THT DUYURU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Hitit başkentinin kayıp surları 3 bin 300 yıl sonra yine ayakta

lord_magic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
02/2006
Nereden:
c:\Trojan.exe
Mesajlar:
607
Konular:
313
Teşekkür (Etti):
0
Teşekkür (Aldı):
23
Ticaret:
(0) %
06-10-2006 22:27
#1
Hitit başkentinin kayıp surları 3 bin 300 yıl sonra yine ayakta
Çorum* 3 bin yılı aşkın zaman sonunda yine surlarına kavuştu. Bir zamanlar* Hititleri koruyan surlar* aynı teknikle yeniden yapıldı


ÇORUM - Havalar biraz serinleyince* ama yağmurlar bastırmadan* Çorum'a gitmek şart oldu. Çünkü kentin 82 kilometre güneybatısındaki tarihi kent Hattuşa'da (Boğazköy) dünya çapında bir olay gerçekleşti: Hitit İmparatorluğu'nun başkenti Hattuşa'yı koruyan 6 kilometrelik surların güneydeki 65 metrelik kısmı orijinal yapısına bağlı kalınarak ayağa kaldırıldı. Böylece* anıtsal ker*** bir yapı dünyada ilk kez gerçek boyutlarında* yeniden* yerinde inşa edilmiş oldu. Bu rekonstrüksiyon için 'deneysel arkeolojide bir ilk' deniliyor.
Hattuşa'da 'Aşağı Şehir'e girer girmez karşınıza yeni inşa edilen ker***ten bir sur parçası ve 12 metre yüksekliğinde iki kule çıkacak. Kentin giriş bölümündesiniz. Geçmişte yabancı biri Hattuşa'ya öyle çat kapı giremezdi.
M.Ö. 1650-1600 ile M.Ö. 1200 yılları arasında Anadolu'dan Kuzey Suriye'ye kadar uzanan bölgede hüküm süren Hitit İmparatorluğu'nun başkenti Hattuşa'yı* sadece tanrılar değil* görkemli surlar da korurdu. Hititliler beklenmedik ziyaretçilerden o kadar korkuyorlardı ki* kent surlarında çok az sayıda giriş kapısı yapmışlardı. Gece oldu mu kentin giriş kapıları kilitlenir* sabahları ancak sıkı kontrolden sonra açılırdı. Surlarla çevrelenmiş 5 bin nüfuslu kentin mimari şaheserleri arasında kral sarayıyla dev heykeller ve duvar kabartmalarıyla bezenmiş tapınaklar vardı. Zamanla ker*** yapılar eriyip gitti* geriye taştan altyapılar kaldı.
Hattuşa* 1986 yılında aralarında Venedik* Toledo* Kudüs* Şam* Roma* Kartaca ve Machu Picchu'nun da bulunduğu UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alındı. Ayrıca Hattuşa'da bulunup Ankara ve İstanbul Arkeoloji müzelerinde muhafaza edilen çiviyazılı tablet arşivleri de 2001'den beri UNESCO Dünya Belleği Listesi'nde yer alıyor. Boğazköy kazısı* Kültür ve Turizm Bakanlığı 2002 Yılı Kazı Başarı Ödülü'ne layık görüldü. Ne yazık ki Hattuşa'nın kıymetini bizden çok yabancılar biliyor. Kavurucu temmuz sıcağında yüksek bir tepeye konuşlanmış kenti keçi gibi arşınlayan* tahayyül güçlerini kullanarak geçmişe yolculuk yapanlar* yabancı turistler sadece...

Hattuşa'da bir prens
Hattuşa* Japon Prensi Tomohito Mikasa'nın da özel ilgi alanı. Kazı ekibinin çalışmalarını yakından takip ediyor* neredeyse her yıl yeni ortaya çıkarılanları görmek için Hattuşa'ya geliyor. Hal böyle olunca* uluslararası tütün şirketi JTI* Türkiye'nin 2002 yılından beri Hattuşa kazılarının sponsoru olması doğal sayılır!
27 Temmuz'da* Hitit surunun ziyarete açılış töreninde Kültür ve Turizm Bakanı Attila Koç da Hattuşa kazıları ve Hitit surlarının orijinal haliyle yeniden Türkiye'ye kazandıran Japon sponsora minnet duygularını iletti.

Bir yüzyıldır kazılıyor
Hattuşa'yı ilk kez Fransız gezgin araştırmacı Charles Texier* 1834'te keşfetti. İlk deneme sondajları 1894'te Chantre tarafından yapıldı. 1906'da İstanbul Arkeoloji Enstitüsü görevlisi Theodor Makridi (Makridi Bey) ve Alman Asur uzmanı H. Winckler tarafından* Alman Şark Cemiyeti'nin finanse ettiği ilk kapsamlı kazılar gerçekleştirildi. 1931'den beri kazılardan Alman Arkeoloji Enstitüsü sorumlu. 75 yıldır sürdürülen kazılarla şehrin büyük bir kısmı açığa çıkarıldı. Ancak imparatorluk başkentinin tümünün ayağa kaldırılması için kim bilir kaç 75 yıla daha ihtiyaç var.
Alman Arkeoloji Enstitüsü'nden Dr. Jürgen Seeher'in başkanlığındaki kazı ekibi* surun yeniden ayağa kaldırılması için 2003-2005 yıllarında* üç mevsime yayılmış şekilde 11 ay çalıştı. Arkeolog Ayşe Seeher* rekonstrüksiyonda tıpkı o dönemdeki gibi surlarda taş* ker**** tuğla ve ahşap yapı malzemeleri kullandıklarını* bu yöntemi deneysel arkeoloji adına dünya çapında bir ilki hedefledikleri için de uyguladıklarını söylüyor.
Ayşe Seeher* "Hattuşa'da kent surunun hiçbir yerinde ker*** üst yapı günümüze kadar ulaşamadı. Ancak örnek olarak kullanılabilecek Hitit dönemine ait kil modeller bulunuyor; onlardan yararlandık. Surun inşasında kullanılmak üzere Çorum'dan kamyonlarla ker*** toprak getirdik. Üretim için önce büyük çukurlarda ker*** toprağı* saman ve su karıştırıldı. Basit tahta kalıplar içinde biçimlendirilen ker*** tuğlalar 10-12 gün güneşte kurutuldu. Ker***ler 45x45x10 santimetre boyutlarında* 34 kilo ağırlığında. Rekonstrüksiyon için yaklaşık 64 bin ker*** tuğla üretildi."
Çorumlularsa daha çok ker*** surun kente turist getirip getirmeyeceğiyle ilgililer. Çünkü sadece leblebiyle karın doymuyor
--------------------- [CENTER][B][SIZE=5][COLOR=Lime][COLOR=Silver]
LordMagic..!
_

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler