İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

parapisikoloji nedir.

*666* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
09/2008
Nereden:
Graphic Team
Mesajlar:
366
Konular:
91
Teşekkür (Etti):
96
Teşekkür (Aldı):
132
Ticaret:
(0) %
30-10-2008 18:07
#1
Arrow
parapisikoloji nedir.
Parapsikoloji,
duyular-dışı algılama, psikokinezi, ölümden sonra yaşam” gibi konulara ilişkin olan, görünüş itibariyle paranormal (normal-dışı, normal-ötesi) görünen olayların deneyselyöntem yoluyla çok "disiplin"li (çok yöntemli) etüdüdür.

Bir başka deyişle parapsikoloji telepati, durugörü gibi paranormal yetenekleri, psikokinezifenomenini ve diğer çeşitli psişikfenomenleri konu alan bir bilimsel araştırma alanıdır.

Terim Yunanca'da “ötesinde” anlamına gelen para” (παρά)sözcüğünün, ruhbilim anlamında kullanılan psikoloji terimine eklenmesiyle elde edilmiş olup, ilk kez 1889'da
Alman psikolog Max Dessoir tarafından kullanılmıştır.

Günümüzde parapsikologlar bu paranormal fenomenleri ifade etmek üzere, bu tür olayların herhangi bir düzenek kullanılmaksızın meydana geldiğini vurgulamak amacıyla psi terimini kullanmaktadırlar.

Yunan alfabesinin 23. harfi olan Psi'nin Parapsikoloji terminolojisinde bu amaçla kullanılmasının ya da seçilmesinin nedeni, Yunanca'da ruh ve yaşam gücü anlamlarında kullanılan psikhe sözcüğünün baş harfi olmasıdır.

alıntıdır.
---------------------
Ben hep biliyorum, bilenler gibi,
oyun oynuyorum aslında, hiçbir oyunu,
gerektiğince bilmiyorum.
Çok gerekli bir yazının, çok gereksiz yerlerinde
dolanıp duruyorum.
Bitirebilmek ayrı bir konu.

NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE.!
turkhackteam.net/org
*666* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
09/2008
Nereden:
Graphic Team
Mesajlar:
366
Konular:
91
Teşekkür (Etti):
96
Teşekkür (Aldı):
132
Ticaret:
(0) %
30-10-2008 18:10
#2
ben az çok parapisikoloji'yi takip ediyorum yeryüzünde olan paranormal olaylar dikkatimi çekiyor.
belki sizlerdende bu konuyu merak edenleriniz vardır diye konu açayım dedim.
daha öncede açtığım konularda yaptığım gibi iyice araştırıp konunun uzmanlarının yazdıklarından alıntılarla devam ettiricem konuyu.
yoruma açıktır.
---------------------
Ben hep biliyorum, bilenler gibi,
oyun oynuyorum aslında, hiçbir oyunu,
gerektiğince bilmiyorum.
Çok gerekli bir yazının, çok gereksiz yerlerinde
dolanıp duruyorum.
Bitirebilmek ayrı bir konu.

NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE.!
turkhackteam.net/org
*666* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
09/2008
Nereden:
Graphic Team
Mesajlar:
366
Konular:
91
Teşekkür (Etti):
96
Teşekkür (Aldı):
132
Ticaret:
(0) %
30-10-2008 18:19
#3
parapisikolojinin bilimsellik derecesi.

Parapsikolojiye, halihazırda sekiz üniversitede okutulmasına karşın,
ABD’de ve birçok ülkede "sınır-bilim" (fringe science) gözüyle bakılmaktadır;
çünkü araştırmaları A.B.D.'ndeki bilim adamlarının büyük çoğunluğu tarafından kabul edilmiş
"standart varsayım numuneleri" (Scientific modelling) içinde henüz yer almamaktadır.

Parapsikolojik araştırma
laboratuvar araştırmasını ve bilimsel alan çalışmasını içeren bir dizi metodoloji gerektirir ki, günümüzde bu metodolojik parapsikoloji araştırmaları bazı özel laboratuarlarda ve dünyanın çeşitli üniversitelerinde sürdürülmektedir.
Bununla birlikte, günümüzde parapsikolojik araştırmalara etkin olarak destek veren (sponsorluğunu yapan, finanse eden) üniversiteler, tüm üniversitelerin sayısına oranla çok fazla değildir.
Bu tür akademik araştırmalar özel parapsikolojik yayınlarda, bazı parapsikolojik araştırmalar da geleneksel gazetelerdemakale olarak yayımlanmaktadır.

A.B.D.’li parapsikologlarca sürdürülen deneyler iki alanda ya da iki yöntemde yoğunluk kazanmıştır.
Kullanılan temel yöntemlerden biri, psikokinezinin varlığını ortaya koymak üzere RNG (Random number generation ) yöntemidir,
diğeri duyular-dışı algılamanın varlığını ortaya koymak üzere de uyaranlardan yalıtılmanın sözkonusu olduğu “Ganzfeld uyarımıdır. Bunlardan başka, parapsikolojik araştırma deneylerinin bir kısmını da, A.B.D.’de,
"gezici (coğrafi) durugörü" olasılıklarını incelemek üzere, devlet sözleşmesi altında sürdürülen araştırma deneyleri oluşturmaktadır.

Ray Hyman, Stanley Krippner, James Alcock ve bazı bilim adamları parapsikolojide kullanılan bu iki yönteme ve bu iki yöntemle elde edilen verilere eleştiri getirmektedirler.
Kuşkucu araştırmacılara göre, yöntemsel (metodolojik) kusurlar, birçok parapsikolog tarafından sunulmuş normal-dışına ilişkin açıklamalardan ziyade, görünüşteki deneysel başarılar için en iyi açıklamayı sağlamaktadır.

Parapsikolojiye ABD'de sınır-bilim, hatta Kaliforniya'da sözdebilim olarak bakılmaktaysa da, bu alandaki çalışmalar Avrupa'da özellikle 1977'deki “İzlanda Tezleri” sonrasında bilimsel saygınlığını kazanmaya başlamıştır.

1977’de Reykjavik'de (İzlanda)’da yapılan uluslararası kongrede sunulan, “İzlanda Tezleri” adıyla tanınan rapor ve verilerin bilimsel değerleri
“1973 yılı Nobel Fizik Ödülü sahibi Brian Josephson tarafından onaylanmıştır. Çoğu araştırmacı İzlanda Kongresi’ni parapsikolojinin “tarihi an”ı olarak nitelendirir.

Günümüzde parapsikolojik araştırma kuruluşlarının bir kısmı "psişik araştırma" adı altında etkinlik göstermektedir.
Parapsikoloji günümüzde A.B.D.'nden Yunanistan'a dek yaklaşık 40 ülkede üniversitelerde kürsü edinmiş bulunmakta ve okutulmaktadır.

Kimilerine göre, parapsikoloji materyalist ****psişiğe verilen yeni isimdir ya da ****psişiğin materyalistleşmiş devamıdır.

alıntıdır.
---------------------
Ben hep biliyorum, bilenler gibi,
oyun oynuyorum aslında, hiçbir oyunu,
gerektiğince bilmiyorum.
Çok gerekli bir yazının, çok gereksiz yerlerinde
dolanıp duruyorum.
Bitirebilmek ayrı bir konu.

NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE.!
turkhackteam.net/org
*666* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
09/2008
Nereden:
Graphic Team
Mesajlar:
366
Konular:
91
Teşekkür (Etti):
96
Teşekkür (Aldı):
132
Ticaret:
(0) %
30-10-2008 18:31
#4
Tarihçe:
Parapsikolojik araştırma alanı için önceleri, özellikle Avrupa'da ****psişik ve parapsişik terimleri kullanılıyordu.
****psişik terimi Aristo'nun "****fizik" kitabının isminden esinlenen
1913Nobel ödüllüfizyolojiprofesörüCharles Richet (1850-1935) tarafından 1905'te ortaya atılmış, parapsişik terimi ise,
Dijon Akademisi ve Grenoble Akademisi rektörü olan Emden ödüllü bilimci ve filozof Emile Boirac (1851-1917) tarafından ortaya atılmıştır.

Prof. W. McDougall bu adı parapsikoloji terimiyle değiştirerek bu terimin uluslararası sahada kabul görmesini ve literatürde yerini almasını sağlamıştır. Fakat parapsikolojinin A.B.D.’li öncüsü biyoloji doktoru ve bitkibilimci olan Prof. J. B. Rhine’dır. Rhine çalışmaları sonucunda bazı kişilerin bedensel duyuları kullanmadan dış dünyadan ya da diğer insanların zihinlerinden bilgi edinebileceklerini gözlemlemişti.

Bu olguya duyular-dışı algılama(D.D.A.) ya da duyular-dışı idrak (D.D.İ.) anlamında "extra sensory perception" – (İngilizce kısaltılmışı: ESP) adını verdi.

Parapsikoloji terimi AlmanpsikologMax Dessoir tarafından 1889’da ortaya atılmış, Rhine tarafından benimsenmiştir.
Bununla birlikte 1930’lu yıllardan itibaren psişikfenomeninlaboratuvar koşulları içine çekildiğinin, yani laboratuvar metodolojileri uygulanarak incelendiğinin vurgulanması amacıyla parapsikoloji terimi yerine
psişik araştırma” teriminin kullanımı daha yaygınlık kazanmıştır.

Parapsikologlar parapsikolojinin tarihsel gelişim sürecini dört dönemde ele alırlar:

Antik Dönem, Mesmerizm Dönemi, spiritüel bilgilerin yayıldığı, yani ekolleştiği Kurumlaşma Dönemi ve bir bilimsel araştırma alanı olarak üniversitelere yayıldığı Modern ya da Akademik Dönem.
Antik dönem

Klasik dönem de denmektedir. Bu dönem, tarih çağlarından başlayarak 1700’lü yıllara kadar sürmüştür.
Psişik yetenekler yalnızca son yıllarda ilgi duyulup incelenen bir alan değildir. Örneğin Antik Yunan ve Roma’da bu olgular bilinmekteydi.
O dönemde yaşamış Pisagor, Eflatun, Çiçero, Seneca, Virgil ve pek çok bilim, sanat ve devlet adamı bu konuları incelemişlerdi.
Medyumluk yeteneklerine sahip insanlar, tarih boyunca büyücü,şaman,cadı,ermiş,kahin,mistik vs. adlarla ifade edilmişlerdir.
Yine bazı yazıtlardan ve duvar resimlerinden eski insanların radyesteziyi bildikleri anlaşılmaktadır;
eski insanlar çatal çubuk yöntemiyle toprak altında su ve maden araması yapmışlardır.

Bilinen en eski çatal çubuk resmi M.Ö. 1300 yıllarına aittir ve Mezopotamya’da bulunmuştur.
Yine, Antik Yunan'da prekognisyon ve kehanet olayları oldukça yaygındı. Gerek Yunanistan’da gerekse Anadolu’da birçok kehanet merkezi, tapınağı mevcuttur.
Bu döneme ait psişik konulardaki kayıtların hepsi elbetteki, günümüze kadar, olduğu gibi korunabilmiş değildir.
Ancak, o dönemleri anlatan ikinci el eserlerden bunları elde etmemiz mümkün olmaktadır.
Dolayısıyla arkeoloji biliminin bulguları, bilgileri ve birikimi arttıkça tarihi çağlarda yaşanmış psişik deneyimler hakkında daha doğrudan bilgi ve veri elde edilebilmektedir.
Mesmerizm dönemi

Parapsikolojinin temelleri bu dönemde ortaya atılmıştır denilebilir.
Çünkü bu dönemde ilk defa bir bilim adamı, bir tıp adamı, hastalarını ruhsal şifa yöntemleriyle tedavi ettiğini tüm dünyaya duyurmaktaydı.
1700’lü yıllarda Viyana'lı doktor Franz Anton Mesmer kendisine sinir rahatsızlığı ile gelen bazı hastaların tedavisi sırasında normal tıbbi müdahalenin yanısıra mıknatıslı çubuklar kullanarak da sonuç alabileceğini farketti.

Araştırmalarına devam eden Mesmer bir müddet sonra mıknatıs çubuk yerine ellerini kullanarak da aynı işi yapabileceğini keşfetti.
Mesmer bunu, canlıların bedenlerinden yayılan canlısal manyetizma (hayvansal manyetizma ) adı verilen bir güçle açıklıyordu.
Mesmer bu dönemlerde oldukça ciddi çabalar içerisinde bulunmuştur.

Aleyhinde birçok meslektaşı vardı; fakat daha önemlisi, sayısız hastası da onun yöntemleriyle şifa bulmuştu.
Mesmer’in çalışmalarını FransızaristokratMarki de Puysegur devam ettirmiştir.
Puysegur bu bedensel manyetizma gücünün sadece şifacılarda bulunmadığını, her insanda mevcut olduğunu iddia ederek, hastadaki inanç ve iradenin fiziksel beden üzerinde değişiklikler meydana getirdiğini söylüyordu.

Puysegur kendi yöntemleriyle insandaki "yapay uyurgezerlik" olayını ortaya çıkardı ve buna “somnambulizm” adını verdi. Bu değişik şuur halinin keşfi gelecekte birçok parapsikolog ve ****psişikçinin çalışmalarında büyük olanaklar sağlamıştır.
Çünkü duyular-dışı algılamafenomenleri ya da halk arasındaki adıyla altıncı duyu, bu şuur halinde daha kolay ortaya çıkmaktaydı.
Bu ön araştırmalarla ileride gelişecek olan parapsikoloji biliminin temeli atılmış oluyordu. Artık bilim adamlarının eline birtakım veriler geçmiş bulunuyordu.

alıntıdır.
---------------------
Ben hep biliyorum, bilenler gibi,
oyun oynuyorum aslında, hiçbir oyunu,
gerektiğince bilmiyorum.
Çok gerekli bir yazının, çok gereksiz yerlerinde
dolanıp duruyorum.
Bitirebilmek ayrı bir konu.

NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE.!
turkhackteam.net/org
*666* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
09/2008
Nereden:
Graphic Team
Mesajlar:
366
Konular:
91
Teşekkür (Etti):
96
Teşekkür (Aldı):
132
Ticaret:
(0) %
30-10-2008 19:24
#5
Kurumlaşma dönemi


Medyum Eva Carrière’in elleri arasında paranormal bir ışık belirdiği zaman çekilen fotoğrafı (1912)



19. yüzyılın sonlarına doğru bazı aydınlar, bilimin getirmiş olduğu katı maddeci anlayışın doğurduğu kısır dünya felsefesine karşı açık tepkilerini ortaya koymuşlardır.
Bu tepkiyi ortaya koyanlar daha sonra da göreceğimiz gibi, yine o dönemin önde gelen ünlü bilim adamları olmuştur.

18. ve 19. yy. bilim anlayışına göre insan tesadüflerle oluşmuş gayet mekanik ve otomatik yapıya sahip bir varlıktı.
Bu açıklamalarla yetinmeyen ve insan varlığının daha üstün, daha aşkın bir öze sahip olduğunu anlayan bu aydınlardan bir kısmı 1882 yılında Londra’da Psişik Araştırmalar Derneği’ni kurdular
(İngilizce kısaltılmışı SPR: Society for Psychical Research).

Derneğin ilk kurucuları arasında bulunan bilim adamlarının ve aydınların ortak düşüncesi, aynı zamanda, evrene şu soruyu sormaktı:

"İnsanın öz varlığı bedenin ölümünden sonra varlığını sürdürür mü?"

Dernek bazı bilim çevrelerince o kadar ilgi görüyordu ki gerek başkanları gerekse üyeleri tanınmış bilim adamlarıydılar.
Başkanlar arasında Nobel Ödülü almış üç bilim adamı, bir başbakan ile çoğu fizikçi ve filozoflardan oluşan çok sayıda profesör bulunmaktaydı.

Yani, ruhsal araştırmalar alanında kurulmuş bu ilk dernek aslında önemsiz, küçük, kendi alanında araştırmalar yapan bir dernek değildi.
Aksine gerek kurucuları, gerek başkanları, gerekse üyeleri o dönemin bilim ve düşünce tarihine isimlerini yazdırmış kimselerdi.

Bu aydın bilim adamları o dönemde tek bir noktada uzlaşıyorlardı:
19. yy. biliminin kendilerini içine sürüklediği mekanik kör düğümden çıkacak bir yol bulmak.
İngiliz Psişik Araştırmalar Derneği üyeleri bu amaçla insan varlığının duyular-dışı yönlerini ve özellikle psişik yeteneklerini inceleme yoluna gittiler.
Konuyla ilgili yüzlerce vaka topladılar ve bunları hiçbir ayrıntıyı kaçırmadan objektif bir biçimde incelediler.

Bunun yanısıra bu araştırmaları destekleyici birçok psikolojik araştırmalar da yaptılar.
Çoğunun yüksek dereceli çabalarından dolayı o günlerde açıklanamaz olarak görülen olaylar, bugün birçok ılımlı bilim adamı tarafından kabul edilmektedir. Ayrıca aralarında Freud, Pierre Janet ve C.G. Jung’un da bulunduğu ilk psikoterapistlerin çoğu bu derneğin üyesiydi.
Bu ünlü psikologlar da dernek çevresinde çok önemli ve yararlı çalışmalar yapmışlardır.

Psikanaliz ekolünün kurucusu
Freudeğer yaşamımı tekrarlayabilseydim, kendimi psikanaliz yerine parapsişik araştırmaya adardım demiştir.

Kendisinin telepatiyle ilgili görüşlerini bildirdiği Psikanaliz ve Telepati başlıklı raporu bazı bilim çevrelerinin baskısı nedeniyle ancak ölümünden sonra yayınlanmış ve beklenildiği gibi, pek yankı da uyandırmamıştır.

Parapsikoloji araştırmalarının yakın tarihini oluşturan kurumlaşma döneminde başlıca üç kuruluşun faaliyetleri görülmektedir:
Klasik deneyleri ile ilk adımları atan,
1882’de kurulan İngiliz Psişik Araştırmalar Derneği (SPR), 1919'da kurulan Uluslararası ****psişik Enstitüsü (Institut Métapsychique International) ve Prof. J. B. Rhine’ın 1932’de Kuzey Carolina'da Duke Üniversitesi Psikoloji Fakültesi'nde kurduğu Parapsikoloji Laboratuvarı'dır.

Her üç kuruluşun da başkanları genellikle bilim adamları olmuştur.
Örneğin, İngiliz Psişik Araştırma Derneği’ne başkanlık yapmış isimlerden bazıları tarihsel sırasıyla şunlardır:

Henry Sidgwick (d.1838-ö.1900) İngilizdüşünür, ahlakfelsefesiprofesörü

I. Earl of Balfour (Arthur Balfour) (d.1848-ö.1930) İngiliz devlet adamı, İrlanda İşleri Bakanı, Dışişleri Bakanı, İngiliz Bilim Geliştirme Kurulu başkanı.

William James (d.1842-ö.1910) ABD’li düşünür, felsefe ve psikoloji profesörü. FelsefedePragmatizm ekolünün kurucusu.

Sir William Crookes (d.1832-ö.1919) İngilizfizikçi ve kimyacı.Talyumun ve radyant maddenin kaşifi, Crookes tüpünün ve Crookes radyometresinin mucidi,katotışınları çalışmalarının öncüsü.

Sir Oliver Lodge (d.1851-ö.1940) İngilizfizik profesörü, Güneş’in radyo dalgaları yaydığını ilk fark eden bilim adamı

Sir William Barrett (d.1844-ö.1925) İngilizfizik profesörü
Charles Richet (d.1850-ö.1935) Fransızfizyoloji bilgini, bakteriyolog, psikolog,patolog, tıpistatistikçisi,şair,roman ve oyunyazarı,1913 Nobel Fizyoloji-Tıp ödüllü.

Henri BergsonFransızfilozof,felsefe profesörü, kendi adıyla anılan felsefe ekolünün öncüsü,1927 Nobel Edebiyat Ödüllü.

III. Lord Rayleigh (John William Strutt) (d.1842-ö.1919) İngilizmatematikçi ve fizikçi, deneyselfizikprofesörü, doğa felsefesi profesörü, rektör, argonelementini buldu,1904 Nobel Fizik ödüllü .

Nicolas Camille Flammarion (d.1842-ö.1925) Fransızgökbilimci, yazar, Fransız Astronomi Derneği’nin kurucusu, Legion d’Honneurmadalya ödüllü.

Hans Adolf Driesch (d.1867-ö.1941) Almanbiyolog ve filozof, Heidelberg Üniversitesiprofesörü.

George N. MerleTyrell (d.1879-ö.1952) İngilizfizikçi,matematikçi,telgrafmühendisi, Marconi ile birlikte radyonun geliştirilmesine katkıda bulundu.

Gardner Murphy (d.1895-ö.1979) Psikoloji profesörü

Sir Alister Hardy (d.1896-ö.1985) F.R.S. İngiliz hidrobiyoloğu, zooloji profesörü

W.A.H (William Albert Hugh) Rushton (d.1901-ö.1980) Görsel fizyolojiprofesörü,F.R.S. Tıbbi Araştırmalar başkanı

Uluslararası ****psişik Enstitüsü'nün üyelerinden bazıları da şunlardır:

Prof. Charles Richet (d.1850-ö.1935)Fransızfizyoloji bilgini, bakteriyolog, psikolog,patolog, tıp istatikçisi,şair,roman ve oyunyazarı,1913 Nobel Fizyoloji-Tıp ödüllü.(I.M.I. başkanı)

Prof. Emmanuel Leclainche (1861-1953) Fransız Bilimler Akademisi başkanı

Prof. Robert Tocquet (1898-1993) Fransızkimyacı (I.M.I. başkanı)

Prof. René Dufour (1894-1977) Fransızfizikçi-mühendis

Prof. Bernard Cuneo (1873-1944) Tıbbi cerrahianatomi profesörü

Prof. Olivier Costa de Beauregard (1911-2007) Fransızfizikçi, Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi (CNRS) araştırma müdürü

Prof. Hans Bender (1907-1991) Almanpsikolog ve hekim, Institut für Grenzgebiete der Psychologie und Psychohygiène (IGPP) kurucusu

Prof. W.H.C. Tenhaeff (1894-1981) psikolog, Utrecht Devlet Üniversitesi’nde parapsikoloji profesörü

Prof. Leonid Leonidovitch Vassiliev (1891-1966) Rus fizyolog, Leningrad Üniversitesi’nde araştırmacı profesör

Prof. Gardner Murphy (d.1895-ö.1979) Psikoloji profesörü

Prof. Sir Oliver Lodge (d.1851-ö.1940) İngilizfizik profesörü, Güneş’in radyo dalgaları yaydığını ilk fark eden bilim adamı

Avrupa'daki kurumlaşma süreci ve kurumlaşma dönemi araştırmaları

SPR’nin kuruluşundan birkaç yıl sonra 1885’te A.B.D.'nde özellikle psikolog William James’in çabalarıyla parapsişik araştırmalar yapmak üzere yeni bir dernek kuruldu.

SPR'yi örnek alan bu derneğin adı da Amerikan Psişik Araştırmalar Derneği'ydi (ASPR: American Society for Psychical Research).

Bu derneğin üyeleri de parapsikolojik, parapsişik ya da paranormal diye adlandırılan her türlü olayı incelemek amacını güdüyordu.

SPR ve ASPR’yi örnek alan diğer Avrupa ülkelerindeki aydın bilimciler de birbiri ardına, psişik araştırmalara eğilmeye, dernekler kurmaya başladılar. Fransızlar1919’da sözkonusu alanda önemli bir yer edecek olan Uluslararası ****psişik Enstitüsü’nü kurdular.

Kısa bir süre sonra Almanya, İtalya ve İskandinav ülkelerinde de benzeri kuruluşlar ortaya çıkmaya başlamıştı.
Ardından 1921 yılında Kopenhag’da ilk Uluslararası Psişik Araştırma Konferansı'nın düzenlenmesiyle parapsikolojik araştırmalarda uluslararası bir platform oluşmaya başlamıştı.

O yıllarda artık ülkeler, bu alanda birbirlerinden bilgi almaya başlar hale gelmişlerdi. Araştırmacı Hereward Carrington’ın yayımladığı bir rapora göre 1930’a kadar -öncü ülkelerin dernekleri dışında- şu ülkelerde psişik dernekler kurulmuş bulunuyordu:
Avusturya, Rusya, İspanya, Portekiz, Hollanda, Belçika, İsviçre, Yunanistan, Polonya, İzlanda, Japonya, Meksika, Kanada, İrlanda, Avustralya, Yeni Zelanda, Güney Afrika Cumhuriyeti, Hindistan, Çin ve Arjantin. (Bu listeye, resmi olmayan kuruluşlar dahil edilmemiştir.)

Londra'da 1882'de kurulan İngiliz Psişik Araştırmalar Derneği önce, inceleme konularını alanlarına göre sınıflandırdı:
Bu sınıflandırılmış alanlar içinde,
telepati, hipnotizma, Reichenbach fenomeni, aparisyonlar, tekinsizyerfenomeni, Spiritüalizm'deki "fiziksel medyumluk" fenomen ve yetenekleri, "döner masa" fenomeni, ektoplazma oluşumları, materyalizasyon sayılabilir.

Bu kurum, Avrupa’nın diğer ülkelerindeki ve A.B.D.’ndeki benzer kurumların oluşmasında örnek oluşturmuştur.
Fransa’da 1919’da kurulan Uluslararası ****psişik Enstitüsü de çalışmaları ve ardıl kurumlara örnek olması bakımından
İngiliz Psişik Araştırmalar Derneği’nden aşağı kalmamıştır.
Uluslararası ****psişik Enstitüsü özellikle
Charles Richet, Jean Meyer, Gustave Geley gibi bilimcilerin çalışmalarıyla ****psişik alanda adını duyurmuştur.
Kurum, araştırma ve incelemelerinin yanı sıra ****psişik terimlerin ortaya atılmasında ve yerleşmesinde başarılı çalışmalarda bulunmuştur.
Bu terminolojik çalışmalarda özellikle kurumun üç kurucusundan biri olan
Jean Meyer’in katkısı büyüktür.
Kurumun diğer iki kurucusu İtalyan kökenli Prof. Rocco Santoliquido ve
Dr. Gustave Geley’dir.
Prof. Charles Richet psişik deneylere istatistiksel yöntemi ilk kez uygulayan kişi olmuştur.
İnsandaki normal psişik halleri aşan duyular-dışı yetenekleri ifade etmek üzere, ****psişik terimini de yine ilk kez Charles Richet kullanmıştır.

A.B.D.'deki araştırmalar-parapsikoloji laboratuvarda

1911’de Stanford Üniversitesi A.B.D.'nde duyular-dışı algılamayı ve psikokineziyilaboratuvar koşullarında etüd eden ilk akademik kurum oldu.

Bu konuda John Edgar Coover yoğun çaba göstermiştir.

1930’da ise Duke Üniversitesi A.B.D.’nde ESP ve psikokineziyi laboratuvar koşullarında etüd etmek isteyen ikinci akademik kurum oldu.

Psikolog William McDougall’un ve Karl Zener, Joseph B. Rhine, Louisa E. Rhine gibi, Üniversite’nin psikoloji bölümünden çeşitli öğretim görevlilerinin önderliğiyle, üniversite öğrencileri içinden seçilmiş gönüllü deneklerin kullanıldığı laboratuvar deneyleri başladı.

İlk deneylerde Zener kartları ve zar kullanılyor, niceliksel ve istatistiki bir yaklaşımın sözkonusu olduğu bu deneylerde deneklerin tahminlerindeki başarılar istatistiki olarak kaydediliyordu.

Duke Üniversitesi’ndeki bu deneylerin sonucu olarak, ESP’nin test edilmesindeki standart laboratuvar süreçleri gelişti ve bunlar dünyadaki pek çok ilgili araştırmacılar tarafından benimsendi.

Rhine’nın 1937’de yayımlanan Zihnin Yeni Sınırları kitabı laboratuvar sonuçlarının halka aktarılmasını sağladı.

Rhine, kitabıyla üniversitede sürdürülen araştırmaları açıklarken, Alman psikolog Max Dessoir’ın 40 yıl önceye ortaya attığı “parapsikoloji” terimini de popüler hale getirmiş bulunuyordu.

Rhine aynı zamanda özerk bir parapsikoloji laboratuvarı kurdu ve McDougall ile 6 ayda bir çıkan Journal of Parapsychology yi yayımlamaya başladı.

Kuşkusuz, bu çalışmalar, akademik psikologlardan pek çoğunun tepkisine ve eleştirilerine maruz kalmakta gecikmeyecekti.

Rhine ve çalışma arkadaşları bu eleştirilere yeni deney, makale, kitaplarla yanıt verdiler ki, yanıtlarını esas olarak

Altmış Yıldan Sonra Duyular-dışı Algılama” (Extra-Sensory Perception After Sixty Years) adlı kitaplarında ortaya koydular.

Parapsikoloji tarihinde adından en çok söz edilen kişi parapsikolojinin babası olarak bilinen Prof. J. B. Rhine olmuştur.

Rhine’ın iki önemli adımından biri 1932 yılında Duke Üniversitesi Psikoloji Fakültesi’nde Parapsikoloji Laboratuvarı'nı resmen kurması, diğeri de bu laboratuvarda yapmış olduğu iddialı, bilimsel çalışmalarıdır.

Kurulan bu laboratuvar sembolik olarak büyük bir önem taşıyordu; parapsikoloji, bu laboratuvarla ilk kez akademik bir saygınlık kazanmıştı. Kimilerine göre, Rhine’ın Parapsikoloji Laboratuvarı’ndaki çalışmalarıyla parapsikoloji bilimsel temellere oturmuştur.

Kuruluşundan bugüne kadar ruhsal yeteneklerin farklı tiplerinin ölçümüyle ilgili yöntemler bu laboratuvarda geliştirilmiştir. Örneğin duyular-dışı algılama testlerinde kullanılan Zener kartları bu laboratuvarda

Karl E. Zener tarafından bulunmuştur. Laboratuvarda istatistiksel yöntemler de sık olarak kullanılmıştır.

Fakat Duke Üniversitesi’nin yönetimindekiler, zamanla parapsikolojiye sempatilerini azaltmak zorunda kaldılar ve Rhine’ın 1965’te emekli olmasından sonra parapsikolojiyle bağlarını kopardılar.
Rhine da daha sonra İnsan Doğasını Araştırma Vakfı’nı ve Duke Üniversitesi’ndeki laboratuvar çalışmalarının devamı için, bir Parapsikoloji Enstitüsü (the Institute for Parapsychology) kurdu.
Rhine’ın doğumunun yüzüncü yılı olan 1995’te sözkonusu vakıf adını
the Rhine Research Center olarak değiştirdi.

alıntıdır.
---------------------
Ben hep biliyorum, bilenler gibi,
oyun oynuyorum aslında, hiçbir oyunu,
gerektiğince bilmiyorum.
Çok gerekli bir yazının, çok gereksiz yerlerinde
dolanıp duruyorum.
Bitirebilmek ayrı bir konu.

NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE.!
turkhackteam.net/org
*666* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
09/2008
Nereden:
Graphic Team
Mesajlar:
366
Konular:
91
Teşekkür (Etti):
96
Teşekkür (Aldı):
132
Ticaret:
(0) %
30-10-2008 19:30
#6
konu devam edecek
fakat tek bir başlıkta uzun olacağı için
2. konuyu açmak zorunda kaldım...
---------------------
Ben hep biliyorum, bilenler gibi,
oyun oynuyorum aslında, hiçbir oyunu,
gerektiğince bilmiyorum.
Çok gerekli bir yazının, çok gereksiz yerlerinde
dolanıp duruyorum.
Bitirebilmek ayrı bir konu.

NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE.!
turkhackteam.net/org

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı