İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Büyük Okyanusun Keşfi

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
21-12-2009 15:53
#1
Büyük Okyanusun Keşfi
İspanya Kralı Ferdinant’ın bir fermanı ile 1510 yılında bir gemi, bir efsaneler ve servetler ülkesine ulaşmak ümidiyle yola çıkıyor. Gemiye son dakikada kargaşalık arasında getirilmiş olan bir kocaman sandıktan deniz ortasından güverteye fırlayıveren zırhlı ve silâhlı bir garip adam, bütün maceraperestlerin aklını çeliyor ve geminin asıl sahiplerini bir kenara itip gemiye ve arkasından da Krallığın malı olan bir adaya gemiyi yanaştırıp oraya hâkim oluyor. Fakat biraz sonra haber ki kendisini krala şikâyet edeceklerdir. Eski dünyaya rahat yaşamanın yolunu bulmak var. Servetini yağma etmek ümidiyle hücum ettiği bir kabilenin reisi ona çok cazip bir teklifte bulunuyor. Kızıyla evlensin, kendine damat olsun ve öteki kabilelerle de anlaşıp aklının üstünlüğünü kabul ettirerek bütün Kızılderililerin başına geçecek ilk beyaz adam olsun.

Bu anlaşma gerçekleşiyor. Başka bir kabile reisi, bu maceraperest İspanyol’la adamlarına hediye ettiği 32.000 dirhem altının gözlerini nasıl parlattığını hayretle görüyor. << Aman diyor, bu yüzden ne bizi arkamızdan vurmaya kalkışın ne de birbirinize girin! Şu karşı dağların ardı sizi çıldırtan bu sarışın madenle dolu. İsterseniz size yolu gösterelim. >>

Sandıktan çıkıp altına konan maceracı, Vasko Nuney dö Balbo, yıllardan beri rüyasını gördüğü altın ülkesinin yolu üstünde olmanın heyecanıyla bayılacak gibi oluyor. Kabile reisi açıklamasına devam ederek anlatıyor ki henüz beyazların yüzünü bile görmediği Büyük Okyanus, o dağların ardındadır. Ne güzel şey bu, Hint’e giden güney denizine açılmak ve yeni altın ülkesini İspanya Kralı adına zapdetmek.

Onsekiz gün süren bir çabalayıştan sonra tepesinden her iki büyük denizin: Atlantik Okyanusu ile henüz adı konmamış Büyük Okyanusun, ikisinin birden görüneceği dağlara yaklaşıyorlar. Bir tırmanıştır başlıyor. Sıcaktan, yorgunluktan, yerlilerle savaştan kafilenin çoğu yollarda dökülüp kalıyor. En yakın ve sivri tepelerden birine tırmananlar, zirveye doğru Balbo’nun keskin bir haykırışı ile duraklıyorlar. Herkes yerinde kalacak ve büyük maviliği ilk gören beyaz derili tek başına kendisi olacaktır.

Bir elinde bayrağı, bir elinde kılıncı, bir muhteşem tahtın eşiğine yaklaşır gibi; ağır, saygılı adımlarla tepenin en sivri noktasına ilerliyor. İşte, kıvrım kıvrım dağların, yemyeşil ormanların ardında; bir maden deryası gibi ışıldayan uçsuz bucaksız bir deniz, hiç bilinmeyen, henüz gemi izi, Avrupalı yüzü görmeyen koca deniz. Büyük Okyanus! Dalgaları ile Afrika’nın, Hindistan’ın, Çin’in kıyılarını öpen deniz!

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı