İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Tek Umudumuz

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
10-06-2009 12:17
#1
Tek Umudumuz
Her insan, yaşamını sürdürebilmek için, başkalarından bir şeyler kabul etmek, bir şeyler olmak, biriktirmek ve bu şeyleri değiş tokuş yapabilmek zorundadır. İnsan, aynı zamanda otoriteye uyabilmeli, başkalarına yol gösterebilmeli ve kendi otoritesini gösterebilmelidir. Kişi eğer bir şeyi çok iyi anlamak istiyorsa onu kendi doğasına uygun var oluşu içinde, olduğu gibi görme gücüne sahip olabilmesi gerekmektedir. Böyle bir sevgi ve düşüncenin olanak kazanması, ancak eğer insan gerektiğinde kendi kendisiyle yalnız ve dingin kalabiliyorsa söz konusudur. Sevgi aynı zamanda sorumluluk, ilgi, saygı, bilgi ve öteki insanın büyüme ve gelişmesi için duyulan isteği de kapsar. Bunun tersi << insanın kendisini sevmesi >>, kendi mutluluğu için uğraş vermesi, hiçbir zaman bir erdem olamaz. Bilakis başkalarının mutlu olmalarını istemek bir erdemdir.

Nietzsche'nin Zerdüşt Böyle Dedi (Thus Spake Zarathustra) adlı kitabında da << Kimi kendisini aradığı için gider komşusuna, kimi de kendisini yitirmek istediğinde..>> tümcesiyle << kendini sevme >> ile << başkalarını sevme >> arasındaki ilişki sorununu çözümlenmemiş bir çatışkı (antinomi) olarak ortaya koymaktadır.

Nedir ki sevgi, bir zenginlik olayıdır. Sevginin öncülü ise, onu verebilecek bireyin gücüdür. Sevgi, onaylamak ve üreticiliktir. Üretmek ve paylaşmak ise mutluluktur. << O, sevileni yaratmak ister >> Bir başka insanı sevmek, yalnızca bu içsel güçten doğduğu zaman bir erdemdir. << Komşunu da kendin gibi sev! >> tümcesinde dile getirilen düşün, insanın kendi bütünlüğüne ve biricikliğine duyduğu saygının, kendi özünü sevmesi ve anlamasının bir başka bireye duyulan saygı, sevgi ve anlayıştan ayrılamayacağı anlamına gelir. Kendi << ben >> imiz için duyduğumuz sevgi, başka her << ben >> için duyduğumuz sevgi ile ayrılmaz bir şekilde bağlantılıdır.

<< Mutluluk erdemin ödülü olmayıp kendisi bir erdemdir. Biz mutluluktan tutkularımızı engellediği için haz duymaz; tersine, mutluluktan haz duyduğumuz için tutkularımızı engelleyebiliriz. >> (Spinoza) - Etik

Tutum ve dünya görüşlerimiz sınırsız sayılabilecek kadar çok yönlere dağılmaktadır. Olabileceğimiz en iyi kişi olmak gerçekten de bir mecburiyettir bizim için. Kuyudan çıkıp kelebeklere katılmak için de tek umudumuz budur belki.

<< Mutluluğu kovalamak belki de bizim en temel dürtümüzdür. Anayasalarda bile geçmektedir. Onu nasıl kovaladığımız, hatta tanımını nasıl yaptığımız, insandan insana değişmektedir. Belki de ona o kadar zor ulaşmamızın nedeni, yalnız nasıl elde edeceğimizi bilmememiz değil, onu nasıl koruyacağımızı da bilmememizdir. En büyük sevinçlerimiz bile, onlara karşı çıkıldığı anda kolayca yenilirler. >> (Leo Bucaglia)

Tanınmış yazar William S. Burroughs son zamanlarda kendisiyle yapılan bir röportajda, << Bence mutluluk, işlevin, amacın ve çelişkinin yan ürünüdür, mutluluğu sırf mutluluk olarak arayanlar, savaşsız bir zafer aramaktadırlar. >> demiştir.

<< Eğer mutluluk yalnızca fiziksel rahatlık ve dertten uzak olmak olsaydı, en mutlu birey insan olmaz, inek olurdu >> derken, William Phelps'in hakkı vardır. Biz kendi mutluluğumuzu kendimiz yaratırız. Saçmalığın hiç de kıtlığını çekmediğimiz bir dünyada, kendi bir nebze çılgınlığımızı da mutlu ve neşeli bir biçimde katmakta asla kararsızlık göstermemeliyiz.

Biri bize elini uzatınca, biz de başkasına uzatmalıyız. Büyük Çin filozofu Lao Tzu der ki: << Sözle iyilik güven yaratır, düşünceyle iyilik derinlik yaratır, vermekle iyilik sevgi yaratır. >>

<< Mutluluk yaşanan ve duyulan bir şeydir, düşünülen ya da tanımlanan bir şey değil. >> (Unamuno)

Mutluluğun ne olduğunu, yaşamın amacını sormak, onunla ciddi olarak uğraşmak, araştırmak ve öğrenmek insanın ve hele gelişmiş insanın (gelişmiş insan olmanın) niteliği gereğidir. Çünkü gerçek gelişimin temeli ve çekirdeği doğrudan doğruya kazanılmış, kendi tinsel (manevi) çabası ile elde edilmiş ve bundan ötürü de kişiliğin derinliklerinde kök salmış bulunan bir dünya ve yaşam görüşüdür.

<< Şüphesiz, mutluluk verecek şeyleri vaktinde öğrenmek de gerektir. Çünkü her şeyimiz ondadır. Kim mutlu değilse onu elde etmek için her zahmete katlanmalıdır. >> (Epikür) - Menoikeus’a Mektup

Öyleyse mutluluk, gerçekleşmesi anlamlı, etkinlik ve etkileşimle ulaşılabilecek bir ideal olan yetkin bir doyum durumu, arzu ve isteklerin tümüyle giderilmesidir.
Çiçero Teşekkür etti.
Çiçero - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
09/2008
Mesajlar:
1.046
Konular:
82
Teşekkür (Etti):
606
Teşekkür (Aldı):
192
Ticaret:
(0) %
13-06-2009 21:49
#2
PaŞam harİka bİr yazi yahu .elİne saĞlik
AgitCaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forumdan Uzaklaştırıldı
Üyelik tarihi:
11/2007
Nereden:
manisa/laleli
Mesajlar:
3.998
Konular:
724
Teşekkür (Etti):
232
Teşekkür (Aldı):
807
Ticaret:
(0) %
13-06-2009 21:51
#3
Alıntı:
cansın´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
. Nedir ki sevgi, bir zenginlik olayıdır. Sevginin öncülü ise, onu verebilecek bireyin gücüdür. Sevgi, onaylamak ve üreticiliktir. Üretmek ve paylaşmak ise mutluluktur. .


budur
deepparadox Teşekkür etti.

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı