İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Gururun Perhizi

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
14-05-2009 23:04
#1
Gururun Perhizi
'Alçak gönüllülük, kendi gerçek değerini anlamaktır.' (Anatole France)

Alçak gönüllülük, saygıya yakındır; ancak saygılı insan alçak gönüllü olabilir. Yalnız, alçak gönüllülük saygının kavramsal içeriğine yeni bir öğe katar: Yüksek bir şeyin pratik olarak onanması, onun önünde baş eğilmesi. Bir başka anlatımla alçak gönüllülük, insanın kendi sonluluğuna ve sınırlı oluşuna bilinçlenmesidir; o, evrende insanın kendi varlığını ve yerini doğru bir biçimde algılamasını deyimler.

Alçak gönüllülüğün tersini gurur, kendini beğenmişlik oluşturur. Bu yüzden,

'Alçak gönüllülük, gururun perhizidir.' (Voltaire)

denir.

Sonluluk ve sınırlılık bilincinden yoksun olan kimse, en derin anlamda gururlu bir kimsedir; o, kendini salt (mutlak) bir varlık olarak kabul eder.

'...kendini beğenmişin biri vardı. Küçük Prens'i uzaktan görür görmez haykırdı:

-İşte hayranlarımdan biri!

Kendini beğenmişlerin gözünde her insan bir hayrandır. (De Saint Exupery)

Böylece gururlu insan kendinden üstün hiçbir şeyi tanımadığı için de, zorunlu olarak değerleri reddeder; böyle yapmakla bağımsızlığını ve özgürlüğünü kurtaracağını sanır.

Oysa, durum tam da tersinedir. Özgürlüğümüzü kazanabilmek için değerlerin varlığını kabul etmek zorundayız. Çünkü, ancak onlar sayesinde << olması gereken >>i algılar, ona yönelmeye çalışırız; böylece de << olan >> dünyasındaki (gerçeklik dünyasındaki) zorunluluklardan, keyfiliğimizi yöneten nedensellik bağıntısından, etki-tepki ilişkisinden kurtulmak olanağını elde ederiz. Üstelik asıl, değerleri gerçekleştirmeye giriştiğimizde sınırlılığımıza (sınırlı bağımsızlığımıza) bilinçleniriz.

'İnsanoğlu büyük adam olmak için heveslerle doludur fakat bir gün anlar ki sadece bir küçük adamdır; mutlu olmak için heveslerle doludur fakat bir gün anlar ki sadece mutsuzdur; mükemmel olmak için büyük hevesler taşır fakat bir gün anlar ki sadece kusurlarla doludur; insanlar tarafından sevilen ve sayılan bir kimse olmak için devamlı ümitler taşır fakat bir gün anlar ki kusurlarından dolayı sadece insanların horgörüsüne lâyık görülmektedir.' Pascal - (Eric Hoffer)

Çünkü, insanın değeri gerçekleştirmeye yönelen iradesine kozmik güçlerle, bedenin geçiciliği (fâniliği) ve bizzat iradenin süreksizliği (değişebilirliği) ile aşılamaz sınırlar çizilmiştir. Gerçi insanın isteği sonsuza değin uzanabilir, fakat erki (iktidarı) sınırlıdır. İsteğinin sonsuzluğu ile onu yerine getirebilmesi olanağının sınırlılığı, insanın salt bir varlık olmayışının en açık işaretidir.

Değerlerin pratik onanmasını, onlara açık olmayı deyimleyen alçak gönüllülük sadece pasif değil, aynı zamanda aktif bir tutumdur. O, hizmete hazır olmak anlamına da gelir. Kendini beğenmiş kimse egemen olmak ister, alçak gönüllü ise hizmet etmek. Gururlu insan kendini, diğer herkese ve her şeye hükmettiği bir taht üstünde oturuyor sanır. Oysa alçak gönüllü olan, diğerlerini tahta oturtur ve kendisinin de onlara hizmet etmek üzere varolduğunu kabul eder. Ancak, bu kabulde kölece bir tutum değil, insanlık onuru içinde ve tam da onu yücelten bir biçimde bir zihniyet ve tutum söz konusudur. Çünkü alçak gönüllülük, diğer insanlar karşısında algılanan bir duygu değildir; bu, yanlış bir alçak gönüllülük, kendini aşağılama olurdu. Bu yanlış alçak gönüllülük, kölece bir duygu olarak, gurur gibi ahlâki bir yanılgıdır. (Johannes Hessen)

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı