İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Kahraman Arılar

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
21-12-2009 21:13
#1
Kahraman Arılar
Elma bahçesine yeni taşınmışlardı. Kuzey rüzgârlarına kapalı, sabah güneşini alan yerleri vardı. O gün bütün arılar elma ağaçlarını dolaştılar. Ağaçlarda diri diri tomurcuklar vardı. Bugün, yarın çiçek açacaklardı. Akşam hepsi sevinçli idi. Erkek arı yerinden kımıldamadı:

‘’ Sevinmekte haklısınız. Buraya geliş hikâyesini sizlere anlatayım. Bu bahçe senede en çok 500 küfe elma veriyormuş. Sahibi masrafına değmez demiş ve satmış. Şimdiki sahibimizin ilk işi bizleri buraya getirmek oldu. Bir taşla iki kuş vurdu sayılır. Hem balı artacak, hem de ağaçların elma verimi. ‘’

Kovanda bir vızıltıdır başladı. Yok, bal artacakmış, yok elma artacakmış aklı almıyor bunları! Erkek arı kanatlarını biraz daha çırptıktan sonra ‘’ Hele vızıltıları kesin de anlatayım. ‘’ diye vızıldandı. Arılar vızıltılarını kestiler:

‘’ Kursağınızı doldurmak için 45 çiçeği dolaşıyorsunuz. Kovana getirdiğiniz bal da 2.5 santigramdır. Dikkat ediyorsunuz değil mi? Diyelim ki çiçekler kovandan 500 metre uzaktadır. Bir kilogram balı tek başına bir arı getirmiş olsa idi, kırk bin defa gidip gelmesi, yani kırk milyon metre uzunluğunda yol geçmesi lâzımdı. Bunun için birkaç yıl gerekirdi. Hâlbuki sizin ömrünüz kırkbeş günden ibarettir. ‘’ Kovanda yine bir gürültüdür başladı. 45 günlük ömür. ‘’ Bizim ömrümüz neden uzun değil? ‘’ diye içlenenler oldu. Erkek arı sessizlik oluncaya kadar bekledi, sonra:

‘’ Mesele uzun yaşamakta değil, dedi. Bu kısa ömrünüzü faydalı kılmaktadır. Kovanımızda 20.000 arıyız. Her dakika 75 arı bal için çıkıyor, onbir saatte 49.500 arı bal aramaya gidiyor. Bu demektir ki sizler her gün iki milyondan fazla çiçeğe konmuş oluyorsunuz. Bir günde biriktirdiğiniz bal da ortalama 250 gram oluyor. Şimdi kuvvetinizin nereden geldiğini anladınız değil mi? Kovan halkımızı iki üç misline çıkarttık mı topladığımız bal da iki üç misli artar. Dahası var; kovanlarımız büyük elma bahçesinin ortasındadır. Uzaklara da gitmeyeceksiniz .. ‘’ Kovanda sevinç vızıltıları başladı, yeni doğan arılar sevinçlerinden ıslak kanatlarını çırptılar ve çabucak kuruttular. Erkek arı devam etti: ‘’ Birkaç gün sonra ben işe başlıyorum. Günde 3000 yumurta ile .. Bu yumurtalardan çıkacak kurtçukları 9 – 12 günlük arılarla 6 – 8 günlük arılar besleyecek; yeni doğanlar iki gün kovanın içinde uygun işlerle meşgul olacaklar. 3 – 5 günlük arılar kovanın içinde uygun işlerle meşgul olacaklar. 3 – 5 günlük arılar kovanın temizlik işlerini görecekler; 13 – 18 günlük arılar balmumu yapacaklar; 19 – 45 günlük arılar dışarıdan çiçek tozu, kovanı sıvamaya yarayacak maddeler, bal özü, su taşıyacaklardır. ‘’ Erkek arı sözlerini bitirmişti. Bir arı hızla kanatlarını çırptı:

‘’ Balları biriktirme işlerini anladık; ağaçların elma vermelerini anlatmadınız .. ‘’ ‘’ Şimdi o konuya geçecektim. Günde iki milyondan fazla çiçekten aldığınızı söylemiştim. Bu rakamı unutmadınız değil mi? Her çiçeğin ortasında uzun saplı bir testicik bulunur. Meyveler bu testiciklerden olur. Testiciğin etrafında saplı, sarı renkte toz keseleri bulunur. Çiçeğe konduğumuz zaman bu keselerin tozları sizin vücudunuza yapışır. Bu da anlaşıldı mı? Testiciklerin meyve haline gelmesi için bu çiçek tozlarının testicik sapının tepeciğine konması ve oradan testiciğe kadar ulaşması lâzımdır. İşte sizler çiçekten çiçeğe konarken bu tozları farkında olmadan tepeciklere bırakmış oluyorsunuz. Günde iki milyon çiçekten hesabı kolay, bizim sayemizde mal sahibimiz 500 küfe yerine 16.000 küfe elma alacağını arkadaşlarına anlatıyordu. ‘’

‘’ Sepetçiklerle getirdiğiniz çiçek tozları aynı zamanda kurtçuk halinde iken sizlerin de en önemli besinizdir. Yumurtlama kabiliyetimin, uzun yaşamamın sırrı da bu çiçek tozlarındadır. İnsanlar sizin mamanızda uzun yaşamanın sırlarını bulacaklarını sanıyorlar. Bu konuda durmadan çalışıyorlar. Bütün insanları ağaç gölgelerinde sabahtan akşama kadar uyuyanlardan ibaret sanmayın.

Sabahleyin güneşin ışınları kovanı aydınlatınca arılar işe koyuldular. Balmumcular yeni petekler için hazırlıklara başladı. Sıvacılar delik yerlerini tıkamaya koyuldu. Binlerce elma bahçesinin uzaklarına bal aramaya gitti. Bunlardan bir tanesi 3 Klm. lik çevre içinde 300 çeşit bitkiyi dolaştı. Her defasında kovana çiçek tozu ve bal getiren arıların sayısı attı. ‘’ Sarıgöz ‘’ de diğer arkadaşları gibi erkenden kırlara uçmuş, kestane ağaçlarının tomurcuklarından sıvayıcı madde taşımıştı. İkinci dönüşünde komşu bahçesindeki arılara rastladı. Bitkin halleri vardı. Aralarındaki vızıltılara kulak verdi:

‘’ Adam nerede ise bizleri tavuklar gibi kümese koyacak, tezek sıvalı kovanlarımız duvarın rutubetini çeke çeke çamur haline geldi. ‘’

Sarıgöz: ‘’ Vah talihsizler ‘’ diye vızladı. Kovana döndüğü zaman bütün arkadaşlarını iş halinde gördü. Günler, haftalar birbirini takip etti. Elma ağaçları çiçek açmıştı. Erkek arı mütemadiyen yumurtluyordu. Mal sahibi birkaç defa kovana yeni kutular eklemekle kovanı genişletmişti. Şimdi en azından 80.000 arı olmuşlardı. Günde bir kilo balı biriktirmek işten bile değildi. ‘’ Sarıgöz ‘’ bir gün yine ormana uçmuştu. Bir iki dolaştıktan sonra ihtiyar bir meşenin dalına kondu. Tulumcuklarına hava çekecek ve ıhlamurlara uçacaktı. Karnını bir iki defa indirdi, kaldırdı. Meşenin içinden arı vızıltıları geliyordu. Az sonra sağdan soldan meşeye dönen arılar korkularından birbirlerini yadırgamadılar. Sarıgöz, bunlar bizim komşu arılar, diye düşündü. Bu sırada yeni gelen arılar da Sarıgöz’e seslendiler:

‘’ Bizi burada görünce biraz şaşırdınız değil mi? Güneş almaz çamur kovandan kaçtık, içeriye buyurmaz mısınız? ‘’

‘’ Yeni kovanımızı görürsünüz! ‘’

‘’ Sarıgöz ‘’ kabul etti, içeriye girdiler. Gövdenin içi tamamen sıvanmıştı. Yarısına kadar beyaz peteklerle doldurulmuştu. Ev sahibi arılardan birisi Sarıgöz’e:

‘’ Nasıl beğendin mi? Şurada kendi başımıza buyruk bir hayatımız var ‘’ dedi.

Sarıgöz:

‘’ Çok güzel, güle güle oturun, ama uzakta ve yalnızsınız. ‘’ diye vızıldadı.

Bu sırada dışarıda yağmur çiselemeye başlamıştı. Dışarıdaki arılar da kovana girdiler. Uçma deliğindeki havacılar balı koyulaştırmak için aralıksız kanatlarını hareket ettirerek çırpınıyorlardı. Nöbetçiler de arasıra duyargalarını hareket ettirerek koku almaya çalışıyorlardı. Birden, ağır bir kokunun artmakta olduğunu haber verdiler. Dışarıdan gelen nöbetçilerden birisi gözlemlerini birdirdi:

‘’ Gelen bir ayıdır. Tabanları ile yerlere bastığı için dalarlı kırıyor. Saldıracağımız vücut kısımları, burun delikleri, kulak içleri, kuyruk altı kısımlarıdır. Tabanları da elverişlidir ama sakın dokunmayın, tozunuz bile kalmaz! ‘’

Ayı yaklaştı, en geniş budak deliğinde karar kıldı. Nöbetçiler iğnelerini yokladılar, ayı başını öne uzattı, ağzını budak deliğine dokundurdu. Balın tadını almıştı. Birden diline yüzlerce iğnenin saplandığını hissetti. Müthiş bir inleme ile geriye çekildi. Arılar burun deliklerine, parmak aralarına, kulak içlerine saldırıyorlar, ayı inliyor, yerinde dönüyordu. Sonra meşenin kalan son dalına yapıştı ve meşeyi kuvvetle sarsmaya başladı, dal koptu, ayı sırt üstü yerlere yuvarlandı.

‘’ Sarıgöz ‘’ hemen arkadaşlarına hatırlattı:

‘’ Ayının tabanlarına hücum! ‘’

Ayı inilti ile tekrar doğruldu. Bu defa vücudunu yakan arılardan korunmak için gövdesini döndürerek meşeye toslamaya başladı. Her defasında meşe biraz daha çatırdadı, ayı son bir defa bütün gücü ile meşeye tosladı. Çatlaklardan ballar yerlere akmaya başladı. Ayı müthiş bir inilti ile ağzını akan ballara soktu ve yerlere serildi. Arılar şaşakaldılar. ‘’ Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olduk. ‘’ diye vızıldadılar. Sarıgöz ‘’ bu savaşta galip sayılırsınız ‘’ diye vızladı, sonra şunları ilâve etti:

‘’ Yarın biz oğul vereceğiz, sağ kalanlarınız bize karışırsınız. ‘’

Sonra hiç vakit kaybetmeden elma bahçesine uçtular. Ertesi gün çam tahtasından yapılmış temiz bir kovanın içindeydiler.

Taze bir hayat hamlesi ile yeniden çalışmaya başladılar.

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı