İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Uyku nedir?

ShaaDooM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
02/2012
Nereden:
İstanbul
Mesajlar:
1.947
Konular:
623
Teşekkür (Etti):
397
Teşekkür (Aldı):
245
Ticaret:
(0) %
03-01-2013 16:14
#1
Uyku nedir?
Ortalama olarak yaşamın üçte birini uykuda harcamaktayız. Kendimizi iyi hissetmemiz için gerekli ve hayati bir şey olan uykunun bu kadar çok bölümünün halen bir bilinmeyen olması merak uyandırıcıdır. Son 50 yılda pek çok araştırmacı uyuma paternlerini ve uyuduğumuzda ortaya çıkan fizyolojik ve nörolojik değişiklikleri araştırmıştır.



NORMAL UYKU

Son 50 yılda nörolojik, endokrinolojik ve fizyolojik açıdan uyku ile ilgili çok araştırma yapılmıştır. Bunu takiben artık nasıl uyuduğumuz ve uyuduğumuzda ya da uyumadığımızda oluşan değişiklikler hakkında çok şey bilinmektedir.



UYKUNUN EVRELERİ

Uykuya daldığımızda, bilinç düzeyimiz değişir ve iki uyku tipi arasında gidip geliriz:

• Non-REM uykusu

•REM (hızlı göz hareketleri) ya da paradoksal uyku



NON-REM UYKUSU

Non-REM uykusu, uykunun gidişatı sırasında ortaya çıkan elektroensefalografik değişimlere dayanarak sıklıkla dört evreye ayrılmaktadır.

• Evre 0- Bütünüyle uyanıklık değişmiştir.

• Evre I- Uyku basması. Bu, uykuya dalmakta olan bir kişinin karşılaştığı durumdur. Eğer kişi uykunun bu evresinde uyandırılırsa etrafında olup bitenden tamamen haberdar olmamasına karşın genellikle uyanık olduğunu söyleyecektir.

• Evre II - Uykunun bu evresinde bilinç, kişi uyandırıldığında uykuda olduğunu hatırlayabilmesine yeterli olacak seviyededir.

• Evre III ve IV - Yavaş dalgalı uyku.

N-REM uyku evresinde gün boyunca oluşan fiziksel hasarlar ve yorgunluk tedavi edilir.



REM UYKUSU

Hızlı göz hareketleri (REM) uykusu, uykunun rüya görülen evresidir. Bu evre uykunun diğer evrelerinin arasına serpiştirilmiştir. Çok sayıda farklı özellik ile bağlantılıdır. Aynı zamanda paradoksal uyku olarak da bilinmektedir; çünkü önceleri, hızlı göz hareketleri ve huzursuzluğun eşlik etmesi araştırmacılara bu uyku evresinin hafif uyku olduğunu düşündürmüşse de, kasların kısmi felç olması nedeniyle aynı zamanda paradoksal olarak da ağır bir uyku olduğu saptanmıştır.REM uykusu evresinde rüyalar görülür ve gün boyunca yaşadığımız psikolojik baskılar bu uyku evresinde tamir edilir. Bu iki uyku evresini sağlıklı şekilde yaşayan kişi psikolojik ve fizyolojik dinginliği yakalar.



UYKUNUN GECE PATERNİ

Uykuya daldığımızda non REM uykusunun dört evresinden hızla geçeriz ve ilk doksan dakikanın çoğu, yaklaşık on dakikalık REM uykusunun takip ettiği evre IV uykusunda harcanmaktadır. Bu patern kendisini, her bir döngüdeki REM uykusunda daha fazla zaman harcanacak şekilde, gece boyunca dört ya da beş kez tekrar eder. Uyanmamızdan önce REM uykusunda bir saat kadar zaman harcarız. REM uykusunda harcanan zaman yüzdesi doğumdan sonra gittikçe azalır ve (doğumda % 50) üç yaşında % 33 e, 11 yaşında % 27 ye ve ergenlikte de yaklaşık %25 e düşer.



UYKU VE UYANIKLIK RİTİMLERİ

Vücudun günlük ritimleri iyi bilinmektedir. Uyku, bu doğal ritimlere sıkıca bağlı olan pek çok vücut fonksiyonundan birisidir. Bu ritimlerin uykudaki önemleri, uzun uçak yolculuğundan sonra ortaya çıkmaktadır. Vücut saatimizin, normalde uyku ve uyanıklık ile ilişkili olan dış uyarılarla ayarlanmadığını bu tür yolculuklarda ayrımsarız.Uyku problemi olan kişiler sıklıkla doğal uyku ve uyanıklık ritimleri normalin dışında olanlardır. Bunlar gece vardiyasında çalışanlar veya küçük bebek sahibi ebeveynler ya da kendilerini geç kalkma ve ardından da yatma saatinde uyuma güçlüğü çekme alışkanlığına kaptırmış kişilerdir. Pek çok Akdeniz ülkesinde görülen uyku paterni -örneğin öğleden sonraları, özellikle sıcak havalarda iş arası verip uyuma- doğal uyku ritmimize Kuzey Avrupa ve Kuzey Amerika da sıklıkla görülen paternden daha yakındır.



HORMONLAR VE UYANIKLIK

Adrenalin ve kortikosteroid düzeyleri uyanık olduğumuzda daha yüksektir. Aslında uykuda olduğumuzda adrenalin düzeyleri çok azalır. Buna karşılık, büyüme hormonu ve diğer yenileyici hormonların düzeyleri uykuda daha yüksektir.Melatonin uykuyu harekete geçirir.Ne kadar uykuya gereksinmemiz var?



FİZYOLOJİK FAKTÖRLER

Kişilere göre farklılık gösterir. Özel durumlar hariç 6 saat uyumak yeterlidir. Bazı kişilerin bundan daha fazlasına gereksinimi varken diğer taraftan başka insanlar bir gecede sadece 3 ya da 4 saatle yetinmektedir.Tarih her gece birkaç saatlik uykuya gereksinim duyan ünlülerin hikâyeleriyle doludur. Napolyon ve Churchill bunlardan ikisidir. Uykunun miktarı yaşla değişkenlik gösterir. Yeni doğmuş bebekler günün 20 saatini uykuda harcamaktadır. Yaklaşık 2 yaşında uykuya gereksinim azalmaktadır, buna karşın küçükler halen erişkinlerden daha çok uykuya gereksinim duyar. Çocukluğun ileri yaşlarında ortalama uyku saatleri erişkin ortalamasının sadece çok az fazlasına kadar düşer. Ergenlikte uyku paternleri değişken hale gelir ve bazı gençler 11 yaşında olduklarından daha fazla uykuya gereksinim duyar görünmektedir. 16–17 yaşlara geldiklerinde, insanların çoğu, yaklaşık kırk beş yaşına kadar sürecek olan uyku paternlerini edinirler.Yaşlı kişiler daha hafif uyuma eğilimindedir ve genellikle gençliklerinde gereksinim duyduklarından daha az uykuya gerek duyarlar.



ÇEVRE FAKTÖRLERİ

Bu bireysel farklılaşmalardan daha önemli olarak bir toplumdaki ortalama uyuma miktarı dış faktörlerden etkilenmektedir. Örneğin; elektriğin genel kullanımından önce insanlar uyuma paternlerini gün ışığının paternlerine daha fazla bağlamışlardı; bu özellikle de mevsime bağlı olarak oldukça değişkenlik gösteren gün ışığı miktarının olduğu yerler olan yüksek bölgelerde daha belirgindi. Biz doğal olarak çevremizdeki insanlarla aynı zamanda uyuma eğilimindeyiz. Tüm toplumlarda karanlığın uykunun ana harekete geçiricilerinden biri olduğu bizi şaşırtmamalıdır. Bu doğal ritim gece işçilerinde olduğu gibi şaşarsa uyku ile ilgili problem sıklıkla ortaya çıkar.



UYKU VE ÖĞRENME

Uykunun yeni yeteneklerin öğrenilmesindeki rolü üzerine yapılan en eski çalışmalardan biri Paris Üniversitesi’nde görevli Vincent Bloch tarafından 1970’ler yapılmıştır. Farelerle labirentler üzerinde çeşitli deneyler yapan Bloch onların REM uykularında bir artış gözlemlemiştir. REM (rapid eye movement-hızlı göz hareketleri), uykunun en çok rüya görülen evresidir. Başka araştırmacılar da REM uykusundan mahrum bırakılan (yapılan bu deneye katılan gönüllülerin EEG kayıtları onların REM uykusuna ne zaman başladıklarını gösteriyordu ve bu anda gönüllüler uyandırılıyordu) kişilerin bir önceki güne ait olayları hatırlamakta güçlük çektiklerini ortaya koymuştu. Günümüzdeki teknolojiyle REM uykusu sırasında sinir hücrelerinin o kişinin gün içindeki öğrenme faaliyetlerine ait aynı bilgileri beyne aktardığını biliyoruz. Dolayısıyla rüya görmek gün içinde yaşanılan öğrenme deneyimlerinin tekrar edildiği ve bu yolla onların bilgi dağarcığımıza iyice yerleştirildiği bir süreçtir. Bu sürece müdahale etmek bu bölgelerin beyindeki yerlerini almalarını engellemek anlamına gelir.1994 yılında Science dergisinde yer alan bir makalede, bir grup İsrailli araştırmacı, REM uykusunun bölünmesiyle değişik yeteneklerin öğreniminin engellendiğini ortaya koymuştur. Bu yetenekler bisiklete binmek, tenis topuna vurmak gibi tekrar edildikçe otomatikleşen bilgilere ya da psikologların deyimiyle, işlemsel bilgilere dayanır. Yakın bir zaman kadar sadece tekrar ile bu tür yeteneklerin uzun süreli belleğe kazınabileceğine inanılıyordu. Ancak İsrailli araştırmacılar, yeni işlemsel yeteneklerde bir sonraki gün ustalaşıldığını göstermiştir. O da REM uykusunun uyunması şartıyla.Laboratuvar araştırmaları, birçok görevi yerine getirme becerisinin geceleri bozulduğunu göstermektedir. Özellikle uykulu kişilerde yanıtta gecikme, yanlış yapma sıklığında artış görülmektedir. Bu durum zihinsel, aritmetik mantıksal çözümlemeyi yavaşlatmakta ve hafızayı etkilemektedir.İyi bir akşam uykusu belleğiniz için mucizeler yaratır. Araştırmalar rüya görürken uyanan insanların bellek testinde başarısız olduklarını göstermiştir. Düzenli uyku aynı zamanda vücudu yeniden şarj eder, alarmda tutar, ayrıntılara dikkatinizi yoğunlaştırır.



İYİ BİR UYKU İÇİN TAVSİYELER

• Uyunacak ortam fazla aydınlık olmamalı, havalandırılmış olmalı ve temiz kokmalı.

• Gevşeme tekniklerini yatağa girdikten sonra uygulamanız sağlıklı bir uyku uyumanızı sağlayacaktır.

• Eğer uykunuz yoksa yatağa girip uyumak için kendini zorlamayın. Bu uykunuzun daha da kaçmasına sebep olacaktır. Böyle durumlarda kalkıp sizi rahatlatacak kitaplar okuyabilir, sakin bir müzik dinleyebilirsiniz, bu zamandan uygun bir şekilde faydalanmaya çalışabilirsiniz.

• Uykunuzun gelmesi için ayaklarınızı sıcak tutun.

• Yatmadan önce ılık bir duş almakta size uyumanızda yardımcı olacaktır. Temiz olmak ve temiz kokmak tavsiye edilir.

• Yatmadan önce en az iki saat öncesinden yeme ve içme işleminize son verin. Eğer yatmadan önce yemek yiyorsanız tüm kan midenize toplanacak vücudunuz normal bir şekilde çalışmaya devam edecek siz de sürekli olarak N-REM uykusunda kalacak ve ağır uykuya (REM) geçemeyeceksiniz. Sabah kalktığınızda ise hiç uyumamış gibi kendinizi yorgun hissedeceksiniz.

• Sigara, alkol ve kafeinden uzak durun. Uyumadan birkaç saat önce kafeinli (çay-kola) içecekler içmeyiniz.

• Rahat ve sizi üşütmeyecek aynı zamanda terletmeyecek gecelikler tercih edin. Nevresimler ve gece giyilen kıyafetlerin açık renk, desensiz ve pamuklu olmaları tavsiye edilir.

• Uyku hapları almayın.

• Çok yorgunsanız güneş batarken yatıp, gün doğumuyla uyanmak.

• Zihinsel olarak sakin ve rahat olmak. Yatmadan önce aksiyon filmleri seyretmek, para saymak tavsiye edilmez.

• Günlük düzenli egzersizler yapın. Yatmadan 3-4 saat önce ağır egzersiz yapmayın.

• Uyku saatlerinizi bir düzene sokun. Hangi saatte yatarsanız yatın, kalktığınız saat aynı olsun.



Kaynakça:

1. http://www.refikakten.com/uyku.htm

2. Gamon D. Ve Bradgon A. D. Çev. Soner Yaşar, Hızlı Öğren Çok Hatırla, Arion Yayınevi, 1. Baskı, İstanbul, 2003. S:1843.



3. Müftüoğlu, Osman. Yaşasın Hayat, Doğan Kitap, 9. Baskı, İstanbul, 2003. s:1054.

4. http://www.saglikbilgileri.com5. Newsweek Magazine, Özel Sayı, Yaz 1999. 6. Mayo Clinic Healt Letter, 1998.
herulus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
01/2013
Nereden:
Mersin
Mesajlar:
659
Konular:
35
Teşekkür (Etti):
2
Teşekkür (Aldı):
61
Ticaret:
(0) %
09-01-2013 22:59
#2
İlgimi Çekti Çok uzun yazı olmus bea
---------------------

Herşey

Console.WriteLine("Hello World"); İle Başladı

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı