İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Eşya ve Olaylarla İlgili

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
14-05-2009 23:18
#1
Eşya ve Olaylarla İlgili
Cesaret

‘Hikmet tahsilinde ilerlemek istersen, şu endişeleri kafandan çıkarıp at: << İşlerimi ihmal edersem, az zaman sonra iflâs ederim ve yiyip içecek bir şey bulamam. Kölemi cezalandırmazsam, gittikçe küstah olur. >> Zira endişesiyle, ıstırapla varlık ve bolluk içinde yaşamaktansa, korkuları ve sıkıntıları kovup, açlık içinde ölmek iyidir. Senin sefil olmandansa, uşağının küstah ve hain olması daha iyidir… Yağını mı döktüler? Şarabını mı çaldılar? Kendi kendine deki: << Huzurun bahası budur. Hürriyetin bahası budur. Bedavaya hiçbir şey alınmaz. >> (Epiktetos)

Ahlâk insanı yalnızca kendi başına ve aynı zamanda bir toplum içersinde gözlemlemekle yetinmez. Bundan başka onu, kendi dışındaki eşya ve olaylarla ilişkisinde de ele alır. Bu, eşya ve olaylara egemen olma ve onları biçimlendirme, insanda iki türlü ahlâki tutumu gerektirir ki, bunlardan biri cesaret, diğeri sabırdır.

Cesaret bir yandan insanın toplumda kendisini kabul ettirmesini deyimlerken, aynı zamanda en derin bir biçimde eşya ve olayları buyruk altına almanın, onlarla savaşmanın bir erdemidir.

‘Zira eşyayı insanın iyice tanımasına engel olan özellikle iki şey vardır: Biri insanın ruhu önüne perde çeken utanma; öteki, tehlikeyi gösteren ve büyük eylemler yapmasına engel olan korku.’ (Erasmus)

Burada savaşılması gereken güçler, insana acı veren güçlerdir: Doğal dünyadaki direnç, boşluk, hiçlik, anlamsızlık tehlikesi, ölüm korkusu gibi.

‘Kesip açın o kurdeleyi! Koparıp atın kutunun kapağını! Armağanımız salı sevgi, büyü, yaşam, sevinç, mucize, acı ve gözyaşı doludur. İnsan olduğunuz için size armağan edilen her şey. Yalnızca mutluluk verici şeyler değil. << Ben her zaman mutlu olmak istiyorum >> Hayır, o kutuda bir yığın şaşkınlık da vardır. Tümü de çok coşku vericidir. Girin bu kutuya hiç can sıkıntısı duymayacaksınız.’ (Leo Buscaglia)

Sabır

‘Aklın en kesin belirtisi sürekli iyimserliktir.’ (Montaigne)

‘Bir jimnastik hocası boynumu, omuzlarımı, kollarımı işleterek yapılması zor idmanları emrederek beni spora alıştırır. << Şu ağırlığı iki elinde tutup iyice kaldır! >> der ve gülle ağır olduğu nispette sinirlerimi kuvvetlendirir. Bana fena muamele eden ve küfreden bir adam da böyledir. Beni vücut idmanlarından büsbütün başka türlü faydası olan idmanlara; sabra, tatlılığa, merhamete alıştırır.’ (Epiktetos)

İnsanların çevre karşısındaki tutumunda cesaretin aktif bir özellik olmasına karşılık, sabır pasif bir özelliktir. İnsan, çevresindeki eşya ve olaylara oranla daha çok bir şeydir. O, tinsel bir varlık olmakla, maddî dünyayı aşar.

‘Böylece insan, kendine ve dünyaya üstün olan bir varlıktır.’ (Max Scheler)

İnsan bu üstünlüğüne bilinçli olursa, eşya ve olayların karşısında iç durgunluğu içinde güler yüzlü bir tutum alır. İşte, sabrın niteliğini bu tutum kararlar. Bu, acı veren güçler karşısında ona katlanarak iç durgunluğunu içeren bir yaşamın dokunulmazlığı ve sarsılmazlığıdır. (Johannes Hessen)

‘… Bundan çok, acıdan murat edilenin yalnızca rahatsızlık duyma değil ama aynı zamanda insanlıkta gelişme için olumlu bir güç olarak kullanılabileceğidir.’ (Leo Buscaglia)

‘Elmas nasıl yontulmadan mükemmelleşmezse, insan da acı çekmeden olgunlaşamaz.’ (Confucius)

‘Gerçek acının tek ölçütü var: Ölüm korkusunu yok etmesi. Halâ ölümden korkuyorsanız bilin ki gerçek acıyı yaşamamışsınız.’ (Fethi Naci)

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı