aristotales ve kant etiğine giriş...

MysTicKs

Kadim Üye
18 Tem 2007
7,067
28
Etik alanında kafa patlatan filozoflar arasında Aristoteles ve Kant’ın yerinin daha fazla önem taşıdığı düşünülür, onların görüşlerinin geçen çağa kadar çözülememiş pek çok sorunun çözümüne giden yolun taşlarını döşediği söylenir. Bu iki filozofun görüşleri etik sorunlar hakkında olduğu kadar Etik’in sorunları hakkında da önemli bulunur: “Etik olanaklı mıdır?”, “Etik bilgi verir mi?” gibi Etik’in kimi kemikleşmiş sorunlarına cevap arayanlar bu iki filozofun görüşlerine çok şey borçlu olduklarını belirtir. İmdi ben de bu yazıda bu iki filozofun etik görüşlerini ana hatlarıyla serimlemeye çalışacağım:

*

Aristoteles’in dilinde iyi herşeyin arzuladığı şeydir, arzular amaçlardır, amaçlar da iki türlüdür, bunlar: etkinliklerin kendileri ve eserleri. Kendisi için istediğimiz, başka şeyleri de onun için istediğimiz şey iyidir. Mutluluk ise en iyi olandır. Mutluluğa yaşam biçimleriyle ulaşılır. Yaşam biçimleri ise üç türlüdür, bunlar: haz yaşamı, siyâset yaşamı ve teoria yaşamı. Mutluluk bu yaşam biçimleri içinde eylemle bulunabilecek bir şeydir, aynı zamanda da ruhun erdemidir. İnsanlar çaba göstererek erdeme sâhip olabilir. Her bir erdemi erdem yapan şey de başkadır. Erdem ilişkilerde ortaya çıkar ve salt kendisi için tercih edilir. Ruh ise iki kısımdan oluşur, bunlar: akıldan yoksun olan yan ve akıl sâhibi olan yan. Akıldan yoksun olan yan da iki kısımdan oluşur, bunlar: bitkilerle ortak olan yan ve istekler ile hazlarla ilgili olan yan. İstekler ile hazlarla ilgili olan yan da kendi içinde ikiye ayrılır, bunlar: kendine egemen olan yan ve kendine egemen olamayan yan. Kendine egemen olan yan iknâ edilebilir ve aklın denetimi altına girebilir. Aristoteles’in karakter erdemleri olarak adlandırdığı erdemler -bunlar insan olmanın ayırt edici özellikleridir- bu yanla ilgilidir, düşünce erdemleri olarak adlandırdığı erdemler (sanat, bilim, bilgelik vb.) ise akıl sâhibi olan yanla ilgilidir. Düşünce erdemleri her tek durumda orta olmayı gösterir; bunlar olmazsa karakter erdemleri de olmayacaktır. Aristoteles’in dilinde erdem ise ortayı hedef edinmedir, her tek kişiye uygun düşen orta olma da her tek durumda değişir.

Aristoteles’e göre eylemler iki türlüdür, bunlar: isteyerek yapılanlar ve istemeyerek yapılanlar. İstemeyerek yapılanlar da iki türlüdür, bunlar: ya zorla yapılır (başlangıcı yapanın dışındadır) ya da bilgisizlikten dolayı yapılır. Bilgisizlikten dolayı yapılan eylemlerin bâzılarından pişman olunur, bâzılarından ise olunmaz. İstemeyerek yapılan eylemler için bağışlama talebinde bulunulur; erdemler ise isteyerek yapılan eylemlerle ilgilidir. Bunlar hakkında belirleyici olan da tercihlerdir. Aristoteles’in dilinde tercih ise bir şeyi öne almak demeye gelir, bu öne alınan şey de kendi olanaklarımız dâhilinde enine boyuna düşünülmüş bir arzudur. Nasıl kişiler olduğumuzu da tercihlerimiz ele verir; nitekim yapılması elimizde olan şeyleri yapmak kadar onları yapmamak da yine bizim elimizdedir.

*

Aristoteles’in etik görüşlerinde temel kavram akıldı. Ancak kendisinden sonraki dönemde etikle ilgilenenlere göre akıl her ne kadar doğru bilgiler verse de bunları gerçekleştirmede etkin olamayabilir: akıl kimi durumlarda arzu ve istekleri bastırmada önemli bir rol üstlense de gerekeni yapmak konusunda bâzen başka şeylere de ihtiyaç duyulur. On yedinci yüzyıldan îtîbâren kişilerin akıl sâhibi olmalarının doğru eylemde bulunmalarına yeterli olmadığı görüşü genel kabûl görmeye başlar. Gerçi buna benzer görüşlere Ortaçağ’da da rastlanmaktaydı; ne var ki Ortaçağ’da bu soruna insansal istemenin tanrısal istemeye uygun olması gerektiği kabûlünden hareketle bir çözüm bulunmuştu. Nitekim tanrısal isteme İncil’de veriliydi ve isteme konusunda referans da İncil’di. Ne var ki coğrâfî, bilimsel ve teknolojik başarılar sonucu İncil’deki bilgilerden suâl edilmeye başlandığında bu görüş de tartışılır oldu. Kant’ı besleyen Aydınlanma artalanı da bunlardan etkilendi.

*

Kant akıl bilgisini ikiye ayırır, bunlar: içerikli ve biçimsel. Biçimsel olanına mantık, içerikli olanına ise fizik ve ahlâk der. Etiğin deneyden türeyen ve saf istemenin koşullarını inceleyen iki kısmı olduğunu düşünür ve bunlardan deneysel olanına antropoloji, saf istemenin koşullarını inceleyenine ise ahlâk ****fiziği der.

Kant’a göre felsefe târihinde “İyi nedir?” sorusuna verilen cevaplar hep belirli bir şeyin iyi olduğu biçiminde dile getirildi. Kant ise kendi başına iyi olanın peşine düşer. Kant’a göre o zamâna kadar bir eylemin iyi ya da kötü olması o eylemin sonucuna bakılarak değerlendirilmekte, eylemde belirleyici olanlar hesâba katılmamaktaydı; oysa ki bu eylemin temelinde ne olduğuna bakılmalıydı. İmdi Kant’a göre iyi eylemin temelinde iyi isteme vardır ve bu isteme kendi başına iyi olandır.

Kant’a göre akıl sâhibi varlıkların istemesi iki türlüdür, bunlar: deneyle ilgili isteme ve saf isteme. Saf isteme ilk olarak akıl sâhibi varlık idesinden çıkartılır: bu, tanrıyı da kuşatır. Tanrı istemesi ile zorunluluk aynı şeydir. Kant saf istemenin koşullarını incelerken hem tanrıyla hem de akıl sâhibi varlık idesiyle ilgili bir istemenin peşine düşer. Tanrının kendisi için istediği şey aynı zamanda da nesneldir. Ancak insanın kendisi için istediği şey ben sevgisinden ötürü öznel olabilmektedir. Ben sevgisi kişinin doğal eğilimlerini tatmin etme arzusundan gelir. Oysa ki kendimize ilke edindiğimiz bir kural bir eylemi ortadan kaldırmaya ***ürmemeli, kendi ilkesiyle çelişmemelidir; kişi o ilkenin genel bir yasa olmasını istiyorsa onun temelinde yarar-zarar ilişkisi bulunmamalıdır.

Böylelikle Kant sıradan akıl bilgisi aracılığıyla, kendi kendisini değillemeyecek bir ilkenin bilgisine ulaşmaya çalışır. Bunu yaparken de ödev kavramından hareket eder. İmdi Kant’ın dilinde ödev yasaya saygıdan dolayı yapılan eylemin zorunluluğudur, yasa ise istemenin nesnel ilkesidir. Kant bu yasanın belirli bir bilinç vererek kişinin tüm doğal eğilimlerine karşı gelmesini sağlayacağı iddiâ eder. Kimi eylemler işte bu yasaya saygıdan dolayı gerçekleştirilir. Eğer istemeyi belirleyen ilke salt kişinin kendisi için geçerli ise bu ilke öznel bir ilkedir ki bunun temelinde de ben sevgisi vardır. Ancak isteme salt ben sevgisi tarafından belirlenmez, yasaya saygıdan dolayı yapılan eylemin temelindeki isteme iyi istemedir, aynı zamanda da özgür istemedir.

Kant isteme için zorlayıcı olduğu ölçüde nesnel bir ilkenin tasarımına buyruk der ve buyrukları da ikiye ayırır, bunlar: koşullu buyruk ve koşulsuz buyruk. Koşullu buyruklar ulaşılabilecek belirli amaçlarla ilgilidir, o amaçlarla ilgili iyiyi söyler. Koşulsuz buyruk ise nesnel ve zorunludur ki bu da şudur: ancak aynı zamanda genel bir yasa olmasını isteyebileceğin maksime göre eylemde bulun. Buradan aynı zamanda da şu çıkar: eyleminin maksimi sanki senin istemenle genel bir doğa yasası olacakmış gibi eylemde bulun.

Bu çözümlemeler Kant’ı ahlâklılık ile özgürlük arasındaki ilişkilere bakmaya sürükler. Kant’ın dilinde özgürlük ahlâklılığın varlık koşulu, ahlâklılık da özgürlüğün bilinme koşuludur. Özgürlük istemenin bir özelliğidir. İsteme de salt doğa nedenselliğine dayanmaz, özerkliğe de dayanabilir. Kant istemenin kendi kendisine yasa koyabilmesine de özerklik der; nitekim koşulsuz buyruk bu türdendir. İnsan evrende doğa nedenselliğinden bağımsız olarak da kendi eylemlerini belirleyebilir ki bu da ahlâklılığın olanaklı koşuludur. İmdi insan ikili bir varlık yapısına sâhiptir, duyusal varlık yapısıyla doğa zorunluluğunun altındadır; ancak akıl sâhibi bir varlık olması bakımından özgürdür ve istemesini de doğa nedenselliğinin belirleniminden uzak bir biçimde belirleyebilir ki bu tür bir isteme de koşulsuz buyruğa uygun bir istemedir.
 
Üst

Turkhackteam.org internet sitesi 5651 sayılı kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında "Yer Sağlayıcı" konumundadır. İçerikler ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır. Turkhackteam.org; Yer sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir. Türkhackteam saldırı timleri Türk sitelerine hiçbir zararlı faaliyette bulunmaz. Türkhackteam üyelerinin yaptığı bireysel hack faaliyetlerinden Türkhackteam sorumlu değildir. Sitelerinize Türkhackteam ismi kullanılarak hack faaliyetinde bulunulursa, site-sunucu erişim loglarından bu faaliyeti gerçekleştiren ip adresini tespit edip diğer kanıtlarla birlikte savcılığa suç duyurusunda bulununuz.