İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Korsanlık Tarihi ve Ünlü Korsanlar

Germiyan' - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
03/2009
Yaş:
26
Mesajlar:
2.212
Konular:
1087
Teşekkür (Etti):
111
Teşekkür (Aldı):
451
Ticaret:
(0) %
24-11-2009 10:31
#1
Korsanlık Tarihi ve Ünlü Korsanlar
Korsanlık kelime anlamı olarak, denizlerde taşıtlara saldırıp, yağmalayan katil-hırsız anlamına gelmektedir. Türkçeye "korsan" kelimesi ingilizce "corsair"den gelmektedir. Korsanlar bir milleti ya da orduyu temsil etmezler ve çoğunlukla amaçları ganimet ele geçirmektir. Korsanlar günümüzde de faal olup, her yıl 13-16 milyar dolar kayıba neden olmaktadırlar.

Korsanlığın Tarihi


Korsanlık ilk 1400'lü yıllarda İngiltere-Fransa-İspanya'nın arasında ki savaşların durulması sonucu başıboş kalan deniz piyadeleri tarafından Karayip Semalarında başlatıldı. Korsanlık yaklaşık olarak 300 yıl boyunca denizlere dehşet saldıktan sonra bizzat İngiltere'nin Kraliyet Donanması tarafından tek tek bulunarak yok edildi.

İlk Korsanlar ve Anadolu
Tabi tarihte ki tek korsanlık sadece bu yıllarda olmadı. Tarihte bilinen en eski korsanlar (kendilerine deniz insanları diyorlardı) Romalı ve Yunanlı asilerden oluşan bir grup denizci idi. Aegean ve Mediterrenean civarlarında faaliyet göstermişlerdir. Buraları yağmaladıktan sonra bir Anadolu şehri olan Olympos'a saldırıp köleler ve ganimet almışlardır. Bu zamanlarda korsanların içinde Pompey'ın bulunduğu bir gemiyi yağmalayıp Pompey'i de esir olarak aldığı söylenir. Anlatılana göre Pompey'i daha sonradan fidye karşılığında teslim ederler ve Pompey'de daha sonradan donanmasıyla korsanları bulur ve yokeder.

Ayrıca Norveçlilerin öve öve bitiremedikleri vikingler de aslında sürekli İngilizlere saldıran korsanlardan ibarettir.

Korsanların Altın Çağı
Karayiplerde ilk korsanlığa başlayanın kim olduğu tam olarak bilinmiyor. Fakat bilinen en eski ve en ünlü korsan Henry Morgan idi. Onun döneminde ülkeler daha yeni yeni Karayiplere yerleşmeye başladıkları için bu kaos ortamından faydalanıp denizlere dehşet salmaya başladı. Üstelik Henry Morgan'ın yaptığı bu suçlar kendisine İngiltere tarafından ünvan ve toprak verilerek yanına kar kaldı.

Daha sonraki korsanlarda onun izinden gittiler. Genelde korsanlar 2 şehir arasında bir bölgede pusuya yatıp oradan geçmekte olan silahsız bir yük gemisine saldırıp, ganimeti alıp hemen kaçarlar. Ganimette korsanlar arasındaki rütbelere göre paylaştırılır.

Tarihteki Ünlü Korsanlar

Henry Morgan (1635 - 25 Ağustos 1688)



Edward Mansfield Gemisinin kaptanı ve yaşadığı dönemde Jamaica'nın valisi. Henry Morgan, diğer korsanların aksine büyük, güçlü ama yavaş bir gemisi vardı. Genelde ispanyol gemilerine ve ispanyol şehirlerine saldırdı. Bu yüzden ingilizlerle arası hep iyi oldu. İlk gemisi olan Mansvelt ile iyi bir kariyer yaptıktan sonra kaptanı olduğu gemisi Mansfield'a geçiş yapmıştır. Karayiplerde Porto Bello ve Maracaibo'ya saldırmış. Ardından Jamaica limanını ele geçirmiştir. Jamaica limanının ele geçirilmesinin ardından İngiltere tarafından Sir ünvanı verilmesi teklif edilmiş ve o da bunu kabul etmiştir. Henry Morgan 25 Ağustos'ta tüberkülozdan ölmüştür.



William "Kaptan" Kidd (1645 - 1701)



İskoçyalı korsan ve "Macera Kadırgası"nın kaptanı. Kidd ilk deniz macerasına korsanları avlayarak başladı. Onun üstün başarılarından sonra kendisine Macera Kadırgası adlı gemi ve yağmalama izni verildi. Aynı yıllarda Sarah ile evlendi. Gemisiyle Hindistan civarlarına yol aldı ve buralarda korsanları avlamaya başladı. Fakat bu zamanlarda daha fazla para kazanmak için kendiside korsanlık işlerine girdi. Birgün silahsız bir gemiye yaptığı saldırı 5 kişinin ölümüyle sonuçlandı. Bu olay her nekadar birileri tarafından örtbas edilmeye çalışılsada sonunda açığa çıktı ve Kidd'in başına ödül kondu. Kidd geri döndüğünde başına ödül konduğunu karısından öğrendi ve kaçmaya kalktı. Fakat yakalanarak o ve karısı hapse atıldı. 1 yıl boyunca çok zor şartlar altında hapishanede yaşadı ve çıkarıldığı ingiliz parlementosunda suçlu bulunarak 1701 yılında idam edildi. Cesedi Karayiplerde zincirle asılarak diğer denizcilere ibret olsun diye 2 yıl boyunca sallandırıldı.

Samuel Bellamy "Kara Sam" (1689 - 1717)



"Whydah Gally" gemisinin kaptanı ve nam-ı diğer "Korsanların Prensi". Tayfası kendilerini "Robin Hood'un çocukları" olarak görüyordu. Sam korsanlık yaptığı yıllar boyunca 50'den fazla gemiyi yağmalamıştı. Kimilerine göre karayiplerin gördüğü en acımasız korsandı. Uzun siyah saçları ve sürekli siyah giyinmesinden ötürü "Kara Sam" olarak nam salmıştır. Sam genel olarak vur-kaç taktiğini kullanıyordu. Gemisi Whydah küçük 3. sınıf bir gemiydi. Fakat çok hızlıydı. Bir gemiyi yağmaladıktan sonra donanma gemileri gelene kadar hızla o bölgeden uzaklaşıyordu. Üstelik Sam birkaç kere donanma gemileriyle savaşmak zorunda kalmış ve bunlarıda kazanmıştı. Sam uzun yıllar dehşet saldıktan sonra filosuna 2. bir gemi daha kattı. Mary Anne ismini verdiği bu geminin komutasını yakın arkadaşı ve finansörü Paul Williams'e (nam-ı diğer Paulsgrave) verdi.

Bu kadar macera dolu hayatına hiç yakışmayan bir ölüm yaşadı. Bir gün sevgilisi Maria Hallet'i görmek için rotasını değiştirdi ve "Rhode" adasına yol aldı. Fakat adaya yaklaştığı sırada çıkan bir fırtına sonucu 2 gemisi, 200 kişilik tayfası ve kendisi gece yarısında suyun dibini boyladı. O kazadan sadece 11 kişi hayatta kaldı. Onlarda yakalanarak idam edildiler.

Stede Bonnet "Nazik Bonnet" (1688 - 1718)



Stede Bonnet, korsanlığa hiç yakışmayacak bir duruşa sahipti. Kendisi zengin bir aileden geliyordu. Genç yaşta yüksek rütbeli olarak orduya katıldı ve denizlere açıldı. 1717 yılında kendi işini kurmak istedi ve başarısız olunca korsan olmaya karar verdi. "İntikam" adlı gemiyi aldı ve açık denizlere açıldı. Tayfa toplayıp korsanlık yapmaya başladı. Çok nazik ve kibar bir insandı. Bu yüzden korsanlığa hiç yakışmıyordu. Tayfası onun bu haliyle dalga geçiyordu. O yıl ilk savaşına girdi ve kaybetti. Bir ispanyol savaş gemisi tarafından bozguna uğratıldı. Gemisini tamir ettirmek için gittiği Nassau limanında ünlü korsan "Karasakal" ile tanıştı. Karasakal ona beraber korsanlık yapmayı teklif etti ve o da kabul etti. Bunun ardından birsüre beraber korsanlık yapmaya başladılar. Fakat Stede'nin üstüste yaptığı hatalar sonucu geminin tayfası isyan etti ve Karasakalın emrine girdiler. Stede ise karasakalın gemisi "Queen Anne's Revenge"te (Kraliçe Anne'nin İntikamı) konuk olarak kalıyordu. Bir süre sonra bu durumdan sıkıldı ve kaçmaya karar verdi. Ardından ingilizler tarafından yakalandı ve idam edildi.


Edward Teach "Karasakal" (1680 - 1718)


Dünyanın en popüler korsanıdır. Uzun örgülü siyah sakalları olduğu için tayfası tarafından ona Kaptan Karasakal denmekteydi. Denizlere de bu ismiyle nam salmıştı. Bir ingiliz olmasına rağmen en fazla ingiliz gemilerine saldırmıştır. Karasakal, büyük savaşlardan sonra başıboş kalan tayfaları toplayıp kendisine büyük bir filo kurmuştu. En bilinen gemisi "Queen Anne's Revenge" (Kraliçe Anne'nin İntikamı) idi. Küçük ve hızlı bir gemiydi. Karasakal vur-kaç yapmanın aksine sürekli donanma gemilerine saldırır ve onlarında ganimetlerini toplardı. Tayfasının biraz korkudan birazda gördüklerinden etkilenmesinden olsa gerek Karasakal'a karşı büyük bir saygısı vardı. Uzun yıllar boyu korsanlık yaptıktan sonra kendisine -barış için- ingilizler tarafından toprak verilmesine rağmen bunu kabul etmemiş ve korsanlığa devam etmiştir. Bunun üzerine İngiltere Donanması Karasakal'ın kellesine ödül koydu. Bu ödülün takipçilerinden biriside Teğmen Maynard idi. Karasakal'ı sığ sularda kıstırıp öldürdü. Kellesini gemisinin direğine asarak İngiltere'ye geri döndü.

John Rackham "Calico Jack" (1682 - 1720)


Jack'in hatırlanması için bir çok sebep var. Bunlardan en önemlisi, bildiğimiz korsan bayrağının tasarımcısı olması. Diğer sebepler ise; klasik korsan filmlerinde/hikayelerinde gördüğümüz korsanların hareketlerini, davranışlarını birebir yapmış olan bir karaktere sahip olması (Karayip Korsanları'nda ki Jack Sparrow aslında Jack Rackham'dan esinlenerek yapılmıştır). Ayrıca gemisinde 2 tane kadın korsan bulunmaktaydı. Bunlar Mary Read (Hayatı boyunca erkek gibi giydirilmiş, isyan dolu bir kadın) ve Anna Bonny (Kocasından kaçan Sevgilisi) idi. Jack normalde Charles Vane adlı bir korsanın emrindeki tayfasındaydı. Kaptanın bir fransız gemisine saldırmaması üzerine, kaptanı korkaklıkla suçlayarak gemide isyan çıkardı ve komutayı kendisi aldı. Kaptan olduktan sonra Jack 3 yıl boyunca denizlere dehşet saldı. En sonunda ingiliz donanmasının dikkatini çekti ve yakalandı. 1720 yılında o ve tayfası idam edildi. Aralarından sadece gemide ki 2 kadın tayfa "çocuk olduklarını" ve "kandırıldıklarını" iddia ederek idamdan kurtuldular. Fakat 1 yıl sonra Anna Bonny evlendiği anlaşılması üzerine idam edilmekten kurtulamadı.

Korsan Kanunları ve Düzenleri
Korsanlık hoşgörü ve acımanın olmadığı merhametsiz bir yaşam tarzıydı. Ana kanun ganimet kazanmak için herşeyi yapabilmekti. Tabi bunun için korsanlar arasında bile bir disiplin olması şarttı. Gemi'de sadece 1 kaptan vardı. Kaptanın atadığı -geminin büyüklüğüne göre değişen- 1 yada 2 adet iaşe subayı bulunurdu. İaşe subayları kaptandan sonraki en rütbeli adamlardı. Tayfanın genel durumunu kaptana rapor ederlerdi. Gemide bir isyan çıktığı zaman (eğer çıkaran kişi bunlar değillerse değilse) yeni kaptan tarafından ya öldürülür ya da gemiden atılırlardı (eski kaptanla beraber)

Bir korsan gemisinde yaşamak, korsan olmak kadar zordu. Gemide belli bir hiyerarşi vardı. En tepede olan ise geminin kaptanıydı. Kaptan mürettebat tarafından seçilirdi. Saldırılar sırasında gemideki tek hakim oydu. Eğer bir kaptan diğer gemilere saldırmaz ve ganimet almazsa kaptanlıktan atılırdı. Kaptandan sonra ikinci güçlü kimse ise iaşe subayıydı. Ganimeti eşit olarak bölüp mürettebata dağıtır, kuralların çiğnenmesi halindeyse, ceza verirdi. Geminin geri kalanı ise, mürettebattan oluşurdu. Onlar hiçbir gemiye saldıramazlarsa, ganimet elde edemeyeceklerinin ve denizin ortasında kalıp ölebileceklerinin son derece farkındaydı. Genellikle onların amacı insan öldürmek değil, tek arzuları değerli eşyaları gemilerden çalabilmekti. Ancak çalmak için insan öldürmek gerekiyorsa da bunu çekinmeden yapabiliyorlardı.

Korsan tayfaları için çok temel bir ilke vardı. Rom (bir içki). Eğer gemide rom yoksa bütün tayfa o saniyede isyan edecek bir durumdaydı. Rom, gemiciliğin ve korsanlığın temel kuralıydı. Sürekli seyahat halinde oldukları için bazen soğuk bölgelere de gidiyorlardı. Bu zamanlarda rom onları sıcak tutan belki de tek şeydi. Ayrıca korsanlar en fazla rom içtiklerinde söyledikleri şarkılarla ünlenmişlerdi o dönemlerde. Zaten korsanlar kazandıkları ganimeti 2 şeye yatırırlardı; Kadınlara ve daha fazla içkiye...

Korsanlıkta en ağır suç kendi gemisine ihanet etmekti. Eğer bir korsan kendi gemisine ihanet edecek herhangi bir eylemde bulunursa (başka bir korsandan çalmak gibi) mimlenirdi ve yakalandığı takdirde en ağır suçla cezalandırılırdı. Bu ceza onu ıssız bir adaya tek başına bırakmaktı (Karayip Korsanları filminin aksine eline bir silah ve bir mermi verilmeden). Bunun dışında korsanlar diğer korsanlara saygı duyarlardı. Çoğunlukla birbirlerine sataşmamayı tercih etmişlerdir. Fakat bazen birbirlerinden çaldıklarıda görülmüştür.

Osmanlı'da Korsanlık (Sadece bu kısım alıntıdır)
Osmanlı devletinde ise korsanlar deniz komando sınıfı idi. En büyük üsleri Cezayir idi. Hemen bütün büyük Türk amiralleri bu sınıftan yetişmişlerdir. Zira levendlerin en gözü pek, zeki ve bilgili kısmı bu sınıfa geçiyordu. Ekserisi bir kaç Avrupa dili konuşurdu. En büyük korsan amirali Turgut Paşa'dır. Barbaros kardeşler de korsanlıktan yetişmekle beraber, onlar daha çok devlet kurucu fatihlerdir. Korsan filolarının hedefi düşmanlarının deniz gücünü vurmak, düşman sahillerini tahrip etmekti. Bu fiil Fransızcadaki "corsaire" kelimesi ile ifade edilir.

Korsan sınıfı karadaki Akıncı gibi bahriyenin en seçkin , en imtiyazlı en vuruşkan en fedai sınıfıdır. Bu günün deniz komandosu denilebilir. Denizde en tehlikeli misyonları yüklenir ve hayatı pahasına başarır. En büyük görevi budur. Devletin sulh halinde bulunmadığı devletlerin gemilerini açık denizlere bırakmaz zapt eder, batırır, zarar verir, hiç olmazsa korkutur.

Korsanlar ; Türk ticaret gemilerini ve yollarını himaye eder , emir alınca Donanmay-ı hümayun’a katılıp sefere çıkar ve açık deniz muharebelerine katılırlar. Devletin sulh halinde bulunduğu padişahça aman verilmiş Hristiyan devletlere ve hiçbir şekilde Müslüman devletlere ait gemilere dokunamazlardı. Devletin harp halinde olmadığı devletin bayrağına saldıran korsan gemisi reisinin derhal başı vurulurdu.

Türk korsan sınıfının gerçek kurucusu onu cihanşumul bir kuvvet haline getiren şahsiyet II. Bayezid’in 3. oğlu ve Yavuz Sultan Selim’in ağabeyi Şehzade Korkuttur. Bu iş için çok dikkatli bir siyaset takip etmiş ve çok büyük paralar harcamıştır. Bu suretle Barbaros kardeşleri himaye etmiştir ki en büyükleri Oruç Reistir. Ondan sonra kardeşi Hızır Reis (Barbaros Hayreddin Paşa) ve onun İstanbul’a çağrılması üzerine de Turgut Reis korsan ocağının başına geçmişlerdir.

En büyük Türk korsanları olarak Oruç Reis, Hızır Reis, Turgut Reis, Burak Reis, Murat Reis, Küçük Murat Reis, Koca Murat Reis, Karamürsel Bey, Piri Reis, Salih Reis, Seydi Ali Reis, Kemal Reis, Mezomorto Hüseyin Paşa, Cezayirli Hasan Paşa sayılabilir.

TRNooNTR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
11/2008
Nereden:
drwxr-xr-x
Mesajlar:
2.521
Konular:
605
Teşekkür (Etti):
220
Teşekkür (Aldı):
1024
Ticaret:
(0) %
04-12-2009 16:54
#2
Saol bilgiler için.
---------------------
Kod:
Sanal aleme ara verdim.
Uzunca bir süre online olmayacağım.
Allaha emanet olun.

By TRNooNTR
Kod:
I took a break the virtual realm.
 Will not be online for a long time.
 Be entrusted to God.

 By TRNooNTR

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı