İPUCU

Genel Kültür Örf adetlerımız vede toplumumuzun vede bızlerın bılmesı gereken konular

Seçenekler

ilginç börtü böcek ve canlılar

ßyWick - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
09/2012
Nereden:
Nereye
Yaş:
21
Mesajlar:
1.969
Konular:
67
Teşekkür (Etti):
1135
Teşekkür (Aldı):
584
Ticaret:
(0) %
01-02-2014 02:32
#1
ilginç börtü böcek ve canlılar
YAPRAK BÖCEĞİ



Yaprak böcekleri güneydoğu Asya ve çevresindeki adalarda yaşarlar.Kamuflaj konusunda çok yetenekli olan bu böcek adını yaprağa olan benzerliğinden alır.Yaprak böceğinin kafasını vücuduna saklama yeteneği ona tam kamuflaj imkanını da sağlar.Yaprak böceği birçok ağacın yaprak şeklini taklit edebilmektedir.Şeklini aldığı yaprak üzerinde saatlerce sabit bir şekilde kalabilmekte ayrıca rüzgar estiğinde bir yaprak gibi sallanmaktadır.Hala bu böceklerin bu kadar başarılı bir kamuflajı nasıl sağladıkları bilinmemektedir..


ET YİYEN ÖRÜMCEK; SARIKIZ




Özellikle Kuzey Irak ve çevresinde bulunan bir örümceğe benzeyen ABD li askerlerin değimiyle "camel spider" (deve örümceği), Hakkari dağ komado tugayında bulunan askerlerin değimiyle "sarı ömer"... Örümceğe benzesede tam bir örümcek değil bu canlının iki ağzı 10 bacağı var ve et ile besleniyor... Diğer canlılar akrep gördüklerinide saklancak delik ararken bizim sarı ömer akrep yiyor..
Yetişin bir sarı ömerin boyutu yetişkin bir insan eli kadardır. 42 numara bot ile üzerine basıldığında bacakları dışarıda alabilecek kadar büyüktür.

Irakta ABD askerlerini çektikleri fotoğraf.. Resimde iki sarı ömer var biri diğerini kuyruğunu ısırmış durumda

Güçlü çeneleri, doymak bilmez iştahları ve hızları, öldürmek için yaratıldıklarını kanıtlıyor. Çölün bu saldırgan sakinlerinin avları arasında böcekler, kemirgenler, kertenkeleler, yılanlar ve hatta küçük kuşlar bile var...

Sarı ömer tarafından sokulduğunuzu bile anlamayabilirsiniz..Çünkü öncekle dişleriyle deriyi uyuşturup deldikten sonra içeriye eti sıvılaştıran bir sıvı enjekte ediyor.. Daha sonra et kıvamına gelince afiyetle yiyor...

Engerek balığı



Engerek balıkları, yani Chaulidous cinsi, tuzlu sularda yaşayan ve iğne gibi dişleri olan bir balık türüdür. 35-65 santimetreye kadar büyürler gündüz vakitlerinde yüzeyin 1300-1700 metre derininde yaşarlar, geceleri ise 90 metreye kadar çıkabilirler. Çoğunlukla tropik ve ılıman sularda yaşarlar.


Bilinen en yırtıcı avcılardan birisidir ve genellikle avlarını, onları avlamadan önce bir araya toplarlar. Bunu başarabilmek için, evrimsel süreçte sırt dikenleri üzerinde oluşan ışık üreten, biyolüminesan bir organı (fotofor) kullanırlar. Aynı zamanda bu ışık sayesinde olası eş adaylarına mesajlar gönderirler ve rakiplerini uyarırlar. Su içerinde tamamen hareketsiz kalan avcı, sırt dikenini yavaşça sallayarak, ışığı yakıp söndürür ve bu sayede gerekli mesajları iletebilir. Çoğunlukla avlanma sırasında kullanılan bu ışığı, av konumundaki balıklar besin zannederek avcının yanına kadar yaklaşırlar. Işığın aslında ne olduğunu anladıklarında, iş işten geçmiştir.

Genellikle gümüş, siyah veya yeşil renklerdedirler. Sivri dişleriyle avlarını bir seferde hareketsiz bırakabilirler. Dişleri o kadar uzundur ki, tür ağzını kapatamaz. Ayrıca genellikle ejderbalıkları ve diğer küçük balıkları avlanma sırasında, dişleri sebebiyle aldığı darbeleri omurgasındaki ilk kemik emerek azaltır. Yapılan araştırmalar, türün saniyede vücudunun 2 katı kadar mesafe alabilecek hızda yüzebildiğini gösterse de, bu veriler henüz doğrulanmamıştır. Türün avcıları arasında ise yunuslar ve köpekbalıkları bulunmaktadır.

Bir kere avlandıktan sonra uzun süre tok kalabilirler ve vahşi doğada 30-40 yıla kadar yaşabildikleri bilinmektedir. İlginç bir şekilde, diğer canlıların aksine, koruma altına alındıklarında sadece birkaç saat hayatta kalabilmektedirler ve sonrasında ölmektedirler.


Yürüyen köpek balığı


Suyun altında, kayalıkların üzerinde hareket etmek için yüzgeçlerini kullanan bir köpek balığı türü geçtiğimiz günlerde (2013'ün son günlerinde) Endonezya kıyılarındaki Ternate Adası'nda keşfedildi. Cuma günü Conservation International’dan yapılan açıklamaya göre Hemiscyllium halmahera adıyla bilinen köpek balığı yüzgeçleriyle zeminde yürüyerek küçük deniz canlılarını avlıyor.

En fazla 2 metre uzunluğa ulaşabilen bu tür insanlara zarar vermiyor. Halmahera açıklarında bulunan Maluku adalarının kıyılarına yakın bir noktada keşfedildi. Yapılan bu bulgu Endonezya’da ki deniz canlısı çeşitliliğini de bir kez daha gözler önüne serdi. 285 çeşit köpek balığı ve vatoz türüne ev sahipliği yapan Endonezya kıyılarının canlı çeşitliliğinin sürdürülebilmesi için koruma altına alınması gerektiği Conservation International tarafından vurgulandı.

Türün en yakın kuzeninin Hemiscyllium galei olduğu düşünülüyor; ancak iki tür arasında beneklenme yapısı açısından çok ciddi farklılıklar bulunuyor. Ayrıca bu kuzen tür Batı Papua'da yaşıyor. Yeni türün bu kuzeninin vücudunun iki tarafında 7 büyük, koyu beneği bulunurken, yeni keşfedilen türün koyu kahverengi noktacık kümeleri bulunuyor. Bu noktalar kimi yerde beyaz bile olabiliyor. Bu noktacıklar bir beşgen düzeninde vücuda yayılıyor.


Deniz kalemi


Deniz kalemleri koloni halinde yaşayan sölenterlerdirler ve Pennetulacea takımı olarak bilinirler. Bu takım altında 16 farklı aile bulunmaktadır. Bu ailelerin, "kozmopolitan dağılım" adı verilen bir şekilde, Dünya'nın hemen her yerinde, kendilerine uygun ortamlarda bulundukları düşünülmektedir; ancak özellikle tropikal ve ılık sularda yaşarlar. Bu takım, yakın akrabaları olan deniz kamçıları ve gorgonyanlarla birlikte "yumuşak resifler" olarak gruplandırılırlar.


Tüylü gibi gözüktükleri için ve eskiden kullanılan kuş tüyü kalemleri andırmalarından ötürü "deniz kalemi" adını almışlardır; ancak günümüzdeki deniz kalemlerinden sadece Subselliflorae alttakımı kuş tüyü kalemi andırır. Bu alttakımdan çok daha geniş olan Sessiliflorae alttakımı, bu tüysü yapılardan yoksundur ve daha çok topuz benzeri yapılarla veya halka halinde görülürler. Sessiliflorae alttakımı, halk arasında "deniz hanım oğlanları" olarak da bilinir.

Bu canlıların bilinen en eski fosilleri Kambriyen Dönem'e aittir ve Burgess Şisti'nde bulunmuş olan Thaumaptilon cinsidir. Ancak buna benzer fosiller, Ediyakaran Dönemi'ne kadar uzanır ve bu zamanlardan kalma Charnia cinsi canlılar, bu türlerin ilk ortaya çıktığı zamanları temsil etmektedir. Ancak bilim camiası, bu fosillerin tam olarak hangi canlı grubuna ait olduğu konusunda hemfikir değildir.

Yumuşak resiflerden olmalarından ötürü, deniz kalemleri de çok sayıda polip üretirler ve her birinin 8 dokunacı bulunur. Fakat diğer yumuşak resiflerden farklı olarak, deniz kalemlerinin polipleri belli işlevleri yerine getirecek şekilde özelleşmiştir: tek bir polip, dik duran bir sap halini alır ve buna rachis adı verilir. Bu süreçte, dokunaçlarını yitirir ve bundan sonra "kök" benzeri bir yapı üretir. Buna da pedunkül adı verilir. Diğer polipler, bu merkezi ve dik polipten dallar halinde çıkarlar ve sifonozoit adı verilen su emici yapılara, otozoit adı verilen beslenme yapılarına ve üreme yapılarına dönüşürler. Tüm bu koloni, kalsiyum karbonat ile sertleşir ve katı hale gelir.

Kök benzeri pedunkülleri sayesinde yumuşak su tabanlarına ve çamurlu tabanlara tutunabilirler. Uzun deniz kalemi (Feniculina quadrangulis) gibi bazı türlerde, toprağın üzerinde kalan kısım 2 metreye kadar uzayabilir. Turuncu denizkalemi (Ptilosarcus gurneyi) gibi bazı türler ise çok parlak renklere bürünebilirler. Çok nadiren 10 metreden sığ sularda bulunurlar ve çoğunlukla derin suları tercih ederler. Bazı türleri 2.000 metre derinlikte bile görülebilir.

Birçok hayvan türünün aksine, çoğu hareketsiz hayvanlar olsa da, denizkalemleri gerektiği zaman yerlerini değiştirebilirler ve bir başka yere demir atabilirler. Ancak hareketleri pek aktif değildir ve akıntılara bağlı olarak hareket etmek zorunda kalırlar. Bu sayede, yer değiştirme sırasında, akıntıya kapılmış planktonları yiyebilirler ve ölmezler. Deniz kalemlerinin en yaygın avcısı deniz tavşanları ve deniz yıldızlarıdır. Bu avcıların bazıları, yalnızca deniz kalemleri ile beslenecek kadar özelleşmiştir.

Deniz kalemlerine dokunulduğunda, parlak yeşil bir ışık saçabilirler; yani biyolüminesan canlı türleridir. Benzer şekilde, rahatsız edildikleri zaman içlerine hapsettikleri suyu dışarı bırakabilirler.

Diğer antozoan hayvan türleri gibi deniz kalemleri de sperm ve yumurtaları koordineli bir şekilde su kolonlarına salarak ürerler ve bazıları bunu dönem dönem yapsa da, bazıları tüm yıl boyunca üreyebilir. Döllenmiş yumurtalar planül adı verilen yapılara dönüşür ve bir hafta kadar bu yapı su içerisinde serbestçe süzülür, sonrasında bir yüzeye yapışır.

Yetişkin deniz kalemleri, bazı yavru balıklar gibi canlılara sığınak da olmaktadırlar. Gövde halkalarının sayılması sonucu, bazı deniz kalemlerinin 100 yılı aşkın bir süre yaşayabildiği tespit edilmiştir.


devamı gelicektir kaynak vikipedi dir görsel kaynak google...
--------------------- require_once('insanlik.php');

#include <İnsanlik.h>

Eski nick Az1z
Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur.

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı