İPUCU

Donanım Bilgisayar Donanımı İle İlgili Yardımlaşma Bölümümüz ...

Seçenekler

DarkHardware @ Advanced Overclocking Championship 2008 (İnceleme)

sSTRESs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
09/2008
Mesajlar:
173
Konular:
86
Teşekkür (Etti):
2
Teşekkür (Aldı):
5
Ticaret:
(0) %
02-10-2008 22:42
#1
DarkHardware @ Advanced Overclocking Championship 2008 (İnceleme)
Overclock kavramını oldukça aşırı uçlara taşıyan "Extreme Overclocking" kavramı, son bir iki yıldır oldukça ön plana çıkmaya başladı. Daha önce web sitelerinin mesaj panolarından dışarı çıkmayan bu etkinlik, son yıllarda firmaların da desteğiyle kendine daha geniş erişimli mecralarda da yer buldu. Bu alanda yaşanan en son gelişmeyse overclock yarışmaları. Overclock konusunun çektiği ilgiyi ve getirdiği kazancı farkeden firmaların sponsorluk desteğiyle overclock artık tanım yerindeyse "meydanlara" döküldü ve oluşturulan takımlar, geniş katılımlı yarışmalarla bir araya gelmeye ve yarışmaya başladı.

Bu bahsettiğimiz yarışmalardan birisi de Advanced Overclocking Championship. Kısaca AOCC olarak geçen bu yarışma, uzakdoğu merkezli bir yayın olan VR-Zone sitesi tarafından hayata geçirilmiş bir konsept. İlk kez bu yıl gerçekleşen yarışma, geçtiğimiz günlerde Hong Kong'da yapıldı. DarkHardware olarak, yarışmanın sponsorlarından ASUS'un davetiyle bu etkinliği yerinde izledik ve Türkiye'yi temsil edecek olan Hardware Arena takımının yanında olduk.
Yarışmanın detaylarına geçmeden önce, kısa bir Hong Kong turu yapalım isterseniz?
Hong Kong'da Yaşam ve Alışveriş
AOCC 2008, aslında Temmuz ayının ilk günlerinde Singapur'da gerçekleştirilmesi planan bir etkinlikti. Gelgelelim, Singapur'da yarışmanın yapılacağı mekanın, yarışmada kullanılacak olan sıvı azota izin vermemesi, yarışmanın ertelenmesine ve yer olarak da Hong Kong'un seçilmesine neden oldu. Ana etkinlikleri 28-29 Temmuz tarihinde gerçekleşecek yarışma için, 26 Temmuz günü yola koyulduk. AOCC'ye Türkiye'den giden kafileyi yarışmacılar Ahmet Taruz ve Koray Kuşcu (Hardware Arena), online basını temsilen Özkan Erden (PC Labs) ve bendeniz oluşturuyorduk.

En muhteşem Hong Kong fotoğrafları gece çekiliyor
Hong Kong, Çin'in güney-güneydoğu kenarında yer alan bir ülke-şehir. Oldukça uzun ve yorucu bir yolculukla ulaştığımız Hong Kong'da bizi alıştığımız değerlerin oldukça üstünde sıcak bir hava karşıladı, üstelik doğuya doğru gerçekleşen toplam 12 saatlik uçuş vücut saatlerimizi de alt üst etmişti. Kısa bir dinlenme arasından sonra ev sahibi firmaların düzenlediği akşam yemeğine ve şehir gezisine katıldık. İlk durağımız yerel deniz ürünleri sunan bir restorandı. Restoran girişindeki, içinde daha önce hiç görmediğimiz çeşitlerde canlı balık ve kabuklulukların yer aldığı akvaryumlar fazlasıyla ilgimizi çekti ve bol miktarda fotoğraf çektik.

Deniz ürünlerini canlı canlı muhafaza etmek, lokanta ve marketlerde sık rastladığımız bir uygulama.
Maalesef yemek kısmıysa aynı derece heyecan verici ve keyifli değildi. Hong Kong ve Çin adetlerine göre pişirilmiş deniz ürünlerini, maalesef biz Türklerin damak tadına çok ama çok yabancı bulduk. Gerek kullanılan farklı yağ ve soslar, gerekse bizim için garip pişirme ve yeme adetleri (örneğin, karidesi bütün olarak yumurtaya bulayıp kızartıyorlar ve ayıklamadan, kabuğuyla, kelimenin tam anlamıyla çatır çatır yiyorlar!) Hong Kong'da karnımızı doyurmakta zorlanacağımızın ilk işaretleriydi. Gerçekten de böyle oldu ve konaklamamız boyunca tüm öğünlerimizi McDonalds'dan yemek zorunda kaldık, adeta kahramanın 30 gün boyunca McDonalds'dan beslendiği "Super Size Me" filminin kişisel birer tekrarını çektik.

Özellikle iş çıkışı zamanında sokakta satılan yiyecekler artıyor. Görüntü cazip olsa da, koku bizler
için dayanılmayacak derece ağır ve itici.
Yarışmanın ilk günü olan 28 Temmuz, şehri tanımamız için de güzel bir fırsattı. Yarışma süreci içinde yakaladığımız ilk fırsatta kendimizi sokağa attık ve şehri tanımaya çalıştık. Sokağa çıktığımızda bizi sıcak ve kalabalık karşıladı. Caddelerin ortasına kadar uzanan tabelaları, devasa reklam panoları, en eskisi bile fazlasıyla yüksek binaları ve hiç durmayan insan akışıyla Hong Kong, bana biraz Blade Runner filmini, ama daha çok William Gibson'ın cyberpunk romanlarını anımsattı. Binaların yüksekliği kadar ilginç olan bir diğer detaysa tüm binaların bakımsız ve pis oluşuydu. Hani bizim yanyana dizilen gecekondular, burada üst üste yığılmış ve birer apartman haline gelmişti sanki. Şehirin anakaradaki bölümü, ada halindeki asıl Hong Kong'a göre çok daha eski, fakir ve bakımsız. Güney bölümü oluşturan Hong Kong adasını İstanbul'un Etiler-Levent civarı gibi kabul ederseniz, anakaradaki Kowloon bölümünü İstanbul'un varoşları gibi görebilirsiniz.

Caddenin ortasına kadar uzanan tabelalardan gökyüzünü göremediğiniz oluyor
Hong Kong gerçekten ilginç bir ülke. Dışarısının oldukça yüksek sıcağına karşın tüm kapalı mekanlar klima ile soğutuluyor ve klimaların ayarı da oldukça düşük düzeyde tutulmakta. Bizimki gibi daha ılıman iklimlerden gelen ziyaretçiler için, sokakta pişmek yerine alışveriş merkezlerinde soğuktan titremek daha cazip geliyor. Tüm taksilerde klima var ve klima içeride müşteri olmasa da hep çalışıyor, bizde olduğu gibi müşteri binince lütfen klima çalıştırmak söz konusu değil.
Şehir genel olarak oldukça karışık ve adres bulmak çok zor. İngilizce bilen insan çok, ama telafuzları hayli farklı ve karşılıklı olarak İngilizce konuşsanız bile anlaşamayabiliyorsunuz. Gideceğiniz yeri harita üzerinde işaretleyerek taksi sürücüsüne göstermeniz tavsiye edilir, aksi halde gideceğiniz yere varmanız biraz güç.
Alışveriş ve Fiyatlar

Hong Kong'u yıllarca "bir elektronik ve alışveriş cenneti" olarak bellemiştik. Dolayısıyla, yakaladığımız ilk boş zamanda doğrudan çarşı pazarın yolunu tuttuk. İlk durağımız, yerel bir elektronik mağazası zinciri olan Broadway'ın şubesiydi. Mağaza ürün çeşitliliği bakımından zengindi doğrusu, ama etiketleri yakından incelemeye ve Hong Kong doları olarak belirtilen fiyatları bizim alıştığımız Amerikan dolarına çevirmeye başladığımızda, tüm fiyatların oldukça yüksek olduklarını farkettik. Yüksek fiyatları bu mağazanın bir özelliği olarak yorumlayıp, haritada da şehrin elektronik merkezi olarak gösterilen muhitteki diğer sokaklara ve mağazalara geçtiğimizde fiyatların çok da değişmediğini gördük. Cep telefonu, fotoğraf makinesi, kamera gibi cihazlarda fiyatlar Türkiye'den az miktarda düşük olsa da, örneğin bir Amazon.com fiyatlarından çok büyük ölçüde yüksekti. Gördüğümüz ürünleri ABD'den getirtebilme şansımız olduğundan olsa gerek, kısa sürede tüm alışveriş hevesimiz kaçtı.

Türkiye gibi, Hong Kong'da da en yaygın elektronik araç cep telefonu ve sadece telefon satan dükkanlarla dolu büyük çarşılar var.
Sağdaysa, Apple iPhone isteyip de parası çıkışmayanlara ekonomik bir çözüm: Hi Phone!
Tüm sokakları, tüm semtleri dolaştığımız söylenemez, ama gezip gördüğümüz kadarıyla şunları söyleyebiliriz: Elektronik mağazalarında ürünlerin büyük çoğunluğunu cep telefonları oluşturuyor. Fotoğraf makineleri ve video kameralar ikinci sırada, elektrikli traş makineleri de şaşılacak kadar ön planda tutulan bir ürün grubu. Bunlar dışındaki ürün kalemlerine daha az rastlanıyor. Satıcılar, sattıkları ürünler konusunda bilgili ama bilgileri o ürünle sınırlı. Örneğin, satıcı elektrikli bir traş makinesinin tüm özelliklerini anlatıyor ama o makinenin bir aksesuarını ya da yedek bıçaklarını satın almak istediğinizde anlamsız bir ifadeyle yüzünüze bakakalıyor. Çok özel bir cihaz ya da bu cihazın parçasını vs. arıyorsanız bulma şansınız çok çok düşük.
Büyük mağazalarda tüm ürünlerin fiyatları etiketlerle belirlenmiş ve bütün mağazalarda fiyatlar hemen hemen aynı. Büyük mağazalarda pazarlık şansı düşük, göstermelik ufak indirimler yapıyorlar ama ciddi bir indirim söz konusu değil. İndirim yapmaktansa, satın aldığınız ürünün yanında bir şeyler daha vermeyi tercih ediyorlar. Örneğin bir fotoğraf makinesi aldığınızda, yanında ücretsiz bir bellek kartı ya da çanta da verilmesini isterseniz kabul etmeleri daha olası. Küçük dükkanlardaysa fiyat etiketi yok, fiyat daha çok tutturabildiğine belirleniyor. Bu dükkanlarda pazarlık şansı çok daha yüksek ama satın alacağınız ürünün arızalı, kullanılmış ya da sahte olması olasılığı da dükkanın küçüklüğüne ve fiyatın düşüklüğüne göre artıyor.

Golden Computer Center içinden bir manzara. Saat 11:00'e yakın olmasına
rağmen dükkanlar yeni yeni açılıyorlar.


Anakart ve ekran kartları birinci sıradaki ürünler, diğer bileşenler daha sonra geliyor
Bilgisayar ve bilgisayar parçaları satan yerler, elektronik eşya satıcıları kadar yaygın değil. Şehrin en iyi bilinen bilgisayar pazarlarından biri olarak gösterilen Golden Computer Center'e girdiğimizde, kendimizi bizim Yazıcıoğlu işhanının bir benzerinde bulduk. Oldukça ufak dükkanlar, tıka basa anakart, ekran kartı ve benzer parçalarla doluydu. ASUS ve Gigabyte'ın çok yaygın olarak satıldığını gördük. Ekran kartlarındaysa Sapphire yanında Eagle gibi ufak markalar da yaygındı. Anakart, ekran kartı ve diğer tüm kalemlerde en yaygın olan markaysa, yerel bir marka olan Magic Pro idi. Vitrinleri incelediğimizde, fiyat olarak ülkemize göre çok büyük farklar göremedik ama ürünlerin piyasaya çıkması konusunda Hong Kong avantajlıydı. Örneğin, resmi duyurusu 29 Temmuz'da yapılan GeForce 9800GT, orada çoktan satışa sunulmuştu. Hatta Intel'in beklenen işlemcisi Core 2 Duo E8200 ve E8600 bile satıştaydı.

Merak edenler için,Hong Kong'dan çeşitli bilgisayar ve elektronik fiyatları
(Fiyatlar ABD dolarına çevrilmiştir)
Elektronik mağazalarında direkt ABD dolarıyla ödeme yapabiliyorsunuz ve kur hesabı yaparken sizi zarara uğratmıyorlar. Diğer dükkanlar ve taksi vs. içinse yerel Hong Kong dolarını kullanmak zorundasınız.Ülkeden çıkmadan önce cebinizdeki tüm Hong Kong dolarlarını harcamaya ya da ABD dolarına çevirmeye dikkat edin, çünkü Hong Kong dolarını başka yerde kullanabilme ya da başka paraya çevirebilme şansınız yok.
Hong Kong, tanıdığımız kadarıyla böyle... Umuyoruz bu kısa gezi yazısı, size ilginç gelmiştir. Sözü daha fazla uzatmadan konumuza dönelim ve AOCC 2008'den izlenimlerimizi aktarmayı sürdürelim.
--------------------- Siz Anlatın; Ben DinlerimM...!!!
Ve Kurgular Biriktirir Tasviri Resmedin Rastgelir Tam Dengin....

*******

Bırakta Farkım Olsun,Rap Benimde Şarkım Olsun
Adımda Saklı Nokta Tam Bağımsız Gün DoğuşuM
Ben Ölsem Düşüncem Yaşar
Yenilmem Ahtım olsun ..
sSTRESs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
09/2008
Mesajlar:
173
Konular:
86
Teşekkür (Etti):
2
Teşekkür (Aldı):
5
Ticaret:
(0) %
02-10-2008 22:43
#2
AOCC 2008 - Yarışma, Sponsorlar ve Kategoriler

Advanced Overclocking Championship, isminden de anlayacağınız gibi sadece ileri düzey overclock ile ilgileniyor. Dolayısıyla, havayla soğutma vs. sıradan yöntemler söz konusu değil, tüm ekipler bu işin en uç noktası olan sıvı azot ile soğutmayı kullanmaktalar. Dolayısıyla yarışmanın tüm hazırlığı ve düzenlemeleri de buna göre hazırlanmış. Tüm katılımcılar, bu soğutma yöntemine zaten aşina olan, deneyimli overclock ustaları.

AOCC'de Türkiye'yi temsil eden ekip: Koray Kuşcu ve Ahmet Taruz
Yarışmanın ilk adımlarını atan VR-Zone sitesi, bu pahalı etkinliğin gerçekleşebilmesi için oldukça güçlü sponsorların desteğini sağlamayı başarmış. Yarışmanın ana sponsoru ASUS idi, diğer sponsorlarsa sıraysa Intel, NVIDIA, Western Digital, FSP ve Kingston olarak sıralandılar. Bu firmalar tarafından yarışmacılara sağlanan standart ekipman şu şekilde listeleniyordu:
  • ASUS P5Q3 Deluxe anakart
  • Intel Core 2 Extreme QX9770 işlemci
  • Kingston HyperX DDR3-1800 bellek
  • ASUS ENGTX280 ekran kartı
  • Western Digital Velociraptor sabit disk
  • FSP Everest Pro 1200 Watt güç kaynağı
Yarışma kapsamında, tüm ekiplerin aynı donanımları kullanması gerekiyor. Kullanılacak tüm donanım sponsorlar tarafından sağlanmakta. Yarışmacılar, teslim aldıkları donanımlar üzerlerinde istedikleri modifikasyonu yapabiliyorlar ve kendi tasarladıkları soğutma çözümlerini uygulayabiliyorlar. Zaten kullanacakları anakart ve ekran kartlarını teslim alan ekiplerin genelde ilk yaptıkları şey, bu ürünlere gerekli voltaj modlarını uygulamak ve normalde anakart ya da ekran kartının sağlayabileceğinden daha yüksek gerilim değerlerini elde etmek. Ayrıca, ekran kartı ve anakartların üzerlerine çeşitli yalıtımlar uygulanıyor ve sıvı azotla aşırı soğutmanın getireceği su yoğunlaşmasının zararı engelleniyor. Bu süreç içinde teslim aldığı ürün arızalı olan ya da arıza yapan takıma hemen yeni ürün sağlanıyor.

AOCC'ye sponsor olan markalar ve temsilcileri

Türkiye ekibinin yarışma için hazırladığı ekran kartı. Nemden yalıtmak için kartın tamamı önce oje
ile kaplanmış, sonra da yumuşak tipte silgiyle bir kat daha yalıtım yapılmış

Yarışmada, tüm yarışmacılar bütünüyle aynı donanımı kullandıkları için, kullanıcılara üzerine önceden işletim sistemi ve uygulamalar kurulmuş diskler veriliyor. Bu diskte kurulu olan uygulamalar dışında bir araç kurmanız ya da kullanmanız kesinlikle yasak. Zaten disklerde yarışmaların gerek duyabileceği RivaTuner, SoftFSB vs. tüm ek araçlar da kurulu halde geliyor. Testler sırasında diskte yüklü işletim sistemi bozulursa hemen yeni bir disk sağlanıyor.
En başta belirttiğimiz gibi, tüm katılımcılar sıvı azot temelli soğutma çözümleri kullanıyorlar. Ekiplerin bu soğutma sistemini nasıl ele alacakları kendilerine bırakılmış ve sıvı azotu işlemci, anakart ve ekran kartına uygulamak için her ekip kendi çözümlerini kullanıyor. Yarışmacılara oldukça bol miktarda sıvı azot sağlanıyor ve tüm ekipler gönüllerince denemelerini gerçekleştirebiliyor. Yarışmanın resmi kurallarında her ekibe 70 litre sıvı azot sağlanacağı belirtilse de, uygulamada ekiplerin ne kadar azot kullandığı kontrol edilmedi ve isteyen, istediği gibi rahatça çalıştı.
Sıvı Azot Nedir?
Bu yazı içinde sıkça adı geçecek olan sıvı azot (ya da İngilizceden direkt çevirisyle "likit nitrojen", LN2) nedir? Atmosferde en büyük oranda bulunan gaz olan azot (nitrojen), -210 derece sıcaklıkta donan, -196 derecedeyse buharlaşmaya başlayan bir madde. Sıvı haldeki azot termos mantığında yapılmış özel taşıma tüpleri içinde, büyük miktarlarda taşınabiliyor ve tüpün vanasından gerektiği kadar alınıp kullanılabiliyor. Bu özellikleri dolayısıyla sıvılaştırılmış azot, suyun donma noktasından çok daha düşük sıcaklık değerlerini en kolay elde etmenin yolu olarak görülüyor. Saklama tüpünden alınan sıvı halde azot, ortam sıcaklığında şiddetli şekilde kaynamaya ve buharlaşmaya başlıyor. Tabii maddenin kendi düşük sıcaklığı ve bu tepkimenin yarattığı ısı akışı, ciddi bir soğutma potansiyeli sağlıyor. Sıvı azot tehlikeli olmasına rağmen kullanımı da kolay bir madde ve bir çok farklı alanda kullanımı var.
Yarışmanın kategorilerine gelince... AOCC 2008'de yarışmanın kategorileri Super Pi 8M, 3DMark2001SE ve 3DMark Vantage testleriydi. Resmi yarışma bu üç test üzerinden yapıldı ve ekipler her bir kategoride aldıkları puanların toplamına göre sıralandılar. Her ekip, her test için ayrılmış 1,5 saat süre içinde testi defalarca tekrarlama şansına sahipti. Dolayısıyla çoğu ekip belli bir değerden başladılar ve zaman ilerledikçe ince ayarlarını tamamlayıp, daha iyi sonuçlar elde ettiler. Elde edilen sonuçlar, ne kadar zaman kaldığı ve o kategorideki dünya rekorları sürekli olarak görüntülendi.
İlk bakışta tahmin edileceğinin aksine, AOCC'de amaç en yüksek saat hızına çıkmak değildi. Takımlar, kendilerine sağlanan Core 2 Extreme QX9770 işlemcileri genelde 5,5 GHz civarında çalıştırmayı başardılar, ama özellikle yüksek saat hızı konusunda bir rekor denemesi yapılmadı.

Yarışmacıların elde ettikleri puanlar sürekli olarak görüntülendi
Yarışmanın ikinci günüyse, "freestyle" olarak adlandırılan serbest denemeler günüydü. Bugün, ekipler dilerlerse tek başlarına, dilerlerse bir kaç ekip birleşerek 3DMark06 ve 3DMark Vantage dünya rekorlarını kırmaya çalıştılar. Bu aşamada, takımlar yanlarında getirdikleri donanım ürünlerini kullanmakta da serbesttiler. İkinci günkü bu serbest denemeler, AOCC'nin asıl yarışmasına ve puanlarına etki etmedi, sadece rekor kırmak amacı taşıdı.
Son olarak katılımcılara ve ödüllere gelelim... AOCC'ye toplam 20 ülkeden ekipler katıldı, ekipler 2 ya da 3 kişiden oluşuyordu. Ayrıca her ülkeden bir kaç basın mensubu da etkinliği izledi. Ekiplerin kazanmak için uğraştığı birincilik ünvanı, yanında 5000$ gibi hatırı sayılır bir ödül de getiriyordu. İkinci ekip 3000$, üçüncü ekip 2000$, dördüncü ekip 1000$ ve beşinci ekip 500$ para ödülüne kavuştu. İlginç bir detay, ekiplerin kullandıkları donanımlar üzerinde ciddi modifikasyonlar yapmalarına rağmen yarışma sonunda tüm donanım ürünlerinin ekiplerden geri alınmasıydı. Tekrar değerlendirilebilmeleri oldukça zor olan bu ürünlerin yarışmacılardan ısrarla geri toplanması biraz garip karşılandı.

Yarışmanın genel yapısını böylece özetledik, şimdi ilk ve ikinci günlerde neler olup bittiğini görelim...
--------------------- Siz Anlatın; Ben DinlerimM...!!!
Ve Kurgular Biriktirir Tasviri Resmedin Rastgelir Tam Dengin....

*******

Bırakta Farkım Olsun,Rap Benimde Şarkım Olsun
Adımda Saklı Nokta Tam Bağımsız Gün DoğuşuM
Ben Ölsem Düşüncem Yaşar
Yenilmem Ahtım olsun ..
sSTRESs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
09/2008
Mesajlar:
173
Konular:
86
Teşekkür (Etti):
2
Teşekkür (Aldı):
5
Ticaret:
(0) %
02-10-2008 22:44
#3
Yarışmanın İlk Günü

AOCC, Hong Kong'un Kowloon bölgesinde, Dragon Center isimli büyük bir alışveriş merkezinde gerçekleştirildi. Yarışmacı ekipler 28 Temmuz günü erken saatlerde yarışma mekanına geçerek, sistemlerini kurdular ve denemeler yapmaya başladılar. Öğleden sonra, sade bir açılış töreninin ardından yarışmaya start verildi. Yarışmanın ilk etabı, Super Pi testiydi. Doğrusunu söylemek gerekirse takımlar bu ilk testte biraz hazırlıksız yakalandılar ve 20 ekibin sadece 10 tanesi bu testte bir sonuç elde edebildi. Super Pi testinin sonucunda elde edilen görünüm, yarışmanın daha sonrası için de biraz endişe vericiydi.

Ekipler meraklı bakışlar altında sistemlerini kuruyorlar
Ekipler ilk testlerini gerçekleştirirken ve ortam hafiften ısınmaya başlamışken, tüm yarışma alanını gezerek yarışmacıların sistemlerini inceledik. Bizi ilk şaşırtan, normalde bilgisayarla pek bağdaştıramayacağımız bir çok ürünü masaların üzerinde görmekti. Yarışmacılar, özellikle yalıtım açısından oldukça yaratıcı davranmışlar ve her ekip kendince çözümler geliştirmişti. Oje, vazelin, Blu-tak yapıştırıcı, lastik silgi, her türden kağıt havlu ve sünger en çok karşımıza çıkan malzemelerdi.
Masaları tek tek dolaşıp kurulan sistemleri incelerken, ilgi çekici detaylara da rastladık. Örneğin ABD ekini, Hong Kong'a gelir gelmez çarşıya çıkıp seyyar tipte bir klima satın almıştı ve bu cihazı, anakarta sürekli hava üfleyip nemlenmeyi önlemek için kullanıyordu. İtalya ekibi sistemlerini oldukça şık ve işlevsel bir çalışma tezgahı üzerinde oluşturmuştu, Japonya ekibiyse soğutucuyu tutturmakta kullandıkları özel yapım kelepçeyle dikkatimizi çekti. Güney Afrika ekibi, tüm sistemi köpük kutu içinde çalıştırmayı seçmişti. Türkiye ekibi de ta Türkiye'den Hong Kong'a taşıdıkları pleksiglas bir tezgahı kullanmaktaydı.

ABD ekibinin seyyar klima destekli yarışma sistemi

Malezya takımının sistemi, bol miktarda yüksek devirli fan kullanarak nemlenmeyi önlemeye çalışıyordu

Güney Afrika ekibi, tüm sistemlerini yalıtımlı bir kutunun içinden çalıştırmayı seçmişti

Favori takımlar arasında gösterilen Japon ekibi, beklenen başarıyı gösteremedi
Genel olarak başarısızlıkla sonuçlanan Super Pi testinin ardından ekipler 3DMark2001 ve 3DMark Vantage testlerine geçtiler. Bu iki test, Super Pi testine göre çok daha başarılı oldu ve daha çok takım testleri tamamlayabildi.
Sonuçlara gelirsek, Çin ekibinin her üç kategoride de gerçekten başarılı olduğunu söylememiz gerek. Çin, Super Pi 8M testinde 1 dakika 43 saniye, 3DMark 2001 testinde 107280 ve 3DMark Vantage testindeyse P15443 puan alarak birinciliği kolayca elde etti. İsveç ekibi, Çinlileri en çok zorlayan rakip oldu. Türkiye takımıysa 3DMark Vantage testinde ilk 10 takım arasına girerek puan elde etti, fakat yarışma bittiğinde genel sıralamada 14. sırada kaldı.
Çin takımının elde ettiği sonuçlar ve aynı kategorilerdeki dünya rekorları şöyle sıralanmakta:
Test
AOCC Rekoru (Çin Takımı)Dünya RekoruSuper Pi (8 Milyon basamak)1:43.0781:39.1253DMark 20011072801214663DMark VantageP15433---

Hakemlerin görevi, takımların elde ettiği puanları kayda geçirmekti.
Yarışma alanındaki iki büyük sıvı azot tüpünden ufak termoslara sürekli azot aktarıldı

Her üç testte de başarı elde eden Çin takımına karşılık olarak, her üç testte de hiç bir başarı elde edip test tamamlayamayan takımlar da vardı. Örneğin ev sahibi Hong Kong'un takımı yarışmanın başından sonuna kadar test sistemlerini defalarca söküp tekrar topladı ve sistemle uğraşmaktan tek bir test bile tamamlayamadı. Malezya ve Hindistan ekiplerinin de durumu çok farklı değildi.
Bir sonraki sayfada, yarışmanın son günün ele alacağız...
--------------------- Siz Anlatın; Ben DinlerimM...!!!
Ve Kurgular Biriktirir Tasviri Resmedin Rastgelir Tam Dengin....

*******

Bırakta Farkım Olsun,Rap Benimde Şarkım Olsun
Adımda Saklı Nokta Tam Bağımsız Gün DoğuşuM
Ben Ölsem Düşüncem Yaşar
Yenilmem Ahtım olsun ..
sSTRESs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
09/2008
Mesajlar:
173
Konular:
86
Teşekkür (Etti):
2
Teşekkür (Aldı):
5
Ticaret:
(0) %
02-10-2008 22:45
#4
Yarışmanın İkinci Günü ve Ödül Töreni

İlk gün yarışmaların tamamlanması ve kazananların belli olmasıyla birlikte, ikinci gün çok daha rahat bir havada geçti. İkinci günün kapsamında takımların serbest şekilde girişecekleri dünya rekoru denemeleri ve ödül töreni vardı. Rekor denemelerinde takımlar kendi yanlarında getirdikleri donanımları kullanmakta özgürdüler. Kimi ekipler bugünü ikili, üçlü gruplar oluşturarak değerlendirdiler ve rekorlara ortak şekilde meydan okudular. Dileyen ekiplerse çalışmalarına yalnız başına devam etti. Genel olarak ortam bir önceki güne göre daha az kalabalıktı, çevreden gelen izleyicilerin sayısı da biraz daha azalmış gibiydi. Takımlar, daha gerilimsiz bir ortamda çok daha rahat çalıştılar ve bilgi alışverişinde bulundular.

Türkiye'yi temsil eden takım, testlerini sürdürüyor

Türk takımının oldukça düzgün kurulmuş sistemi

Türk takımının tamamı donmuş durumdaki GTX280 ekran kartı

Çok düzenli çalışan ekiplere karşın, genelde alabildiğine dağınık çalışan ekipler ağırlıktaydı

Bunu evde denemeyin: 1.975 Volt işlemci gerilimi

Üç adet GTX280'li rekor sistemi, sürekli olarak sıvı azotla beslenmesine rağmen rekoru kıramadı

Alışveriş merkezini gezenler, yarışmayı da meraklı gözlerle izlediler

AOCC, her kesimden meraklıyı kendine çekti ve bazı izleyiciler uzun süreler boyunca yarışmayı seyretti
Yarışmanın ilk günü gibi, ikinci günü de elde edilen puanlar ve erişilen rekorlar açısından pek parlak geçmedi. Finlandiya, İsveç ve İtalya ekiplerinin oluşturduğu kalabalık grup, 3 adet GTX280 ekran kartı kullanarak kurdukları sistemle 3DMark Vantage dünya rekorunu kırmak için tüm gün uğraştı, ama rekora 200 puan yaklaşılmasına rağmen rekor kırılamadı. Diğer ekiplerin Super Pi, PiFast vs. farklı uygulamalarla yaptıkları denemeler de herhangi bir rekorla sonuçlanmadı.
Rekor denemelerinin de tamamlanmasının ardından, takımlar kendilerine sağlanan ekipmanı toplamaya ve kutulayıp, yarışma yönetimine iade etmeye başladılar. Kısa bir süre sonra da ödül töreni başladı. Sırasıyla kazanan takımlara ödülleri, sponsor firmaların yetkilileri tarafından sunuldu. Birincilik ödülünün Çin ekibine ASUS temsilcisi Benson Lin tarafından sunulmasının ardından toplu fotoğraf çekimi yapıldı ve bir sonraki AOCC'de bir araya gelmek sözüyle, yarışma sonlandı.

Her üç kategoride de başarı sağlayarak birinci olan Çin takımı ve ASUS temsilcisi Benson Lin

Dereceye giren takımların, kadraja sığdırabildiğimiz kadarı
Genel İzlenim ve Yorumlar

AOCC 2008, DarkHardware olarak izleme şansı bulduğumuz ilk overclock yarışmasıydı. Açıkçası yarışmayı izlemek için yola koyulurken, pek de öyle heyecan fırtınası gibi sayılamayacak, izlenebilirliği olmayan bu etkinliğin nasıl bir yarışma olarak hazırlanıp, sunulacağını merak ediyorduk. Yarışma sonrası, bu konuda bayağı fikir sahibi olduk. Evet, tahmin ettiğimiz üzere, "overclock yarışması" türü bir etkinlik, bir spor karşılaşması gibi izlenebilir bir olay değildi, ama yine de izleyici toplama potansiyeli vardı.

Takımların paylaştığı üç çalışma masasından birisi
AOCC'yi izlerken bizi etkileyen yönlerden birisi, ekipler arasındaki dostluk ve dayanışma oldu. Yirmi farklı ülkeden gelen ekipler arasında gördüğümüz kadarıyla hiç bir sürtüşme ya da soğukluk yoktu. Tüm ekipler birbirlerine oldukça sıcak davrandılar ve bilgi paylaşımından çekinmediler. Overclock meraklılarının oluşturduğu bu küresel aileyi izlemek, hoş ve keyifli bir deneyimdi.
Genel olarak AOCC 2008'i değerlendirdiğimizde, yarışmanın organizasyon olarak başarılı olduğunu ama toplamda hedeflenen etkiyi yaratmadığını düşünüyoruz. Ufak tefek acemiliklere rağmen organizasyon bütünüyle başarılıydı. Özellikle yarışmacı arkadaşlar, organizasyonun çok iyi işlediğini ve kendilerinin tüm gereksinimlerinin önceden düşünüldüğünü ve temin edildiğini belirttiler. Organizasyonun basın ayağı biraz daha zayıftı, ama bunun organizasyonu yapanların acemiliğine vermek gerekir sanıyoruz.
Yarışmaya en azından izleyici olarak katılacakları belirtilen bazı şöhretli overclockçuların yarışmaya gelmemeleri, organizasyonun şaşırtıcı yönlerinden biriydi. Ayrıca, yarışmalarda beklenen rekorların hiç birinin kırılmaması, AOCC 2008'in beklenen etkisi yaratmasını engelledi. Bizce, takımların yarışmaya geçilmeden önce daha çok deneme yapmalarına olanak sağlanmalıydı. Üstelik, bizim Türkiye ekibi gibi bazı takımların Hong Kong'a geç ulaşması nedeniyle yeterince deneme yapamamaları, dezavantajlı duruma düşmelerine neden oldu.
Bir sonraki AOCC'nin çok daha iyi düzenlenip, çok daha başarılı olacağını düşünüyoruz. Bakalım önümüzdeki yıl, yepyeni Intel mimarisine sahip işlemcilerle girişilen overclock denemeleri nasıl bir sonuç verecek?
--------------------- Siz Anlatın; Ben DinlerimM...!!!
Ve Kurgular Biriktirir Tasviri Resmedin Rastgelir Tam Dengin....

*******

Bırakta Farkım Olsun,Rap Benimde Şarkım Olsun
Adımda Saklı Nokta Tam Bağımsız Gün DoğuşuM
Ben Ölsem Düşüncem Yaşar
Yenilmem Ahtım olsun ..

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı