İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

El Sanatımız Yemeni

binatlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
08/2007
Mesajlar:
493
Konular:
254
Teşekkür (Etti):
0
Teşekkür (Aldı):
2
Ticaret:
(0) %
17-06-2008 10:56
#1
El Sanatımız Yemeni
Gaziantep'te bir, Kilis'te bir sanatkâr olmak üzere, yörede halen 2 ustadan başka hiç ustasının bulunmadığı bu ata sanatı neredeyse unutulmak üzere!.



Bu 2 ustanın, yüreklerini koyarak yürüttükleri Gaziantep'in Geleneksel El Sanatlarından olan, "yemenicilik sanatı" Gaziantep'te çok eskilere dayanmaktadır. Şimdi yalnız Halk Oyunları ekiplerinin kullandığı yemeninin minyatür örneklerini bazı kuyumcu dükkanlarında, antik eşyalar arasında seyirlik olarak görüyoruz.





Yemeninin bize, Halep'ten, oraya da Yemen'den geçtiği bilinmektedir. İlk defa Yemen Ekber adında birisi tarafından yapılmasından dolayı bu adı aldığı söylenir. Oldukça sağlıklı bir ayakkabı olan yemeniyi, diğer ayakkabılardan ayıran özellik, taban ile yüzünün birleştiği yerin tamamı ile dikişli ve dönme olmasıdır. Yani yemeni önce dikilmekte, sonra çevrilerek içi dışına getirilmekte ve asıl giyiliş şeklini almaktadır. Diğer bir özelliği ökçesiz oluşudur.



Yemeni yapımında taban olarak; tabaklanmış sığır ve manda derisinden yapılan ve "gön" ismi verilen deri kullanılır. Sığır derisi boyalı, manda derisi ise kendi renginde, boyasızdır. Yemeninin yüzü ise "sahtiyan" denilen tabaklanmış keçi derisidir. Sahtiyan adı verilen derinin dört rengi vardır. Bunlar siyah, gül şeftali denilen parlak kırmızı ve annabi adı verilen mor ile, yalnızca "edik" cinsinde (çizmenin kısa şekli) kullanılan sarı renktir.



Yemeninin içinde "meşin" denilen tabaklanmış koyun derisi kullanılır. Tabaklanmış oğlak derisinden yapılan sızı kayışı, yemeninin sahtiyan ile meşin kısmını birleştirmeye yarar. Yemeninin dikiminde kullanılan iplik ise; "gön sızı" veya "saya ipliği''dir. Bu ipliğin, gön ve meşin içinden kolayca geçmesi ve zaman içinde çürümemesi için, ipe balmumu sürülür. Yemeninin yüzündeki sahtiyan ile, iç kısmındaki meşin, sızı ile birbirine dikildikten sonra kalan kısmını yapıştırmaya yarayan maddeye "çiriş" adı verilir. Çiriş su ile yoğrulup hamur haline getirilerek kullanılır.



Yemeninin şekil bakımından ise beş çeşidi vardır. Bunlar; "Halebi", "Merkup", "Burnu sivri","Kulağı uzun" ve "Eğri simli" adlarını alır.

Halebi modeli Halep'ten gelmesi nedeni ile bu adı almıştır ve ilk kullanılan modeldir. Yüz kısmı ayağın iki yanına doğru girintilidir. Burnu yüze doğru kıvrık, kulağı uzundur. Annabi (Mor) ve gül şeftali renginde olur. Daha çok köylerde kullanılmıştır.



Merkup ise, Halep ve Arap menşeilidir. Halebinin yüzü, ayağı bileğe kadar örttüğü halde, merkubun yüzü kısadır. Arka ve yanları aynı hizadadır ve kulaksızdır. Burnu değirmi (yuvarlak) ve düzdür. Şehirde, sosyal durumu iyi olanlar tarafından kullanılmıştır.

Burnu sivri modelinin, burnu kıvrıktır. Halebinin yalnız gön kısmı kıvrık olduğu halde, burnu sivri modelinde yüzün sahtiyan kısmı da birlikte kıvrılmıştır. Yüzü, kulağı ve rengi halebi gibidir. Köylerde kullanım alanı bulmuştur.

Kulağı uzun modelinin yüzü, halebi de olduğu gibi girintili değildir. Burnu sivri gibi ayağı tam örtmez ve merkup gibi ayak yüzünü açık bırakacak şekildedir. Siyah, annabi (mor) ve gül şeftali (parlak kırmızı) renginde olur. Bu model şehirde kullanılmıştır.

Eğri simli modelinin ise, yüzü merkup gibi kısadır. Burnu sivri gibi yukarı kalkık ve kıvrıktır. Gül şeftali renginde olur ve gümüş telle işlemelidir. Köylerde, kadınlar ve gelinler giymiştir.

Yemeninin bir de, köylerde çiftçilerin, dağlarda çobanın ve bekçinin giydiği "Postal" cinsleri vardır ki, bunlar da; bekçi haydesi, çiftçi haydesi adlarını alır. Ayrıca "Edik" denilen ve sadece sarı renkte olan, köylerde gelinlerin giydiği kısa çizme modelini görüyoruz.




Şimdi alıntıseyirlik olan bu otantik ayakkabının oldukça sağlıklı bir giysi olduğunu, kışın ayağı sıcak, yazın serin tuttuğunu da belirtelim.


alıntı
--------------------- Mahçup Etmek Haramdır
cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
22-07-2008 15:58
#2
Eskiden ne çok şey sıhhatli imiş. Sadece bu birbirinden harika otantik ayakkabılar mı? Pek çok elsanatımız gibi Yemeni sanatı da maalesef ustası vefat edince arkasından o sanatı devam ettirecek olmadığından kaybolmaya yüz tutmuş durumda. Bu durum esasen öyle canımı sıkıyor ki, eskiden TRT de kaybolmaya yüz tutmuş elsanatlarımız diye ustalarımızı da konu alan bir program vardı izlerdim. Çok sevinirdim. Anadolu elsanatlarıyla, kültürüyle vs. adeta milli bir servet.

Dileğim umarım unutulmaz, unutturmayız. Değerli paylaşımınız için çok teşekkürler binatlı

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı