İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Sevgiliye Mektup

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
19-03-2010 18:02
#1
Sevgiliye Mektup
Kendimize varan yolda yürürken, her türlü yalnızlık suç ve her türlü suç yalnızlardan nefret eder. Kendi sevgimizin baskınlarına dahi tetikte olan biz yalnızlığın buz gibi nefesini içimizde hissederek haykırırız:

<< Kendi alevimizle yakmaya hazırız kendimizi; önce kül olmadan nasıl yenilenebiliriz. >>

Bu yolda yapayalnız yürürken yüreğimiz ırmak gibi dolup taşarcasına aktığında her duygu bizde acı çeker ve zindanlar vaktinde bütün sırları açığa çıkaran güneş, yalanımızda gerçeğimizden ayrılır. Oysa yüreklilik en iyi öldürendir. Ve yüreklilik şimdiye dek her yalnızlığı öldürmüştür. Yüreklilik ile yürüyebileceğimiz bu uzun yolu bir daha yürümelidir. Umursamazlığımız tıpkı gece gibi duru ve sessizce bize fısıldar:

<< Yaşananların hatırı kendini ister; geleceksiz, anısız kalmayı değil. >>

Ey gökyüzüne ait olan sevgili güzelliğine bürünmek isteyen yıldızlarını saklama bizden, bütün gezmelerimiz, dağlara tırmanışımız, gereksinmeydi yalnız; çıkmaza giren kişinin çıkar yoluydu:

<< Kendi öfkemize bile öfke bağladığımız oldu, geçen bulutlara değin, seni bozan şeylere değin, oysa ateşimizin ışığı değil misin sen? >>

Dilsiz ağdın hırçın dalgalarımızın üstüne güneşten önce gelen, şimdi ise sensiz iyi ile kötünün ötesinde, sağanaklarımız ..

Geçip gitme!

<< Ne mutlu, ne tatlı idi sesin! Konuştukça bütün varlığımızla söz olmak isterdik sanki her şey konuşurdu, hiçbir şey dinlemezdi .. >>

Gizlenmiş gerçeklerle, deli ve tutkun bir gönülle kaldık kimsesizlikte, yarı yamalak ..

<< Bütün beklememiz ve susmamız bitsin artık ne olur konuş da paramparça olalım .. >>

Ne var ki uçmaya, uçmakla başlayamayan biz, acıların arasında kılık değiştirerek önce yürümeyi sonra koşmayı ve nihayetinde tırmanmayı öğreniriz.

<< Hep yorgun, hep yılgın, sarp derinliklere taş yuvarlayan gözlerimizden süzülen yaşlarımızla
kendimizden kaçmalıyız, kendimizi bulmak için .. >>

Kendi yolunda yürüyemeyen güçlülerin zayıf olduğu yerlerdeyiz. Geleceği, geçmişe kurban eden ve yalancı kıyılarda kalan iyilerin aptallığında ..

<< Her zorunluluğa boyun eğdiren, yittiğimiz bir amansız sonun, başlangıcındayız. >>

Binyılların istemine, tunç üstüne yazılan biz, yüreğimiz de koca bir budala dik yürümeyi öğrenen ..

<< Sensiz karmakarışık .. >>

Köz gibi yanan yüreğimiz yerine sonu gelmez acıları dinlediğimiz mecburiyetlerimiz, herkesi değil, kimseyi değil, yalnız bizi öldürdü.

<< En yasak, en kötü, en uzak şeylerin ötesinde gönülsüz gezen bir hayaletiz şimdi .. >>

Geçip gitme!

Bütün umutlar sensizlikte, sevdiğimiz hiçbir şey yaşamıyor artık. Zira gerçeği gözünden vuran umutsuz gölgeler peşimizde .. Güzün en son gününe dek sevgimize varan yolda ne kadar üzgünüz, ne kadar perişan ve ne kadar takatsiz, bitkin ..

<< Hiçbir gerçek sevgi, sevgi istemez; daha fazlasını ister! >>
Genghis Khan Teşekkür etti.
TuT@NK@M0N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
07/2006
Mesajlar:
1.289
Konular:
703
Teşekkür (Etti):
2
Teşekkür (Aldı):
48
Ticaret:
(0) %
15-04-2010 12:20
#2
Kendinden kaçarak yaşamaksa eğer nefes almak , amaç sadece sabah uyanabilmekse, bir zincir vurmuşsan beynine kalbine, fikirlerini bağlamışsan kendi yasalarına, kendini köle edinmişsin kendine azat etmekten korkuyorsan ruhunu bir alışkanlık olmuş. Bu filmde efendide sen olmuşsun kölede ruhun haklı isyanları bastırmakta senin elinde, özgür bırakmakta hiçbir eylem yokturki ruhumuz buna ilgisiz kalmis olsun.

Kaçmak Kurtuluş deyil Sadece bulundugun durumdan gecici bir süre uzaklaşma olgusudur.
seni saran hiçbir duygu yokturki kaçınca son bulsun.
--------------------- ( BİR DAĞIN ÜSTÜNDE DAĞ VARMIŞ GİBİ OMUZLANMIŞ BİR MEHMEDİ MEHMEDİM )
cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
25-04-2010 22:05
#3
Alıntı:
TuT@NK@M0N´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kendinden kaçarak yaşamaksa eğer nefes almak , amaç sadece sabah uyanabilmekse, bir zincir vurmuşsan beynine kalbine, fikirlerini bağlamışsan kendi yasalarına, kendini köle edinmişsin kendine azat etmekten korkuyorsan ruhunu bir alışkanlık olmuş. Bu filmde efendide sen olmuşsun kölede ruhun haklı isyanları bastırmakta senin elinde, özgür bırakmakta hiçbir eylem yokturki ruhumuz buna ilgisiz kalmis olsun.

Kaçmak Kurtuluş deyil Sadece bulundugun durumdan gecici bir süre uzaklaşma olgusudur.
seni saran hiçbir duygu yokturki kaçınca son bulsun.

Düşünce ve duygular sürüp gitmekte, bilinç ve yürek çalıştıkça, insan ilişkileri de gelişmekte ve devam etmektedir. Ne var ki mutluluk, bu dünyada insanlar için var edilmiş olarak görünmeyen sürekli bir haldir. Ve hayatımızda mutluluğu hep ararız. Ancak onu keşfetmek için, mutlu bir adamın kalbini okumak lâzım gelir. Fakat kötü olan şu ki, etrafımızdaki her şey değişmekte ve bugün birlikte olduğumuz sevdiklerimiz ile yarın da beraber olacağımızı kimse temin edememektedir. Bu yüzdendir ki bu hayat için bütün planlarımız gölge ve düşten başka bir şey değildir. İşte bu nedenle güçlü düşüncelerimiz ortaya çıktığı zaman onlardan yararlanalım. Hayatın bulutları arasında geçen ve şiddetle zevklerin birleştiği saatlerde gönüllerin açıldığını görmekten daha büyük bir haz var mıdır? Biz sevgilimiz için yaratılmışızdır zira bize bütün mutlulukları duyuran o haldir. Garip bir şekilde ruhumuza tesir eden, sesini duyduğumuzda içimizin titrediğini hissettiğimiz sevgilimizdir. Böyle bir hal aklın sustuğu, hissin konuştuğu durumdur ve bütün manzaralarımızdır. Yalnız onun yağmurlarında ıslanır, kasırgalarında yiter, gölgesinde dinlenir, sıcağında erir ve soğuğunda nefesine karışır yine yeniden tazelenir iklimlerden iklimlere ebedileşiriz. Şimdi aşk başka bir boyuttan görülen, hissedilen ve yaşanandır.

Nedir ki vicdanımızın suç sayacağı bir şeyi yapmak istemeyen ve kendi kendimize karşı dürüst olmayı istediğimiz bir kalbimiz mevcuttur. Çünkü sevgilimiz kalbimizin tapındığı mukaddes hakikattir. Hakkaniyetimiz bizi men eder ve kimseye zarar vermek istemez. Kendi kendimizden yana da değilizdir. Zira vicdan bundan bizi alıkoymaktadır. Ve kendimize ait olmayan şeylere kendimizi alıştırmamalıyız. Dünyadaki en büyük günah budur. Kendi kendimizle kuşatılmış bulunduğumuz bu durum o kadar karışık ki, sanki su sakin olduğu vakit gölün ortasına sürdüğümüz sandalla buralardan kaçmak, gitmek, uzaklaşmak isteriz. Uzunluğumuzca sandalın içine serilerek, gözlerimizi göğe çevirip, yalnız kaçmak isteriz. Aklımızda korkularımızın bizi yakalayamayacağı mümkün olduğunca uzağa gidebildiğimiz kadar uzağa gitmek vardır.

Yalnız ve terk edilmiş bir halde ilk soğukların geldiğini hissederiz. Ruhumuzdaki ihtiraslar bizi arzularımıza sevk etse de imkânsızlığına kanaat getirdiğimiz güzelliklerin bizi daha fazla sarmasına izin veremeyiz. Sevgiliye duyduğumuz sevgimiz hiçbir zaman herhangi bir karşılık beklentisine ya da sahip olma arzusuna dayandırılamaz!

İşte bütün bu nedenle kaçarız. Kendimizden bile ..

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı