İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Değerler Düzeninin Aşamalı Yapısı

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
21-05-2009 19:32
#1
Değerler Düzeninin Aşamalı Yapısı
Değerler insanda düşünsel nitelikte bir ölçü olduğuna göre, bunların gerçeklikten (realiteden) tümüyle değişik olduklarını anlamakta güçlük çekilmez. Değerlerle gerçeklik arasında en küçük bir benzerlik dahi bulunmadığını, bulunamayacağını göstermek bakımından önce belirtilmelidir ki, değerlerin varlık biçimi << ideal olan >> (düşünsel olan, kavramlar olarak var olan)dır; onlar bu yüzden geçerlik dünyasına ilişkindir, onların varlığından söz etmek anlamına gelir.

Oysa gerçeklik bir << real olan >>dır. Onların geçerliğinden değil, görgül (amprik) varlığından, mekân-zamanda yer almasından söz edilebilir. İşte değerlerin soyut nitelikler oluşu da, onların gerçeklikten (realiteden) bağımsız (zaman-mekânın dışında) sırf düşünsel (ideal, kavramsal) varlığa sahip olmalarının sonucudur. Değerler duyumla algılanamazlar. Gerçekliğe baktığımızda ise, onun (gerçek olan şeyin) duyumla algılanabilmesi olanaklı, hatta zorunludur.

Değerlerle gerçeklik arasında diğer bir noktadan ayrılık, değerlerin normatif << normatif bir özelliğe sahip >> olmasından ileri gelir. Değerler bir << olması gereken >>i deyimler; onlarda bir istem vardır; insandan gerçekleştirilmeyi beklerler.

Gerçeklikte ise böyle bir özellik asla görülemez, o << olan >> bir şeydir. Böylece de gerçeklik ve değer, << olan >> ve << olması gereken >> biçiminde birbirlerinin karşısında yer alırlar.

Değerler düzenine baktığımızda, onların gerçeklikten ne denli ayrı oldukları daha belirgin bir biçimde ortaya çıkar. Değerler düzeni kutupsal bir yapıya sahiptir; bu düzenin içinde bir karşıtlık ilkesi vardır. Bu, << olumlu ve olumsuz değer karşıtlığı >> ya da değer ve değersizlik (değere aykırılık) biçimindeki karşıtlıktır. Oysa << olan >>a ilişkin düzen (gerçeklik düzeni) böyle bir karşıtlıktan uzaktır. Gerçi << olan >>a karşı << olmayan >>dan söz edilebilir; ancak << olmayan >> << olan >>ın ortadan kaldırılması demektir, onun yokluğunu deyimler; bu bakımdan da aralarında bir karşıtlık gerçek bir karşıtlıktır. Çünkü değersizlik değeri ortadan kaldırmaz; öyle ki, değersizlik dahi bir değerdir; ancak, olumsuz anlamda. Değersizlik ile ortadan kaldırılan şey değer değil, sadece değerin olumluluğudur.

Bu durum değersizliğin (değere aykırılığın) değerler düzeni içersinde yer aldığını ve böylece varlığı ile değeri ortadan kaldırmadığını göstermektedir. Diğer yandan değerler düzeninde bir hiyerarşi (aşamalı bir sıra) görülür; onun aşamalı (kademeli, basamaklı) bir yapısı vardır. Nitekim her bir değerin derinlik boyutu bulunur. Onun gerçekleşmesinin değişik dereceleri vardır. Güzellik ya da ahlâki herhangi bir değerin değişik derecelerde gerçekleşmesi olanaklıdır. Örneğin güzel, daha güzel, çok güzel, en güzel gibi.

‘Kötünün kendine özgü bağımsız bir var oluşu yoktur. Kötü, iyinin eksikliği, yaşamı gerçekleştirmekteki başarısızlığın sonucudur.’

Diyen Fromm, kötünün bağımlı ya da bağımsız var oluşunun tartışmasına değil, değerler düzeninin bu aşamalı yapısına işaret etmek istemektedir.

Bundan başka, aşamalı sıra bir değerin diğerleri ile olan ilişkisinde de söz konusu olur.

Bir değer diğerlerine oranla daha yüksekte bulunur. Kahramanca bir özveri, yalınç (basit) bir biçimdeki dürüst bir ahlâki yaşamdan daha yüksek bir değere sahiptir.

Böylece aşamalı sıralanma bir değer grubu içinde olduğu gibi, değer gruplarının birbirlerine olan oranında da geçerlidir. Bu konuda aşağı (duyusal) ve yüksek (tinsel) değerlerden söz edilir. Tinsel değerler içersinde de, yine aşamalı bir düzen bulunur; Ahlâki değerler, estetik değerlerin üstünde yer alır.

Gerçeklik düzeni ise, böyle aşamalı bir yapı tanımaz. Gerçi gerçeklik dünyasında anorganik, organik, ruhsal ve tinsel varlıklar arasında bir ayrım gözetilir; fakat bu, bir sıralanmayı (bir derecelenmeyi) deyimlemez; çünkü biri diğerine oranla daha gerçektir denemez. Bir şey ya vardır ya da yoktur. Bir şeyin diğerine oranla daha çok gerçekliğe sahip olduğunu söylemenin bir anlamı yoktur. İşte böylece değerler dünyası gerçeklik dünyasından hem kutupsal ve hem de hiyerarşik (aşamalı) yapısı bakımından ayrılmaktadır. (Johannes Hessen)

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı