İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Ölümle Yaşam Arasında Sadece Tahlisiyeciler

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
02-11-2009 22:42
#1
Ölümle Yaşam Arasında Sadece Tahlisiyeciler
İstanbul Boğazı yakınlarında gemiciler için, ölümle yaşam arasında sadece 'tahlisiyeci'ler var. Kıyı Emniyeti Gemi Kurtarma Genel Müdürlüğü'ne bağlı kara tahlisiyecilerin işi hayat kurtarmak, mesaileri 24 saat.

Son fırtınada yakınlarında altı deniz kazasına sahne olan İstanbul Boğazı'nda sekiz tahlisiye istasyonu bulunuyor. İstasyonlar donanımlı kurtarma merkezi olmanın yanı sıra birer müze gibi. Çünkü kara tahlisiyeciliği 150 yıllık bir gelenek ..

Tahlisiye İstasyonu da eski ahşap binası, depoları, araç-gereçleriyle tarihini yaşatıyor. Kapının üzerinde Barbaros Hayrettin Paşa'nın bir tablosu asılı. Ne de olsa onlar kendi deyimleriyle 'Barbaros'un torunları'.

Tablonun asılış tarihi halihazırdaki ekipten kimsenin bilmediği kadar eski. Duvarları eski tahlisiyecilerin fotoğrafları süslüyor. Kimisi 1900'lerin başlarında çekilmiş, şalvarları, kuşakları, hepsi pala bıyıklı. Kimi daha yakın tarihli; beyaz üniformalı tahlisiye ekibi, askeri bir disiplin içinde poz vermiş. Fotoğrafın altında 'can yoldaşları' yazıyor.

Tahlisiyeciler kurtarıcı, zor gün dostu ve bir takım oldukları için birbirlerine 'can yoldaşı' diyor.

Fotoğrafların yanında teşekkür belgeleri -kimi Alman hükümeti imzalı, kimi İngiltere'den- ve görevlerinin yüce olduğunu anlatan metinler asılı. Ayrıca Atatürk buraya gelmiş ve çay içmiş. Çay içtiği yerde bugün bir büstü var. "Buraya bir yol yapın" dediği yokuşun adı da 'Atatürk Yolu'.

Acil durumda tahlisiye reisi, hemen ekibini topluyor. Ayrıca çevrede yaşayan emekli tahlisiyeciler de yardıma geliyor. Gemiye en yakın yere gidip fırtına altında demirlerden yüksek bir üçgen ve makaralı bir sistem kuruyorlar. Bu 'varagele' denilen sistem. Sonra tahlisiye reisi üzerine ince bir halat bağlı roketi 150 yıllık geleneğe uygun olarak 'Varda' diye bağırarak ateşliyor. Fırtınada roketi gemiye isabet ettirmek çok deneyimli olmayı gerektiriyor. Roketle bin metre uzaktaki bir gemiye halat gönderilebiliyor. Atılan roketin üzerinde, gemicilere hitaben komşu ülkelerin dillerinde ve İngilizce olarak, 'halatı çekmeleri' yazıyor. Halatı çektiklerinde, daha kalın bir halat geliyor.

Mürettebatın bu halatı geminin yüksek bir noktasına bağlaması gerekli. Halatın bağlanmasının ardından oluşturulan makara sistemiyle bir taşıma sepeti gemiye gönderiliyor. Tahlisiyeciler halatı çekerek insanları fırtınanın, dalgaların içinden bu acil durum teleferiği ile çekip alıyor.

Bu sistem 150 yıldan beri aynı şekilde uygulanıyor. Sadece roketlerin kalitesi artık çok daha iyi. Hatta çoğu zaman yıllar öncesinin barut ve malzemeleri kullanılıyor ama her zaman işe yarıyor. Ayrıca tahlisiyecilerin hepsi ilkyardım, acil müdahale, pek çok teknik konuda eğitim almış.











cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
02-11-2009 23:02
#2
Tahlisiye















Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı