İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Natürmort

DelPhoİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
04/2009
Nereden:
BuRsATexAs
Mesajlar:
4.477
Konular:
1441
Teşekkür (Etti):
502
Teşekkür (Aldı):
1580
Ticaret:
(0) %
28-10-2009 18:01
#1
Natürmort





Natürmort (İngilizce still life), konusu cansız varlıklar (ölü hayvanlar) veya nesneler (meyveler, çiçekler, vazolar, vb.) olan resimlere verilen isimdir. Fransızca: Nature morte, "ölü doğa" anlamına gelen tanımlamadan Türkçe'ye geçmiştir. Bu terim, sanat alanında 17. yüzyılın sonlarına doğru kullanılmaya başlanmıştır. Manzara ve portre resimlerinin dışında, çeşitli nesnelerin bir araya getirilerek bir kompozisyon oluşturmasıyla ortaya çıkan resim türüdür. Natürmort, Avrupa Seferleri sırasında Osmanlı'ya geçmiştir. Modern sanatta büyük yer tutar.[1]
Mısır veya Etrüsk mezar sanatında, ölünün günlük eşyaları inceden inceye gösterilirdi. Klasik Eskiçağ, bu temayı enine boyuna işledi. Eski Plinius'un adını andığı ressam Piraikos, iskenderiye devrinde eşyaların, çiçek ve meyve sergilerinin, tablolarını yapıyor ve oldukça pahalıya satıyordu.

Herakleitos'un bir kopyası Roma, Laterano sayesinde tanınan, Bergamalı Soson'un bir mozaiği, yemek artıklarıyla kaplı bir döşemeyi gösteriyordu. Eskiçağda çiçek resimleri de çok yapılırdı. (Çiçek sepetleri, II. yy. mozaiği, Vatikan.)

Eskiçağ geleneği, Bizans şematizminde kayboldu. En basit eşyaları XIII. ve XIV. yy.ın İtalyan ve Alman mistisizmiyle, en basit eşyalar kutsal sahnelerde yer almaya başladı: Giotto, Fransız-flaman minyatürcüleri (Berry Dükünün Dua Kitapları'nın takvimi), Flemalle Ustası Van Eyck, Aix Tebşir'i Ustası, mihrap tabloları Ustası Tucher (Nürnberg) Tebşir veya Cena tablolarını bunlarla süslediler.

XIV. yy.ın ortasında, Taddeo Gaddi Floransa'daki Santa Croce'de yalancı duvar oyuklarına yerleştirilen eşyalarla göz alıcı eserler yaptı. XV. yy. Flamanları manevi amaçlarla birtakım eşyaları, biraraya getirmeyi düşündüler: Geçici Şeyler (ilki Van der Weyden'indir), Meryem'in ve Azizlerin Sıfatlardı, Çiçek resimleri elyazmalarında (Bourgogne'lu Meryem Ustası) gelişti; özellikle İtalyan gömmeciliğinde (tarsia) gözaldatmaca sanatı doruğuna ulaştı (Gubbio'nun Studiolo'su, New York).

Gerçek dindışı natürmort böylece XIV. yy. da İtalya'da flaman resminin, tarsia'ların ve Neron'un yaldızlı evinde ortaya çıkan eskiçağ grotesklerinin ortak etkilerinden meydana geldi: lacopo de'Barbari'nin Keklik'i (1504, Münih), Raffaello'nun öğrencisi Giovanni da Udine'nin Portakal Ağacı (XVII. yy. kopyası, özel koleksiyon), sonra Caravaggio'nun dikkate değer Meyve Sepeti (Milano) ve Arcimboldi'nin bileşik başları.[2]

1560'lardan sonra Hollanda resim atölyelerinde görülen tür stilleven adını alır. Bu sözcük Fransa'da nature morte-ölmüş doğa-, İngilizce'de still-life, Almanca'da stilleben, İtalyanca'da natura morta olarak nitelendirilir. Bu tür, akademi yanlısı ve barok üslup karşıtı çevrelerde yaygınlık kazanır. Natürmortta; canlı varlıklar dışında kalan nesnelerle, çevremizdeki hareketsiz doğa öğeleri, özellikle çiçekler, meyveler ve küçük hayvanlar konu olarak seçilir. Nesneler pratik kullanımları dışında simgesel bağlantılar açısından da önemlidir.

Ölüdoğa öğeleri 17. yüzyıla kadar resmin konusuna ve ayrıntıya destek olarak tasvir edilir. İlk kez 17. yüzyılda ana konu olur. Ancak bu türün ilk örneklerine eski Mısır mezarlarında ve Antik Yunan duvar resimlerinde, mozaiklerde, toprak vazoları ve tabakları üzerinde de rastlanır. M.Ö. 1422-1411 yıllarında Mısır'da Menna'nın mezarının duvarlarında meyve, balık, tavuk ve testi tasvirleri bulunur. Bu resimler ölüye sunulan yiyecekleri gösterir. Antik Yunan'dan günümüze örnek ulaşmamıştır ama Pliny ‘Doğa Tarihi' adlı kitabında Xenion denilen bu resimlerin yapıldığını ve en önemli ustanın Peiraikos olduğunu (M.Ö.III. yy.) belirtmiştir. Natürmort resimler Roma döneminde de Herculanium ve Pompei'de küçük taşınabilir eşyalar üzerine, duvarlara fresk ve mozaik olarak uygulanır. Ekmek dilimleri, yumurta, sebze, meyve, deniz ürünleri gibi yiyeceklerle birlikte pişmiş toprak, cam ve ****l kaplar içinde su, zeytinyağı ve şarap ile masada düzenlenmiş çiçek ve meyvelerin resimlendiği Roma natürmortları gerçekçi ve dekoratif özellikler gösterir.[3]

XVII. yy. natürmortun altın çağıdır. Hollanda'da Rembrandt'ın Derisi Yüzülmüş Öküz'ü, Van Beyeren'in balıkları, Gheijn'in, Bosschaert'in, Van Huysum'un çiçekleri anılabilir; ayrıca Floris Van Schooten, Pieter Claesz, Heda, Kalf, de Heem, Van Everdingen'i de sayabiliriz. Flandre'da, Rubens'in etkisi, Kadife Bruegel'in ve Daniel Seghers'in çiçeklerinde, Snyders'in, Fyt'in veya Boel'in av hayvanlarında görülür.

İtalyanlardan Baschenis, Popora, Ruoppolo ve Maltalı Fieravino, Caravaggio'yu örnek aldılar. Juan Sanchez Cotan'ın, Juan Vander-Hammen y Leon'un ve özellikle Zurbaran ile Velasquez'in Floreros ve Bodeganes'inde çiğ ve mistik bir aydınlık hâkimdir. XVIII. yy.m en büyük natürmort ressamı Chardin, Desportes'in büfelerinden ve Oudry'nin Beyaz Ördek'ini örnek alarak, her eşyayı, gösterişe kaçmadan, kendi için ele alıyor ve derin bir sevgiyle işliyordu.

İtalyanlardan Belvedere, Giuseppe Maria Crespi, Francesco Guardi, İspanyol Luis Melendez de natürmort geleneğini sürdürdüler. David'ci yeni klasikçiler natürmortu küçümserlerdi; romantizm ise onu yeniden değerlendirdi (Gericault, Delacroix); bunların ardından Corot, Courbet, arkasında Fantin-Latour, Monticelli, Bonvin, izlenimciler, sonra Vuillard, Bonnard gelir.[2]

Natürmort 14. ve 15. yüzyıllarda yeniden yapılmış olsa da 16. ve 17. yüzyıllarda Hollanda, Fransa, Belçika, İtalya ve İspanya'da yaygınlaşır. Hollandalı ve Belçikalı sanatçılar yaşamın sevecen ve yumuşak yanlarını yorumladılar. Ressamların gerçekçiliğe ve doğallığa yönelmeleri çevrelerindeki nesnelerle yakınlık içinde olmalarını sağlar. Bu yakınlık onlara zamanlarının çoğunun geçtiği evlerinde her gün kullandıkları şeyleri inceleme yeteneği kazandırır. Gözleme dayanarak nesnelerin görünümlerinden etkilenip yaşamın özüne yaklaşmaya çalışan ressamlardan Jan van Huysum, Cloa Peters, Ambrosius Boschaert, Dieter Claesz, Jan Davids de Heem, Frans Synders'ın isimleri sayılabilir. Huysum'un natürmortlarında meyveler ve çiçekler son derece canlı ve gerçekçidir. Ayrıntılar özenle resmedilmiştir. Şeffaflık ve ışık etkileyicidir. Çiçek resmi yapan kuzey sanatçıları: Jan Pieter Verdussen, Francois Van Dael, Rachel Ruysch, Jan Sadeler ve Relant Savey'dir.

İtalyan ressam Caravaggio'nun ölüdoğalarında öğeler basit bir geometrik düzendedir ancak özenle yapıldıkları fark edilir: Yan yana sıralanmış sepet ya da tabak içinde meyveler, fincan, birkaç bakır eşya. Kendine özgü gerçekçilik ve gölge ışık arasındaki sert karşıtlık belirgindir. Caravaggio'nun Meyve Sepeti adlı resmi İtalya'da ilk gerçek natürmort olarak kabul edilir. İtalya'da onun tarzında natürmortlar yapan Luca Forte, Salini ve P.P. Bonzi gibi ressamlar vardır. Bir başka İtalyan ressam Paolo Porpora(1617-1670) çiçek motifleri, değişik sebzeler, meyveler ve küçük hayvanlar resmeder. Hareketli, şeffaf ve ışıklı figürlerin görünümleri büyüleyicidir.

İspanyol sanatçılardan Juan Sanchez Cotan'ın (1560-1627) natürmortlarındaki nesneler süsleyici öğe olmanın ötesindedir. İtinayla düzenlenmiş objelere sahip yalın resimlerdir. Kuzey Avrupa ölüdoğalarında çoğunlukla bir masa üzerinde yiyecekler ve yemek takımları gibi dekoratif öğeler resimlenirken Cotan sebzeleri yemek bağlamından çıkarır. Francisco Zurbaran'ın (1598-1664) kompozisyonlarındaki figürler ayrıntılar içinde kaybolmaz ve gözü yormayan bir sadelik içindedirler. Limonlar, Portakallar ve Gül'de bu özellikleri görmek mümkündür. Su dolu kupa ve yanındaki gül ile sevgi ve saflık simgelenmiştir. Seçilen nesneler ve onların sanki altar üzerine konulan adaklar gibi yerleştirilmesi, sadelik ve arka planın koyu tonu, ışık, gölge ciddi ve mistik atmosferi güçlendirir.[3]

Natürmort modern sanatta büyük bir yer tutar: Gaugin ve Cezanne'dan beri, kübistler natürmortu başlıca deney alanı olarak ele almışlardır. Bunlar arasında; Odilon Redon'u (çiçekler), Van Gogh'u (patatesler, çirozlar, ayakkabılar), Vlaminck'i, Derain'i, Friesz'i, Rouault'yu, Dufy'yi, Dunoyer de Segonzac'ı, Munch'u, Dodler'i, Erisor'u, Kokoschka'yı, Soutine'i, Gümrükçü Rousseau'yu, Vivin'i, Seraphine'i ve G. de Chirico'dan Salvador Dali'ye kadar birçok gerçeküstücüyü sayabiliriz.[2]
Natürmort Örnekleri














---------------------
Geçmişte yapmış olduğunuz hataları bilerek hayatınızı tekrar,tekrar ve tekrar yaşamak zorunda kalsaydınız ne yapardınız?

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı