İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Sevmeyi Bile Becerememek

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
12-03-2010 17:59
#1
Sevmeyi Bile Becerememek
Sevdiğimizi çok özleriz fakat bir türlü itiraf edemeyiz. Nedendir bilinmez her konuda geciktiğimiz gibi bu hususta da mahkûmiyetimizden kurtulamayız. Oysa hayat muammasının bu ıssız yerinde sessizliğin içinde fırtınalar eser, feryadımız acımasız ve tekinsiz, ruhumuzda sarsıcı izler bırakır. Nasıl bu noktaya geldiğimizi düşünürüz, nasıl bir belirsizliğin içine düştüğümüzü ya da hep merak ettiğimiz ve aslında hiç bilmek istemediğimiz bir şeydir bu .. Yeterince cesaret gösterememek belki de .. Ya da istemek ama << sevmeyi bile becerememek >> .. Yalnızca O’na, kayıtsız şartsız bir fedakârlıkla bağlılığımız, aslında bitmesini hiç istemediğimiz bir istektir. Kendi kendimize çektirdiğimiz bu acı öylesi zaptedilemez bir hal alır ki, bir gün ruhumuz huzur bulur mu? Bilinmez! Tek bildiğimiz onunla olan anların iç içe geçmesiyle yaşadıklarımızdır. Ve bu güzel anları hayata geçirememenin, hayatımızı aldığı bir karar ile her şeye son verişimiz esasen kendimize son verişimizden başka nedir? Günahkârız kendimize çektirdiğimiz bunca acı nedeni ile .. Günahkârız! Zamanla paslanmış kalp mahfazamızın içinde kilitli o kederli çapadan medet ummaktan vazgeçmeli, ne yazık ki çapanın tek başına bir önemi yok! Bırakalım, dümen kendi başına dönmeye koyulsun, bırakalım yelkenler sönsün ve yaşamımız, çalan müzik gibi durağanlaşsın, çalan bu şarkıda hâkim enstrüman çello değilse, bir piyano ve yer yer ona eşlik eden bir keman ise hayatımız neredeyse ayıba kaçan bir ayrıcalığa sahip demektir fakat işte, bu müziğin tonu benzer! Şimdi bildiğimizi sandığımız ama bilemediğimiz kendimiz ile sürgünde bir günahkârız. Üstelik de sevdiğimizin kıyılarından sürgün cezasına çarptırılan, onsuz, hayatımızın bir düş olduğu ve muhtemelen uyanmanın bizi öldüreceği bir sürgündeyiz. Ne var ki, biz, kendimizi yalnızca O’nda tanımayı isteriz. O’nun sularında bulanmak, O’nun sularında durulmak isteriz. Yalnız O’nun kıyılarında ilkbahar esintisi ile gezinmeliyiz. Zira başka hiçbir şey kendimizi tamamlanmış hissettiremez. Bundan böyle hudutsuz sevgimizin mânaları, sanki biraz hüzün, biraz da umut ile derinleşir, gönlümüzü sızlatır ve mahrum kalmayı bilen aşkımız içimizi kaplar. Teselli kabul etmez bir çaresizlikle kendi hislerimizden ve kendi ömrümüzden böyle geçeriz. Özlediğimiz nedir? Tesirinde ıstırap ile karışık bir haz mıdır? Yoksa varlığındaki huzur ile kavuşmanın kâfi olduğu manzarası mıdır? Ya da gizlediğimiz bu duyguların getirdiği mutsuz yağmurlar ile ruhumuzun acıdan zevk alması mıdır? Daima O’nu istediğimiz nerede başladığı pek de belli olmayan anlarımız, tekrar görüşmek üzere elvedalarımız, ne istediğini ve ne yaptığını bilmeyen gönlümüzden taşan hislerimiz çaresizlik içinde hakikatlerini duyurur ..

<< Düşündüğümüz bildiğimizden çok daha az. Bildiğimiz sevdiğimizden çok daha az. Sevdiğimiz var olandan çok daha az. Böylece, gerçekte olduğumuzdan çok daha az kendimiziz. >> (R.D. Laing)

Ve bu yazgının sert mi sert yasaları ile mevsimsizce hiçliğe mahkûm olduğumuzu, kendine acımayan ama yardım eden birinden çok kendine acıyan ama yardım etmeyen birine benzeriz. Dahası erişemediğimiz ince tatlarla dolu arzularımız, kendinden geçmemiş bir zaman içinde ehlileşmiş bir yaşama eşlik eder.

İnsanın sevmekten başka seçeneği yoktur; çünkü eğer sevmezse, seçeneklerinin yalnızlıkta, yıkımda ve umutsuzlukta olduğunu görür. (Leo Buscaglia)

Sevmek, insani tecrübelerin en yücesidir. Her varlığın var olması sevmeye ve sevilmeye, kısacası sevgiye bağlıdır. Bütün varlığı, evreni, bir düzen içinde var eden, böylece bir varlık ilkesi olan, sevgidir. Nitekim insandaki sevgi onu, çevresinin dar sınırları dışında varlığın bütününe yöneltir. O, sonsuzu kavrama, onunla birleşme ve özdeş olma duygusudur; insanın sonsuzluğa olan özlemi, kalıcılık (ebedîlik) arzusudur.

Ruhumuzdaki bütün fırtınaları dindirecek tek güç << sevgi >> dir. Sevmemizdir!
TuT@NK@M0N Teşekkür etti.
TuT@NK@M0N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
07/2006
Mesajlar:
1.289
Konular:
703
Teşekkür (Etti):
2
Teşekkür (Aldı):
48
Ticaret:
(0) %
15-04-2010 12:00
#2
sadece sevgi kaldı dünyada , gidenlerin ardından sevgi ve sevgili kaldı yalnız çaresiz sevgisiyle kaldı.
--------------------- ( BİR DAĞIN ÜSTÜNDE DAĞ VARMIŞ GİBİ OMUZLANMIŞ BİR MEHMEDİ MEHMEDİM )

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı