İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Kur Yapmak

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
26-01-2010 00:04
#1
Kur Yapmak
Âşıkların, hoşa gitmek için başvurdukları merasim, hile ve oyunların hepsine birden kur adı verilir. Hayvanlar da, sevişme mevsimlerinde, insanlar gibi kur yaparlar. Bütün yaşayan canlılarda görülen en aşağı derecesinden başlayıp, yalnız insanlara mahsus en soylu şekillerine doğru gitmek üzere, baştan çıkarmanın en fazla âdet olan metotlarından bir kaçına işaret edelim:

Süslenme

Süsün hedefi, dikkati süslenenin üzerine çekmektir. Nasıl çiçekler, renklerinin parlaklığı ile döllenme zamanında, kendisine polen tanesini verecek olan böceği çekerlerse, nasıl ateş böceği, ışık ile kendi nevilerinden bir ferde, aşka hazır olduğunu haber verirse, kadınlar da giyimlerinin zarafeti ya da pervasızlığı ile kendilerini erkeklerin seçimine takdim ederler. Çılgın olanlar giyimin açıklığına, ağır başlı olanlar da gizliliğin daha devamlı cazibesine güvenirler. Çoğu karşı cinsin dikkatini ikaz etmekten başka bir hedefi olmayan modayı takip ederler. Terziler, şapkacılar, kuyumcular .. hep bu << daimi hayrete düşürme >> ihtiyacını karşılamakla geçinirler.

Bazı kadınlar var ki, gösteriş olsun diye yahut samimi bir gönül tokluğu ile modanın kanunlarına ehemmiyet vermezler. Fakat işçi kızlardan düşeslere varıncaya kadar bütün kadınların aynı zamanda aynı şekilleri kabul ettikleri bir sosyetede bu tekdüzelikten ayrılmak en büyük bir orijinallik sayılır. O zaman, en sade giyiniş, en az sadelik olur; en az koket görünmek, en fazla koket olmak mânasına gelir; süs ve mücevher taşımamak da bir nevi süslenmek ve göze çarpmak demektir. Prerafaelism devrinde (On dokuzuncu asrın ikinci yarısında, İngiltere’de ileri gitmiş bir estetik görüşe verilen addır ki, resim sanatının en büyük şaheserlerinin Raphael’den evvel yaratılmış olduğunu kabul eder.) William Morris’i görmeye giden İngiliz kızları, tek renkli bir elbise, mavi yünden rob giyer ve mücevher namına yalnız sarı kehribar gerdanlık takarlardı. Fakat bu halleriyle, kendilerini Victoria devrinin sonlarındaki ağır mücevherlere ve mükellef roblara sadık kalmış olan başka kadınlardan ayırmış oluyorlardı. Kalender meşrebli adam, geniş kenarlı fötr şapkası ile genç yazar meşin ceketi ile dikkati çekebilir; bir zamanlar dandy’lerin (On dokuzuncu asır başlarında İngiltere’nin şık gençleri) kadife yeleklerle dikkat celbettikleri gibi.

Birçok hayvan nevilerinde, süslenen erkektir. Tavus, tabiatın sanat üzerinde hakiki bir zaferidir. Erkekler tarafında çift yaşamanın icap ettirdiği iktisadi mesuliyetlerden kaçınmak eğilimi görünen insan topluluklarında, süse daha ziyade kadının önem vermesi icap eder. Hiç olmazsa Fransa’da bu böyledir.

Kabiliyetini Göstermek

Yapılan şeyi yapmak ve ne olursa olsun, herkesten daha iyi yapmak, beğenilmek için bir vasıtadır. Her âşık, kendi sahasında virtüözlüğünü göstermek ister. Bu bakımdan temler sayısız denecek kadar çeşitlidir. Bazı kuşlar sevdiklerinin önünde göle dalarak suyun dibinden çıkarttıkları otları onlara takdim ederler. Chateaubriand’a << Şarkta ne yapmaya gidiyorsunuz? >> diye sorulduğu vakit << Kendimi sevdirmek için şeref aramaya >> cevabı alınmıştı ve o da, Akdeniz’e dalarak oradan Madam de Noailles’a ölmez birkaç cümle getirdi. Sainte – Beuve’ün Clou d’Or’u gibi romanlar, bazı kadınlar için ve onlara tesir yapacak bazı hislerin tasviri niyeti ile kaleme alınmıştır. Hemen bütün müzisyenler, arzularını ses temleri halinde yazmışlardır. Tenis oyuncusu, becerikli çelmeler ile hoşa gittiği gibi, şoför virajlar ile dansöz de ayaklarının ucunda yaptığı hızlı devirler ile beğenilir.

Aşk virtüözlüğü, erkeği en tehlikeli bir kuvvet haline getirir. Her ne kadar ağır başlı kızlar buna direnç gösterirlerse de hafif meşrepli kadınlarda, meşhur bir âşığı, bir rakibin, hatta bir dostun elinden almak arzusu pek kuvvetlidir. Burada öyle karışık hisler vardır ki, bunun içine övünme, başka kadınların zevkine saygı göstermek, güç bir zafer kazanarak kendi kendine emniyet vermek gibi duygular girer. Don Juan ilk metreslerini kendi seçtikten sonra artık hep onu seçtiler. Byron: << Trole muharebesinden beri, en çok kapışılan erkek ben oldum. >> der.

Kadında çok kuvvetli olan emin olma ihtiyacı, bunlar arasında en zayıf olanlarını, kuvvet ile ya da nüfuz ile kendine iyi bir sığınacak yer vaadeder gibi görünen erkeğe bağlar. Harb zamanında kadın zafer nişaneleri arar; sükûn devirlerinde dehâ arar, servet arar. Hediyeler, seven bir erkek için, kudretini teyit ettirici vasıtalardır. Kutup ördekleri ve bankerler, sevdiklerine parlak çakıllar hediye ederler. İspinoz, eşine dallar ve yapraklar takdim eder; genç adamın nişanlısına – halı ve perde şeklinde – yün parçaları hediye ettiği gibi .. Kırlangıç da, kadın da, kendilerine bir erkek seçer seçmez, hemen yuvayı düşünürler.

Methetmek

Sevgilisini methetmek de ona birtakım takdimler yapmak demektir. Hemen bütün aşk şiirleri ya methiyeler ya da şikâyetnamelerdir. Şikâyetin bir tesiri olabilirse de tekrarlanacak olursa çabuk can sıkar. Övgüler hoşa gider, zira erkek kadın hemen herkes, hatta en mağrur olanlar bile, kendilerinde bazı << aşağılık halleri >> bulunduğundan endişe ederler; en güzel kadın, ruhundan şüphe eder; en kuvvetli olan, câzibesizliğinden endişeye düşer. Bir canlıya, onda mevcut olan, onu sevdirten fakat ya farkında olmadığı yahut ihmal edilir bulduğu bin vasfı anlatmak zevklidir. Bazı çekingen ve mahzun kadınlar vardır ki hayranlığın hararetini görünce, güneş altında çiçekler gibi açılırlar. Erkeklere gelince, onların methedilmeye olan iştahları hudutsuzdur. Çirkin ve zarafetten mahrum öyle kadınlar görülmüştür ki, methetmeyi pekiyi bildikleri için, bütün ömürleri müddetince kendilerini sevdirmişlerdir. Dikkat edilecek bir nokta: Bir insan, sizin bildiğiniz kadar kendinin de takdir ettiği aşikâr meziyetlerinin methedilmesinden ziyade, kendinde yok zannettiği vasıfların methinden hoşlanır ve asıl bunları methedenleri beğenir. Bir generale kazanmış olduğu zaferlerden bahsederseniz, size fazla müteşekkir olmayacağı halde, eğer bakışlarının pek parlak olduğunu kendine haber verirseniz size ebediyen minnettar kalacaktır. Meşhur bir yazara, eğer romanlarını methederseniz sizi dinlerken canı sıkıldığı halde, kıyıda unutulmuş bir kalem tecrübesini takdirle hatırlatırsınız ya da sesinin ılıklığından bahsederseniz birdenbire canlanacaktır.

Kadınların Kuru

Kadının kendine mahsus fethetme vasıtaları vardır. Uzun zaman şu efsaneyi yaşattı: Kadın, başlangıçta erkeğin teşebbüslerini bekler. Fakat bu söz, ancak görünümü ifade eder. Shaw: << Kadın erkeği bekler ama örümceğin sineği beklediği gibi >> diyor. Bugün birçok kadınlar vardır ki, doğrudan doğruya taarruza geçiyorlar. Dansın her zaman için gayesi, erkeğin çekingenliğini gidermek, fakat aynı zamanda onu, arzularına hâkim bulunmaya mecbur etmek olmuştur. Yeni danslar, eskilerine ve köy danslarına nispetle daha direkt olarak maddi hislere hitap ediyorlar; fertlerin elinde kuvvetli bir baştan çıkarma vasıtası meydana getiriyorlar.

Zamanımızın şehir hayatında kadınların en esaslı olan ve kendilerini sevdirmeye en fazla hizmet eden rollerinden biri, erkekle tabiat arasında ara bulucu vaziyette olmalıdır. Erkeklerin çoğu, kendilerini bir yerde durmaya mecbur eden mesleklerinin icabı olarak, kâinatla bütün irtibatı kaybetmiş bulunuyorlar. Kadın, onları garip faaliyetlerinden ayırarak kendilerine ormanlar, akarsular, dağlar, okyanuslar arzediyor ve erkeklerin nazarında, onlara ima ettiği şeylerin bütün güzellikleriyle süsleniyor.

<< Erkekler, harb için, kadın da savaşçıyı dinlendirmek için yaratılmıştır. >> Çok defa, sevmek sanatı, kadın için hem bir eğlence, hem bir arzusunu çoğaltan, hem bir güvenecek yer olmaktır. On dördüncü Louis’nin Madam de Maintenon tarafından nasıl fethedildiğini tetkik ediniz: Başlangıçta, hiçbir teşebbüs bunun kadar neticesiz ve ümitsiz görünmezdi. Madam de Maintenon artık genç değildi; krala, o sırada hükümdarın ruhu üzerinde çok nüfuzlu ve çok güzel Madam de Montespan’ın çocuklarının mürebbiyesi sıfatı ile yaklaşabiliyordu. Aşağı tabakadan ve yaşlı olan bu kadın, On dördüncü Louis’yi göz kamaştırıcı rakibesinin elinden almakla kalmadı; Madam de Montespan’ın kendi hesabına hiç aklından geçirmemiş olduğu bir şeyi kazandı, kralın kendisi ile evlenmesinde başarılı oldu.

Acaba bu başarısının sırrı nedir? Sebeplerin birincisi, metresinin hiddetlenme nöbetlerinden usanmaya başlamış olan krala bir sükûn ve istirahat müjdecisi gibi görünmesi idi. Erkekler, çok sevdikleri kadınların hiddet ve kıskançlık çırpınmalarına bir müddet tahammül ederler. Bazıları, denizde fırtınayı sevdikleri igib, aşkta da böyle çırpınmalardan hoşlanırlar. Fakat erkeklerin çoğu, daha ziyade sükûndan zevk duyarlar. Onlar neşe ile, sadelikle, tatlılıkla kolay fethedilirler; hele daha önceden, hoppa bir kadın macerası onlarda, fırtınalardan hoşlanma zevkini söndürmüşse ..

Şimdi Madam de Maintenon’un ikinci başarı sırrı: Kral her akşam nazırlarını Madamın dairesine toplar ve o da böylelikle kralın mesaisine iştirak ederdi. Nazırların maruzatını, hiç ses çıkartmadan dinler, fakar kral ona bir şey sorarsa, tam yerinde fikirlerle cevap vererek konuşulan şeyleri takip etmiş, kavramış ve muhakeme etmiş olduğunu ispat ederdi. Bu hareket tarzı pek becerikli idi, zira insan denmeye lâyık bir adam, işini dünyada her şeyden fazla, hatta sevdiği kadından daha ziyade sever. Eğer kadın onu işinden ayırıp tamamıyla kendine hapsetmek isterse? Erkek ilk zamanlarda belki buna boyun eğerse de, içinde kuvvetli bir acı saklar ve zamanı gelince, işini bilen kadına teslimiyet gösterir.

Kültür

Kuşlar, kendiliklerinden öter ve suya dalarlar. Yengeçler, su birikintileri içinde aşk jimnastiklerini kendiliklerinden yaparlar. Fakat vekâlet yolu ile takdir kazanmayı ve virtüözlüğü insanlar icat ettiler. Âşık, kendiliğinden bir şiir yapacağı yerde Baudelaire’in nazmını sevgilisine okur. Piyanist, kendini sevdirmek için Chopin’i çalar. Büyük sanatkârın dehası, eserini icra edenlerin ve takdirkârlarının üzerine yayılır. Uyandırdığı heyecanlar, orada bulunan bir varlığa bağlandığından, bir hayli zenginleşir ve hatıraları güzelleştirir. Müzik, güzel nizamını ve insanlık üstü zevklerini ruhlara aşılayarak, çok defa onları aşka hazırlar. Beethoven’in, Mozart’ın, Wagner’in birleştirdikleri çiftler çoktur. Birçok bağlar müzelerde başlar. Beraber okunan romanlar, birbirini sevenlere hem konuşma mevzuları, hem de hareket tarzı örnekleri hazırlar. İçlerinden en iyileri aşk mürebbileridir (eğitici erkek) ve aşka lâyık olanların bu duyguyu nasıl yaşamaları lâzım geldiğini öğretirler. Müşterek kültür, aşkın meftunluk ve hayranlık şeklinde yüksek bir derecede tutunmasına imkân verir. Zevke doyulduğu zaman << zevklerin içinden acı bir şey çıktığı >> zor anları anlatmayı temin eder. Kendine bir kültür vermek, kendini aşka hazırlamak demektir.

Müşterek Bir İnanç

Müşterek bir inanç, ister dini, ister milli ve siyasi olsun, ister eserin lüzumuna ve güzelliğine inanma şeklinde tecelli etsin, her şekli ile aşkı olağanüstü bir surette kuvvetlendirir. Bir şeye ihtirasla iman eden kişi için, bu imanı herhangi bir derecede kendisi ile paylamayan bir varlığı sevmek güçtür; zira aşk << harici bir sebep fikrine arkadaşlık eden bir zevk >> ise, bunun acı bir anlaşmazlıktan zarar göreceği doğaldır. Bu vaziyette aşkı tehlikeden kurtaracak yegâne çare, iman etmenin dirayeti ve mutlak bir saygısı ya da iman edenin, eşini bir gün gelip kendi imanına ortak edebilmek ümididir (ki bu ümit sevgi sayesinde çoğu zaman boşa çıkmaz). Hiçbir şey ve şart gözetmeksizin, sevilen erkeğin ya da kadının inancına iştirak etmek, bir mutluluk garantisidir. O zaman, bütün ruh ve duygu kuvvetleri insanı seçilen yola sevkeder. Aşkla görülen her iş tatlı gelir, fakat dünyada aşkın katıldığı iş kadar tatlı bir şey yoktur. İşte o harikûlâde âlim, büyük fikir taraftarı ve sanat çiftleri böyle kurulur ki, bunlar hem bir çifttirler, hem de bir eserin müşterek yaratıcılarıdır. Bunlar için artık birbirlerine kur yapmaya lüzum yoktur; kur yerine mukaddes bir iştirak kaim olmuştur.

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı