İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Unutulan Osmanlı Gelenekleri

19-06-2016 02:09
#1
Cazuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
07/2014
Mesajlar:
1.039
Teşekkür (Etti):
131
Teşekkür (Aldı):
196
Konular:
123
Ticaret:
(0) %
Hiç şüphesiz Osmanlı dönemi, Türk’ün kültür,
edebiyat ve bilim yönünden büyük gelişim
gösterdiği zaman diliminin başını çeker.
Yaşam tarzıyla, gelenekleriyle, müziğiyle, yönetim
kabiliyetiyle tarihimizde çığır açan Osmanlı
İmparatorluğu, maalesef günümüzde birçok
örfünü, âdetini yitirmeye başladı.
O dönemler bir evde hasta veya uyuyan bebek
varsa pencere önüne saksı konur, sokaktakilere
mesaj verilirdi. Çocuklar dahi buna saygı gösterir,
oyunlarını başka tarafta oynar, seyyar satıcılar
bağırmadan geçerdi o mahalleden.
Hemen her evin balkonunda, pervazında kuşların
su içmesi için kap konurdu. Hatta mimarîsinde
özel suluk olan evler bile vardı. Yanına mısır ya
da susam taneleri de konduğu oluyordu. Şimdiki
gibi evlerin çatısına kuşları korkutmak için kartal
ikonası falan konmuyordu. Kuşun bereket
getirdiğine inanılıyordu.
Evler, mümkün mertebe kıbleye dönük inşa
edilirdi. Eğer ön kısmında boş arazi olan binaların
dibine yeni bir yapı kondurulacaksa, önce o evin
sahibinden helallik alınır; güneşini engellemeyecek
şekilde yapılmasına özen gösterilirdi. Şimdiki gibi
daha çok daire hırsıyla, insanların şifa kaynağı
olan güneş engellenmezdi.
Sufî müzik ve su sesiyle tedavi tıpta yaygın olarak
kullanılırdı. Ney, kudüm ve kanun sesi, aklî
dengesini yitirmiş, psikolojik rahatsızlıkları olan
hastaların iyileşmesini hızlandırdığı gibi, sağlıklı
insanların da ruhen rahatlaması için bulunmaz bir
nimetti. O dönemde icra edilen hemen her müzik
makamının bir şifası biliniyor; mide ağrısı,
tansiyon, migren, sara gibi hastalıklara iyi geldiği
tıbben kanıtlandı.
Ebru, hat & çini sanatları özellikle camilerde
fazlaca kullanılırdı. Sosyal aktivite olarak özellikle
bayanların en çok tercih ettiği sanatların başında
gelirlerdi. Bugünkü gibi altın günü, matine gibi
toplantılar o dönemler yoktu.
Kıraathaneler, bugünkü anlayıştan oldukça uzaktı.
Okey, tavla, pişti gibi oyunlar yerine daha çok
Cuma çıkışları erkeklerin sohbet ettikleri mekân
olarak kullanıldığı gibi Kıraat kelimesi “okumak”
anlamına geldiği için “kıraathane” geleneği, Kur’an
okunan yer olarak da kullanılıyordu.
Hiç şüphesiz padişahlar, önde gelen ulemalar,
sanatçılar gibi ilim ehli insanlar, kalplerindeki iman
gücünü keskinleştirmek, pekiştirmek adına
tasavvufta bir nevi nefis eğitme yöntemi olan
“Çilehane” geleneğini sürdürürlerdi. Kendilerini
haftalarca, belki aylarca tek kişilik küçük bir
odaya hapsederler, gün boyu ibadet ederlerdi.
Odada gün ışığını alabilecek kadar küçük bir delik
bulunur ve açlıklarını giderecek miktarda yiyecek-
içecek tüketirlerdi.
Kaynak:

UNUTULAN OSMANLI GELENEKLERİ
Kullanıcı İmzası
Eski Asistan Modoretör
Eski Sanal Terör le Mücadele Timi Yönetim Üyesi ..
2nokta, ahmetk128 Teşekkür etti.

19-06-2016 02:16
#2
ismet103 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
09/2009
Mesajlar:
4.003
Teşekkür (Etti):
10
Teşekkür (Aldı):
455
Konular:
96
Ticaret:
(0) %
Değerli bi paylaşım. Eline sağlık.
Kullanıcı İmzası
Edebin kadar değerlisin. Edebin yoksa hiç bişeysin..!
19-06-2016 02:19
#3
Cazuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
07/2014
Mesajlar:
1.039
Teşekkür (Etti):
131
Teşekkür (Aldı):
196
Konular:
123
Ticaret:
(0) %
Eyvallah kardeşim
Kullanıcı İmzası
Eski Asistan Modoretör
Eski Sanal Terör le Mücadele Timi Yönetim Üyesi ..
19-06-2016 02:30
#4
ahmetk128 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tamamen Forumdan Uzaklaştırıldı
Üyelik tarihi:
01/2016
Nereden:
Ötüken
Mesajlar:
3.299
Teşekkür (Etti):
815
Teşekkür (Aldı):
541
Konular:
217
Ticaret:
(0) %
Alıntı:
Hiç şüphesiz Osmanlı dönemi, Türk’ün kültür,
edebiyat ve bilim yönünden büyük gelişim
gösterdiği zaman diliminin başını çeker.
Yukarda yazankültür kısmına katılmıyorum
Çünkü
Kültürümüz TENGRİ inanışından sonra küçük küçük değişmeye başladı.
Mesela Uygur Türkleri çin etkisi ile mani dinine geçti ve savaş'ı bıraktı et yemeyi bıraktı (savaş kültürü bitti o dönemde)
İslam ile gaddarlık ve acımamazlık bitti şeriyat kanunları gibi kanunlar geldi.
İslam dan önce yani TENGRİ inanışı var iken her türlü gaddarlık ve acımamazlık var idi.
İslam kanunları (Kuran'ı Kerim) e göre cezalar verildi
TENGRİ (Gök Tanrı) dininde ise bir nevi kısassa kıssas vardı
İslam'ın TÜRKler indeki en kötü etkisi ise araplaştık.
AMA
İslam ile doğru yola girdik.
Özet olarak Osmanlı döneminde (İslam'a girdikten sonra) kültürümüz zenginleşmedi arap kültürü eklendi.
Bu değildir ki tamamı kötğydü.
19-06-2016 02:45
#5
Cazuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
07/2014
Mesajlar:
1.039
Teşekkür (Etti):
131
Teşekkür (Aldı):
196
Konular:
123
Ticaret:
(0) %
Haklısın kardeşim dediğn gibi
Kullanıcı İmzası
Eski Asistan Modoretör
Eski Sanal Terör le Mücadele Timi Yönetim Üyesi ..
19-06-2016 02:47
#6
musileno - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
07/2007
Mesajlar:
5.837
Teşekkür (Etti):
0
Teşekkür (Aldı):
3573
Konular:
149
Ticaret:
(0) %
Alıntı:
Cazuz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hiç şüphesiz Osmanlı dönemi, Türk’ün kültür,
edebiyat ve bilim yönünden büyük gelişim
gösterdiği zaman diliminin başını çeker.
Bunu demek diğer türk topluluklarının yaptıklarını yok saymaktır.
ahmetk128 Teşekkür etti.

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı