İPUCU

Bilişim Hukuku Bilişim Hukuku

Seçenekler

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı S.S.S

14-08-2014 13:44
#1
Oğuz~#> - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forumdan Uzaklaştırıldı
Üyelik tarihi:
07/2009
Nereden:
Bursa
Yaş:
22
Mesajlar:
4.793
Teşekkür (Etti):
1877
Teşekkür (Aldı):
2497
Konular:
1495
SIKÇA SORULAN SORULAR

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ne zaman faaliyete geçmiştir
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, 23 Temmuz 2006 tarihinden itibaren ilgili mevzuatın öngördüğü şekilde telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespit edilmesi, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınması işlemlerini tek merkezden yürütmeye başlamıştır.

Başkanlığınızın kurulmasına dayanak teşkil eden temel mevzuat nedir?
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Haberleşme Hürriyeti Başlıklı 22. maddesi “(Değişik: 3.10.2001-4709/7 md.) Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden kalkar. İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.” Hükmünü amirdir.
Bu Anayasal düzenleme doğrultusunda 23.07.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2559, 2803 ve 2937 sayılı Kanunlarda değişiklik yapan 5397 sayılı Kanun ile (2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun Ek 7 nci maddesi) Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı kurulmuştur.

Başkanlığımız görev alanına giren hususlarda herkes bilgi talebinde bulunabilir mi?
Adli amaçlı olarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında yetkili Cumhuriyet savcılıkları veya mahkemeler, suçun önlenmesine yönelik veya istihbari amaçlı olarak ise, ilgili kurumların kendi kanunlarında belirtilen yetkilendirilmiş merciler Başkanlığımızdan talepte bulunabilmektedirler.
Bu itibarla yukarıda sayılan merciler ve kurumlar dışında doğrudan vatandaşların Başkanlığımıza başvuru hakkı bulunmamaktadır.

Başkanlığınızın görevleri nelerdir?
Başkanlığın görevleri şunlardır:
a) 2559 sayılı Kanunun ek 7 nci maddesi, 2803 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi ve 2937 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespiti, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınmasına yönelik iş ve işlemleri tek bir merkezden yürütmek,
b) 5271 sayılı Kanunun 135 inci maddesi kapsamında yapılacak iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine yönelik iş ve işlemleri tek bir merkezden yürütmek,
c) (a) ve (b) bentler kapsamındaki taleplerin ilgili mevzuata uygun olup olmadığını incelemek ve gerektiğinde yetkili mercilere başvuruda bulunmak,
d) (a) ve (b) bentleri uyarınca gerçekleştirilen işlemler sonucunda elde edilen verileri ve bilgileri ilgisine göre Millî İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığına, Emniyet Genel Müdürlüğüne ve Jandarma Genel Komutanlığına, talep etmeleri halinde mahkemeye ve Cumhuriyet Başsavcılıklarına iletmek,
e)Yönetmelik çerçevesinde yapılacak tespit, dinleme, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınması faaliyetlerini olanaklı kılacak her türlü teknik alt yapının, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu hizmeti veren kuruluşlar ve işletmeciler tarafından kurulmasını sağlamak, sağlatmak, gerekli alt yapıyı kurmayan işletmecilerin cezalandırılması yönünde girişimde bulunmak,
f) Yönetmeliğin 11 inci maddenin üçüncü fıkrası, 12 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası saklı kalmak kaydıyla, Başkanlık faaliyetleriyle ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşları ile kamu hizmeti veren kuruluşlar ile işletmecilerden gelen her türlü bilgi, belge ve kayıtların bilgi güvenliği kriterlerine uygun olarak arşivlenmesini sağlamak,
g) Görev alanına giren konularla ilgili mevzuatta ulusal ve uluslararası alanda meydana gelen gelişmeleri takip etmek,
h) Başkanlık faaliyetleri için yurt içinden ve yurt dışından teminine ihtiyaç duyulan her türlü malzeme, sistem, yazılım ve donanımı belirleyerek Kurum Başkanına bildirmek,
i)
Başkanlık faaliyetleriyle ilgili olarak talep ettiğinde derhal Başbakana bilgi vermek,
j) Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek.

Başkanlığınız görev ve yetki alanına ilişkin temel mevzuat nedir?
Başkanlığımız görev alanını doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendiren birçok ulusal ve uluslararası düzenleme olmakla beraber, genel olarak;
23 Temmuz 2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2559, 2803 ve 2937 sayılı Kanunlarda değişiklik yapan 5397 sayılı Kanun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 2813 sayılı Telsiz Kanunu, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Kanunu, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat Görev ve Yetkileri Kanunu, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunu, Başbakanlık tarafından çıkarılan ve 10 Kasım 2005 tarihli ve 25989 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Tespiti, Dinlenmesi, Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesi ve Kayda Alınmasına Dair Usul ve Esaslar ile Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Yönetmelik” ile Adalet Bakanlığınca çıkarılan ve 14 Şubat 2007tarihli 26434 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik” te ayrıntılı düzenlemeler yer almıştır.

İletişimin tespiti ne demektir?
İletişimin tespiti; iletişimin içeriğine müdahale etmeden, iletişim araçlarının diğer iletişim araçlarıyla kurduğu iletişime ilişkin arama, aranma, yer bilgisi ve kimlik bilgilerinin tespit edilmesine yönelik işlemlerdir. İletişimin tespiti kavramı uygulamada HTS (Historical traffic Search) geçmişe yönelik olarak telefon trafiğinin araştırılması olarak adlandırılmakta ve dinleme işleminin aksine geçmişe yönelik telefon kayıtları bilgilerini içermektedir.

İletişimin dinlenmesi ve kayda alınması ne demektir?
İletişimin dinlenmesi ve kayda alınması; Telekomünikasyon yoluyla gerçekleştirilmekte olan konuşmalar ile diğer her türlü iletişimin uygun teknik araçlarla dinlenmesi ve kayda alınmasına yönelik işlemleri ifade etmektedir.

İletişimin tespit edilmesi, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda
alınması işlemlerini yapmaya Başkanlığınızdan başka yetkili kurum var mıdır?

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, 23 Temmuz 2006 tarihinden itibaren ilgili mevzuatın öngördüğü şekilde telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespit edilmesi, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınması işlemlerini tek merkezden yürütmeye başlamış olup, söz konusu işlemleri yapma yetkisini haiz Başkanlık dışında başka bir kurum bulunmamaktadır.

Başkanlığınızın taşra teşkilatı bulunmakta mıdır?
5397 sayılı Kanun ile kurulan Başkanlık, Telekomünikasyon Kurumu bünyesinde doğrudan Kurum Başkanına bağlı olarak görevlerini tek merkezden yürütmektedir. Bu itibarla hâlihazırda Başkanlığa bağlı herhangi bir taşra teşkilatı bulunmamaktadır. Bu nedenle de Başkanlığın görev alanına giren bütün yazışmaların (Telekomünikasyon Başkanlığı Cevizlidere caddesi No:11 Yukarı Öveçler Mahallesi Balgat/Ankara) adresine yapılması gerekmektedir.
Bu husus, özellikle adli işlemler için Başkanlığa yönelik yazışmalarda sık sık gereksiz mükerrer yazışmalara sebep olan bir durumdur. Telekomünikasyon Kurumuna bağlı toplam 7 adet (Ankara, İstanbul, İzmir, Samsun, Mersin, Diyarbakır ve Erzurum) bölge müdürlüğü bulunmakta olup, mezkûr Bölge Müdürlüklerinin Başkanlığın görev kapsamına giren hususlara ilişkin herhangi bir yetkilendirilmesi söz konusu değildir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında adli amaçlı olarak gönderilen
bilgiler Başkanlığınızca nasıl elde edilmektedir?

Başkanlığımızca, adli amaçlı olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında verilen bütün bilgiler ilgili işletmeciler tarafından işlem tarihinde Başkanlığa gönderilen veriler esas alınarak hazırlanmaktadır.

Telefonumdan şahsıma yönelik taciz edici mesajlar çekilmekte ya da tanımadığım
kişilerce aranıp rahatsız edilmekteyim. Ne yapmam gerekir?

Yukarıda izah edildiği üzere vatandaşların doğrudan telefon kayıtlarını isteme hususunda Başkanlığa müracaat hakkı bulunmamaktadır. Bu tür durumlarda, en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak şikâyet dilekçesi vermeniz gerekmektedir.

Başkanlığınızca dinleme yapılmakta mıdır?
Başkanlık, ülkemizin birlik ve bütünlüğünü, huzur ve güvenini sağlamak amacıyla adli, istihbari ve önleyici amaçlı ilgili mevzuat hükümleri gereğince istihbarat kurumları ve kolluk tarafından yapılan faaliyetlerinden telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi çalışmalarının, hâkim kararları çerçevesinde yapılmasını temin eden ve bunu denetleyen bir birimdir. Kısaca Başkanlık bir dinleme ya da istihbarat kurumu olmadığından Başkanlıkta herhangi bir dinleme yapılmamaktadır.

Başkanlığınız bilgisi dışında telefonların dinlenmesi halinde bunun yaptırımı var mıdır?
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Haberleşme Hürriyeti Başlıklı 22. maddesi “(Değişik: 3.10.2001-4709/7 md.) Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden kalkar. İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.” Hükmünü amirdir.
Bu itibarla, 5397 sayılı Kanun ile 2559, 2803 ve 2937 sayılı Kanunlarda yapılan değişikliklerle her üç Kanuna da eklenen “Bu maddede belirlenen usul ve esaslara aykırı dinlemeler hukuken geçerli sayılmaz ve bu şekilde dinleme yapanlar hakkında 26.09.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.” hükmü uyarınca, anılan yasa maddelerinde belirtilen usul ve esaslara uyulmadan yapılan dinlemeler mahkemelerce geçerli bir delil sayılmayacak ve bu usul ve esaslara aykırı dinleme yapan görevliler hakkında yasal işlem yapılacaktır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Özel Hayat ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar” başlıklı 9 uncu bölümündeki 132 ve 138 inci maddelerinde, kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden ve kişiler arasındaki haberleşmenin içeriğini hukuka aykırı olarak diğer tarafın rızası olmaksızın alenen ifşa edenler hakkında yaptırımlar düzenlenmiş, ayrıca bu suçların kamu görevlisi tarafından ve görevin verdiği yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işlenmesi halinde verilecek cezanın yarı oranında arttırılacağı belirtilerek 6 aydan başlayan hapis ve adli para cezaları ile cezalandırılacakları hükme bağlanmıştır.

Yasadışı dinleme durumundaki cezaları ayrıntılı olarak açıklayabilir misiniz?
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Özel Hayat ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar” başlıklı 9 uncu bölümündeki 132 ile 138 inci maddeleri;
Haberleşmenin gizliliğini ihlâl
MADDE 132. - (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlâl eden kimse, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlâli haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın alenen ifşa eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Kişiler arasındaki haberleşmelerin içeriğinin basın ve yayın yolu ile yayınlanması hâlinde, ceza yarı oranında artırılır.
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
MADDE 133. - (1) Kişiler arasındaki alenî olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerden biri işlenerek elde edildiği bilinen bilgilerden yarar sağlayan veya bunları başkalarına veren veya diğer kişilerin bilgi edinmelerini temin eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu konuşmaların basın ve yayın yoluyla yayınlanması hâlinde de, aynı cezaya hükmolunur.
Özel hayatın gizliliğini ihlâl
MADDE 134. - (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlâl eden kimse, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlâl edilmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(2) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, ceza yarı oranında artırılır.
Kişisel verilerin kaydedilmesi
MADDE 135. - (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kişilerin siyasî, felsefî veya dinî görüşlerine, ırkî kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
MADDE 136. - (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Nitelikli hâller
MADDE 137. - (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların;
a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,
b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
İşlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Verileri yok etmeme
MADDE 138. - (1) Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlara görevlerini yerine getirmediklerinde altı aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Hükmünü amirdir.

Başkanlığınızın bilgisi dışında telefonumun dinlenmesi durumunda bunun tespiti
mümkün müdür? Böyle bir tespit durumunda ne yapılmaktadır?

Başkanlığımız, gerek ihbar yolu ile gerekse kendiliğinden herhangi bir kanuna aykırı dinlemeyi ya da görev alanlarına giren diğer hususları (iletişimin tespiti, kayda alınması gibi) tespit etmesi durumunda, Cumhuriyet savcılığına ivedi olarak suç duyurusunda bulunmaktadır. Bu itibarla şu ana kadar Cumhuriyet savcılıklarına muhtelif suç duyurularında bulunulmuştur.
Diğer taraftan Başkanlık sistemine yasadışı yapılacak herhangi bir müdahaleyi dijital ortamda anında tespit edecek altyapımız mevcuttur.

Başkanlığınızdan müvekkilime ait telefon kayıtlarını alabilir miyim?
Başkanlıktan bilgi talebinde bulunacak olanlar ilgili kanunlarda açıkça belirtilmiş olup, yetkilendirilen kişi ve merciler arasında avukatlar bulunmamaktadır. Ancak açılan bir davada, kanunda sayılan şartların bulunması halinde soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısından ya da kovuşturma aşamasında mahkemeden talepte bulunma hakkınız bulunmaktadır.

Telefon dinlemelerinde Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Emniyet Genel
Müdürlüğü ya da Jandarma Genel Komutanlığının talebi yeterli midir?

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Haberleşme Hürriyeti Başlıklı 22. maddesi “(Değişik: 3.10.2001-4709/7 md.) Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden kalkar. İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.” Hükmünü amirdir.
Bu çerçevede 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Kanunu, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat Görev ve Yetkileri Kanunu ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda iletişimin dinlenmesine ilişkin ayrıntılı düzenlemeler bulunmaktadır.

Anılan yasalar uyarınca, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ya da Jandarma Genel Komutanlığı ve adli makamlar tarafından talep edilen, ister istihbarat amaçlı, ister adli amaçlı dinlemelerin mutlaka bir hâkim kararına dayanması gerekmektir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bile 24 saat içinde hâkim onayı alınmak şartı vardır. Kısaca yürürlükteki mevzuata göre dinleme yapılabilmesi ve yapılan dinleme sonucunda temin edilen bir delilin mahkemece hükme gerekçe yapılabilmesi için hâkim kararı şarttır.

Başkanlığınıza yapılan iletişimin tespitine ilişkin başvurular hangi nedenlerle iade
edilir?

Başkanlığımıza yapılan başvurular iki temel nedenle iade edilir:
****onu Olarak;
İletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine dair işlemler haricinde, bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturma ile herhangi bir yargılama kapsamında Cumhuriyet Başsavcılıkları veya mahkemeler tarafından talep edilen sadece;
- Abone ismi, abone adresi, kimlik bilgisi (Abone sözleşmesi ve buna dair bilgiler),
- Telefon numarası, Ip numarası, E-mail bilgisi, sim kart bilgisi ve eşleştirmesi, pin-puk numarası,
- İmei/numara sorgusu ve eşleştirmesi (imei –telefon numarasından kullanıcıların numarası, kullanım tarihi, kimlik ve adres bilgisi araştırması),
- İmsi bilgisi, kontör kartları bilgisi ve eşleştirilmesi, roaming bilgisi, telefonun açık olup olmadığı bilgisi, fatura bilgisi, ithal vb olup olmadığı bilgisi
talepleri, ilgili işletmeciler tarafından bizzat yerine getirileceğinden dolayı doğrudan işletmecilerden istenmelidir.
B.Şekil Olarak;
Başkanlığımızın görev alanına giren diğer tüm tespit taleplerinde, soruşturma numarasının, kovuşturma aşamasında ise mahkeme esas numarasının belirtilmesi, yetkili imzaların (kaşe-mühür vb) eksik olmaması, tespit taleplerinin tarih aralıklarının ve diğer unsurlarının açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

İcra Müdürlükleri ve Teftiş Kurulları Başkanlıkları gibi mercilerin Başkanlığınız görev
alanını ilgilendiren hususlarda doğrudan talepte bulunma hakları var mıdır?
Başkanlığımızdan ancak adli amaçlı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında yetkilendirilmiş Cumhuriyet savcılıkları veya mahkeme başkanlıkları, suçun önlenmesine yönelik veya istihbari amaçlı ise, ilgili kurumların kendi kanunlarında belirtilen yetkilendirilmiş kişiler talepte bulunabilmektedirler.
Bu itibarla Kanunda sayılan kurum ve kişiler dışında sorunuzda zikredilen birimlerin Başkanlığımıza doğrudan başvuru hakkı bulunmamaktadır.

Başkanlığınıza gönderilen evrakları elden teslim alıp ilgili Cumhuriyet savcılığına
verebilir miyiz?

Başkanlığımıza mahkemelerden, Cumhuriyet savcılıklarından ve kolluktan iletişimin tespitine dair her gün yüzlerce evrak gelmekte ve bu evraklar sıraya sokularak en kısa sürede karşılanmaktadır. Gereği yapılan bir evrakın gizlilik prosedürleri mucibince elden verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Ancak çok ivedi durumlarda, açık bir hâkim ya da Cumhuriyet savcısının talimatı varsa, talimatta ismi yazılı yetkili kolluk personeline elden evrak verilebilmektedir.

Başkanlığınıza gönderilecek evraklar ne şekilde gönderilmelidir?
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca adli amaçlı olarak Başkanlığımıza gönderilecek evraklar için posta usulüne dair herhangi bir sınırlama bulunmamakla beraber, zaman kaybının önlenmesi ve evrakın kaybolma ihtimaline binaen kayıtlı postayla (APS veya iade taahhütlü posta) ile gönderilmesi tavsiye edilmektedir.

Başkanlığınızca gönderilen evrakların güvenliği nasıl sağlanmaktadır?

Başkanlığımızca gönderen evraklar muhakkak kayıtlı olarak ve zaman kaybını önlemek için APS olarak gönderilmektedir. Ayrıca evrakların güvenliği açısından gizlilik prosedürüne tam olarak riayet edilmektedir.

GSM telefon cihazımı kaybettim/çaldırdım. Ne yapmalıyım?
5392 sayılı Kanunun 25c maddesinde, “elektronik kimlik bilgisini haiz cihazı çalınan, yağmalanan, cihazını kaybeden veya her ne suretle olursa olsun rızası dışında elinden çıkan kişiler öncelikle cihazının elektronik haberleşme bağlantısının kesilmesi için Telekomünikasyon Kurumu Bilgi ve İhbar Merkezi’ne başvurur.” hükmü ile Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazlara Dair Yönetmeliğin 11 nci maddesinin birinci fıkrasında “Cihazları beyaz listede yer alan kullanıcılar; çalınma, yağmalanma, kaybolma veya her ne suretle olursa olsun rızası dışında elden çıkma durumlarında cihazlarının elektronik haberleşme şebekesinden hizmet almasını engellemek için telefon yolu ile ihbarda bulunur” hükümleri yer almaktadır.
Söz konusu hükümler uyarınca Telekomünikasyon Kurumu Bilgi ve İhbar Merkezini telefon ile aramanız halinde cihazınızın haberleşme şebekesinden hizmet alması engellenecektir.

Telekomünikasyon Kurumu Bilgi ve İhbar Merkezi?ne nasıl ulaşırım?
Telekomünikasyon Kurumu Bilgi ve İhbar Merkezi’ne 444 9 777 - 0312 232 23 23 numaralı telefonu aramak sureti ile ulaşabilirsiniz. Merkez 7 gün 24 saat esasına göre çalışmaktadır.

Kayıp/çalıntı ihbarı nasıl gerçekleşir?
Kayıp/çalıntı ihbarının gerçekleşmesi için hat sahibi olan kişinin telefon ile ihbarda bulunması gerekmektedir. İhbar sırasında kişinin vermiş olduğu bilgiler doğrulanmak üzere ilgili GSM İşletmecisine iletilir. Kişinin verdiği bilgilerin doğrulanması halinde cihazın haberleşmeye kapatılması işlemi gerçekleşir.

İhbarın onaylandığını nasıl anlarım?
İhbarda bulunduktan sonra, cihazın IMEI numarası “mcks.tk.gov.tr” adresinden sorgulandığında “çalıntı ihbarı yapılmış cihaz” ibaresi görünmektedir. İhbar doğrulandıktan sonra yapılan sorgulamada söz konusu ifade “çalıntı cihaz” ibaresine dönüşmektedir.
İhbarı doğrulanmayan kişilere kısa mesaj (SMS) gönderilmesi sureti ile bilgi verilmektedir.
Ayrıca, Telekomünikasyon Kurumu Bilgi ve İhbar Merkezini arayarak ihbar sonucunu öğrenmeniz mümkündür.

Kayıp/çalıntı cihazımın bulunmasını istiyorum. Ne yapmalıyım?
Telekomünikasyon Kurumu Bilgi Teknolojileri ve Koordinasyon Dairesi Başkanlığı; cihazı çalınan, yağmalanan, her ne suretle olursa olsun rızası dışında elinden çıkan veya cihazını kaybeden kişilerin başvurusu üzerine cihazın elektronik haberleşme bağlantısının kesilmesine veya açılmasına yetkili kılınmıştır.
Kurumumun çalınan, gasp edilen veya kaybedilen telefonları bulmak ve ilgili kişiye teslim etmek gibi görevleri bulunmamaktadır.
Kayıp/çalıntı cihazların bulunması, takip edilmesi ve bulunarak teslim edilmesi konularında gelen taleplere ilişkin olarak Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından bütün Cumhuriyet Başsavcılıklarına gönderilen yazıya ulaşmak için tıklayınız.


Satış yaptığım dükkânımdan kullanılmamış cihazlarımı çaldılar. Çalan kişilerin satmasını ya da kullanmasını engellemek için ne yapmalıyım?
Kullanılmamış (sıfır) cihazların ihbarı evrak yolu ile Telekomünikasyon Kurumuna yapılmaktadır. İhbarda bulunabilmek için firma yetkilisinin kimlik bilgileri, firmanın vergi numarası, çalınan cihazlara ait fatura nüshaları, kolluk kuvveti tutanağı belgelerinin bir dilekçe ekinde sunulması gerekmektedir.
Sisteme girilen ihbar neticesinde cihazların bloke işlemi gerçekleşecek ve IMEI numarası sorgulamalarında “çalıntı cihaz” ibaresi görüleceği için söz konusu cihazların satılması ve kullanılması engellenmiş olacaktır.

Kayıp/çalıntı ihbarında bulunduğum cihazımı buldum. Tekrar haberleşmeye açılmasını nasıl sağlarım?
İhbarınızı ancak ihbarda bulunduğunuz yöntem ile iptal edebilirsiniz. Örneğin, savcılık talimatı ile haberleşmeye kapatılmış olan cihaz savcılık talimatı olmaksızın açılamaz. Telefon ile alınmış bir ihbar sonucu kapatılan cihaz; ihbarda bulunan kişinin araması ve kimlik bilgilerinin doğrulanması halinde haberleşmeye açılmaktadır.

Baska sorularınız Bu Konunun altından cevaplanacaktır .. Soruları yorum olarak iletiniz ..
Turkhackteam.Net - Corsixx
'Black-Life, cor-vo Teşekkür etti.


Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı