İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Gaflet hastalığından kurtulmak

Craagle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
09/2007
Nereden:
İzmir
Mesajlar:
4.115
Konular:
275
Teşekkür (Etti):
290
Teşekkür (Aldı):
1003
Ticaret:
(0) %
24-08-2009 23:19
#1
Gaflet hastalığından kurtulmak
Cehalet kadar tehlikeli ve ondan daha yaygın olan bir hastalıkta ,gaflet hastalığıdır.Samimi ve içten olanlar , istisna, olmak üzere çoğumuzu değişik derece ve düzeylerde etkileyen sinsi bir hastalık.Bu hastalığı fark etmesi de ,anlaması da, tedavisi de zor.

Gafleti hastalık şeklinde ifade etmemin nedeni, gaflet perdesi ,gaflet kuyusu veya girdabı gibi ****forik ifadeler, sorunu dışarıda algılamamıza sebep oluyor.Oysa yüzde yüz sorumluluğun bizde ve direk kendimizle ilgili olduğunu vurgulamak için ,hastalık vurgusu yaptım.Malumunuz bizler , her sorun ve problemin kaynağını kendi dışımızda arıyoruz.


Gafletin sözlük anlamı: Dalgınlık, dikkatsizlik, boş bulunma, aymazlık, ihtiyatsızlık, yaratılış gayesini unutma…


Gafil, kazanma yolunda ,kaybetmekle yüz yüzedir. Kendisine ,canından daha yakın olana uzak kalır.Gaflet öyle kronik (süregen) hal alır ki ,unuturuz ve unuttuğumuzu da unuturuz ve hatırlamayız. İnsan zayıflığını ve acizliğini hatırlamaz, ölümü hatırlamaz, sonsuz ihtiyaçlarını fark edemez.Cahilde, gafilde ,aynı sonuca ulaşır.Biri bilmiyor ,diğeri biliyor ama unutmuş ,hatırlamıyor ,aynı sonucu elde ediyorlar.İsterlerse cahilde ,gafilde pişman olabilir ,kurtulabilirler.


Kişi bilinçli (şuurlu) olma halinde ne yaptığının ve yaptığının ne olduğunun farkındadır. Ne yaptığını ve yaptığının ne olduğunu bilir. Bu bilme hali onu cehaletten kurtarır , bu bilme, bilinç düzeyinde tercih ,karar ve yön belirleme noktalarında kendisine temel teşkil eder.Gittiği yolu,yolun ne yolu olduğunu bilir,nereye çıktığını ve bu yolun özelliklerini bilir,diğer yolları ve o yolların nereye ulaştığını bilir.Farkındalık düzeyini her geçen gün en üst seviyeye çıkarmak için çalışır.


Gafil kişi, ne kendini, ne yolu, ne yolun ulaştığı noktayı bilir nede bunların derdindedir.Dünyaya kendisini öylesine kaptırmıştır ki ,özünde gelip geçici bir yolcu olduğunu hatırlamaz,.Yolu ve yolun sahibini de hatırlamaz,bilmez , bilmekte istemez. Bu hal ,hayatın bütün alanında hastalıklı bir bakış açısına sahip olmasına sebep olur.Bu sorunlu bakış açısı düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını etkiler.Kendisine ait değişmez ,mutlak doğrular inşa eder.Objektif ve ön yargısız düşünebilme özelliğini kaybeder ve kendisine mahkum,dünyaya dönük ,madde ve keyif eksenli yaşayan bir varlığa dönüşür.


Gafil kendini tam , eksiksiz ve mükemmel, diğer insanları eksik,noksan ve kusurlu olarak görür.Kendine göre diğer insanları düzeltmeye çalışır.Kendi kusur ve eksiklerini asla görmek istemez ,eleştiri ve öz eleştiriye kapalıdır.Kalbi ve düşünce ufukları dardır.Her hali ile samimiyetsiz ve ciddiyetsizdir.İnancın gerekleri onu ve toplumsal hayatı ,huzuru korumak , sonsuz hayatı kazanmak için yapılan bir teklif değil onun için adeta katlanılmaz bir yüktür.Anlaşılması gerektiği gibi anlamaz.

Sahip olduğu zamanı enerjiyi kendisine verilmiş olan manevi ve maddi özellik ve yetenekleri anlayıp onları ,veriliş gayesine uygun olarak kullanmaz.Yüksek idealleri, ulaşmak istediği , soyut (manevi) hedefleri yoktur.Hayatı bu yüzeysel bakış açısı ile değerlendirir ve algılar . Kendisine verilen tüm potansiyelleri en ufak bir üzüntü duymadan heba eder. Korkulacaklardan korkmaz, korkulmayacaklardan korkar.

Cesaret edilmeyeceğe cesaret eder ,en ahmakça işleri, en zeki ,en akıllı benim edasıyla yapar.Dışarıdan gelen uyarı ve ikazları dikkate almaz , kızar, öfkelenir.


Gafletten kurtulmak için , samimi olarak ölçmek ,biçmek, tartmak,analiz ve sentezler yapmak ,aklı çalıştırmak , araştırmak, soruşturmak ,karşılaştırmak, düzenli , sistemli ve sürekli okumak ve öğrenmek ,söylenenleri dinlemek ve sonunda selim aklın ve kalbin sesini dinlemek gerekir.


Gafletten uzak olan insanlar çevrelerini, çevresinde olup biten olayları, onlarla ilgili sorumluluklarını ve kendilerini kuşatan sorunları v.b… sonsuz bir düzlem içinde düşünür ve ona göre hareket ederler . Gelecekte ulaşılacak noktanın, olumlu ya da olumsuz, daha önceden yaptığı niyetlerin, tercihlerin ve işlerin karşılığında olacağının bilincindedirler. Enerjilerinin ve zamanlarının kıymetini bilirler ve kayıp olması halinde telafisinin mümkün olmadığının farkındadırlar.

Trafikte dalgınlıkla (gafletle) bir anlık hata ile büyük kazalar yapmak mümkün, benzer şekilde hayatımızda da bir anlık gaflet ile çok çeşitli alanlarda ve konularda , büyük hatalar yapabiliriz .Trafikteki dikkatimizin, hayatımız içinde olması bizim bu büyük hataları fark etmemizi sağlar.Problem tespiti gaflet içinde yapılırsa, doğru tedavi de mümkün olmaz.


Dünyanın aldatıcı yüzü ile bize ,hikmet ve hakikatten uzaklaştıran şeyleri sadece cehalette ve gaflette olan insan kabul edebilir.Bu tercihin, ağır bir bedeli olduğunu kişi,cehaletinden veya gafletinden dolayı anlayamaz. Oysa sorumluluklarına karşı gösterdiği bu gaflet kendisini sonsuz bir mahrumiyete ve sıkıntı içine girmesine sebep olabilir.


Toplumda oluşan hasarların kaynağında ,sadece cehalet yoktur ,gaflette bir o kadar etkindir.Her türlü yönlendirme ,tesir, etki için bu grup insanlar hedef alınır. Bu guruba ,bilinçli, akıllı, bilgi sahibi, görünen insanlarında dahil olduğunu görebiliriz. Bu gruptaki kişiler, önemli olana,önem vermez , değerli olanı ,değersiz görür ve deve kuşu misali görmek istemezler.


Kendisine güçlü sorular soranlar er veya geç gafletten kurtulur.Güçlü sorular ,genellikle cevabını duymaktan hoşlanmadığınız sorulardır.Basiret, feraset , işleyen selim akıl, iç görü , düşünme (tefekkür) bizi bu gaflet hastalığından kurtaracak ilaçlardır.

Çok şiddetle gerçek bilgilerle anlamaya ihtiyacımız var. Gerçeği anlamak gerçek bilgilerle mümkün.Hayat kısa ,dikkat etmeliyiz ,dikkatimizden gerçekler kaçmasın. Kendimize mahkum ,dünyaya dönük,gaflet içinde geçen bir yaşamdan geriye ne kalabilir? Gittiğiniz yolda ve o yolun sonunda ,cehalet ve gaflet karanlık birer arkadaş olmasın?


İdris HANDEMİR..
---------------------
Konu Craagle tarafından (24-08-2009 23:22 Saat 23:22 ) değiştirilmiştir.
niketpla Teşekkür etti.
niketpla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
02/2008
Mesajlar:
153
Konular:
81
Teşekkür (Etti):
16
Teşekkür (Aldı):
17
Ticaret:
(0) %
01-09-2009 05:51
#2
Alıntı:
yavuzonder_135´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Cesaret edilmeyeceğe cesaret eder ,en ahmakça işleri, en zeki ,en akıllı benim edasıyla yapar.Dışarıdan gelen uyarı ve ikazları dikkate almaz , kızar, öfkelenir.
İdris HANDEMİR..
Hoş bir makale uzun olmasına rağmen tek solukta okudum ama yazı boyunca hep aklıma ülkemizi yöneten malum sahıslar geldi ..
--------------------- ''Uzun satırlar yazdık acılar üstüne. Kısa satırlarda kaldı mutluluk.
Onu da parantezlere bıraktık. Noktalar koymadık, virgülle geçiştirdik.
Anlatamadığımız dertleri üç ünlemle bitirdik.
Yazamadığımız şeyleri soru işaretlerine bıraktık.
'Mesela' dedik kurduğumuz hayallere, 'umut' dedik ihtimallere,
'sevda' dedik uzattık boynumuzu pamuktan ipliklere, 'can' bıraktık.''



Edep Yahu !!!
Konu niketpla tarafından (01-09-2009 06:00 Saat 06:00 ) değiştirilmiştir.
Ra's al Ghul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tamamen Forumdan Uzaklaştırıldı
Üyelik tarihi:
03/2007
Nereden:
glenn moors
Mesajlar:
7.976
Konular:
1179
Teşekkür (Etti):
27
Teşekkür (Aldı):
2706
Ticaret:
(0) %
07-12-2009 13:00
#3
güzel ve anlamlı bir çalışma olmuş elinize sağlık

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı