İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Kuazarlar

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
28-12-2009 19:53
#1
Kuazarlar
Güneş dünyadan 1.300.000 defa daha büyük olup, dünyadan 153 milyon kilometre uzaktadır. Saniyede 300.000 kilometre mesafe kateden ışıkları bize 8,5 dakikada gelir. Yani biz güneşin doğduğunu doğuşundan 8,5 dakika sonra anlarız. Dünya güneş etrafında 365 günde bir devir yapar. Güneşin dünya gibi sekiz gezegeni daha vardır. Onlar da güneş etrafında dönerler. Bu şekilde güneş, gezegenleri ile uzayda bir aile sayılabilir. Bu ailenin de hep birlikte başka bir yıldızın etrafında ayrıca döndüğü bilinmektedir. Bu yıldız Vega yıldızıdır. Vega yıldızı, yaz günleri gökte çıplak gözle gördüğümüz (Samanyolu) na bağlı bir yıldızdır. Tabiidir ki onun etrafında dönen güneş ailesi ve bu meyanda dünyamız da Samanyolu’na bağlı bir yıldız kabul edilmektedir.

Gökyüzünde gördüğümüz bütün yıldızlar Samanyolu’na bağlıdır. Onlar bizim nispeten yakınlarımızdaki yıldızlar olup samanyolundan ayrı gibi görünürler ise de bir toz kitlesinin dışındaki serpintiler olarak düşünmek lâzımdır. Samanyolu’nda güneş ailesi gibi sayısız yıldızlar bulunmakta olup bunların mevcudu 100 milyar tahmin edilmektedir. Bu yüz milyarlık mevcudu ile Samanyolu da sabit olmayıp o da bir yörünge üzerinde hareket halindedir. Bir başka âlem etrafında devir yapmakta ve her devrini 250.000 yılda tamamlamaktadır.

Yıldızlar arasındaki uzaklıklar ışık yılı ile ölçülmektedir. Bir ışık yılı, saniyede üçyüz bin kilometre kateden ışığın bir yılda kaç saniye varsa o kadar zaman katettiği mesafedir ki hesaba göre bir ışık yılı 9,5 trilyon kilometre tutar. Bir yıldız bizden bir ışık yılı ötededir demek, o yıldız güneşimizden 61,431 defa daha ötededir demektir. Yıldızların yapıları çeşitli durumlar arzeder. Bazıları henüz buhar halinde ve helezon biçimindedir. Bunlar (nova) lar yani doğum halinde olan (nebulöz) denilen varlıklardır. Yıldızların ışıklarının rengine göre yaşları tahmin edilmektedir. Genç yıldızlar mavi ışık, orta yaşta olanları sarı ışık, ihtiyar yıldızlar kırmızı ışık verirler. Yıldızlar yalnız ışık yaymazlar. Radyo dalgaları da yayarlar. Radyo dalgalarından yıldızların tabiatını, yaşını, uzaklığını öğrenmek için 71 yaşında bir bilim dalı olan Radyo – Astronomi Bilimi’nden bahsedecek olursak: Radyo – Astronomi, önceleri yüksek voltaj altında çalışan 30 metre çapında dev antenli radarlar ile evrenden gelen radyo dalgalarını alıp değerlendirmeye çalışmaktadır. Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde bu bilim dalının çok yeni uygulamaları mevcuttur. Fakat anlaşılan o ki en çok radyo dalgaları yayan yıldızlar, ışığı olmayan ve teleskoplarla bile görülmeyen siyah bulut halinde olan yıldızlardır. Bunlara sönmüş yıldızlar denir. Keza bu sönmüş yıldızlar da Samanyolu’na bağlı bulunmaktadır. Bundan senelerce önce Samanyolu’nun dışında başka âlemler bulunup, bulunmadığı bilinmezken, Avustralya’da yapılıp yerine yerleştirilen meşhur Palomar teleskopu hizmete girdikten sonra insanlar boşluğun derinliklerine biraz daha nüfuz etmeye başlamışlardır.

Palomar teleskopunun başında bulunan Astronom Maarten Schmitt, bir gece elindeki fotoğraf plâkasında beliren binlerce noktacıklar halindeki yıldızları incelerken onların arasında çok parlak görünen bir yıldız dikkatini çekti. Teleskopu fotoğrafta gördüğü yıldızın istikametine tutarak onun uzun müddet, ışığını, mesafesini, yerini inceledikten sonra bunun bilinmeyen yeni bir yıldız olduğunu anladı ve durumunu dünya astronomi alanına yaydı. Bunun üzerine bilim adamları yaptıkları incelemeler sonucu dediler ki: << Bu yıldız bizim Samanyolumuza bağlı değildir. Güneşimizden bir milyon defa daha parlaktır. Bunun gibi daha birkaç tane bilinmektedir. >> Cambridge’deki radyo kaynakları müessesesinin yıldızlar defterine yapılan kayıt numaralarına göre bunlara isim verilmiştir. Meselâ, 3c48, 3c147, 3c196, 3c273 gibi. Bunlara << Kuazar >> lar, yani yıldız benzerleri denilmektedir. Bunlar Samanyolu’nun etrafını bir yörünge ile yüz defa sarabilecek kudrette ışık yayan büyük güneşlerdir. Küçük görünüyorlardı. Çünkü onlar en uzak neblöz’lerden daha uzak ve Samanyolu’nun çok ötesinde idiler. Kuazarların uzaklığı meselâ 3c273’ün, bizden 2 milyar ışık yılı uzakta olduğu bilinmektedir.

Bu varlıklara evrenin hududu demek mümkün olabilecektir. O kadar uzak ki insan bu kadar mesafeyi hafsalasına sığdıramaz. Astronomlara göre 3c273 ihtiyar bir yıldızdır. Bu yıldızın 1887’de Harvard Üniversitesinin astronomları tarafından farkına varılmıştı. O zamanlara Samanyolu’ndan bir yıldız olduğu ileri sürülmüştü; o sıralarda çekilen fotoğraflarından zayıf ışık veren bir yıldız olduğu da anlaşılmıştı. Fakat son zamanlarda ayrı ayrı çekilen ikibin fotoğrafının ve gönderdiği radyo dalgalarının incelenmesinden, anlaşılmıştır ki bu yıldız Samanyolu’na ait bir yıldız olamaz. Bir defa uzaklığı iki milyar ışık yılı olduğu gibi kitlesinin çapı Samanyolu çapının binde biri civarındadır. Bu kadar büyük ve bu kadar uzak bir yıldız Samanyolu’na bağlı olarak hareket edemez denilmektedir. Çapının uzunluğu dörtbin ışık yılı olarak hesap edilmiştir. Dönüş hızının yarattığı muazzam çekim kudreti ve manyetik alanı ile Samanyolu’na tabi olmaması gerektiği düşünülmüştür. Şimdi bir de 3c286 keşfedilmiş ve Rus bilginlerinden Choklovsky bunu etüd ederek, uzaklığının 10 milyar ışık yılı olduğunu kaydetmiştir.

Kuazarlar yıldız değildir. Çapları en büyük bilinen meselâ Antares ve Betelgeuse yıldızlarından milyonlarca defa daha büyüktür. Şimdiye kadar bilinen büyük yıldızların çapları güneşin ancak 65 misli kadardır. Kuazarların çapları güneş çapının yüz milyon misline erişmektedir. Işınları ve dalga emisyonları da bilinen yıldızlardan çok kuvvetlidir. Bunlar başka bir Samanyolu da olamazlar. Çapları müsait görünmemektedir. Işın ve radyo emisyonu güçleri bir Samanyolu ile mukayese edilmeyecek kadar büyüktür. Peki, bunlar nedir? Yıldız değil, güneş değil, nebilöz değil, Samanyolu değil, ya nedir? Bu konuda ilk akla gelen şu olmaktadır: Korkunç bir bozulma oldu. Bu başka bir samanyolunun bozulmasıydı. Neticede kitleler parçalanmış, atomlarına ve elektronlarına ayrılmıştır. Boşlukta süratle fırlayıp bize gelen ışınlar bundan doğmaktadır.

Bu varsayımı, mevcut samanyolunda ortalama her yüzyılda bir yıldızın parçalandığının görülmesi olayına bağlayarak bir samanyolunun da parçalanabileceğini ileri sürenler söylemektedir. Kâinatta kitleler er ya da geç bir gün parçalanmakta ve milyarlarca yıl sonra tekrar teşekkül etmektedir. Bir gün bizim bağlı olduğumuz Samanyolu’nu da bu sonuç beklemektedir. Fakat belki bir milyon, belki bir milyar yıl sonra.

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı