İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Sevgimiz Pervane Olmalıdır

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
05-03-2010 17:40
#1
Sevgimiz Pervane Olmalıdır
Sanırım ilişkilerimizde incinmediğimiz gün, gerçek amacını gerçekten anladığımız ve yaşadığımızda uyguladığımız gün olacak. Meselâ yaşanılan negatif bir duyguysa, bu duyguya sahip çıkmak, ondan uzaklaşmak için gerekli olan tek şeydir. Kızgınlığımıza, üzüntümüze, nefretimize, öfkemize, intikam alma duygumuza sahip çıktığımızda << kim olmak istemediğimiz >> bu duygulara sahip çıkarak vazgeçebiliriz. Zira kişi ancak kendi sahip olduğu şeyden vazgeçebilir. Belki de bütün bunlar, bu duyguların yeterince yaşanamamasından, önceden ne olacağını kestiremediğimizden başımıza gelmektedir. Bu giysileri daha önce giymediğimizden, bize, << uyup, uymadığını >> bilemiyoruz. Sadece bildiğimiz, bu giysilerin bizi yansıtmıyor olduğu .. Biliriz ki, uymayan duyguları yeniden denemeye uğraşmak harcımız değil. Çünkü yanlış hayat, doğru yaşanmaz! Peki, doğru ve yanlış nedir? Kime göre, neye göre doğru, doğrudur ya da yanlış, yanlıştır? Doğru ve yanlış, zamana ve şartlara göre değişen bir şey midir? << Yanlış >>, elbette göreceli bir terimdir. << Doğru >> olan bir şeyle yapılan kıyaslamadır. Ya bize göre nedir? İşte bütün bu soruları kendi kendimiz ile baş başa kaldığımızda dahası muhakeme ettiğimiz de artık yapacak bir şey kalmamıştır, olduğumuzdan daha fazla olmaktan başka.

Öncelikle kendimize ve karşımızdakine dürüstçe nasıl hissettiğimizi itiraf etmeliyiz. Nitekim duygularımıza saygı göstermek, kendimize saygı göstermek demektir. İlişkiler ruh işidir. Belki de geniş bir anlayış, ince bir anımsama, derin bir arzu etmedir. Esasen kendimizi değerli görmeliyiz ki, bir başkasını da değerli görebilelim ya da önce kendimizi saymalıyız ki, bir başkasını da sayabilelim. Ne de olsa mutluluğumuz, başkalarının hareketlerine değil, kendi tepkilerimize bağlı olarak değişecek bir şeydir. İlişkilerimizde mutlu olmak için bir yol vardır. Bizim planlayıp programladığımız amacımız için değil, ilişkilerimizin amacı için bir yol. Diğer bir deyişle hiçbir şeyin mevcut olmadığı bir yerde biz de bir şey olamayız. İlişkilerimizde başarısız olmamızın diğer nedeni ilişkiye yanlış nedenlerle başlamamızdır. İlişkilerimiz asla başarısız olmaz, ilişki bizim istediğimizi üretmiyorsa ona biz, başarısız diyoruz. Oysa sevgimiz, sevdiklerimizi dünyaya açan, kim olduklarını dolu dolu yaşamalarını sağlayan bir pervane olmalıdır. Böyle yaptığımızda gerçekten sevmiş oluruz.

Seçme, sorumluluğu da beraberinde getirir. Bu nedenle sorumluluk almaktan kaçmayı anlayabilmekteyiz. Ne var ki ilişki, sorumluluğu üstlenilmiş ise ahlâkidir. Sorumluluğu üstlenilmemiş bir ilişki, ahlâki değil sadece keyfidir ya da bedensel kültürün gelişmesine hizmet etmektedir. Böyle bir yaşamda gün gelecektir ki << … beni çok seviyor >> dediğiniz bir kimse, size, << en aşağılayıcı kelimeyi >> rahatlıkla sarfedecektir. İşte en nihayet, gerçeği gördüğünüzde, gerçek, size karar verme gücü sağlar ve bu hakikat sizi özgür kılar. Bilâkis ruh yalnızca anlamını kaybetmiş olmaktan rahatsızdır. Nedir ki sevgi tamamlanma isteğidir, yaratıcılıktır. Keşif değil! Sevdiğimiz insanda kendimizi bulmamızdır, kendimizi kaybetmemiz değil! Çevresindekilere acıdan başka bir şey vermeyen bir kimse bizim için ne anlam ifade edebilir? İlişkiden ilişkiye koşan ya da kalması gerektiği için bir ilişkide kalıp hayatını zehir eden birinden, yaşadıkça kendi kabuğunu yetiştiren sümüklü böcek gibi talihimizi kendisinin örmesini mi beklemeli? Hâlbuki biz, talihimizin yükü altında ezilen fakat bu yükle ezilmeyen bir ruha sahibiz.

İlişkilerimizi sürdürmek bir başarıdır. Gerçekten birlikte gelişim, birlikte ifade, birlikte doyum olanakların en güzel ödülüdür. Elimizdekini onarmak, onun gibi hissedebilmeyi denemek dahası anlamaya çalışmak öğrenme sürecinin gereğidir. İnsan, kusurludur. Bu da öğrenme sürecinin bedelidir. Çünkü hata olmadan gelişim olmaz. Hiçbir insan yoktur ki, geçmişte bir kusuru yüklenmiş olmasın. O nedenle bir kimse kendini değiştirirse aynı zamanda dünyayı da değiştirmiş demektir. Gerçi dünyanın değişmeye ihtiyacı yoktur fakat kişinin kendisini değiştirmeye çok ihtiyacı vardır. İnsan, böylelikle varlığın bütün alanlarıyla uyum içindedir. Artık bizzat kendi içinde mutluluğu bulmuş demektir.
Acem-Kızı, CyberCod Teşekkür etti.
Acem-Kızı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
05/2010
Mesajlar:
52
Konular:
11
Teşekkür (Etti):
6
Teşekkür (Aldı):
1
Ticaret:
(0) %
08-05-2010 23:09
#2
çok güsel bir paylaşım tşkler
--------------------- Çırpınıp da şan ovaya çıkınca
Eğlen şan ovada gal Acem kızı
Uğrun uğrun gaş altından bakınca,
Can telef ediyor gül Acem kızı

cansın Teşekkür etti.
cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
07-06-2010 08:24
#3
Alıntı:
Acem-Kızı´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
çok güsel bir paylaşım tşkler

Teşekkür ederim yazılarımı zaman ayırıp okuyabilmeniz dahası hissederek değerlendirebilmeniz beni mutlu etti Acem-Kızı

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı