THT DUYURU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

Şairlerin yaşam öyküleri

lord_magic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
02/2006
Nereden:
c:\Trojan.exe
Mesajlar:
607
Konular:
313
Teşekkür (Etti):
0
Teşekkür (Aldı):
23
Ticaret:
(0) %
06-10-2006 22:30
#1
Şairlerin yaşam öyküleri
Adnan YÜCEL


27 Mart 1953 tarihinde Elazığ'da doğdu. 24 Temmuz 2002 tarihinde yaşama veda etti. Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü'nü bitirdi. Bir süre çeşitli orta öğrenim kurumlarında öğretmenlik yaptı* daha sonra Çukurova Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı.

Edebiyat 81* Evrensel Kültür* Petek* Sanat Emeği* Somut* Söylem* Yapıt* Yeni Olgu gibi dergilerde şiirleri yayımlandı.

YAPITLARI

Kavgalara Söylenen Sevda (1979)
Soframda Kaval Sesi (1982)
Bir Özlem Bir Türkü (1983)
Acıya Kurşun İşlemez (1985)
Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek (1986)
Rüzgârla Bir (1989)
Ateşin ve Güneşin Çocukları (1991)
Çukurova Çeşitlemesi (1993)
Sular Tanıktır Aşkımıza (1998)

-----------------------------

Aşık Veysel ŞATIROĞLU

1894 yılında Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde doğdu* 21 Mart 1973 tarihinde aynı yerde öldü. Yoksul bir çiftçi ailesinin çocuğu olan Aşık Veysel* yedi yaşında geçirdiği çiçek hastalığı sonucu önce sol gözünü* daha sonra da* ancak ışığı seçebilecek kadar görebilen sağ gözünü de bir kaza nedeniyle yitirince* avunsun diye babası tarafından verilen sazla tanıştı. Baba dostları Molla Hüseyin ile yöre âşıklarından Çamşıhlı Ali Ağa'dan - Âşık Alâ- ders aldı. Köylerine gelen gezgin halk ozanlarını dinledi. Gezgin halk şairi geleneğine uyarak 1928 yılından başlayarak yöredeki köy* kasaba ve kentleri dolaşmaya başladı. 1931 yılında Sivas Lisesi edebiyat öğretmeni olan Ahmet Kutsi Tecer ve arkadaşları tarafından kurulan 'Halk Şairlerini Koruma Derneği'nin düzenlediği Halk Şairleri Bayramı'na katılarak tanındı. Cumhuriyetin 10. Yıl kutlamalarında "Türkiye'nin ihyası Hazreti Gazi" dizesiyle başlayan şiiri okumak üzere* üç ayda yürüyerek Ankara'ya geldi. Köy Enstitüleri'nin kurulmasıyla birlikte* yine Ahmet Kutsi Tecer'in katkılarıyla* 1942-1944 yılları arasında* sırasıyla Arifiye* Hasanoğlan* Çifteler* Kastamonu* Yıldızeli ve Akpınar Köy Enstitüleri'nde saz öğretmenliği yaptı. 1965 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi* özel bir kanunla* vatani hizmet tertibinden 'Anadilimize ve Milli Birliğimize yaptığı hizmetler' nedeniyle* Aşık Veysel'e maaş bağladı.

Enver Gökçe* Aşık Veysel için: "Halk şairlerimizin eserlerinde ortak özellikler olan saz-söz ayrılmazlığı klasik şark edebiyatının estetiğinde önemli bir yer tutan idealizm meyli ve bu meylin halk şiirinde işleyen mücerretlik vasfı Aşık Veysel'in sanatında da egemen unsurlardır. Kısaca Aşık Veysel* tabiatı duyuşu* duyarlılığı dini bir zümreye bağlı egemen bir karakteri olmamasına rağmen mistik tarafları* kainat* varlık* yaratılış anlayışı ile geleneğe bağlı bir saz şairidir." demiştir.


YAPITLARI

Deyişler (1944)
Sazımdan Sesler (1950)
Dostlar Beni Hatırlasın (1970* bütün şiirleri)

--------------------------------------------

ATTİLÂ İLHAN

15 Haziran 1925 tarihinde Menemen (İzmir)' de doğdu. İzmir'de Karşıyaka Cumhuriyet İlkokulu' ve Karşıyaka Ortaokulu'nu bitirdi. İzmir Atatürk Lisesi'nde öğrenci iken* Türk Ceza Kanunu'nun 141. maddesine aykırı davranma savıyla tutuklandı* okulundan uzaklaştırıldı. Danıştay kararı ile yeniden öğrenim hakkı kazanarak İstanbul Işık Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde başladığı yüksek öğrenimini yarıda bırakarak 1949-1965 arasında aralıklı olarak altı yıl Paris'te yaşamını sürdürdü. Dönüşünde gazetecilik* yayın yönetmenliği* yayın danışmanlığı* yazarlıkla yaşamını kazandı.

Yeni Edebiyat* Yücel* Genç Nesil* Fikirler* Varlık* Aile* Yirminci Asır* Seçilmiş Hikâyeler* Kaynak* Ufuklar* Mavi* Yeditepe* Dost* Yelken* Ataç* Yön* Milliyet Sanat* Sanat Olayı dergilerinde şiirleri yayınlandı. Garip ve İkinci Yeni şiirine karşıydı. Mavi dergisinde Maviciler diye bilinen toplumsal gerçekçilik akımının sözcüsü oldu. Şiiri başlangıçta Nâzım Hikmet ve halk şiirinin biçimsel özelliklerinden etkiler taşıyordu. Zamanla taşkın* çarpıcı* belleklerde kolay yer eden imgelerle örülü* toplumsallaşmış bireyi temel alan* kimi zaman öykülemeye dayalı* divan şiiri olanaklarından da yararlanmayı bilen* duyarlılığı yüksek bir nitelik kazandı.

YAPITLARI

Duvar (1948)
Sisler Bulvarı (1954)
Yağmur Kaçağı (1955)
Ben Sana Mecburum (1960)
Belâ Çiçeği (1962)
Yasak Sevişmek (1968)
Tutuklunun Günlüğü (1973)
Böyle Bir Sevmek (1977)
Elde Var Hüzün (1982)
Korkunun Krallığı (1987)
Ayrılık Sevdaya Dahil (1993)

ÖDÜLLERİ

1946 Cumhuriyet Halk Partisi Şiir Yarışması İkincilik
1974 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü

------------------------------

Behçet NECATİGİL

1916 yılında İstanbul'da doğdu* 1979'da İstanbul'da öldü. Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. Liselerde ardından İstanbul Eğitim Enstitüsü'nde edebiyat öğretmenliği yaptı.

Orta sınıf insanların başından geçen olayları ev- aile-yakın çevre üçgeni içinde anlatan şiirleriyle tanındı. Şiire bağlılığını hiç dinmeyen bir coşkuyla yaşamının sonuna dek sürdürdü.

Ölümünden sonra bütün kitapları Cem Yayınlarınca yeniden yayınlandı. Çok sayıda radyo oyunu* çevirileri bulunmaktadır. Ayrıca hazırlamış olduğu 'Edebiyatımızda isimler sözlüğü' isimli kitabı ölümünden sonra da sürdürülmekte olup kaynak bir başvuru kitabı olma özelliğini hala korumaktadır. Ölümünden sonra adına konulan şiir ödülü* günümüzde en önemli şiir ödüllerinden biri sayılmaktadır.
Şiire başladığı dönem* Garip akımının etkin olduğu bir dönemdir. Yine toplumcu gerçekçi şiir olarak adlandırılan akımın da etkin olduğu bu dönemde söyleyiş özelliği olarak bağımsız kaldığı ve kendi söyleyişini yakaladığı kabul edilmektedir. Şiir üzerine yazmış olduğu yazıları ölümünden sonra 'Bile yazdı' ismiyle kitaplaştırılmıştır.


ŞİİR KİTAPLARI

Kapalı Çarşı (1945)
Çevre (1951)
Evler (1953)
Eski Toprak (1956)
Arada (1958)
Dar çağ (1960)
Yaz dönemi (1963)
Divançe (1965)
İki başına yürümek(1968)
En/Cam (1970)
Zebra (1973)
Kareler* Aklar (1975)
Sevgilerde - (1976) Kitaplarından seçmeler
Beyler (1978)
Söyleriz (1980)

ÖDÜLLERİ

1956 yılı Yeditepe şiir ödülü
1964 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü

--------------------------------------

Edip CANSEVER

Edip CANSEVER 8 Ağustos 1928' de İstanbul' da doğdu. Kumkapı Ortaokulunda başladığı ortaöğrenimini* 1946' da İstanbul Erkek Lisesi' nde tamamladı. Girdiği Yüksek Ticaret Okulu'nu bitirmeden ayrıldı. 1950' de Kapalıçarşı' da turistik eşya ve halı ticareti yapmaya başladı. 1976' dan sonra ise yalnızca şiirle uğraştı.
İlk şiiri 1 Mart 1944'te "İstanbul" dergisinde yayımlandı. "İstanbul"* "Yücel"* "Fikirler* "Edebiyat Dünyası" dergilerinde yayımlanan gençlik şiirlerini İkindi Üstü (1947) adlı bir kitapta topladı. Arkadaşlarıyla birlikte* sekiz sayı çıkardıkları "Nokta" dergisi (15 Ocak 1951 -15 Kasım 1951)* şiirinin yeni bir evreye giriş dönemine rastlar. İlk kitabından yedi yıl sonra yayımladığı Dirlik Düzenlik' te (1954) kendisine özgü bir şiir evreni kurduğu görüldü. Sürekli yazan* yayımlayan bir şair olarak otuz yıla yakın bir süre ilgileri hep üstünde tuttu* şiirlerinin yanı sıra şiir üzerine yazdıkları* söyledikleriyle de tartışmalara neden oldu. 28 Mayıs 1986' da İstanbul' da öldü.
1957'de yayımlanan Yerçekimli Karanfil adlı kitabıyla 1958 Yeditepe Şiir Armağını' nı;
1976' da yayımlanan Ben Ruhi Bey Nasılım adlı kitabıyla 1977 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü'nü* 1981' de bütün şiirlerini bir araya getiren Yeniden adlı kitabıyla da 1982 Sedat
Simavi Edebiyat Ödülü'nü aldı.*
Şiirlerinde bireyin arayışlarını* umutsuzluklarını* uyumsuzluğa varan yaşam ilişkilerini
yansıtmaya çalıştı. Çevresindeki insanların yaşayışlarını etkileyecek* dünyaya bakışlarını değiştirecek bir şiirin aranışı içinde* kapalı bir imge anlayışına yaslanan* bu yüzden yadırganan* "anlamsız" diye nitelenen yapıtlar verdi.
Gerçi şiirselliği düşüncenin alaca bölgelerinde ararken kapalı söyleyişlerin sınırında
dolaşıyordu* ama kesinlikle anlamsızlıktan yana değildi. Tersine şiirlerinde anlatmaya* hatta
öykülemeye büyük yer veriyor* düzyazı olanaklarından* oyunlardan* konuşmalardan bol bol
yararlanıyordu. Çağdaş şiir akımlarındaki gelişmelerle birlikte* yazdıklarının büyük oranda
aydınlığa çıktığı görülerek bir düşünce şairi olarak nitelendi.

YAPITLARI

İkindi Üstü (1947)
Dirlik- Düzenlik (1954)
Yerçekimli Karanfil (1957)
Umutsuzlar Parkı (1958)
Petrol (1959)
Nerde Antigone (1961)
Tragedyalar (1964)
Çağrılmayan Yakup (1966)
Kirli Ağustos (1970)
Sonrası Kalır (1974)
Ben Ruhi Bey Nasılım? (1976)
Sevda ile Sevgi (1977)
Şairin Seyir Defteri (1980)
Yeniden (1981*toplu şiirler)
Bezik Oynayan Kadınlar (1982)
İlkyaz Şikâyetçileri (1984)
Oteller Kenti (1985)
Gül Dönüyor Avucumda (1987*ölümünden sonra)

ÖDÜLLERİ

1958 Yeditepe Şiir Armağanı
1977 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü
1982 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü
--------------------- [CENTER][B][SIZE=5][COLOR=Lime][COLOR=Silver]
LordMagic..!
_
lord_magic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
02/2006
Nereden:
c:\Trojan.exe
Mesajlar:
607
Konular:
313
Teşekkür (Etti):
0
Teşekkür (Aldı):
23
Ticaret:
(0) %
06-10-2006 22:31
#2
Pablo Neruda (1904 - 1973)

Şilili şair Neruda* toplumsal ve siyasal şiirleriyle Latin Amerika edebiyatının dünyada itibar kazanmasını sağladı. Canto General adlı epik şiir dizisiyle kendi kıtasının tarihini ve şimdiki zamanını yansıttı.

Latin Amerika'nın şiirsel sesi Neruda* Neftali Ricardo Reyes Basoalto adıyla 12 Temmuz 1904'de Güney Şili'de dünyaya geldi. Babası lokomotifçi* doğumundan hemen sonra ölen annesiyse öğretmendi. Neruda henüz 15 yaşındayken yurdunun taşra gazetesindeki edebiyat eklerini düzeltmekle görevlendirildi. Bu dönemde* Çekoslovakyalı şair Jan Neruda'ya olan hayranlığından dolayı Pablo Neruda takma adını aldı. 1924'te ilk şiirleriyle bir edebiyat yarışmasını kazanarak bir bursa layık görüldü. Santiago'da üç yıl Fransız edebiyatı öğrenimi gördükten sonra gazeteci olarak çalışmaya başladı.

1924: Veinle poemas de amor

Neruda'nın ilk şiir derlemesi Crespıısctılario adı altında 1923 yılında çıktı. Bir yıl sonra yayınlanan Veinte poemas de amour y una cancion desesperada (Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı) Latin Amerika'nın en çok satış yapan şiir kitabı oldu. Neruda bir aşk öyküsünü fon alarak aynı anda bir şehvet objesi* sığınılabilecek bir liman ve kozmik bir güç olan kadına bir od yazdı.

1927-36: Diplomat

1927'de diplomatlık kariyerini seçen Neruda* altı yıl boyunca Güneydoğu Asya'da konsolosluk yaptı. Bu bölgedeki toplumsal sorunlar yüzünden ömrünün "en çok acı veren dönemi" olarak nitelendirdiği bu zaman içinde Kesidencia en la tierra (Yeryüzünde Konaklama* 1935) adlı iki ciltlik yapıtını verdi.

Eski şiirlerinin melankolisi dünyadaki acıların doğrudan doğruya anlatımına yer verdi burada. Kendine özgü metriği ve dili de ana konusu olan yozlaşmaya uygundu. Neruda* katı mısra ve şiir biçimlerine yer vermeyip her şiiri kendine özgü bir ritimle yazmıştı. 1934'te İspanya'ya giden Neruda* burada sembolizm* sürrealizm ve füturizm etkisinde kalan 1927 Nesli adlı şair topluluğuna katıldı. İç Savaş patlayınca Neruda Franco'ya karşı çıktığı için diplomatik hizmetten çıkarıldı.

İç Savaşın üzüntüsü içinde 1937'de Espana en el corazon (İspanya Gönüllerde) adlı şiir kitabını yayınladı.

1950: Canto General

1939'da diplomatlık mesleğine geri dönen Neruda* başkonsolos olarak Meksika'ya gitti ve bu görevini 1943'e kadar sürdürdü. Altı yıl sonra Şili Komünist Partisi'ne girerek senatör oldu. Başkan Gonzalez Videla'yı eleştirmesi üzerine hükümeti tarafından 1948'de devlet düşmanı ilan edildi ve gıyabi bir tutuklama emriyle arandı. Rahip kılığında Arjantin'e kaçmayı başardı. İzleyen yıllarda Batı Avrupa'da* Sovyetler Birliği'nde ve Çin'de yaşamını sürdürdü. 1950'de Canto general (Evrensel Şarkı) adlı şiirler dizisi çıktı.

Suçlama ile duygudaşlığın egemen olduğu bu ilahi havalı yapıtıyla Neruda* Latin Amerika'yı mitleri ve tarihiyle* doğası ve politik/sosyal durumlarıyla bir bütün olarak yansıtmaya çalıştı. Tarihe Marksist bir görüş açısı getirerek Stalin'e olan hayranlığını da hiç saklamadı.

5O'li Yıllar: Bilinçli Bir Yalınlık

1952'de Şili'ye dönen Neruda başka bir ad altında Los versos del Capitan'ı (Kaptanın Dizeleri) adlı şiir kitabını yayınladı. Ancak on yıl sonra bu yapıtın yazarı olduğunu açıkladı. Bunun nedeni* 1955 yılında üçüncü evliliğini yaptığı Matilde Urrutia'ya aşkını şiirlerle ilan ederken bir önceki karısını incitmek istememesidir. Neruda yapıtlarında giderek daha önce kullandığı* anlaşılması güç mecazlardan (simgelerden) vazgeçti. Böylelikle insanın var oluşunun bir envanteri olan Odas elementares (Temel Odlar* 1954)* Nuevas odas elementares (Yeni Temel Odlar* 1956) ve Tercer libro de las odas (Üçüncü Odlar Kitabı* 1957) adlı yapıtlarındaki dizeler çoğunlukla bir ve iki heceli sözcüklerden oluşmaktadır.

Stalin terörünün boyutu açıklanınca Neruda'nın dünya görüşü sarsıldı. Estravaganzio (Acayiplikler* 1958) ve beş ciltlik Memorial de Isla Negra (Karaada Defteri* 1964) adlı otobiyografik yansıtmalarında kuşkularını dile getirdi.

1971: Nobel Edebiyat Ödülü

1969 yılında Komünist Parti tarafından başkan adayı gösterilen Neruda* Salvador Allende'nin ulusal cephesine katılmak üzere 1970'te adaylığını geri aldı. Arkasından Allende tarafından Fransa'ya büyükelçi olarak atandı. Bir yıl sonra Neruda* Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. "Incitation al nbconcidio y alabanda de la revolution chilena" (Nixon'u Devirmeye Çağrı ve Şili Devrimine Övgü* 1973) adlı şiir kitabında ABD'nin solcu hükümetin dengesini bozmaya yönelik çalışmalarını eleştirdi. 1973'te kansere yakalanan Neruda* Allende'ye karşı düzenlenen askerî darbeden birkaç gün sonra* 23 Eylül 1973'de* 69 yaşında Santiago'da hayata gözlerini kapadı. "Anıları Confieso que ho Livido" (Yaşadığımı İtiraf Ediyorum) adı altında ölümünden sonra yayınlandı.

-----------------------------------------------

Ece AYHAN

Asıl adı Ece Ayhan Çağlar’dır. 1931 yılında Datça (Muğla)'da doğdu. Ailesinin asıl memleketi ise Çanakkale'nin Eceabat ilçesine bağlı Yalova Köyü’dür. İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da gördü. 1959 yılında Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun oldu. 1962-1966 yılları arasında Gürün* Alaca ve Çardak ilçelerinde kaymakamlık yaptı. Sonra İstanbul’da çeşitli yayınevlerinde redaktörlük ve editörlükle uğraştı* bir süre Türk Sinematek Derneği’nde çalıştı. Üç yıl süre ile İsviçre’de tedavi gördü. Dönünce bir süre İstanbul’da ve Bodrum-Gümüşlük’te yaşamını sürdürdü. Çanakkale’ye yerleşti. 12 Temmuz 2002'de İzmir'de hayata veda etti.

Kapalı ama gizli olmayan* kuraldışı ama gelenekseli soğurmuş* toplumsal tarihi ve insanı inanılmaz bir eleştiri cenderesine sokan* dilin uçlarında dolaşan* ortalamaya ve sıradanlığa teslim olmamayı ilke edinen ve aykırı biçem taşıyan şiirleri* Ece Ayhan’ı İkinci Yeni akımı içinde en çok sözü edilen şairlerinden biri yapmıştır.

ESERLERİ

Kınar Hanımın Denizleri (1959)
Bakışsız Bir Kedi Kara (1965)
Ortodoksluklar (1968)
Devlet ve Tabiat ya da Orta İkiden Ayrılan Çocuklar İçin Şiirler (1973)
Yort Savul (1977* bütün şiirleri)
Zambaklı Padişah (1981)
Çok Eski Adıyladır (1982)
Çanakkaleli Melahat’a İki El Mektup ya da Özel Bir Fuhuş Tarihi (1991)
Bütün Yort Savullar (1993* bütün şiirleri)
Son Şiirler (1993)
--------------------- [CENTER][B][SIZE=5][COLOR=Lime][COLOR=Silver]
LordMagic..!
_

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler