İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Çerkes ( ADİGE )

devidoff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
12/2006
Nereden:
Turquie
Mesajlar:
458
Konular:
285
Teşekkür (Etti):
0
Teşekkür (Aldı):
139
Ticaret:
(0) %
19-01-2007 16:29
#1
Post
Çerkes ( ADİGE )
Çerkes ( ADİGE )

'Çerkesler(Adıgeler)' Batı Kafkas Sıradağları'nın eteklerinde ve Terek ile Kuban nehirleri yataklarına kadar uzanan bayır ve vadilerde oturan kavimdir.
Türkiye'de ise Kuzey Kafkasya kökenli insanlara verilen addır. Bazen 'Çerkez' olarak yazılsa da doğrusu Çerkes'tir.
Çerkesler Kafkasya'nın yerli halklarındandır. Birçok araştırmacı, Tevratta "Hit Oğulları" olarak anılan Hatti'lerin (Hitit öncesi) Çerkeslerin ataları olduğunu,bir görüş olarak söylemektedir. (Örn.: Çerkes boylarından biri olan "Hatko" da "Hatti oğlu" anlamına gelmektedir). Çeşitli topluluklar halinde yaşayan Çerkes topluluklarının en önemlileri Abzah ya da Abadzeh, Bjeduğ, Şapsığ,Hak'uç (Хьак1уцу), Natuhay,K'emguy (К1эмгуй), Besleney, Hatukay (Хьатикъуай), Kabardey'dir.
Batı Kafkas sıradağlarının eteklerinde ve kuzeye doğru Kuban ve Terek ırmaklarına değin uzanan geniş bir alanda oturan bu kavmin ne zamanlardan beri Kafkasya'da yaşamakta olduğu tam olarak bilinememektedir. Eldeki bulgular Çerkeslerin tarihinin MÖ.3000 yıllarına değin uzandığını göstermektedir.

Tarih

Çerkeslerin ataları sayılan Sind-Meot kavimlerinin Kafkasya'daki varlığı,ölü gömme kültünden gidilerek, M.Ö.3000'lere değin uzanmaktadır. M.Ö.2000'lerde tarım ve hayvancılığın yanı sıra bakırı kullandıkları, seramik eşya ve daha sonra da tunçtan aletler yaptıkları bilinmektedir. Sindo-Meot olarak adlandırılan kavimlerden geldiği kabul edilen Çerkesler, MÖ 6.yüzyılda kuzeyde İskitlerle, Karadeniz kıyısında da Yunanlarla komşuydular. İskitler ve Yunanlarla kurulan ilişkiler, ekonomik ve kültürel gelişmenin yanı sıra Çerkes kentleri ve yazısının ortaya çıkmasını da sağladı.
MÖ 5.yüzyılda merkezi Gorgippa (bugün Anapa) olmak üzere Bosporos Krallığı'nın yanı başında kurulan Sind Krallığı, varlığını yüzyıl kadar sürdürdükten sonra Bosporos Krallığı'na katıldı. Bosporos Krallığı'nın MÖ 3.yüzyılda,ucuz Mısır buğdayının rekabeti sonucu, ekonomik ve askeri çöküş sürecine girmesinden yararlanan İskitler'in izleyicileri olan Sarmatlar MÖ. 2.yüzyılda Kuzey Kafkasya topraklarını ele geçirdiler. Çerkesler, Sarmatlar'ı ancak MS. 1.yüzyılda Maniç ırmağının kuzeyine sürmeyi başarabildiler. Sarmatlar'dan sonra 4. ve 5.yüzyıllarda Alanlar ve Hunlar da bu bölgeye geldiler. Hun saldırıları sonucu kıyı kentleri ve deniz ticareti yok oldu ve Çerkesler verimli topraklarının hemen hepsini yitirdiler.
1222'de Kafkasya'yı istila etmeye başlayan Moğollar Çerkeslerin bir bölümünü ve Alanlar'ın çoğunu yok ettiler. Bunu izleyen Altın Orda saldırıları sırasında topraklarının büyük bir bölümünü yitiren Çerkesler, buna karşılık Alanlar'ın bazı topraklarını ele geçirdiler. Kuban Irmağı boyunca uzanan bu yeni topraklar üzerinde 14.yüzyılda Kabardey bölgesi oluştu. Altın Orda devletinin yıkılmasından sonra daha önce yitirdikleri toprakların bir kısmını geri alan Kabartay Çerkesleri, bu kez de Kırım Hanlığı'nın saldırılarına hedef oldular. Kırım Hanlığı'nın Kabartayları ağır bir vergiye bağlaması Kabartay Çerkeslerinin Rusya'ya yaklaşmasına yol açtı,1557'de Kabartaylar,Kırım'a karşı Rus korumasını benimsediler. Bu zorunlu yakınlaşma Rusya'nın ,1556'da Astrahan Hanlığı'nı ilhak ederek ele geçirdiği ve Terek Irmağı kuzeyinde bulunan toprakları barışçı bir biçimde kolonileştirmesini,Oset,İnguş,Çeçen ve Dağıstanılar arasında da etkinliğini arttırmasını beraberinde getirdi. Çerkes-Rus dostluğu 18.yüzyıl ikinci yarısına (1774'te Kabardiya ve Osetya'nın,1783'te de Kırım'ın Rusya'ya ilhak edilmesine) değin sürdü.
Osmanlı Devleti'nin Rusya ve Avusturya ile girdiği savaşlara son veren 1739 Belgrad Antlaşması ile Kabardiya,Rus ve Osmanlı devletleri arasında 'bağımsız' ya da 'tarafsız bir bölge' haline getirildi. Rus yayılmacılığından kaygı duyan Çerkesler (Adıgeler), [1768-74 Osmanlı-Rus Savaşı]]'nda Osmanlılar'dan yana tavır aldılar, ama savaş Ruslar'in zaferi, Kabardey ve şimdi Kuzey Osetya bölgelerini ilhak etmeleriyle sonuçlandı. Bu arada Kırım'ı ve Kuban Irmağı'nın kuzeyinde,Kuban ve Azak Denizine dökülen Yeya ırmakları arasında bulunan ve Kırım'a ait olan Nogay ve Çerkes nüfuslu toprakları da ilhak eden ve bu bölgede kesin bir soykırım uygulayan Ruslar,1783'te Gürcistan'ı da (Kartlı ve Kaheti)koruma altına aldılar;ayrıca Mozdok'tan başlayıp Kuban Irmağının sağ (kuzey)yakası boyunca Karadeniz'e ve Terek Irmağının sol (kuzey) yakası boyunca da Hazar Denizi'ne uzanan,üzerinde kale,karakol ve gözetleme kuleleri bulunan müstahkem hatlar inşa ettiler.Bu arada Çerkesya'yı da karadan,Kafkas Sıradağlarına değin çember içine aldılar.Bunun üzerine Çerkesler Türklerden yardım talebinde bulundular,böylece Türk-Çerkes ittifakının ve Anapa kalesinin temeli atılmış oldu (1781). Kuzey Kafkasya halkları (yani Adıge,Çeçen ve bir bölüm Dağıstanlılar) artan Rus yayılmasına karşı bir tepki olarak İmam Mansur önderliğinde direnişleri başlattılar ve 1787-91 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Osmanlıların yanında savaştılar, ama savaş Ruslar'ın Kerç Boğazı'nın denetimini ve Anapa'yı ve buradaki İmam Mansur'u ele geçirmesiyle sonuçlandı (1791).Anapa,1792 Yaş Antlaşmasıyla Osmanlılara geri verildi.
1806-12 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Anapa yeniden Rusların eline geçti.Ama 1812 Bükreş Antlaşmasına göre,Anapa yanında,kuzeyde Kuban Irmağı ağzından başlayıp güneyde Bzıb (Psıb) Irmağına ulaşan Çerkesya kıyılarının denetimi,Ruslarca Osmanlılara geri verildi.Bzıb Irmağından güneydeki Poti'ye kadar olan yerlerin kıyı denetimi de(Abhazya Prensliği ile birlikte),Osmanlılarca Ruslara bırakıldı. 1829 Edirne Antlaşması ile Osmanlılar Çerkesya üzerindeki tartışmalı haklarından Rusya lehine vazgeçtiler.Çerkesler,Türklere bağlı olmadıklarını,sadece onların müttefikleri olduklarını öne sürerek, 1829 Edirne Antlaşmasını tanımadılar.Ruslar,1837'de Karadeniz kıyısı boyunca,Anapa'dan Sohum'a değin uzanacak bir kıyı hattı kurma çalışmalarını başlattılar. 1838'de Çerkesler'in elindeki Soçi ve Tuapse limanlarını ele geçiren Ruslar,kıyı boyunca ve bir de ülke içinden geçen (Gelencik limanından şimdiki Krasnodar kenti batısına uzanan) ve üzerinde kale ve karakollar bulunan hatlar inşa etmeye başladılar.1839 yılı sonunda Çerkesya hem karadan ve hem de denizden tam bir kuşatma altına alınmış oldu.Ayrıca,doğudan batıya doğru ilerleyen Ruslar,Çerkesya'nın doğu bölümünü (Base Ovası) işgal ederek Laba Irmağına dayandılar.Laba ve Urup ırmakları arasında bulunan ve büyük bir Adıge nüfusun barındığı 'Base Ovası'nı katliam ve etnik temizlikten geçirdiler.Buradan sürülen Adıge ve özellikle Besleney kalıntıları (2 köy),Kabardiya'dan getirilen göçmenler ve güneydeki yüksek dağ vadilerinden indirilen Abazalarla takviye ederek,daha doğudaki Küçük ve Büyük Zelençuk ırmakları vadilerine ***ürülüp yerleştirdiler.Bu yerleştirme alanında şimdi RF'ye bağlı 'Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti' bulunmaktadır.
Öte yandan egemenlik alanı gitgide daralan Çerkesler,1840 yılı ilkbaharında Karadeniz kıyı hattına ve ülke içinden geçen Gelencik Hattına saldırarak bu hatları yıktılar ve kalelerin çoğunu ele geçirdiler. Dağıstan ve Çeçenya'da Ruslar'a karşı mücadele eden Şeyh Şamil, Çerkeslerle birleşmek için 1846'da Kabardey bölgesine gitti, ama bu birleşme girişimi,Rus işbirlikçisi Kabartay derebeylerince desteklenmedi ve başarısızlığa uğradı. 1848'de Şeyh Şamil,sonuncusu olarak, naiplerinden Muhammed Emin'i bölgeye gönderdi.Ama tüm çabalara karşın,bütünleşme sağlanamadı. 1853-56 Kırım Savaşı sırasında Çerkesler,Müttefiklerin yardımıyla Novorossiysk kentini ve Taman Yarımadası'nın bir bölümünü Ruslar'dan geri aldılar.Ama Müttefikler'in savaşa son vermesiyle Çerkesler ve Şamil kuvvetleri, Ruslarla başbaşa kaldılar. Şeyh Şamil'in 1859'da teslim olmasından (Eylül 1859) sonra,naibi Muhammed Emin de Ruslara sığındı(Aralık 1859).1859'da Adıge derebeyi toplulukları (Beduğ,K'emguy,Besleney,Kuban Kabartay,vb) ve 1860'da Anapa yöresindeki demokratik Natuhay topluluğu Ruslara boyun eğdi. Rus Hükümeti,üç önemli demokratik Çerkes topluluğunun (Abadzeh,Şapsığ ve Vıbıh),takas olarak, Ruslarca gösterilen yerlere yerleşmeyi reddetmesi üzerine, Çerkesleri zorla topraklarından çıkarma kararı aldı ve uygulamaya soktu (1862),böylece insanlık tarihinin en acı sayfalarından birini oluşturan Çerkes deportasyonu (ülke dışına çıkarılma) olayı başladı. 1862'de harekete geçen Ruslar, Çerkes köylerini basıp yakmaya, geri dönüşü olanaksızlaştırmak için de tarlaları tahrip ederek,dahası meyve ağaçlarını bile keserek halkı Karadeniz kıyısına doğru sürmeye başladılar.Bu durum karşısısında önce Abadzehler savaştan çekildiler.Şapsığlar da ardından ateşkes imzladılar (Ekim 1863).Bölgelerini boşaltmaları için,Şapsığlara 6 Mart 1864'e kadar süre tanındı. Şubat ve Mart 1864'te Ruslar, ateşkesin yürürlükte olduğu Şapsığ topraklarına girip ilerlemeye başladılar;Şapsığ gözlemcilerin eşliğinde,önce Tuapse'yi,ardından henüz ateşkes imzalamamış olan Vıbıhların merkezi konumundaki Soçi limanını (25 Mart 1864),çarpışmasız ele geçirdiler.21 Mayıs 1864'te Ruslar Kafkas Savaşı'nın sona erdiğini Mzımta (Mezmıt'e;Мэзмыт1э) Irmağı yukarısındaki Kbaada Yaylasında (şimdiki Krasnaya Polyana) bir dini ayin ve askeri tören düzenleyerek ilan ettiler. Çerkesya bu tarihten başlanarak Çerkes nüfusundan arındırıldı. Yalnızca Kuban ve Laba ırmaklarının orta sol ovalarında küçük bir Çerkes nüfusu (bugünkü Adigeler), iç sürgün (re********) yoluyla bırakıldı.Bırakılanların 80 bin olan sayısı,deportasyon politikasının daha sonraları da,zaman zaman sürdürülmesi nedeniyle 1897'de 30 bine düştü.
Asıl Çerkes nüfusu ise deniz yoluyla Osmanlı topraklarına deporte (sürgün) edildi. Gemilere bindirilen Çerkesler, Karadeniz'in Anadolu kıyılarındaki limanlara (Batum,Trabzon,Ordu,Samsun,Sinop ve şimdiki Akçakoca) çıkarıldı.Bir bölümü de Burgaz, Varna ve Köstence'ye ***ürülerek Balkanlar'a yerleştirildi. Göç sırasında açlık ve salgın hastalıklar yüzünden çok sayıda Çerkes öldü.Balkanlar'a yerleştirilen Çerkesler de,1878 Berlin Antlaşması gereğince,yeniden Osmanlı Asyası ve Afrikası topraklarına göç ettirildiler.Bunlar Anadolu,Kıbrıs,Suriye,Ürdün,İsrail ve Mısır gibi boş yer bulunan hemen her yere dağıtılarak yerleştirildiler.Anadolu'ya göç ettirilenler, yoğun olarak Orta ve Batı Karadeniz, Kuzeybatı, Batı, İç Batı,İç Doğu, Orta Anadolu ve Doğu Akdeniz'e,Bingöl ve Bitlis'e yerleştirildiler. Sürgün ve yerleştirme giderleri Osmanlı Hükümeti'nce karşılandı. 1830'da 1 milyonun üzerinde (2 milyon dolayında) olduğu tahmin edilen Kafkasya'daki Çerkes nüfusu savaş ve deportasyon uygulamaları sonucu,1897'de 30 bini Adıge ve Şapsığ,kalanı da Kabartay ve 'Çerkes' (şimdiki 'Karaçay-Çerkesya' Adıge-Kabartayları) olmak üzere 140-145 bin dolayına düşmüştü. 27 Şubat 1917'de Çerkes halkını anavatanlarından süren Rusya Çarlığı çöktü ve Çar II. Nikola tahttan indirildi. Bundan sonra ilk olarak Kuban ve Terek oblastlarında (il) yönetime katılan Çerkesler özerklik istediler ve 1917 Ekim devriminden sonra Dağıstan ve Terek'te yaşayan Kuzey Kafkas halklarını temsil etmek üzere 1 Aralık 1917'de Vladikavkaz'da kurulan Terek-Dağıstan Bölgesel Hükümeti'nde yer aldılar. Bu hükümetin Sovyetleri tanımayan karşı devrimci Kuban ve Don yerel hükümetleriyle birlikte oluşturduğu 'Güneydoğu Birliği', Mart 1918'de Sovyet güçleri tarafından ortadan kaldırıldı. Sovyetlere karşı çarpışan General Denikin 1919'da Kuban ve Terek oblastlarını ele geçirdiyse de, Sovyetler Mart 1920'de duruma yeniden egemen oldular. Kasım 1920'de Rus SFSC'ye bağlı Dağıstan ÖSSC ve Dağlı ÖSSC kuruldu ve bu kuruluşlar Ocak 1921'de onandı. Dağlı ÖSSC içinde bir ulusal okrug (ilçe) oluşturan Kabardey Çerkesleri, 1 Eylül 1921'de Dağlı ÖSSC'den ayrılarak 'Kabardey Özerk Oblastı'nı (il) oluşturdular. 1922'de de Kabartay-Balkar, Karaçay-Çerkes ve Adıgey özerk oblastları,1924'te de Karadeniz kıyısındaki Şapsığ Ulusal Rayonu (ilçe) oluşturuldu. 5 Aralık 1936'da bugün Çerkeslerin büyük nüfus çoğunluğunun yaşadığı 'Kabartay-Balkar ÖSSC'; 3 Temmuz 1991'de de 'Adıgey' ve 'Karaçay-Çerkes' özerk cumhuriyetleri oluşturuldu.Bu üç cumhuriyet,SSCB'nin dağılması üzerine doğan Rusya Federasyonu (RF) içinde varlıklarını sürdürmektedirler.Şapsığ Ulusal Rayonu ise 1945'te kaldırıldı,ama Şapsığlar'a 1999'da,RF içinde koruma altında küçük bir yerli toplum statüsü tanındı.2002'de,Şapsığlar dışında,RF'deki Çerkeslerin toplam nüfusu 712.244'e ulaşmıştı.

Çerkes



Nalmes




Çerkez Ata Sözleri

A
  • Aklı olmayan fakirdir
  • Akıllı kişiyi sırtında taşısan dahi yük gelmez
  • Akıl malın en kıymetlisidir.
  • Ağızdan çıkan söz namludan çıkan kurşun gibidir.
  • Atın başı geçtikten sonra kuyruğundan yakalamağa kalkma.
  • Atı kaybolanın kulağından at sesi gitmez
  • Açlık korkağıda yiğit yapar
  • Aslanı terbiye ederler,kaplanı uslandırırlar.
  • Atına binince düşman,inince dost gibi davran
  • Atına dostun gibi bak, düşmanın gibi bin..
  • Az çoğun aracısıdır
B
  • Biçmesini bilmeyenin orağı kördür
  • Başlanmış işi olmayanın bitmiş işi olmaz
  • Bilmediğini söyleme,söylediğini inkar etme
  • Bir kere tökezleyen şaşı,iki kere tökezleyen kördür
  • Belayı arayıp takılma,sana takılmışsa korkma
  • Beşiği yapılıp mezarı kazılmayan yoktur
  • Bir kıvılcım bütün köyü yakar
  • Birlik olan sürü için kurt korkulacak şey değildir.
C
  • Candan önce onur gelir.
Ç
  • Çoban kötü olursa koyunları kuzgun dahi ***ürür
  • Çığ'ı bir küçük serçe harekete geçirir
  • Çağırana, seni öldürecek ise de git.
  • Çerkeslerin en fakiri dahi konuk sahibidir
D
  • Dil safradan acı,baldan tatlı,kılıçtan da keskindir.
  • Delinin bey'i olmaktansa akıllının kölesi olmak daha iyidir
  • Deli bile konuşuncaya kadar akıllı zannedilir
  • Deriyi yüzsende gönüldekini alamazsın
  • Düşünüp konuş, bakınıp otur
  • Çizmedin ki kesesin
E
  • Ecel insanın koynunda yatar
  • Ecel ne acele eder, nede gecikir
  • Eceli arama. O seni bulur
  • Eski dostunla yaptığın gizli işi yeni dostuna güvenip söyleme
  • Eski yolu ve eski dostu terketme
  • Evinde kendini eğit,topluma öyle gir
  • Evinin avlu kapısına kadar seni geçirmeyenin evine gitme
  • Evsahibi misafirin hizmetkarıdır
  • Eşek köpege ot vermiş köpek eşege et ikiside aç kalmiş
F
  • Fakirin dünyası sonbahar gibidir.
  • Fakirin lambası Ay'dır
  • Fakirin ipini zengin eskitir.
G
  • Gönül yaşlanmaz
  • Geçmişi olmayanın geleceği de yoktur.
  • Genç geleceği ümid ederek yaşlanır,yaşlı geçmişi hayal ederek ölür
  • Gözün beğendiğini kalp de beğenir.
  • Günde bir kere babasının huyu oğlunda görülür
  • Güzel söylersen güzel cevap alırsın.
  • Güzel; iyi olandır.
  • Güzeli güzelleştiren huyudur.
H
  • Hediye değil, sevgi değerlidir.
  • Hiç kimse dünyadan usanarak ölmez
İ
  • İp uzunsa,söz kısaysa makbuldür
  • İlim ile sanatın fazlası olmaz.
  • İhtiyar kimse çocuk gibidir.
  • İyi at iyi arkadaş gibidir
  • İyi gördüğünü söyler,kötü verdiğini.
  • İyi komşu kardeş sayılır
  • İyi komşu uzaktaki akrabadan öncedir
  • İyi yaşlı olmayan yerde iyi genç olmaz
  • İyilik kötülüğü öldürür
  • İyiyi bilmiyorsan değerli olanı seç
  • İçeceğin suda köpek öldürme.
K
  • Konuşana değil bilene bak
  • Kuşu yükselten kanat,İnsanı yükselten akıldır
  • Kitap ilmin anahtarıdır.
  • Kibirlenmek deli işidir
  • Kadından utanmayanda yüz yoktur
  • Kadının el mahareti aklını gösterir
  • Kadının olduğu yerde kılıç çekilmez
  • Kafa bomboşsa ayağa yazık olur.
  • Kalbinde iyilik olmayana iyilik gelmez
  • Kalp kalbe karşıdır.
  • Kıskanç insan gizli düşmandır.
  • Kısmet gelecek olursa yün iplik getirir,gidecek olursa demir zincir dahi tutamaz
  • Kıtlık akrabayı unutturur
  • Komşuya değer vermeyen kendini değersiz kılar
  • Kötü yoldaş kötü silah gibidir
  • Kötülük yapıp iyilik bekleme
  • iyilik iyi bir şeydir
M
  • Maharetle bilgi kardeştirler
  • Mezartaşı kaybolur,şarkı kaybolmaz
  • Misafir her şeyden önde gelir.
Ö
  • Öküze iltifat et,at ile kavga
S
  • Sudaki sögüt,bedendeki kalp çürümez.
  • Saadet misafir yolcudur. Gelir,gider.
  • Sevgi ateş değildir.Yandığında söndüremezsin.
  • Sevgi kuvvetle alınamaz
  • Söylenmeyen şey duyulmaz.
  • Su akacağı yolu kendi bulur.
Ş
  • Şansı olmayanı, deve üstünde bile köpek ısırır.
U
  • Utanması olanın nasibi de vardır.
  • Utanması olmayandan daha kıymetsizi yoktur.
  • Umudun olmazsa, İşin olmaz.
Ü
  • Ümit atadan kalma mirastır
  • Ümit uzun ömürlüdür
V
  • Vakit altından daha değerlidir
  • Verene ver,vurana sende vur.
  • Ver malını elllere vur dibini yerlere
Y
  • Yanında iyilik bulunmazsa kuru güzellik bir şey ifade etmez
  • Yaşlımım sözü,gencin aklını yener
  • Yaşlısı olanın kuralları vardır
  • Yaşlısına saygısı olmayanın kendisinede saygısı yoktur
  • Yaşlıya iltifat et gence güvence ver
  • Yaz fukaranın cennetidir.
  • Yiyeceğini kötüleyen kişinin sofrasında yemek yeme
  • Yoldaşın korkaksa ayı ile boğuşma.
  • Yüze karşı övgü arkadan yapılan yergi gibidir
Z
  • Zora düşen düşmanın da olsa yardım
--------------------- EVRENDE SAKLI KALMIŞ TÜM GÜZELLİKLER SİZİN VE SEVDİKLERİNİZİN OLMASI TEMENLİSİYLE...
Diyyne Teşekkür etti.
arsoy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
12/2006
Nereden:
TurkHackTeam
Mesajlar:
628
Konular:
77
Teşekkür (Etti):
1
Teşekkür (Aldı):
31
Ticaret:
(0) %
19-01-2007 19:18
#2
atasözleri gercekten güzel ve anlamlı tskrlr....
---------------------
єтιкєтє gєяєк уσк єѕкιℓєя тαηıя вιzι

SineOne


єтιкєтє gєяєк уσк єѕкιℓєя тαηıя вιzι
єтιкєтє gєяєк уσк єѕкιℓєя тαηıя вιzι
єтιкєтє gєяєк уσк єѕкιℓєя тαηıя
вιzι

Adım şanımdan değil saygıdan gelir...

Ne kimseyi bir hırs uğruna satarım,

Ne de kimseye yalakalık yaparım...

Ben sadece bende ki beni,doğruları yaşarım...

єтιкєтє gєяєк уσк єѕкιℓєя тαηıя вιzι
devidoff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
12/2006
Nereden:
Turquie
Mesajlar:
458
Konular:
285
Teşekkür (Etti):
0
Teşekkür (Aldı):
139
Ticaret:
(0) %
19-01-2007 19:41
#3
Arsoy Teşekkür Ederim.
ADİGE Devidoff
--------------------- EVRENDE SAKLI KALMIŞ TÜM GÜZELLİKLER SİZİN VE SEVDİKLERİNİZİN OLMASI TEMENLİSİYLE...
GICIKX - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forumdan Uzaklaştırıldı
Üyelik tarihi:
01/2007
Mesajlar:
1.075
Konular:
384
Teşekkür (Etti):
0
Teşekkür (Aldı):
207
Ticaret:
(0) %
29-01-2007 00:55
#4
biraz uzun olmuş çok sağol aydınlattığın için emeğe saygı
xx_ADİGE_xx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
01/2007
Mesajlar:
4
Konular:
1
Teşekkür (Etti):
0
Teşekkür (Aldı):
0
Ticaret:
(0) %
29-01-2007 12:29
#5
emeğine saglık kardeş sagolsın
rio__107 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
02/2007
Mesajlar:
254
Konular:
12
Teşekkür (Etti):
5
Teşekkür (Aldı):
11
Ticaret:
(0) %
09-05-2007 05:23
#6
KaFkAs dAgLaRı'nDa bIrEr yOnCaYdI DeDeLeRiMiZ,
OrAkLa tIrPaNlA BiÇtIlEr oNlArI.
NeReDeN BiLeCeKlErDiKi,
DaHa gÜr çIkAcAkLaRıNı.



saol dostum
---------------------
KaFkAs dAgLaRı'nDa bIrEr yOnCaYdI DeDeLeRiMiZ,
OrAkLa tIrPaNlA BiÇtIlEr oNlArI.
NeReDeN BiLeCeKlErDiKi,
DaHa gÜr çIkAcAkLaRıNı.
!!!

Ќ@fЌдЌλ®ą
adige_77 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
08/2006
Mesajlar:
8
Konular:
0
Teşekkür (Etti):
0
Teşekkür (Aldı):
0
Ticaret:
(0) %
10-05-2007 13:36
#7
eyvallah kardeş güzeldi...

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı