İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Tam Görmeyen Kimse

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
14-05-2009 23:56
#1
Tam Görmeyen Kimse
Bu soruya akıl açısından verilecek açık ve tek bir cevap vardır: Bütün. Çünkü mantık açısından bütünün yarımdan çok olacağı apaçık (Aksiyomatik) bir hakikattir. Bu durumda filozof HESIODOS’un “Budalalar bilmiyorlar yarımın bütünden ne kadar çok olduğunu” biçimindeki sözü çelişik bir yargıyı içermektedir.

Denilebilir ki. Filozoflar de insandır ve olar da her insan gibi yanılabilir. Oysa böyle bir sonuca varırken, bizlerin de yanılmamak için çok dikkatli olmamız gerekir. Çünkü görünüşteki bu açık çelişkiyi görmeyecek hiçbir kimse bulunamaz.

Gerçekte filozofumuzun kastettiği konu yaşamın başka bir boyutudur. Bu boyuta biraz yakından baktığımızda görünüşteki çelişkinin hemen de yok olacağı kesindir.

Nitekim her dikkatli bakışın kolayca saptayabileceği gibi, davranışlarımızı belirleyen sırf bedensel ve psikolojik koşullar değildir, İnsan Pavlov’ un köpeği değildir O insan olarak, bir takım amaçlar izler. Hemen her davranışında onun iradî bir tutumu söz konusudur.

Bu amaçları belirleyen de yalnızca değerli bulduğumuz olay ve nesnelerdir. İnsan anlamlı bir varlık olarak kendi kendine, açık ya da örtülü olsun, ne yapması, nasıl davranması gerektiğini sorar Bu sorunun da tek bir cevabı vardır: Değerli olanı yap!
İşte davranışlarımıza anlam kazandıran bu soru ve onun zorunlu kıldığı bu cevaptır ki, insanın bedensel yanının dışında bir de akıl ve duygudan oluşan manevî bir yanının bulunduğunu göstermektedir.

Ayrıca yaşamımızda, değerler içinde yücelik, ahlâk, hakikat ve estetik gibi yüksek değerlerin tercih edildiği de açıktır. Davranışlarımıza anlam kazandıran yüksek değerler ise, adetâ sonsuz denecek kadar zengin bir içeriğe sahiptir. Bu yüzden hiçbir bireyin kendini adadığı bir değerin sonunu görmesi, onu tüketircesine gerçekleştirmesi olanağı yoktur. O kendini hep noksan ya da yarım olarak algılayacaktır, böylece de yaşamı boyunca çok zengin duygu ve yaşantıları eldi edecektir.

Buna karşılık kendini tam sanan ve böylece kendini aldatan için, ahlâk, bilim ve sanat gibi en yüksek değer alanlarının hiç birinde ilerleme olanaklı değildir. Doğruluk dediğimiz ahlâki değeri tanımayan kimseler her zaman kendilerini iyi, haklı, adaletli ve yetkin görüp diğer insanları hor görür, aşağılarlar. Bu aslında kendini bir değere adama, ona sevgi duyma ve ona bağlanmadaki aldatmacadır.

Işte burada kendini tam sananın iç dünyasının ne denli fakir olduğu, oysa kendini hiçbir zaman tam görmeyen kimsenin, sürekli içini değişik yaşantılarla doldurmaya çalışanın ne denli zengin ve çok bir yaşama kavuştuğu, buna olanak bulunduğu açıkça görülmektedir O halde yarım olanın bütünden çok olduğu ve olabileceği doğru bir saptamayı dile getirmektedir.

Nitekim bunu gören KIERKEGART aynen: “İnsanın kendi sevgisi üzerine aldatmacalar yapması yapabileceği en korkunç hiledir. Bu hile ile o anda ya da sonsuza değin onarılamayacak sürekli kayıplara neden olur” der.
baron_42 Teşekkür etti.
mesutgun1982 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
03/2008
Yaş:
55
Mesajlar:
1.082
Konular:
4
Teşekkür (Etti):
1
Teşekkür (Aldı):
37
Ticaret:
(0) %
18-09-2009 16:44
#2
Güzel.
---------------------


Eğer VATAN tehlikede ise,her şey VATANA aittir.

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı