İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Zaman Zihnimizin Mesafesidir

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
27-05-2009 17:40
#1
Zaman Zihnimizin Mesafesidir
Bazen çevremizdeki insanların tahammül edilmez hal ve tavırları vardır. Bilirsiniz, ne kadar akıllı, ne kadar duygulu olursa olsunlar ve ne kadar mühim mevkilerde bulunurlarsa bulunsunlar, birbirlerine rast geldiler mi, güya bir türlü aynı dili konuşamayacaklarını hepsi de biliyorlarmış gibi, her şeyin hiçbir önemi olmayan en dış tabakasından kalmakla ve birbirlerine muntazaman yalnız en ilkel, en yüzeysel, hatta en manasız sözleri söylemekle yetinirler. İnsanların çoğu daima konuşurlar. Söz fırsatını hiç bir gün kaybetmezler. Fakat asıl sözleri söylemek fırsatını hiç bir gün bulamazlar. Bütün bir ömür içinde, mühim sözleri ya bir iki kere söylemiş olur yahut hiçbir defa söylememiş olurlar. Bari sussalar, bari hiçbir şey demeseler de, ahbaplarımızla sadece dost gözlerle görüşsek, güzel kadınlarla, yakışıklı erkeklere gülümseyerek bakışsak, sevdiklerimizle bildik tebessümler alıp versek, hep manalı bir sükût içinde kalsak da manasız sözlere hiç düşmesek! Fakat hayır, kime ne olursa olsun tesadüfümüzde lüzumsuz sözlerin uzun kafileleri aramızdan mutlaka geçmeye başlayacaktır. Bize mutlaka geçmez akçeler gibi sözler dinletecekler ve biz de duyduklarımıza aynı surette cevap vermeye mecbur olacağız!

Nedir ki, asıl zorluk belki öğrenilmesi lazım gelen şeylerin değil, unutulması gereken şeylerin çokluğundan gelir. Muhakemeler zayıf, ahlâklar zayıf fakat hafızalar bunlardan daha zayıftır. Kalplerden evvel beyinler işlemez olur. Gönüllerden evvel hafızalar bozulur. Bunlardan dolayıdır ki, insanlar kısacık ömürlerinde sevgilerini de, kinlerini de, nice defalar değiştirirler. Size kötülük etmiş olan bir adam, zaman ile yapmış olduğu bu kötülüğü unutur ve sizi affetmek ister. Siz ona darılmış olduğunuz halde, o gelir size barışıklığını bir lütuf gibi gösterir.

Zaman dediğimiz ve kendine mahsus bir cismi olmayan o evveli ve ucu bulunmaz mesafe içinde bütün günlerimizin bir dünü ve sonuncusundan isteğinin de, bir yarını vardır. Fakat zaman dünü bu günden, bugünü yarından ayıramaz. Çünkü o hep devam eden bir şeydir. Geçen ancak biziz ve her şeydir. Zaman birdir ve ebediyettir.

Biz yaşadığımız zamanı ancak kendimize göre geçmiş, durum ve gelecek diye üç kısma ayırıyoruz. Fakat zamanın böyle bölünmesi isteğe bağlıdır. Zamanı maziden ayıran hiçbir kesinti yoktur. Mademki geçen bir zaman yoktur; her << zaman >> bir mazi olmuştur ve yine maziye dönecektir. Evvelki gün geçmiş neslin gelecek dediğine biz bugün geçmiş diyoruz. Evrenin bütün mesafeleri, mecburi olarak, bir zaman içinde mevcuttur. Diğer yandan da, eğer mesafeler olmasa, zaman sanki nerede bulunabilirdi? Mesafenin herhangi bir parçası ancak bir zaman içinde görülebilmiştir.

Aynen herhangi bir zaman parçasının da ancak bir mesafe içinde görülebilmiş olduğu gibi. Zaman zihnimizin mesafesidir. Mesafe ise gözle görülen zaman demektir.

Buradan geçmiş bir zaman bitmiş sayılmaz. Bunun aksine olarak buradan geçen zamanın barındığı manzaralar ve hayatlar burada bitmeyerek başka âlemlere de geçer.

Dünyamızın dışında hiç bilmediğimiz kanunların yürürlükte olduğunu anlıyoruz ve kendimizin de onların sürekli etkilerine tabi olduğumuzu duyuyoruz. Bizim de manzaralarımız ve etkilerimiz yaşadığımız ve geçirdiğimiz zamanla muhakkak etrafımıza dağılmakta ve etrafımızdan duyulmakta ve görülmektedir.

Zaman her şeyle aramızı açar. Zamanın mezarına bir zaman daha gömülür. Tarihî vakalar bile, ilk anlarda ebedî zannedilen kıymetlerini zaman ile büsbütün kaybeder.

Zaman her şeyi unutturarak her malûmattan yeni cehaletler doğurur. Hemen herkesçe malûm olan bir şey, hemen herkesçe meçhul bir şey olur. Nice adamların gözleri önünde geçen vakalar, şahitleri kalmayınca bir roman mevzuu olur, 'Deli miydi? Değil miydi?' derler ve 'Öldürüldü mü? İntihar mı etti?' diye sorarlar. Bilen söyler, bilmeyen söyler. Kimin sesi kuvvetliyse onunki duyulur.

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı