İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Birkaç Gence Mektup

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
14-02-2010 01:13
#1
Birkaç Gence Mektup
Hayata, çetin zamanlarda başlıyorsunuz. Tarihte bazı safhalar vardır ki, o sırada yükselen med suları, en zayıf yüzücüleri bile başarıya doğru gotürüler. Sizin nesliniz ise, dalgalı bir deniz içinde akıntıya karşı yüzüyor. Çok zahmetli bir iş, ilk dakikalarda nefes alamayıp tıkanacaksınız. Kıyıya varmaktan ümidi keseceksiniz. Fakat korkmayın. Sizden evvel, başkaları da bu kadar iri dalgalarla karşılaştılar ve batmadılar. Beceriklilik ve cesaret ile kendinizi, fırtına yatışıncaya kadar su üstünde tutabileceksiniz.

Galip geldiğiniz zaman, şunu unutmayınız ki, insanın zaferleri hiçbir vakit tam ve devamlı değildir. Dünyalık işlerin hiçbirisi ebedi olarak halledilemez. Hiçbir zafer, uzak bir geleceğe istikrar vermez. Hiçbir antlaşma, milletlerin ya da hudutların ilişkilerini uzun müddet için saptayamaz. Hiçbir ihtilâl, ebedi mutluluğa kavuşan bir toplum kurmaz. Bir insanın ya da bir neslin, işini başardıktan sonra gevşeklik içinde rahata kavuşabileceği ümidini aklınızdan çıkarınız. Hayat merhalesi, ancak gecenin başladığı saatte sona erer.

Aceleci olmayınız. Bir anda kazanılan servetler ve şöhretler yine bir anda ortadan kalkarlar. İsterim ki engellerle karşılaşınız, didişiniz. Mücadele size sağlamlık verir. Elli ya da altmış yaşına doğru, fırtınaların dövdüğü eski kayaların yalçın ve cilâlı manzarasını alırsınız. O zaman kadar karşı çıkışınız olan âlem sizi yontmuş olur; fakat böylelikle siz de karakter kazanmış bulunursunuz; fikir dalgaları artık sizi güldürür. Gençlikte her şey insana korkunç görünüyor; insanın karşısına çıkan ilk engeller bir hakaret, insanın yaradılışındaki fenalık, müthiş bir şey gibi geliyor. İnsanların ve eşyanın acımak bilmezliğine karşı kendinize içten bir sığınak temin ediniz. İnsan, düşüncelerinin derinliklerinde, en ağır mermilere, en zehirli sözlere tahammül edebilen bir sığınak kurabilir. Kendi kendine karşı emin olan bir ruhun neden korkusu olsun? Böyle bir ruhun en gizli düşüncelerine karşı duyduğu şeyleri ne zulüm, ne iftira sakatlayamaz.

Sevgiyi serseri bir şey değil, ciddi bir şey olarak kabul edin. Gençliğinizde kadınların boşluğunu, hoppalığını, yalanlarını ve zalimliklerini görerek şaşıracaksınız. Yaradılışlarındaki bu manzaralar gerçek bile olsa, yüzeysel şeylerdir, bunu hatırınızdan çıkartmayınız. Onları gözaltında bulundururken denizi düşününüz: Deniz ki, yüzeyi o derece kararsız olduğu halde, kendine sevgi ile bağlanan ve kendini tanımayı öğrenen insana emin bir dost olur. Çok serbestçe kendilerini arzeden kalabalık kadın safları arkasında, tatlılıklarını meydana koymaktan ve itimatlarını sunmaktan çekinen daha utangaç yaradılışlı ruhlar arayınız. Lâyık olduğunuzu sandığınız varlığa bütün kalbinizle vefa ve sadakat yemini ediniz. Don Juan’a haset etmeyin. Onu iyi bilirim; insanların en bahtsız, en üzüntülü ve en zayıf tabiatlı olanı idi.

Sebatlı ve mütevazın (birbirine uyan, oranlı) olunuz. Bilirim; işler biraz fena gitti mi, yarı yoldan dönmek ve hayata başka bir kadınla, başka dostlarla başlamak ve başka semalar altında yaşamak fikri insanı kandırır. Görünüşte kolay olan bu hale kendinizi kaptırmayın. Bazı istisnai hallerde, tahammül edilemeyecek vaziyetler bunu zaruri kılabilir; fakat insanların çoğu için, elde bulunan şeyden faydalanmak, daha uygundur. Beraber büyünmüş, beraber mücadele edilmiş olanlar arasında ihtiyarlamak ve ölmek, insan için iyi bir kaderdir.

Nihayet mütevazı ve cesur olunuz. Sevmek, düşünmek, çalışmak, kumanda etmek, bütün bu işler güç şeylerdir ve dünya üzerinde geçirdiğiniz müddette bunlardan hiçbirini küçük yaşta tasavvur etmiş olduğunuz kadar mükemmel bir şekilde başaramayacaksınız. Fakat bu işler ne kadar çetin görünürlerse görünsünler, icrası imkânsız şeyler de değildir. Sizden evvel, sayısız insan nesilleri bu işleri başardılar ve iki karanlık çöl arasında hayatın dar aydınlık şeridini iyi kötü geçtiler. Siz neden korkuyorsunuz? Oynayacağınız rol kısa, seyirciler de sizin gibi fanidir.

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı