İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Kelimelerle Düşünmek

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
25-01-2010 02:20
#1
Kelimelerle Düşünmek
Görülüyor ki, hareketlerimizden bazılarını harikulâde bir emniyetle sevk ve idare eden bedenî bir düşünce var. Fakat bunun katiyet sahası çok geniş değil. Köstebek, ayaklarıyla pekiyi düşünür, fakat onun bütün âlemi ayakları altındadır, yuvalarının çimenlikler üstünde, bahçe tarhları arasında meydana getirdiği birçok çirkin toprak kümelerini bilmediği gibi, ne bahçıvanın hıncına, ne de bu hıncın köstebekler aleyhindeki kötü neticelerine akıl erdirebilir. Bir pilotun doğru alışkanlıkları, yere inme sırasında onu tehlikeden korur. Fakat uçak, pilotun elleri tarafından icat edilmiş değildir. Bir ülkenin maliyesini idare etmekle mükellef olan Devlet adamı, vücudu ile düşünemez. Hatta beden hareketleri yapan insanınki gibi, yapacağı işlerin şekilleri ile de düşünemez; çünkü hatıra getirilmesi lâzım gelen şekillerin sayısı pek çoktur. Eğer milyonlarca insanın ekonomik vaziyetini ıslah etmesi lâzımsa, Devlet adamı kendi kendine:

<< Gördüğüm ve tanıdığım falan tüccar, filan köylü için, sefaletini bildiğim filan işsiz amele için çalışıyorum. >> diyemez. Düşünüşü çabuklaştırmak için insanlar, tarlalar, evler ve işlerden mürekkep hakiki şekiller yerine bazen bir ferdi ya da bir şeyi, bazen bütün sınıfın bütün fertlerini ifade eden birtakım simgeler, itibarî işaretler kullanmak mecburiyetinde kalır ki, bu simgeler ve işaretler: ‘ kelimeler ‘ dir.

Elleri ile düşünen adam, işçi, hokkabaz, idmancı; ağır cisimleri yerden kaldırır; tuğlaları, topları ya da kendisini. Kelimelerle düşünen adama gelince, onun yerinden oynattığı şey, yalnız birtakım seslerdir. Eşya yerine birtakım işaretler kullanır. Böylelikle iş çok kolaylaşır. Sabahleyin, oteldesiniz. Zili çalar ve gelen garsona << çay >> dersiniz. Birkaç dakika sonra adeta bir masalda olduğu gibi, önümüze tepsi içinde bir fincan, bir tabak, bir kaşık, ekmek, süt, reçel, bir çaydanlık ve sıcak su gelir. Bütün bu şeylerin size bu şekilde verilebilmesi için lâzım gelen işlerin ne kadar karışık olduğunu bir defa düşününüz! Bu çayı yetiştiren ve hazırlayan Çinlileri, onu taşıyan İngiliz gemisini, kaptan ve tayfanın bir tayfuna karşı nasıl göğüs gerdiklerini; sonra taşrada inekleri çayıra ***üren sığırtmacı, sütü toplayan toptancı esnafı, büyük demlikleri şehrinize getiren trenin makinistini, ekmeği yoğuran fırıncıyı, şu reçeli yapmak için kullanılmış portakalları devşiren İspanyol kızlarını hatırlayınız .. Tek heceli bir kelime, bütün bunları sizin hizmetinize arzetti!

El ile düşünen adamın harici âlem üzerine tesiri sınırlanmış olur. Ancak eli ile dokunduğu şey üzerine tesir yapar. Kelimelerle düşünen adam, hiç yorulmadan, kavimleri, orduları, ülkeleri harekete geçirir. Bir devlet reisi, bir Başvekil, << Seferberlik >> kelimesini telaffuz etmiş olsun. Dudaklarının belli belirsiz kımıldamasına sebep olan bu ufacık iş, bütün Avrupa’da insanları evlerinden, ailelerinden ayırmaya yetecek, gökyüzüne bombardıman uçağı filoları salıverecek, bunlar binlerce senelik şehirleri yerle beraber edecekler, böylelikle bütün bir âlem harap olarak bütün bir medeniyet sonuna erecektir. Tek bir kelimenin muhtemel neticeleri düşünülecek olursa, lisanın ilkel kavimler tarafından sihirli bir kuvvete sahip anlayışta olmasına akıl yatar. Kipling’in Hintlileri, kendileri insanlara ve eşyaya hâkim kılacak << tılsımlı kelime >> yi arıyorlardı. Faust, ruhları ayağına getirecek, ya da kovacak kudretteki tabirleri bulmak için eski simya kitaplarını karıştırıyordu. Binbir gece masallarında << susam >> kelimesi bir kapıyı açıyordu. Bu bir masal, fakat doğru bir masaldı. Her insan toplumunda bazı kelimeler vardır ki, ya kapıları açar, ya da fena ruhları çağırır. Her konuşmacı, nafakasını bir iki susam kelimesi ile bulur. Her kargaşalık tılsımlı bir kelime ile başlar.

Elleri ile düşünen adam, ağır cisimleri eli ile kaldırır ve yavaş yavaş kaldırır. Tuğlanın birini, başka bir tuğla, bir hareketi diğer bir hareket takip eder. Bizzat işlerinin güçlüğü, onu hareketlerinde ihtiyatlı olmaya sevk eder. Benliğimizdeki iç âlem ile dışımızdaki âlem arasında mevcut olan ve gerçek bir düşüncenin garantisi gibi anladığımız bu uygunluğu muhafaza etmek mecburiyetindedir. Çünkü eğer muhafaza etmeseydi, tuğlalar dülgerin üzerine yıkılacak, sporcu topu kaçıracak ya da barfiksten yere düşecekti. Fakat kelimelerle düşünen bir adama işler pek kolay geliyor. Hata ile onun cezası arasında geçen süre, sorumluluklarını ölçmeye imkân vermeyecek kadar uzuyor. Hafif simgelerle oynayan adam, bunların her birinin yerinden oynatıp sürükleyeceği müthiş yükleri unutuyor. Leibnitz’in dediği gibi << kelimelerin saman hafifliğini, eşyanın tane ağırlığı yerine >> kullanıyor ve yalnız kelimeleri telaffuz etmekle, her şeyin olacağına aklı yatmış bulunuyor.

Felaket şu ki eşya, kelimelere, karşı koyar: Kelimelerle her şeyi söylemek mümkündür. Üçüncü Napoleon: << Milliyetler prensibine riayet etmeliyiz >> diyordu. Bu nihayet bir cümle idi; fakat hiçbir kati şekil hatırlatmadığı için, doğru gibi görünebilen bu cümle, çağdaş Avrupa’yı altüst etti. Masanın başına oturmuş bir iktisatçı şu satırları yazıyor: << Gündelikleri yükseltmekle, satın alma seviyesini yükseltmiş ve böylelikle buhrana nihayet vermiş oluruz. >> Bu kelimeler de başka kelimeler gibi pekâlâ yan yana gelebiliyorlar, doğru bir fikri ifade eder gibi görünüyorlar ve iktisatçı da bunu en sağlam bir hüsnüniyetle söylemiştir. Hakikatte, bu kelimelerin sebep olduğu hareketler, iktisadi buhranı sonuna erdirmedi. Acaba niçin? Çünkü mikrokosmos, makrokosmosu sürükleyip gotüremedi; çünkü kelimelerle eşya arasında bir ayrılık vardı ve çünkü cümlelerin sadeliği, eşyanın tabiatındaki karışıklığı yeter derecede bir açıklıkla temsil etmeye elverişli değildi.

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı