İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

1908'de Bir Atom İnfilakı

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
31-12-2009 00:16
#1
1908'de Bir Atom İnfilakı
30 Haziran 1908'de Rus - Japon harbinden 3 yıl sonra Sibirya'da çok büyük bir patlama oldu. Bugüne kadar patlamanın neden ileri geldiği kesin olarak anlaşılamamıştır.

Patlamanın yeri, Sibirya’da Tayga denilen ormanlık bölgede Podkamenya dolaylarında İrkutok şehrinin 500 kilometre ötesindedir. Bu bölge Kuzey Buz Denizinden 2000 kilometre kadar içeridedir.

30 Haziran 1908 günü dünya rasathaneleri, muazzam bir sallantı kaydettiler. Ondan az sonra da barometrelerde görülmemiş bir yükselme oldu. Bu bir deprem değildi. Depremde sarsıntı olurdu, sallantı değil. Hava basıncı olamazdı ki barometreler yükselsin. Merkez üssünü tayin ettiler, Sibirya’da olması lâzım dediler.

Patlama, bir defada büyük bir sallantı şeklinde meydana gelmişti. Havada basınç yaratmış olmasından da anlaşıldı ki bu bir yer üstü atmosfer olayıdır.

Bir müddet sonra İrkutoktan Moskovaya bu olayı bildirmek için bir heyet geldi. Heyetin içinde bir de profesör vardı. Bunlar olay bölgesine gidememişlerdi. Oralara yol yoktu ve çok soğuktu. Olayı uzaktan seyretmişlerdi. Heyetin içinde bulunan Profesör Polkanof olayı şöyle anlattı:

<< Müthiş bir patlama oldu. Bu bir deprem değildir. Daha beter olan arazi yükselmesi de değildir. İnfilâktan sonra 20 kilometre kadar yüksekliğe çıkan mantar şeklinde bir bulut belirdi. Ertesi günü hava yeşil renge ve zaman zaman sarıya, pembeye döndü. Bir kenarda durmayan bulut gittikçe yoğunlaştı. Gece öyle aydınlık oldu ki dışarıda kitap okunabiliyordu. >>

Moskova’da bir müddet bu olayın dedikodusu yapıldıktan sonra unutuldu. Merak eden de olmadı. Ne zaman ki 1945’de Japonya’ya atom bombası atıldı. Olay üzerinde münakaşalar yeniden canlandı. Acaba, bu da bir atom infilakı mı idi?

1950 yılında Rus astronomlarından müteşekkil bir heyet bin güçlükle olay yerine vardı. Gördüklerinden dehşet içinde kaldılar. İnfilâk 5000 kilometrekarelik bir alanda orman ve orman örtüsünü teşkil eden cılız bitkilerden ibaret hayatı silip süpürmüştü. Ağaçlar yıkılmış, ayakta kalanlar yanmış, patlamanın merkezinde çam ağaçları ayakta, fakat dalları yanmış kaybolmuş, gövdeleri bir metre yüksekliğe kadar toprağa gömülmüş, 30 kilometre çapında bir dairenin içinde ağaçlar kökünden sökülmüş, bunun ötesinde tahribat kilometrelerce uzayıp gitmekte. Patlamadan sonra bulutun mantar şeklinde yükseldiğinin beyan edilmiş olduğu da hatırlanarak dediler ki: << Bu bir atom bombası infilâkıdır. >> Bu bir meteorit olsaydı düştüğü yerde krater açardı, açmamıştır. Her meteoritten düştüğü yerde birkaç parça bulunabilir, bunda bulunamamıştır. Büyük bir krater yerine çapları 5 metre ile 15 metre arasında değişen 200 kadar büyüklü küçüklü çukurlar görüldü. İnfilâk merkezi civarında birkaç parça demirli nikel parçacıkları bulunabildi. Denildi ki bu bir meteorit karakteristiğidir.

Fakat bütün meteoritler tek çukur yaptığı halde bu neden birden çok çukur yapmıştır?

Ancak bu meteoridin ağırlığı 1 milyar ton olursa ve havada toprağa yakın olarak patlarsa bu tahribatı yapabilir.

Bir milyar ton ağırlıkta olabilmesi için eni boyu, derinliği en az 500’er metre olan bir küp gözönüne getirmek lâzımdır. Meteoridin izafi ağırlığı 7 – 8 olarak kabul edilirse 1 milyar ton ağırlığa yaklaşılmış olur. Fakat bu kadar büyük meteorit şimdiye kadar görülmemiştir ve olamaz dediler. Bütün meteoritler tek krater yaptığı halde bunun 200 çukur bırakması da ayrı bir münakaşa konusu oldu.

Bilgin Felix Siegel diyor ki: << Bu bir süngerimsi meteorittir. Atmosferden geçerken elektrikle şarj oldu ve yeryüzüne çarptığı zaman patlayıp zerresi kalmadı. >>

Astronom Urey diyor ki: << Bu, serbest madde kökleri yani antiproton, pozitron gibi elementlerden ibaret bir kitle idi. Çarptığı zaman madde meydana geldi ve madde haline gelirken patlama oldu. Fakat şimdiye kadar serbest madde köklerinden teşekkül etmiş bir kitle bilinmemektedir. Bunlar uzayda dağınık zerreler halinde bulunmaktadır. >>

Dünya üzerine her gün 1 ton kadar meteorit düştüğü kabul edilmektedir. 1948’de Sibirya’da Viladivostck şehrinin doğusuna ve yakınına bir meteorit daha düşmüştür. Bununla beraber civar bölgeye taş yağmıştır.

26 Ağustos 1803’de Paris’e 130 kilometre mesafedeki Laigle şehrinin üstüne 3000 parça göktaşı yağmıştır. Dağılma alanı Paris’in yüzölçümünün yarısı kadardı.

30 Ocak 1868’de Polonya’daki Pulsk şehrinin üstüne 100.000 kadar küçük taş parçacıkları yağmıştır. Bunlarda krater meydana gelmemiştir.

50 yıldan beri yapılan araştırmalarda dünya üzerine krater açmış 20 kadar meteorit düştüğü anlaşılmıştır. Bunlardan en büyük krater açmış olanı Kanada’da Saskaçvan bölgesinde Dipbay meteorit krateridir ki çapı 10 kilometre kadardır. Bugün kraterde bir göl vardır. İkincisi Arizona’da Meteor – Krater dedikleri çukurdur ki çapı 1250 metredir. Bunun bir meteorit krateri olduğunu Berringer adında bir maden mühendisi ileri sürdü. O zaman Princeton Üniversitesi Rektörü bulunan ve sonradan Birleşik Amerika Cumhurbaşkanı olan Wilson bu işi çözmek için fizikçi, jeolog, Jeoşimist ve astronomlardan bir heyet kurarak oraya gönderdi. Bunlar krateri incelediler. Verdikleri raporda, bu bir meteorit kraterdir; meteorit takriben 50.000 yıl evvel düşmüştür. Ağırlığı 12 milyon ton, çarpma hızı saniyede 75 kilometre olması icap eder ki 1250 metre çapında bir çukur açabilsin dediler.

Meteoritler birleşimlerine göre sınıflandırılmışlar ve 4 sınıfta toplanmışlardır. Demir – Nikelli olanlarına Siderit, magnezyum oksit ve silisli olanlarına Taş, değişik madeni bileşikler ve silis ihtiva edenlerine Siderolit, demirsiz ve nadiren düşen karbon bileşikleri ihtiva edenlerine de Azider denilmektedir. Bir beşincisi bilinmemektedir.

Kaliforniya Üniversitesinden Kimyager Dr. Melvin Calvin diyor ki: göktaşlarında bilmediğimiz daha pek çok element var. Hatta organik moleküller bulunmuştur ki bunlar canlı ile cansız arasında köprü vazifesi görebilirler.

Tanınmış astronomlar diyor ki: << Uzayda atom infilâkı vardır. Meselâ Merih yıldızının iki uydusundan birisi olan Fobos’un ortası oyuktur. Orada bir atom infilâkı olmuş tam ortası onun için oyulmuş ve infilâktan sonra Merih’in dönüş istikametinin tersine bir yörünge üzerinde dönmeye başlamış. Hâlâ da öyle, bu uydu sunidir diyenler de var. Merih’ten bize atom bombası gönderenler var diyenler de eksik değil. Sonuç olarak, 50 yıldan beri Podkamenya infilâkının sırları bir türlü çözülememiştir. >>

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı