İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Rastgele Gerçekler Listesi

ßr@In - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
01/2012
Mesajlar:
5.172
Konular:
1328
Teşekkür (Etti):
1346
Teşekkür (Aldı):
2592
Ticaret:
(0) %
16-04-2012 02:51
#1
Rastgele Gerçekler Listesi
Birkaç rastgele gerçek duymaya ne dersiniz? Hepsi farklı konulardan hepsi de çok ilginç!
- Çoğu at 25 ile 30 sene arasında yaşadığı hâlde kayıtlardaki en yaşlı at İngiltere’de doğmuş olan Yaşlı Billy. Billy, 62 yaşına kadar yaşadı. Bir atın hayatının ilk senesi insanın 12 senesine, ikinci senesi insanın 7 senesinde, sonraki üç sene ise dörder seneye eşit. Buna dayanarak Yaşlı Billy’nin yaklaşık 173.5 at yılı yaşadığını söylemek mümkün.
- Atların çok gelişmiş beş duyusu vardır: Tat alma, dokunma, işitme, koklama ve görme. Aynı zamanda enigmatik bir altıncı hisleri daha vardır ve bu, yüksek algıdır. Yüksek algı, insanlarda çok nadir görülür.
- Edebiyat, sanat ve rüya teorilerinde at çoğunlukla farklı anlamlara gelen bir semboldür. Kimi yerlerde güç ya da güzellik, kimi yerlerdeyse cinsel yeterlilik olarak dahi görülebilir. Atın renginin de pek çok sembolik anlamı vardır (siyah: gizem, tehlike; beyaz: doğum haberi) ve İncil’de Mahşerin Dört Atlısının renkleri bizzat verilir (beyaz, kırmızı, siyah ve renksiz at).
- Atlar, insan sesindeki duyguları ayırt edebilir.
- Antik Yunan’da bir yunus balığını öldürmek, dine küfür olarak görülüyordu ve ölümle bile cezalandırılabiliyordu. Yunanlılar yunuslara hieros ichthys ‘kutsal balık’ adını veriyorlardı. Aynı zamanda güneş tanrısı Apollo da Parnassus Dağı’nda Delphi kehanetini gördüğünde bir yunus kılığına girmiştir.
- Pliny, Heredot, Aelian ve Aristoteles gibi ünlü filozoflar, yunusların şefkatli, dost canlısı ve hatta ahlaklı doğalarından bahseder.
- Yunus balığının dişleri çiğnemek için değil yakalamak içindir. Çiğnemelerini sağlayacak çene kasları bulunmaz.
- Bazı yunuslar altmış kelimeye kadar anlama kapasitesine sahiptir ve bu da 2000 kadar cümle oluşturur. Aynı zamanda bilinçli olduklarına dair belirtiler de gösterirler.
- Bir yunusun ciğerindeki tek bir tatlı kaşığı dolusu su bile onu boğmaya yeter. İnsanın boğulması içinse ciğerinde altı tatlı kaşığı kadar su olması gerekir.
- Yunuslar insanlar gibi otomatik olarak nefes almaz ve genel anestezi geçirirlerse ölürler. Uykuları sırasında suyun yüzeyinde olmalıdırlar, havadelikleri açıkta kalmalıdır. Yunuslar tetikte olmak ve nefes alabilmek için uykularında beyinlerinin yalnızca yarısını kapatır.
- Antik Mısırlılar köpeklerine son derece saygı duyarlardı. Bir köpek öldüğünde sahipleri kaşlarınız kazıtıyor, saçlarına çamur sürüyor ve günlerce yüksek sesle yas tutuyorlardı.
- Köpek yavruları sezaryenle doğarsa ve anneye verilmeden önce temizlenirse bazen anneleri tarafından reddedilir.
- Bir köpeğin yüz şekli ne kadar ömrü olacağına delalettir. Keskin, belirgin yüzleri olup kurtları andıranlar daha fazla yaşar. Bulldog gibi düz yüzleri olanlarsa çoğunlukla daha az yaşarlar.
- Platon, “Bir köpekte filozof ruhu vardır,” demiştir.
- Rönesans döneminde bağlılık ve sadakat sembolü olan detaylı köpek portreleri, tüm Avrupa’da mitolojik, alegorik ve dinî sanatta kendini gösteriyordu. Bunların arasında Leonardo da Vinci, Diego Velázquez, Jan van Eyck ve Albrecht Durer de var.

Köpek yavruları kör, sağır ve dişsiz doğar.
- Harry Potter filmlerinde Mızmız Myrtle’ı canlandıran oyuncu aslında 37 yaşında ve bir Hogwarts öğrencisini oynayan en yaşlı aktrist.
- Pek çok antik kültür, elmayı feminen bir sembol olarak görmüştür ve dikey olarak ikiye kesilmiş bir elmayı kadınların genital sistemine benzetmiştir. Aynı şekilde yatay olarak kesilmiş bir elma da iyi ve kötü arasındaki farkı anlamada önemli bir faktör olarak görülen pentagrama benzetiliyordu.

- Öpüşme hareketinin, annelerin sütten kesilme dönemlerinde çocuklarına çiğnedikleri katı gıdaları ağızdan vermeleriyle ortaya çıktığı söylenir.
- Eski dünyada taze süt içmek bir lüks olarak görülüyordu çünkü sütün saklanması çok zordu.
- Koku, yemeklere lezzetini veren en önemli şeydir. Tat, doku ve görüntü katkısı bu kadar büyük önem taşımaz. İnsanlar 20,000 farklı kokuyu ayırt edebiliyor.
- Mısır üzerindeki bir dizide eşit sayıda tane bulunur.
- Yaklaşık 27 milyon Amerikalı her gün McDonalds’ta yemek yiyor.
- Kadınlar şarabın etkisine erkeklerden daha açıktır ve bunun kısmî sebebi kadınların mide zarlarında alkolü düzgün biçimde katalizlemek için ihtiyaç duyulan enzimlerden daha az olmasıdır.
- Oenofobi, yoğun bir şarap korkusu ya da nefretidir.
- Hamile kadınlar çoğunlukla ilk üç aylık dönemlerinde başlayan yüksek koku duyarlığını tecrübe ederler. Kimi uzmanlar buna vücudun hamile bir kadını fetüs için zararlı yiyecekleri fark edebilmek için verdiği bir özellik gözüyle bakar.
- Pek çok kadın hamilelikleri döneminde yaşadıkları hormonal değişimlere ve ekstra vitamin tüketimine bağlı olarak daha kalın ve parlak saçlara sahip olur. Hamilelikte edinilen yeni saç hacmi, doğumdan üç ay sonra genelde dökülür.
- Mezuniyet, evlilik, yeni bir iş gibi pozitif olaylar bile depresyona sebep olabilir.
- Erkekler depresyonu kadınlardan genel olarak daha farklı yaşar ve başedebilme yolları da daha değişiktir. Örneğin kadınlar bu dönemde kendilerini çaresiz hissederken erkekler sinirlidir. Kadınlar kendilerini dinleyecek birilerini isterler, erkeklerse sosyal olarak içlerine kapanıp vahşi ya da hiddetli olabilirler.
- Yaşlı insanların beyni kimyasal anormalliklere karşı daha hassas olduğundan depresyon geçirme olasılıkları gençlere göre daha fazladır.
- Bilinçaltı teorileriyle psikiyatri çalışmalarında devrim yaratan Freud, depresyonun insanın kendisine çevirdiği öfkeden geldiğini farzetmiştir.
- Yazar Sylvia Plath, depresyonunu koruma amacıyla hassas şeylerin üzerine kapatılan cam bir kubbe olan sırça fanusla tanımlamıştır. Bu ****foruyla hem ayrı olma hem de boğulma duygusunu anlatır. Ne başkalarının yanına gidebilmektedir ne de başkaları ona ulaşabilir.

- Pek çok yaratıcı birey depresyon geçirmiştir ve bunların arasında Roberth Schumann, Ludwig van Beethoven, Peter Tchikovsky, John Lennon, Edgar Allan Poe, Mark Twain, Georgia O’Keefe, Vincent van Gogh, Ernest Hemmingway, F. Scott Fitzgerald ve Sylvia Plath da vardır.
- Yunanlı filozof Aristoteles beynin asıl olarak ruhu sakinleştirmek için varolduğuna inanırdı. Artık beynin vücut ve akıldaki neredeyse tüm fonksiyonları idare ettiği biliniyor.
- Bir erkek randevusu için ne giyeceğine karar veremiyorsa mavi giymesi onun için olumlu olabilir. Araştırmalara göre kadınlar mavi giyen erkeklere daha çok çekildiğini hissediyor.
- Online randevulaşma dünyasında kadınlar seri katillerle karşılaşmaktan çok korkuyor. Erkeklerse şişman kadınlarla karşılaşmaktan korkuyor. Ann Rule’a göre erkeklerin yaklaşık yüzde 3’ü psikopat ve bunun da yalnızca ufak bir yüzdesi seri katil.

- Eğer bir kadın çıktığı erkekten hoşlanmışsa yaptığı esprilere sıklıkla gülecek, kendi saçıyla oynayacak, bardak gibi herhangi bir nesneyle oynayacak, iltifatlar karşısında kızarak, dudaklarını bükecek ya da buruşturacak, kelimeleri şaşıracak ve erkeğe doğru yakın duracaktır.
- Araştırmalara göre erkekler yalnızca üç buluşma sonunda âşık olup olmadıklarını anlarken kadınlar ancak on dördüncü buluşmadan sonra bu kararı verebiliyor.
- Bilim adamları erkek ve kadınların beyinlerinin daha farklı işlediğini saptadı. Bir işle ilgilenirlerken erkekler beyinlerinin aynı anda yalnızca bir tarafını kullanıyor ve tüm dikkat ve konsantrasyonlarını ellerindeki işe veriyorlar. Oysa kadınlar beyinlerinin aynı anda iki tarafını da kullanabiliyor ve bu da onları aynı anda birkaç şey yapabilecek hâle getiriyor.- İnsan aynı anda hem rüya görüp hem de horlayamaz.- Çoğumuz her doksan dakikada bir rüya görürüz ve en uzun rüyalar 30 ile 45 dakika arasında sürer. Uzun rüyalar çoğunlukla sabahları görülür.

- Düşmeyle ilgili rüyalar genelde gecenin başında, uykunun birinci aşamasında gerçekleşir. Bu rüyalar sırasında sıklıkla miyoklonik çekilme adı verilen kas spazmları (kasılmaları) yaşanır ve çoğu memelide görülen bir durumdur.
- Kör olarak doğan insanlar rüyalarında görsel öğeler göremezler ancak yüksek hassasiyette bir tatma, dokunma ve koklama kabiliyetleri olur. Beş ile yedi yaşları arasında görme yeteneğini kaybedenler rüyalarında görsel imgeler görebilirler. Yedi yaşından sonra görme kabiliyetini kaybedenlerse rüyalarını ‘görmeye’ devam ederler ancak yaşları büyüdükçe görüntüler de solmaya başlar.
- Erkeklerin rüyaları çoğunlukla dışarıdadır, aksiyon odaklıdır ve kadınların rüyalarındakine nazaran daha fazla yabancı yüz içerir. Kadınların rüyalarıysa çoğunlukla iç mekanlarda geçer ve tanıdıkları, önemsedikleri insanlarla duygusal görüşmeler içerir. Erkekler kadınlara göre, asabiyet, talihsizlik ve korku, öfke, endişe, tiksinti gibi negatif duygular içeren rüyalar görür. Kadınların rüyaları daha arkadaş canlısı ve pozitiftir.
---------------------

Size bir sürprizim var!!
Bir beyne sahipsiniz...


ßr@In

http://i.hizliresim.com/4rJ637.png


CyberCod Teşekkür etti.

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı