik polisleri diyebiliriz: işlemci, önbellek, sistem veri yolları, çevre birimleri, kısacası PC içindeki her şey arasındaki veri akışını denetlerler. Veri akışı, PC'nin pek çok parçasının işlemesi ve performansı açısından çok önemli olduğundan, yongaseti de PC'nizin kalitesi, özellikleri ve hızı üzerinde en önemli etkiye sahip birkaç bileşenden biridir. Eski sistemlerde PC'nin farklı bileşen ve işlevlerini, çok sayıda yonga denetlerdi. Yeni sistemlerde hem maliyeti düşürmek, hem tasarımı basitleştirmek hem de daha iyi uyumluluk sağlamak için bu yongalar tek bir yonga seti olarak düzenlendi. Günümüzde en yaygın yonga seti Intel tarafından üretilmektedir. Intel kendi yongasetlerini, bunların desteklediği veriyolu teknolo|ilerini de temsil edecek şekilde PCIset ve AGPset olarak da adlandırmaktadır. Silicon Integrated Systems (SiS), Acer Labs Inc. (ALi), VIA gibi üretici firmalann da geliştirdiği popüler yonga setleri vardır.

2.VERİYOLU ( BUS )
PC'nizin içindeki bileşenler birbirleri ile çeşitli şekillerde "konuşurlar". Kasa içindeki bileşenlerin çoğu (işlemci, önbellek, bellek, genişleme kartları, depolama aygıtları vs.) birbirleri ile veriyolları aracılığı ile konuşurlar. Basitçe, bilgisayarın bir bileşeninden diğerine verileri iletmek için kullanılan devrelere veriyolu adı (bus) verilir. Bu veriyollarının ucunda da genişleme yuvaları bulunabilir. Sistem veriyolu denince, genelde anakart üzerindeki bileşenler arasındaki veriyolları anlaşılır. Ayrıca anakarta takılan kartların işlemci ve belleğe erişebilmelerini sağlayan genişleme yuvalarına da veriyolu adı verilir. Tüm veriyolları iki bölümden oluşur: adres veriyolu ve standart veriyolu. Standart veriyolu, PC'de yapılan işlemlerle ilgili verileri aktarırken, adres veriyolu, verilerin nerelere gideceğini belirler. Bir veriyolunun kapasitesi önemlidir; çünkü bir seferde ne kadar veri transfer edilebileceğini belirler. Örneğin 16 bit'lik veriyolu bir seferde 16 bit, 32 bit'lik veri yolu 32 bit veri transfer eder. Her veriyolunun MHz cinsinden bir saat hızı (frekans) değeri vardır. Hızlı bir veriyolu verileri daha hızlı transfer ederek uygulamaların daha hızlı çalışmasını sağlar. Kullandığımız bazı donanım aygıtları da bu veriyollarına uygun olarak üretilirler. Sadece iki donanım aygıtını birbirine bağlayan veriyoluna "port" adı verilir. (örneğin AGP = Advanced Graphics Port). Anakartın üzerindeki farklı boyut ve renklerde, yan yana dizilmiş kart takma yuvalarından bunları tanıyabilirsiniz.
Veri yolu tipleri:

• Industry Standart Architecture (ISA): Endüstri Standart Mimari
• Extended Industry Standart Architecture (EISA): Gelişmiş Endüstri Standart Mimari
• Microchannel Architecture (MCA): Mikro Kanal Mimari
• VESA Local Bus (VLB): VESA Yerel Veriyolu
• Peripheral Component Interconnect (PCI): Çevresel Aygıt Bağlantı Birimi
• Accelerated Graphics Port (AGP): Hızlandırılmış Grafik Yuvası
• PCI EXPRESS

--- ISA ---
(Industry Standard Architecture) Anakartınızın kenarına yakın yerde bulunan uzun siyah kart yuvaları ISA yu-vasıdır. 17 yıldan beri kullanılan eski bir veriyolu mimarisidir. 1984'te 8 bit'ten 16 bit'e çıkarılmıştır. Ama bugün bile 8 bitlik kartlar olabilir. Orneğin bir ISA kartın, yuvaya giren iki bölmeli çıkıntısının sadece bir kenarında bağlantı bacakları varsa, bu 8 bitlik bir karttır. 90'lardan itibaren çoğu aygıt'ın daha hızlı PCI modeli çıktığından yavaş yavaş terkedilmeye başlanmıştır; hatta bugün ISA veriyolu olmayan anakartlar bile çıkmıştır. 1993'te Intel ve Microsoft, Tak Çalıştır ISA standardını geliştirmiştir. Böylece işletim sistemi ISA kartların konfigürasyonunu, sizin jumper'larla, dip svvitch'lerle boğuşmanıza gerek kalmadan otomatik yapmaktadır. Yeni çıkan PIII ve P4 anakartlarında genel olarak tercih edilmemekte P4 anakartlarda kullanılmamaktadır.


--- PCI ---
(Peripheral Component Interconnect) 1993'te Intel tarafından geliştirilen bu veriyolu 64 bit'liktir ama uyumluluk problemlen nedeniyle uygulamada genelde 32 bit'lik bir veri yolu olarak kullanılır. 33 veya 66 MHz saat hızlarında çalışır. 32 bit ve 33 MHz PCI veriyolunun kapasitesi 133 MB/sn'dir. Anakartınızda PCI yuvaları ISA yuvalarının hemen yanında bulunur; beyaz renkte ve ISA'dan biraz daha kısadır. PCI veriyolu Tak Çalışır desteklidir.

--- AGP ---
(Advanced Graphics Port) Sadece ekran kartları için çıkarılmış bir veriyoludur. Grafik ağırlıklı uygulamalar geliştikçe (örneğin 3 boyutlu grafikler, tam ekran video) işlemci ile PC'nin grafik bileşenleri arasında daha geniş bir bant genişliğine ihtiyaç doğmuştur. Bunun sonucunda grafik kartlarında ISA'dan bir ara veriyolu standardı olan VESA'ya, oradan da PCI'a geçilmiştir; ama bu da yeterli görülmeyince, grafik kartının işlemciye doğrudan ulaşmasını sağlayacak, ona özel bir veriyolu olan AGP 1997 sonunda geliştirilmiştir. AGP kanalı 32 bit genişliğindedir ve 66 MHz hızında çalışır. Yani toplam bant genişliği 266 MB/sn'dir. Ayrıca özel bir sinyalleşme metoduyla aynı saat hızında iki katı veya 4 katı daha hızlı veri akışının sağlanabildiği 2xAGP ve 4xAGP modları vardır. 2xAGP'de veri akış hızı 533 MB/sn olmaktadır. Ancak sistem veriyolu hızı 66 MHz ise, 2xAGP tüm bant genişliğini kaplayıp diğer aygıtlara yer bırakmayacağı için 66 MHz'lik anakartlarda 1xAGP kullanılır. 100 MHz anakartlarda bant genişliği 763 MB/sn'ye çıktığından 2xAGP ile uyumludur. AGP 4X : Günümüzde genelde kullanılan 4X modudur. Çoğu anakart üreticisi bu modu destekliyor ve anakartlarında bu teknolojiyi kullanıyor ve aynı zamanda tüm ekran kartı üreticileri de bu teknolojiye ayak uyduruyorlar. Bu modda AGP veriyolu hızı 66 mhz’den 100 mhz’e çıkmıştır. Bunun pratikte 800 MB/Sn olarak hesaplanabilen bilen bir veri transfer hızıdır. Bu teknolojinin gelişmesiyle bu hız 1 GB/Sn'ye ulaşmıştır...

--- PCI EXPRESS ---
PCI EXPRESS, PCI ve AGP'nin orta vadede yerine geçecek yeni veriyolunun adıdır. PCIe veya PCIx diye de adlandırılır. PCI express; x16 hızında bir veri iletimi sağlıyor. Bu 16 yol, 4 GB/s bant genişliği demek. Şimdilik, bu bize günümüz AGP 8x görüntü kartlarının iki katı bellek bant genişliği veriyor. Ancak şimdiye kadar yapılan testlerde; tam olarak 2 katı performans alındığı söylenemez.

3.PORTLAR, KONNEKTÖRLER
Çeşitli aygıtları bağlamak için kasanın arkasında yer alan girişler (portlar) doğrudan anakarta bağlıdır. Eski anakartlarda AT form faktörü kullanılırken bu portlar birer kablo aracılı ile anakart üzerindeki konnektörlere bağlanırdı; ama ATX form faktörü ile artık anakart ile bütünleşik. Yani anakartın bir kenarında bulunan bu portlar, tam kasanın arka kısmındaki boşluklara denk geliyor. Bu yüzden kasalar da anakart form faktörlerine uygun olarak üretiliyor.
Anakartınız ve kasanız ATX formundaysa (artık tüm yeni PC'lerde öyle) kasa nın arkasında tipik olarak bir klavye, bir fare portu, iki USB portu, iki seri pc (COM portu), bir paralel port (LPT Portu) göreceksiniz. Günümüzde klavye ve fare için artık PS/2 portu adı verilen küçül yuvarlak, 6 pinli portlar kullanılıyor. Aslında fare seri portu da bir adaptör yardımıyla kullanabilir (veya zaten seri kablolu fareler vardır), ama kendine ait bir port olması daha iyidir. Seri portlara genelde harici modemler bağlanır ama seri port kullanan başka aygıtlar da vardır (yedel leme cihazları, dijital kameralar gibi). Paralel porta ise yazıcı veya tarayıcı bağlanır. USB portlara neredeyse her tür hariç cihaz bağlanabilir. Ancak USB cihazla yeni yeni yaygınlaşmaktadır. USB'ni özelliği, seri ve paralel portlara göre çok daha hızlı olması ve USB aygıtlar üzerindeki yeni USB portları aracılığı ile uc uca çok sayıda cihazın zincirleme bağlanabilmesidir.
Bunların dışında, anakart üzerine takılan (veya bütünleşik olan) grafik kartı, ses kartı, TV kartı, SCSI kartı gibi aygıtların portları da kasa arkasında yer alır.
Anakart üzerinde, kasa içinden ulaşılabilen portlar da bulunur. Bunlar genel olarak iki adet IDE portu, bir disket sürücü portu, anakart ile bütünleşikse SCSI portudur. Bu portlara takılan yassı kablolar aracılığı ile anakartımıza sabit disk, CD sürücü, CD yazıcı, disket sürücü gibi dahili cihazları bağlarız. Bir IDE portuna bağlı kabloya, üzerindeki iki konnektör aracılığıyla iki cihaz bağlanabilir.
Bunların dışında anakart üzerinde işlemciyi takmak için bir soket veya slot bulunur. Soket, yassı dikdörtgen şeklindeki işlemciler üzerinde iki düzlem üzerinde (enine ve boyuna) uzanan iğnelerin oturduğu yuvaya verilen addır. Günümüz anakartlarında PGA370 tipinde 370 iğneli Celeron işlemciler için PGA soketleri, AMD K6-2 ve K6-3 işlemciler için AGP ve 100 MHz sistem veriyolu desteği bulunan Super 7 soketleri, Cyrix (K6-2 ve eski Pen-tium MMX işlemciler için) 66 MHz destekleyen Socket 7 tipi soketler bulunabilmektedir. Şu anda ise P4 işlemcilerin pin sayılarına göre 423pin ve 478pin socket yapıları mevcuttur.
Slot ise, genişleme yuvalarına benzer, uzun ince dikdörtgen şeklindeki işlemci yuvalarına verilen isimdir. Pentium II, slot tipi Celeron ve Pentium III işlemciler için Slot 1, Xeon işlemciler için Slot 2 adı verilen modelleri bulunur.

Paralel (LPT) Kapı (Port)
Çoğu zaman paralel portlara LPT portu da denilmektedir. LPT LinePrinTer sözcüğünden alınmıştır. Ve bunun sebebi en çok yazıcıları bağlamak için kullanılması gerçeğine dayanmaktadır. Ancak, son yollarda paralel portlar bilgisayara başka tip aygıtları bağlamak için de kullanılmaktadır.

Paralel portlar isimlerini verilerin porttan paralel bir biçimde, yani bir seferde bir bayt olarak iletilmesi gerçeğinden alırlar. Port sekiz adet veri hattı içerir ve baytın her biti bayttaki diğer bitlerle hemen hemen aynı anda farklı bir hattan iletilir. Paralel portlar LPT1, LPT2 gibi isimlendirilir.

Paralel portlar tek yönlü idi. Yani veriler çevre birimlerine iletilirlerdi. Fakat ters yönde iletilmezlerdi. Çift yönlü paralel port 1987’de ortaya çıktı ve çevre birimlerinin PC ile ters yönde de iletişim kurmaları sağlandı. Örneğin bir yazıcı PC’ye durumuyla ilgili (kağıt sıkışması, kağıdın bitmesi gibi) bilgi gönderebildi. Paralel portlar 25 pinlik bir dişi konnektör kullanırlar.

Seri (COM) portlar
Seri portlar isimlerini verilerin porttan seri bir biçimde yani bir seferde tek bit olarak gönderilmesi gerçeğinden almaktadır. Bunun sebebi portun her yön için tek bir veri hattına sahip olmasıdır. Seri portlara COM portlar da denilmektedir. Çünkü harici aygıtlarla PC arasında biri iletişim aracı oluşturmaktadır. Seri portlara bağlanan en yaygın aygıtlar modemler, fareler, yazıcı ve çizici gibi seri yazdırma aygıtlarıdır.

Seri portların konnektörleri 2 şekilde olur. 25 ve 9 pin olmak üzere. 25 pinlik bir aygıtı 9 pinlik bir porta ya da 9 pinlik bir aygıtı 25 pinlik bir aygıta bağlamak gibi durumlarda kullanılabilecek adaptörler vardır.

Seri portlar ile paralel portların bir kıyaslaması yapılması gerekirse; seri portlar ile bilgilerin iletilmesi daha güvenilirdir. Çünkü bilgiler tek tek gönderilir. Tabii ki buna göre de yavaştır. Paralel portlar ise seri porttan çok daha hızlıdır. Çünkü bilgileri sekizerli paketler halinde gönderir. Bununla birlikte güvenilir bir veri iletimi sağlamazlar. Özellikle kablo uzunluğu arttıkça verilerin kaybolma riski doğar.

Seri port bir seferde bir bit iletmesine rağmen bilgisayar baytlar ile çalışır. Tek şeritli bir yoldan sekiz tane arabanın yan yana geçmesi sağlanamayacağı gibi bir seri porttan da bir baytın geçmesi sağlanamaz. Her baytı seri porttan gönderilebilecek şekilde teker teker bitlerine ayırabilecek bir mekanizmaya ihtiyaç vardır. I/O kartı ya da ana karın üzerindeki I/O kartı üzerinde yerleşik olarak bulunan UART bu işlemi gerçekleştirir. UART’ın açılımı Universal Asencronous Reciever Transmitter (Evrensel asenkron alıcı verici) dır. UART baytları seri porttan gönderilebilecek seri bitlere dönüştürür. UART ayrıca gelen bitlerin PC tarafından işlenebilmesi için bunları baytlara çevirir.

USB (Universal Serial BUS)
USB (Universal Serial Bus) bir bilgisayar ile takılabilir bir aygıt (joystick, klavye, telefon, tarayıcı, yazıcı gibi aygıtlar) arasındaki bir arabirimdir. Tak ve çalıştır özelliği vardır. USB ile yeni bir aygıt herhangi bir bağdaştırıcı kartı kullanmadan ya da bilgisayarı kapatmadan takılabilir. USB yol sistemi Compaq, IBM, DEC, Intel, Microsoft, NEC ve Northern Technology tarafından geliştirildi. USB saniyede 12 Mbitlik bir veri transfer hızı sağlar. Tek bir USB portu ile 127 tane çevre kullanılabilir.
Ekim 1996’dan beri, Windows işletim sistemi USB sürücüleri ya da belirli I/O aygıt tipleri ile çalışmak için dizayn edilmiş özel yazılımlar ile donatıldı. USB Windows98 işletim sisteminde tümleşiktir. Bugün birçok yeni bilgisayar ve çevre birimi USB ile donatılmış durumdadır. Günümüzde artık USB iyice yaygınlaşmış durumda. Yakın bir zamanda tamamiyle seri ve paralel portların yerini alacağı düşünülmektedir.

IEEE 1394
Saniyede 400 megabitlik veri transfer oranını destekleyen yeni ve hızlı bir yol standardıdır. 1394 teknolojisini destekleyen ürünler şirkete bağlı olarak farklı isimler altında toplanmışlardır. Apple bu teknolojiyi orijinal olarak geliştiren firmadır. Bu teknoloji için firewire ismini kullanmaktadır
Tek bir 1394 portu 63 tane dışsal aygıtı bağlayabilir. Çok hızlı ve esnek olmasına rağmen 1394 çok pahalıdır. USB gibi 1394’ün de tak ve çalıştır özelliği vardır. Ayrıca çevre birimlerine güç de sağlarlar. 1394 ve USB arasındaki ana fark 1394 standardının daha hızlı ve daha pahalı olmasıdır. Bu nedenlerden , video kamera gibi yüksek veri transfer hızı isteyen aygıtlar için kullanılması beklenir. Bununla birlikte USB birçok çevre birimini bağlamak için kullanılabilir.

4. ÖNBELLEK
Bugün PC'lerde kullanılan tüm donanımlar 15 yıl öncesine göre çok daha hızlı. Ama her bir donanım bileşeninin hızı eşit ölçüde artmadı. Örneğin işlemcilerdeki performans gelişimi, sabit disktekilerden kat kat daha fazladır. Hani bir PC'nin gücü en zayıf halkası kadardır derler ya, işlemci ve bellek çok hızlı olsa da yavaş kalan bir sabit disk ile bu performans artışını tam anlamı ile yaşamanız mümkün değildir. İşlemci boş boş oturup kendisine bilgi gelmesini bekler. Tabii bunu önlemek için bazı ara çözümler geliştirildi. Örneğin yakın zamanda kullanılan bilgileri sabit diskten önbellek (cache) adı verilen bir birime aktarılması, işlemcinin ihtiyaç duyduğunda sık kullanılan bilgileri bu önbellek alanından alması.İşte önbelleklemenin esası budur. Bir PC'de çeşitli bellek kademeleri vardır: birincil önbellek (L1 cache); ikincil önbellek (L2 cache); sistem belleği (RAM) ve sabit disk veya CD-ROM. Diyelim ki işlemci bir bilgiye ihtiyaç duyuyor. Önce gider, en hızlı bellek türü olan L1 önbelleğe bakar. Bilgi orada varsa gecikme olmaksızın bu bilgileri alır ve işler. L1 önbellekte yoksa L2'ye bakar ve buradaysa nispeten küçük bir gecikme ile bilgileri alır. Orada da yoksa önbelleğe göre daha yavaş kalan sistem belleğine, yine yoksa en yavaşları olan sabit diske veya CD-ROM vb. bilginin geldiği cihazlara bakar.
L1 önbellek en hızlısıdır ve günümüz PC'lerinde doğrudan işlemci üzerindeyer alır. Bu önbellek genelde küçüktür (genelde 64K'ya kadar; Pentium III, Pentium II ve Celeron işlemcilerde 32K; AMD K6-2 ve K6-3 işlemcilerde 64K). L2 önbellek biraz daha yavaş ama biraz daha büyük olabilir. Pentium II ve III'lerde boyutu 512K'dır ve işlemci ile işlemci hızının yarı hızında haberleşir. İlk Celeron'larda yoktur; günümüz Celeron'larında boyutu 128K'dır ve işlemciyle aynı hızda haberleşir. AMD K6-2'lerde işlemci üzerinde değil, anakart üzerindeki bir yuvada 2GB'a kadar L2 önbellek bulunabilir ve veriyolu hızında (66 veya 100 MHz) haberleşir. AMD K6-3'de 256K önbellek bulunur ve işlemci ile aynı hızda haberleşir. AMD K6-3 L1 ve L2 önbelleği üzerinde bulundurduğu, aynı zamanda kullanıldıkları anakartlarda da sistem veriyolu hızında çalışan bir önbellek daha bulunduğu için 3. seviye (L3) önbelleği literatüre sokmuştur.
i. L1 CACHE :Birincil ön bellektir. Eğer bir dosyanın okunması gerekiyorsa önce buraya bakılır.
ii. L2 CACHE :İkincil ön bellektir. Birincil ön bellekte bulamadığı zaman bakacağı ikinci yerdir.

--- RIMM ---
82850 MCH, 3.2 GB/s bellek bant genişliğini çift yoldan RAMBus bankaları için sağlar. Pentium 4 850 çipsetli anakartta 4 adet RIMM soketi (her banka için 2 soket) bulunur ve aşağıdaki bellek özellilerini destekler.
• Tek ve Çift taraflı RIMM kanfigürasyonu
• Her banka için maksimum 32 Direct RAMBUS
• 128 MB (minimum) veya 256 MB (minimum)'dan 2 GB (maksimum)'a kadar hafıza konfigürasyonları
• aaaaaa Presence Detect (SPD)'li konfigürasyon,seçenekli bellek işlemi için
• Suspend to RAM desteği
• ECC ve non-ECC desteği

RIMM MODÜLLERİ
Bütün RIMM modülleri soketleri dolduracak şekilde yerleştirilmelidir. Bankalardan bir boş kalmamalı her bankaya en az bir RIMM modülü takılmalıdır. Eğer yeterli RIMM modülü yoksa elimizde bankalarda ki boş kalan bitiş soketi kapatılmalıdır. Eğer RIMM modülleri buna göre yerleştirilmezse bilgisayar açılırken Power-On-Self-Test (POST) sinyal sesi duyulmayacaktır.
RDRAM Belleği Konfigürasyonu
RDRAM bellek modüleri yerleştirilirken;
• 4 RIMM soketi iki banka şeklinde gruplanmıştır.
- Bank 0 (Anakartta RIMM1 ve RIMM2 olarak etiketlenmiştir)
- Bank 1 (Anakartta RIMM3 ve RIMM4 olarak etiketlenmiştir)
• RDRAM'lar RIMM1'e ve ve RIMM2'ye yerleştiriliken aynı hızda, aynı boyutta ve frekanslarda olup olmadıklarından emin olunmalıdır. RDRAM'lar Bank 0'a ilk olarak yerleştirilmelidir. Örneğin PC 600 ve PC800 RDRAM'lardan birisinden iki adet 64 MB RIMM modülü kullanılmalıdır.
• Eğer istenilen bellek konfigürasyonu, Bank 0'a yerleştirilerek oluşturulursa, Bank 1 iki devamlı RIMM ile doldurulmalıdır.
• Eğer hafıza birimi Bank 1'e yerleştirilirse, RIMM3 ve RIMM4'de yerleştirilen RIMM modülleri her birinin hızları birbiriyle aynı olmalı, aralarında uyuşmazlık olmamalıdır. Bank 0'da boyut ve sıklık önemli değildir. Örneğin 64 MB ve 192 MB gibi iki ayrı RIMM modülü kullanılabilir.
• Eğer ECC fonksiyonlarının kullanılması gerekirse bütün geliştirilmiş RIMM modülleri, ECC uyumlu olmalıdır.
RDRAM Yoğunluğu: RIMM modülünün üzerindeki Dinamik RAM çipsetlerinin sayısı
RAMBUS Teknolojisi 4 DRAM'li RIMM Kapasitesi 6 DRAM'li RIMM Kapasitesi 8 DRAM'li RIMM Kapasitesi 12 DRAM'li RIMM Kapasitesi 16 DRAM'li RIMM Kapasitesi
128/144 MBit 64 MB 96 MB 128 MB 192 MB 256 MB
256/288 MBit 128 MB 192 MB 256 MB 384 MB 512 MB
Tablo 2.1: RAMBus teknolojisine göre RDRAM yoğunlukları ve kapasiteleri


5.IRQ ( Kesme )
IRQ( Interrupt Request ), kesme işlemidir. İşlemci aynı anda çok sayıda işi birden yapabilir ancak işini görmesi için ihtiyaç duyan bir aygıtın ona sinyal gönderebilmesi için özel bir hatta ihtiyacı vardır. İşte buna IRQ hattı adı verilir. Pc de 1 den 15 e kadar 16 tane irq hattı vardır.
IRQ0:istem saati.
IRQ1: Klavye
IRQ2:Programlanabilir IRQ (Modemler,COM3veCOM 4 portları)
IRQ 3: COM 2 portu (modemler, COM 4, ses ve ağ kartlan, teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartlar)
IRO 4: COM 1 portu (modemler, COM 4, ses ve ağ kartlan, teyp yedekleme birirnlerini hızlandıran kartlar)
IRQ 5: Ses kartı (LPT2, LPT3 - yani ikinci ve üçüncü paralel portlar - COM 3, COM 4, modemler, ağ kartlan, MPEG kartları, teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartlar)
IRQ 6: Disket sürücü denetleyicisi (teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartlar)
IRQ 7: LPT1, yani ilk paralel port (LPT2, COM 3, COM 4, modemler, ağ kartları, ses kartlan, teyp yedekleme birimlerini hızlandıran kartları
IRQ 8: Gerçek zamanlı saat.
IRQ 9: (Ağ kartları, ses kartları,SCSI kartları, PCI aygıtlar, yeniden yönlendirilen IRQ2 aygıfları)
IRQ 10: (Ağ kartları, ses kartları, SCSI kartları, PCI aygıtlar, ikinci ve dördüncü IDE kanalları)
IRQ 11: (Görüntü kartları, ağ kartları, ses kartları, SCSI kartları, PCI aygıtlar, üçüncü ve dördüncü IDE kanalları)
IRQ 12: PS/2 fare (Görüntü kartları, ağ kartları, ses kartları, SCSI kartları, PCI aygıtlar, üçüncü IDE kanalı)
IRQ 13: FPU, yani matematik işlemci.
IRQ 14: Birinci IDE kanalı (SCSI kartlar)
IRQ 15: İkinci IDE kanalı (Ağ ve SCSI kartlar)

6.DMA
Doğrudan bellek erişim (Direct Memory Access) kanalları sistem içinde çoğu aygıtın doğrudan bellek ile veri alış verişi için kullandığı yollardır. DMA kanalları normalde yonga setinin bir bölümünü oluşturur. Bir PC'de 8 DMA kanalı bulunur ve 0'dan 7'ye kadar numaralandırılır. DMA'lar genelde ses kartları, disket sürücüler, teyp yedekleme birimleri, yazıcı portu (LPT1), ağ ve SCSI kartları, ses özelliği olan modemler tarafından kullanılırlar.

7.BIOS
BIOS'un açılımı Temel Giriş Çıkış Sistemi'dir (Basic Input/Output System). PC'deki en temel seviye yazılımdır; donanım ile (özellikle de işlemci ve yongasetiyle) işletim sistemi arasında bir arayüz görevi görür. BIOS sistem donanıma erişimi ve üzerinde uygulamalarınızı çalıştırdığınız ileri düzey işletim sistemlerinin (Windows, Linux vs.) yaratılmasını sağlar. BIOS aynı amanda PC'nin donanım ayarlarını kontrol eder; PC'nin düğmesine bastığınızda boot etmesinden ve diğer sistem işlevlerinden sorumludur. BlOS da bir yazılımdır dedik; bu yazılım anakart üzerindeki BIOS yongası üzerinde tutulur. Eskiden BIOS bir ROM (Read Only Memory) idi. Yani sadece okunabiliyordu, üzerine yazılamıyordu. Daha sonra eklenen yeni donanımlara göre BlOS'ta güncelleme yapılmasının gerekmesi üzerine Flash BIOS adı verilen yazılabilir/güncellenebilir BIOS yongaları kullanılmaya başladı. Böylece kullanıcılar daha güncel bir BIOS sürümünü anakart üreticisinin Web sitesinden indirerek yükleyebilirler. BIOS hata sesleri ve anlamları:

1- Sürekli Ses Güç kaynağı arızası
2- Birçok kısa bip Anakart arızası
3- 1 uzun Bellek tazelenmesinde hata
4- 1 uzun 1 kısa Anakart veya BIOS çipi arızası
5- 1 uzun 2 kısa Ekran kartı arızası (Genellikle eski kartlardaki DIP switch kaynaklıdır)
6- 1 uzun 3 kısa Ekran kartı arızası
7- 2 uzun 1 kısa Ekran kartı arızası (RAMDAC kaynaklı (?) )
8- 2 kısa Bellek parity (eşlik) hatası
9- 3 kısa Belleğin ilk 64k’lık bölümünde hata
10- 4 kısa Timer hatası
11- 5 kısa İşlemci hatası
12- 6 kısa Klavye işlemcisi hatası
13- 7 kısa İşlemci hatası
14- 8 kısa Ekran kartı belleğinde okuma/yazma hatası
15- 9 kısa BIOS ROM hatası
16- 10 kısa CMOS okuma/yazma hatası
17- 11 kısa Tampon Bellek Hatası

8. CMOS
BIOS bir yazılımdır ve sadece okunabilir bellek üzerindedir. Sadece okunabilir olduğu için BIOS üzerinde yaptığımız değişikliklerin bir yere kaydedilmesi gerekiyor. BIOS’da ayarları değiştirdiğimizde bu ayarlar CMOS(Complementary ****l Oxide Semiconductor) denilen bir bellek çeşidine kaydedilir. Bilgilerin burada tutulması için bir pil ile CMOS sürekli beslenir ve kaydettiğimiz ayarların burada sürekli kalmasını sağlarız. Bilgisayarın seri numarasını, şifrelerini vs. hafızasında tutan birimdir. Bu birim de gücünü sistem pilinden alır. CMOS üzerinde bir tuş bulunur ve bu tuşa basıldığında bahsedilen bilgiler, özel ayarlar gibi herşey silinir.

9. Sistem Pili
Bilgisayarın saatinin, şifrelerinin vs. hafızada kalmasını sağlayan normal bir saat pilidir. En az her 3-4 yılda bir değiştirilmesi gerekir
---------------------
~Haksızlıklar Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır. (Hz.Muhammed (S.A.V))

~ HAK İSTEYENİN HAKKINI VERİN,BAŞ KALDIRANIN BAŞINI KESİN (II.ABDULHAMİT HAN) ~

https://i.hizliresim.com/Z9pQJz.png
sanur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
06/2013
Mesajlar:
24
Konular:
1
Teşekkür (Etti):
3
Teşekkür (Aldı):
2
Ticaret:
(0) %
30-06-2013 15:11
#2
faydalı bir çalışma emeğine sağlık...
fbozkan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
10/2009
Mesajlar:
42
Konular:
9
Teşekkür (Etti):
0
Teşekkür (Aldı):
0
Ticaret:
(0) %
02-07-2013 08:24
#3
tsk tsk v tsktsk v tsk tsk vtsk tsk tsktsk tsk tsk tsk

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler