İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Mutluluk ve Eylemlerimiz

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
20-05-2009 12:02
#1
Mutluluk ve Eylemlerimiz
'Mutluluğu kovalamak belki de bizim en temel dürtümüzdür. Anayasalarda bile geçmektedir. Onu nasıl kovaladığımız, insandan insana değişmektedir. Belki de ona o kadar zor ulaşmamızın nedeni, yalnız nasıl elde edeceğimizi bilmememiz değil, onu nasıl koruyacağımızı da bilmememizdir. En büyük sevinçlerimiz bile, onlara karşı çıkıldığı anda kolayca yenilirler.

Tanınmış yazar William S. Burroughs son zamanlarda kendisi ile yapılan bir röportajda 'Bence mutluluk, işlevin, amacın ve çelişkinin yan ürünüdür, mutluluğu sırf mutluluk olarak arayanlar, savaşsız bir zafer aramaktadırlar' demiştir. (Leo Buscaglia)

İnsanlar, yüksek bir idealden ilham aldıkları, geniş ufuklara baktıkları zaman büyürler.

Mutluluğun insanın eylemleri ile ilgisi

Mutluluk, gerçekleşmesi anlamlı etkinlik ve etkileşimle ulaşılabilecek bir ideal olan yetkin bir doyum durumu, arzu ve isteklerin tümüyle giderilmesidir. (Heinrich Schmidt)

Bu deyim her şeyden önce mutluluğun insan için bir ideal olduğunu dile getirmektedir. Gerçekten de insan davranışının yönelişi mutsuzluktan kaçıp mutluluğa ermektir; onun hedefi mutluluktur. (Özcan Köknel)

'Şüphesiz, mutluluk verecek şeyleri vaktinde öğrenmek de gerektir; çünkü her şeyimiz ondadır. Kim mutlu değilse onu elde etmek için her zahmete katlanmalıdır. (Epikür; Menoikeus'a Mektup)

Ve yine anlaşılıyor ki, ilk görünümü bakımından mutluluk, bir hoşnutluk ve bir haz durumudur. Nitekim Epikür,

'Aslında ne yapıyor, ne ediyorsak hepsi acı çekmemek ve korkuya uğramamak içindir. Bu duruma bir kere eriştik mi artık ruhumuzdaki bütün fırtınalar diner; çünkü canlı varlık artık ne kendinde eksik olanı, ne de beden ve ruhun rahatını tam bir hale getirecek başka bir şeyi aramak zorundadır. Bu sebeple şunu iddia ederim ki haz, mutlu bir hayatın başı ve sonudur.' (Epikür)

Ve ekler,

'Yarına hakim olmayan sen de tutar, zevki hep ileriye atarsın! ömür beklemekle geçip gider, çoğumuz da hayatında hiç vakit bulamadan ölüp gider.' (Epikür)

Keza Unamuno da bu konuda Aquino'lu Aziz (Saint) Thomas'ın sözünü benimseyerek iletmektedir.

'Mutluluk için haz gereklidir. Çünkü haz arzunun elde edilen iyi içinde dinlenmesinden oluşur. Bu nedenle, mademki mutluluk << En yüksek iyi >>nin elde edilmesinden başka birşey değildir, hazla birarada olmadan mutluluk olamaz.' (Miguel de Unamuno)

Hatta düşünür, hazzı mutluluğun ve dolayısıyla yaşamın öyle ayrılmaz bir parçası olarak görür ki, eğer varsa ölüm sonrası yaşamın dahi haz ile, üstelik bir tür bedenle düşünülebileceğini söyler:

'Bir tür beden olmadan, nasıl mümkün olur haz? Bir tür beden ya da ruh-zarfı olmadan salt ruhun ölümsüzlüğü, gerçek ölümsüzlük değildir. Aslında, özlediğimiz bizim bu yaşamın sürüp gitmesidir. Bu yaşamın ve başkasının değil, etten ve kemikten olan ve acı çekilen bu yaşamın. Bu dünyada hiç ölmeyecekleri güvenceleri olsaydı intihar edenlerin çoğu son vermezdi yaşamlarına. İntihar eden ölümü beklememek için öldürür kendini.' (Miguel de Unamuno)

Evet! Mutluluk bir haz durumudur; ancak, bu haz durumu insanın kendi eylemi ile elde edebileceği bir durumdur; yoksa ona bu, hazır bir biçimde verilmiş değildir. İnsanın doğuştan getirdiği ve sahip olduğu yalnızca eylem ve etkinliğidir. Öyle ki, devinim belki de varlığın ön koşulu olarak kabul edilebilinir ve

'Böylece eski ata sözü operari sequitur esse (eylem varlığı izler), var olmak etkin olmaktır ve ancak etkin olan -eylem içinde olan- o da etkin olduğunca var olur biçiminde değiştirilmelidir.' (Miguel de Unamuno)

Çünkü eylem olmadan var olmamıza bilinçlenmek olanaksızdır ve varlığına bilinçlenmeksizin var olmanın da bir anlalmı yoktur.

İnsanın bu devinim yeteneğidir ki işte, mutluluğa ulaşmasını olanaklı kılmakta, mutluluğun varlık koşulunu oluşturmaktadır. Bu yüzden,

'Mutluluk, karşımıza çıkmasını beklemekle değil, karşısına çıkmayı bilmekle elde edilir.' diyen J. Webster haklıdır. Aristoteles insanın mutluluğu ile etkinliği arasındaki bu sıkı bağı, olimpiyat oyunlarını bir benzetme olarak kullanmakla daha da açık ve somut bir biçimde dile getirir:

'Bu oyunlarda taç giyenler, en güzeller ve en güçlüler olmayıp yarışanlardır. (Çünkü başarılı olanlar, bu yarışanlardan bazılarıdır) Böylece, eylemde bulunanlar yaşamdaki iyi ve soylu şeyleri kazanırlar, hem de haklı olarak kazanırlar.' (Erich Fromm)
Çiçero Teşekkür etti.
Çiçero - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
09/2008
Mesajlar:
1.046
Konular:
82
Teşekkür (Etti):
606
Teşekkür (Aldı):
192
Ticaret:
(0) %
20-05-2009 17:17
#2
Paylaşım için teşekkürler

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı