İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Mevsimlik Bayramlar

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
21-09-2008 00:44
#1
Mevsimlik Bayramlar
Mevsimlik bayramların kutlama zamanları doğa,iklim ve ekoloji koşullarına bağlı olarak farklılık gösterebilmektedir.Örneğin koç katımı kışın kısa sürdüğü baharın erken geldiği bölgelerde güz başlarında,baharın geç geldiği yerlerde güz sonlarında yapılır.Buna karşılık nevruz,hıdrellez gibi bayramlar her yerde aynı tarihlerde kutlanır.Kimi bayramların zamanını yerli üretim şartları,bazılarını ise genel bir "takvim geleneği" belirler.Böylece mevsimlik bayramlar:

Bahar Bayramları

1)Bahar Bayramları:Nevruz, Çiğdem, Betnem (gavur küfrü ya da kızıl yumurta), Hıdrellez.
2)Yaz,Gündönümü
3)Kış Yarısı,Yılbaşı


Özel Mevsimlik Bayramlar

1)Çoban Bayramları Zinciri:Koç Katımı,Veya (davar yüzü),Döl
2)Ekinci,Meyveci,Bağcı Bayramları
3)Göç Bayramları

Hıdırellez Bayramı

Hıdrellez, bütün Türk dünyasında bilinen mevsimlik bayramlarımızdan biridir.Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan hıdrellez günü, Hızır ve İlyas Peygamber’in yeryüzünde buluştukları gün olması nedeniyle kutlanmaktadır.Hızır ve İlyas sözcükleri birleşerek halk ağzında hıdrellez şeklini almıştır.Hıdrellez günü,Gregoryen takvimine göre 6 Mayıs eskiden kullanılan Rumi takvim olarak da bilinen Julyen takvimine göre 23 Nisan günü olmaktadır.

Halk arasında kullanılan takvime göre eskiden yıl ikiye ayrılmaktadır:6 Mayıs’tan 8 Kasım’a kadar olan süre Hızır Günleri adıyla yaz mevsimini,8 Kasım’dan 6 Mayıs’a kadar olan süre ise Kasım Günleri adıyla kış mevsimini oluşturmaktadır.

Bu yüzden 6 Mayıs Günü kış mevsiminin bitip sıcak yaz günlerinin başladığı anlamına gelir ki,bu da kutlanıp bayram yapılacak bir olaydır.Hızır ve Hıdrellezin kökeni hakkında çeşitli fikirler ortaya atılmıştır.

Bunlardan bazıları Hıdrellezin Mezopotamya ile Anadolu kültürlerine ait olduğu;bazıları ise İslamiyet öncesi Orta Asya Türk kültür ve inançlarına ait olduğu yolundadır.Oysaki Hıdrellez Bayramı’nı ve Hızır inancını tek bir kültüre mal etmek olanaksızdır.İlk çağlardan itibaren Mezopotamya, Anadolu,İran,Yunanistan ve hatta bütün Doğu Akdeniz ülkelerinde bahar ya da yazın gelişiyle ilgili bazı tanrılar adına çeşitli tören ve ayinlerin düzenlendiği görülmektedir.

Hızır,yaygın bir inanca göre, hayat suyu (ab-ı hayat) içerek ölmezliğe ulaşmış;zaman zaman özellikle baharda insanlar arasında dolaşarak zor durumda olanlara yardım eden, bolluk-bereket ve sağlık dağıtan,Allah katında ermiş bir ulu ya da peygamberdir.Hızır’ın hüviyeti,yaşadığı yer ve zaman belli değildir. Hızır, baharın, baharla vücut bulan taze hayatın sembolüdür.Hızır inancının yaygın olduğu ülkemizde Hızır’a atfedilen özellikler şunlardır:

1)Hızır, zor durumda kalanların yardımına koşarak insanların dileklerini yerine getirir.
2)Kalbi temiz, iyiliksever insanlara daima yardım eder.
3)Uğradığı yerlere bolluk, bereket, zenginlik sunar.
4)Dertlilere derman,hastalara şifa verir.
5)Bitkilerin yeşermesini, hayvanların üremesini,insanların kuvvetlenmesini sağlar.
6)İnsanların şanslarının açılmasına yardım eder.
7)Uğur ve kısmet sembolüdür.
8)Mucize ve keramet sahibidir.

Hızır,bu nitelikleriyle mitoloji dünyasının kendilerine üstün yetenekler atfedilen tanrılarını hatırlatmaktadır.Ülkemizde Hıdrellez Bayramı 6 Mayıs tarihinde kutlanır.Bugün Hıristiyanlarca da baharın ve doğanın uyanmasının ilk günü olarak kabul edilir;bu günü Ortodokslar Aya Yorgi, Katolikler St.Georges Günü olarak kutlamaktadırlar.

Mevsimlik bayramlarımızdan biri olan Hıdrellez,ülkemizde etkin bir biçimde kutlanmaktadır.Büyük şehirlerde daha az olmak üzere,kasaba ve köylerde hıdrellez için önceden hazırlıklar yapılır. Bu hazırlıklar,evin temizliği,üst-baş temizliği,yiyecek-içeceklerle ilgili hazırlıklardır.Hıdrellez gününden önce evler baştan başa temizlenir. Çünkü temiz olmayan evlere Hızır’ın uğramayacağı düşünülür.Hıdrellez günü giyilmek üzere yeni elbiseler, ayakkabılar alınır.

Anadolu’nun bazı yerlerinde Hıdrellez Günü yapılan duaların ve isteklerin kabul olması için sadaka verme,oruç tutma ve kurban kesme adeti vardır.Kurban ve adaklar “Hızır hakkı” için olmalıdır.Zira tüm bu hazırlıklar Hızır’a rastlamak amacına yöneliktir.

Hıdrellez kutlamaları daima yeşillik, ağaçlık alanlarda, su kenarlarında,bir türbe ya da yatırın yanında yapılmaktadır.Hıdrellezde baharın taze bitkilerini ve taze kuzu eti ya da kuzu ciğeri yeme adeti vardır.Baharın ilk kuzusu yenildiği zaman sağlık ve şifa bulunacağına inanılır.Bugünde kırlardan çiçek veya ot toplayıp onları kaynattıktan sonra suyu içilirse bütün hastalıklara iyi geleceğine,bu su ile kırk gün yıkanılırsa gençleşip güzelleşileceğine inanılır.

Hıdrellez gecesi Hızır’ın uğradığı yerlere ve dokunduğu şeylere feyiz ve bereket vereceği inancıyla çeşitli uygulamalar yapılır.Yiyecek kaplarının, ambarların ve para keselerinin ağızları açık bırakılır.Ev,bağ-bahçe,araba isteyen kimseler,Hıdrellez gecesi herhangi bir yere istediklerinin küçük bir modelini yaparlarsa Hızır’ın kendilerine yardım edeceğine inanırlar.

Hıdrellezde baht açma törenleri de oldukça yaygın olarak uygulanan geleneklerimizdendir. Bu törene İstanbul ve çevresinde “baht açma”,Denizli ve çevresinde “bahtiyar”,Yörük ve Türkmenlerde “mantıfar”,Balıkesir ve çevresinde “dağara yüzük atma”,Edirne ve çevresinde “niyet çıkarma”,Erzurum’da “mani çekme” adı verilir.

Törenler baharda doğanın ve tüm canlıların uyanmasıyla eş anlamlı olarak insanların da talihlerinin açılacağı inancıyla,şanslarını denemek için yapılır.Hıdrellezden bir gece önce bahtını denemek ve kısmetlerinin açılmasını sağlamak isteyen genç kızlar yeşillik bir yerde veya bir su kenarında toplanırlar.

İçinde su bulunan bir çömleğe kendilerine ait yüzük,küpe,bilezik gibi şeyler koyarak ağzını tülbentle bağladıktan sonra bir gül ağacının dibine bırakırlar. Sabah erkenden çömleğin yanına giderek sütlü kahve içip ağızlarının tadının bozulmaması için dua ederler.

Ardından niyet çömleğinin açılmasına geçilir. Çömlekten içindekiler çıkarılırken bir yandan da maniler söylenir.Buna göre eşyanın sahibi hakkında yorumlar yapılır.Hıdrelleze özgü bu uygulama temelde bu şekilde yapılmakla birlikte,yörelere göre bazı farklılıklar da gösterebilmektedir.Son zamanlarda ise bu tören yalnızca evde kalmış kızların kısmetini açmak amacıyla yapılmaktadır.

Sonuç olarak, Anadolu’da hala görkemli törenlerle kutlanan Hıdrellez Bayramı insanlık tarihinde çok eski zamanlardan beri kutlanmaktadır.Farklı zamanlarda, farklı isimler altında kutlansa da Hıdrellez motiflerine pek çok yerde rastlamak mümkün olmaktadır.Baharın gelişi ve doğanın canlanması insanlar tarafından bayramlarla kutlanması gereken bir durum olarak algılanmıştır.Böylece bir bahar bayramı olan Hıdrellez evrensel bir nitelik kazanmıştır.

Nevruz Bayramı

Nevruz sözcüğü Farsça nev (yeni) ve ruz (gün) sözcüklerinin birleşmesinden meydana gelmiş olup yeni gün anlamına gelmektedir. Eski İran takvimine göre yılın ilk günüdür ve güneşin Koç burcuna girdiği ilkbaharın başlangıcı sayılan bir gündür.

Güneş 21 Marta kadar güney yarımküreye daha çok ışık ve ısı verirken,21 Mart tarihinden itibaren kuzey yarımküreye daha çok ısı vermeye başlar. Bu nedenle kuzey yarımkürede yaşayan bazı halklar için 21 Mart günü uyanış ve yaradılışın sembolü olarak kutlanmaya değer bir gün anlamı taşımaktadır.

İran mitolojisine göre Tanrı dünyayı, insanı ve güneşi bu günde yaratmıştır. İran’ın efsanevi padişahı Kiyumers tahta oturarak bugünü bayram ilan etmiştir.İran’da ihtişamın sembolü olan Cemşid de aynı gün tahta oturmuştur.Ayrıca Hz. Adem’in 7. torunu olan Cem 21 Mart günü Azerbaycan’a gelmiş ve bugünü bayram ilan etmiştir.

Anadolu’da Nevruz-i Sultan,Sultan Nevruz,Navrız,Mart dokuzu gibi adlar verilen Nevruz,farklı yörelerde değişik biçimlerde kutlanır.Tarımsal uğraşın yoğun olduğu yörelerde bir tür bolluk ve bereket töreni olma özelliği de taşımaktadır.Alevi-Bektaşi topluluklarda ise inanca dayalı bir anlam da ifade etmektedir.

Alevi-Bektaşi topluluklarda Nevruz,Hz. Ali’nin doğum günüdür,Hz. Ali ile Hz. Fatma’nın evlendikleri gündür,Hz. Muhammed’in veda haccı dönüşü Hz. Ali’yi kendine halife tayin ettiği gün olması özelliğini de taşımaktadır.Bu günün sabahı mürşidin okuduğu duadan sonra süt içilir, Nevruziye adı verilen şiirler,nefesler ve Hz. Ali’nin Mevlidi okunur.Nevruzda önceden hazırlanmış olan çöreklerle mezarlık ziyaretine gidilir,ölüler ziyaret edildikten sonra orada çörekler yenilir.

Osmanlı Devleti zamanında Nevruz gününe özel bir önem verilmiştir.

Padişahlara Nevruz günleri “nevruziye” adı verilen kasideler sunulurdu.Bu kasidelerde ağaçların yeşermesi,çiçeklerin açması,havanın ısınması gibi konulara yer verilirdi.Nevruz günü Adem’in yaratıldığı,Nuh’un gemisinin karayı bulduğu,Hz. Ali’nin doğduğu, halife olduğu anlatılırdı.Nevruz gecesi bütün yaratıkların Tanrı’ya secde ettiği, dileklerin yerine getirildiği belirtilirdi.Nevruz günlerinde müneccimbaşı, yeni takvimi padişaha sunar,bahşişini de alırdı.Buna da “nevruziye bahşişi” adı verilirdi.

Saray hekim başıları tarafından hazırlanan ve Nevruziye denen çeşitli baharatlardan yapılmış macunlar,padişah ailelerine ve büyüklere sunulurdu. Bugün için yapılmış macunlar, porselen kapaklı kaseler içinde sunulur ve günün hangi saatinde yenmesi gerektiğini yazan bir kağıt da kaselere iliştirilirdi.

Nevruziye adı verilen macunun kökeni,kimi araştırmacılar tarafından Persler dönemine kadar ***ürülebilmektedir.Persler zamanında Nevruz günlerinde hekimler ve eczacılar toplanarak bu özel macunu hazırlamışlardır.Bu macundan yiyenin bütün yıl boyunca
hastalıklardan korunacağına inanılmıştır.Zamanla bu gelenek değişime uğramış ve Nevruziye Nevruz günlerinde yenen özel bir tatlının adı olmuştur.Son zamanlarda bu geleneğin bir uzantısı olarak 21 Mart günü Manisa’da mesir macunu halka dağıtılmaktadır.

Doğu Anadolu halkı için sadece Nevruz günü değil,Nevruz gecesi de kutsallık taşımaktadır.Bu gece canlı cansız bütün varlıkların Tanrı’ya secde ettiğine inanılır.O gün herkesin bir yıllık kısmeti ve geleceği belirlenir.Herkes güzel ve yeni elbiseler giyerek yeni yıla hazırlanır.Evlerde yemekler yapılır,karşılıklı ziyaretlerde bulunulur.

Mart ayı içerisinde Anadolu’nun bazı yörelerinde görülen bir diğer gelenek de “kara Çarşamba” geleneğidir.Mart ayının ilk çarşambası olan bu günde çeşitli törenler yapılır,çeşitli yiyecekler hazırlanarak birlikte yenir.Gençler bir dilek tutarak komşuların kapısını dinlerler.

Nevruzla ilgili geleneklerden biri de “mart ipliği”adı verilen uygulamadır.21 Marttan itibaren ısınmaya başlayan havalar nedeniyle ağaçların güneşten etkilenmemesi için bez bağlanır.Giresun’da uygulanmakta olan “Mart bozumu” adı verilen gelenek de Nevruzla ilgili önemli geleneklerden biridir.Mart bozumunda akarsulardan alınıp getirilen su evlere serpilir.Ayağı uğurlu bir misafirin gelmesi ve “martınızı bozuyorum” demesi beklenir.

Nevruz İç Anadolu Bölgesi’nde “Mart dokuzu” olarak bilinmektedir.21 Mart günü sabah erken kalkılır,mezarlık ziyareti yapılır,niyet tutulur.Niyetlenecek kişi mezarlardan birer taş alarak kırka tamamlar.

Bir torbaya doldurup evinin duvarına asar ve bu arada bir niyet tutar.Bir yıl sonra torbaya baktığında taşlar kırk bir olmuşsa niyetinin gerçekleşeceğine inanır.Bir daha ki Mart Dokuzunda taşlar iade edilir.

Nevruz günü ziyaretler esnasında çeşitli yemeklerden oluşan sofralar hazırlanır,oyunlar oynanır,eğlenceler düzenlenir,boyalı yumurtalar yenir ve büyük ateşler yakılır.Her toplumun kendine özgü nedenlerle kutladığı Nevruz, Azerbaycan,Kazakistan,Kırgızistan,Türkmenistan,Özb ekistan,Tataristan,Uygur Bölgesi, Anadolu ve Balkanlarda geleneksel kutlamalarla canlılığını günümüzde de sürdürmektedir.

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı