İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Sonuncu Yalnızlığımız

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
27-05-2009 01:22
#1
Sonuncu Yalnızlığımız
İnsan hayatta, bazen medenî bir görevi vakti olmadığı halde dahi yapmak zorunda kalabilir. O zaman, görülecek iş değil de, feda edilmeyecek medeniyet icabı yerine getirilmelidir. Öyle ki meselâ, herhangi bir girişimin başarısı iki şarta bağlıdır: 'Evvelâ iş sahibinin ciddiyeti sonra da işin ciddiyeti!' Bilgisi ve tecrübesi kıt, kaba kimselerle çalışmak zorunda kaldığımız olmuştur hayatta. Vefa yerine ihanet gördüğümüz, gerçeği bulmak yerine iftiraya uğradığımız, haksızlığın kurbanı olduğumuz. Fakat derdimizi dökecek bir dert ortağı, başımıza gelenlerden şikâyetimizi dinleyecek bir can kulağı bulabilir miyiz? Hislerimizde ve kanaatlerimizde nasıl bir isabet olabilir ki, birlik yoktur.

Hayatımız bunları daima yoğurur, değiştirir. Bu itibarla biz hayatta hep aynı adam sayılamadığımız gibi hislerimiz ve fikirlerimiz de yaşadıkları anda doğru sayılamaz.

Çünkü gerçekleri anlamanın ve duymanın çeşitli tarzları vardır. Aklımıza varmış bir haber ruhumuza ermiş sayılmaz. Fakat duyduğumuz hoş olmayan şeylere yine de daha derinliğimizde hiç çalkalanmamış bir tabakamızda hiç bozulmamış bir cevap vardır.

Çoğu zaman bize mal edilen maksat ve gayelerden haberimiz var mı? Başkaları daima ancak, kendi hesaplarına uygun görüşlerine inanarak bizi kendimize göre değil, kendilerine göre muhakeme ederler ve çok kere hakkımızda verdikleri kanaatlerin bizim gerçeklerimizle hiçbir ilintisi kalmaz. Başkalarının gözlerini terbiye ve dillerini idare etmek o kadar mümkün değildir ki, hür fikirli, geniş bilgili, çok nezaketli, şahsına saygı telkin ettirmiş ve dostları tarafından çok sevilmiş olmak dahi yeterli gelememektedir.

Dahası var, gözlerin yavaş yavaş çoğalan ilmi maneviyata gittikçe daha çok nüfuz etmeye sebep oluyor. Bir yaştan sonra zehirlenmiş gözlerimiz artık yapmacıklığı görmekle kanmıyor, görünmeyeni de görüyor. Gerçeklerin temizlenmiş sınırında kalmıyor, içlerine, gizlenen yaralarına da nüfuz ediyor. Sürekli olarak yalanlarını söyleyen şeyler bizi artık aldatmıyor. Söyleyeni dinlerken duyduğumuz sözler bize şeffaf görünüyor. Yalnız işittiğimizin yalan olduğunu değil, aynı zamanda söylenmeyen doğruyu da duyuyoruz. Herkes özünü sakladığını umarken aldanır, acemidir, bunu saklayamaz; fakat karşısındakinin maksatlarını duyarken herkes üstaddır, aldanmaz, gözünden hiçbir şeyi kaçırmaz. Karşımızda söyleyen her şeyi değiştirirken biz ona içimizden: << Sen dilediğini söyle. Ben istediğini biliyorum. Yalanı duyarken doğruyu da anlıyorum! >> diyoruz.

İşte böyle zamanlarda gönlümüzde bir şafak aydınlığı kararır, karanlığa döner, insan kendinin bütün evren içinde yalnızlığını duyar ve garipser, vücudumuzda haz almak imkânı kalmaz, ümitten aç, aşktan susuz, düşten havasız kalır, sonuncu yalnızlığımıza ve çaresizliğimize düştüğümüzü duyarız. Artık bütün hayat boyunca beklediğimiz nimeti istemek bile bize tahammül edilemez bir külfet olur. Bir köşede hâlâ bizi bekler gibi duran babadan kalma ihtiyar evlerimiz, mucize kabilinden ayakta duruşları bize ebediyete kadar sağlam birer mabet gibi görünen kutsal itikatlarımız, unutmayı canımızla ödemeye razı olduğumuz pişmanlıklarımız, nefesleri kemiklerimize kadar işleyen yakın ve uzak sevgililerimiz, toprağın içinde çürüdükleri halde ancak biraz hafızamızda yaşadıkları için hâlâ yarın ahrette bulacağımızı umduğumuz ölülerimiz ve ruhumuzun teneffüs ettiği hava gibi duyduğumuz hatıralarımız, bütün bu sağlı sollu, geceli gündüzlü koruma meleklerimiz bir gün olur. Hepsi ve her şey isimsiz bir çöküntü ve silinti içinde ezilir, birleşir, kararır ve biz artık bunları birbirinden ayıramayız. Biz artık ruhumuzun bin bir his, endişe, sual ve hayalini unutarak, tam bir kayıtsızlığa düşer, ne umduğumuzu, ne olduğumuzu, ne aramış ve ne yapmış olduğumuzu kendimiz bile hatırlamayız ve bilemeyiz!
keymaker1453 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
02/2008
Nereden:
Ş.Urfa
Mesajlar:
439
Konular:
16
Teşekkür (Etti):
7
Teşekkür (Aldı):
19
Ticaret:
(0) %
19-10-2009 18:02
#2
yin eçok güzel bi paylaşımda bulunmuşsun saoolll
--------------------- Yağmurlardan
Sonra
Büyürmüş
Başak...

bydewrim

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı