Hala takım derdinemi düşeceğiz?

ScentOfLife

Katılımcı Üye
Hala Ülkeme Şaşıyorum. Bir Maç Oynanır Tüm Türkiye Dertlerini Unutur.
1 Hafta Hatta Yıllarca Konuşulur. Ülkemde Her Gün Şehit Haberleri Gelir Ana Haber 1 Dk Yayınlar, Millet Bir Saat Tartışır, 1 Günde de Unutulur.


Ah Be Ülkem Ne Zaman Günaydın Diyeceğiz Size. Ne Zaman Sabah Kalktığınız da Ulan Ülke Elden Gitmiş Her Yer Satılmış Yabancılara Peşkeş Çekilmiş Diyeceksiniz.

Şuan Ülken Elden Gidiyor İlla Birimizin Çıkıp Kafanıza Sopa İle Vurması Lazım.

Ey Türk Milleti Ayağa Kalk Kendine Gel. Senin Ecdadın Bir Uzman Şehit Oldu Diye Şehit Edenlerden Öcünü Almadı mı ?

Kendine Gel Ve Titre Biz Sizden Şu Partiye Oy Atın Vatanı Kurtarın Demiyoruz. Biz Size Gerçekleri Görün Diyoruz.


Vatan Hainleri Sarmış Dört Bir Yanımızı Hala Takım Derdine Mi Düşeceğiz. Ülkenin Komutanları Ülkenin Aydın Kesimi İçeride Biz Hala Takım Böyle Kazandı Şöyle Kazandı mı Diyeceğiz.

Yoksa Artık Yeter Deyip Yumruğumuzu Masaya mı Vuracağız. Söz Milletindir. Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletinse Kimse Kusura Bakmasın Ama Artık Egemenlik Artık AKP'ede Türkiyeyi Bir Diktatör Yönetiyor. Haberiniz Olsun.

Vatan Haber Ajansı , Orbay Boran ' kardeşimi tebrik ediyorum..
 

Solo-Türk

Kadim Üye
2 Ağu 2011
6,805
0
Teşkilat
İspanya Kralı Franco’nun “3-F” formülü ile iktidarını, uzun yıllar koruduğu söylenir. “Ben İspanya’yı 3-F ile yönettim” sözü Franco’ya ait.

Nedir “3-F” ?
“Fado – Fiesta – Futbol”

Portekiz Kralı Salazar’ın da “3-F”si var. “Futbol olmasaydı ben Portekiz’i bu kadar uzun yönetemezdim” sözü de Salazar’a ait. Salazar, yüz bin kişilik beşik yapılmasını istemiş ve sonuçta bugün Barcelona futbol takımının maçlarını oynadığı Barnebau stadı yapılmış.

Nedir Salazar’ın “3-F”si?
“Femini – Fiesta – Futbol”

Terimlerin tanımlarına bakıldığında;

“FADO”nun ucuz tüketilen müzik (pop, arabesk, vb),
“FİESTA”nın şenlik veya eğlence,
“FUTBOL”un ayakla oynanan top oyunu,
“FEMİNİ”nin ise kadın demek olduğunu görebiliriz.

Bu sihirli “3-F” formülleri ile Franco “otuz yıl”, Salazar ise “kırk yıl” iktidarda kalmış.
Yani; halkın müzikle, kadınla, şenlikle, futbolla oyalanmasını(!), bunlara odaklanmasını sağlayarak istedikleri gibi “at oynatmışlar” ve “malı ***ürmüşler”.

Bu tip “sihirli” formüller; halka inemeyen, halktan kaçan, halkın halinden anlayamayan ve ekmek bulamayan halka “pasta yesinler” türünden tavsiyelerde bulunan egemen güçler için adeta can simididir.

12 Eylül 1980 öncesi, Türkiye için acı ve zor yıllardı. Birileri tarafından oluşturulan ve yine birileri tarafından bir gecede sona erdirilen anarşi ortamında binlerce Türk genci hayatını kaybetmiş, onlarcası 12 Eylül sonrasında darağaçlarında can vermiş ve yüzlercesi de ömrünün en güzel, en verimli yıllarını zindanlarda geçirmiştir.
Dediğim gibi, acı ve zor yıllardı. Bana göre; fikri anlamda yapılan çalışmalar, gençlerin kendilerini fikir adamı olarak yetiştirme gayretleri, idealist olmaları o yılların güzel ve özlenen yanıdır. Sokak kavgalarını bir tarafa koyarsak, fikir kavgaları o zaman gençliğinin yaptığı, şimdiki zaman gençliğinin yapamadığı güzel kavgalar idi.
12 Eylül 1980 sonrası, yukarda sözünü ettiğim formüller nevinden formüller piyasaya sürüldü ve maya tuttu. Yozlaşmış, milli ve manevi değerlerden bihaber, nemelazımcı bir nesil oluverdik.

Bu değişim süreci sonrasında “popçu”, “hopçu” ve “topçu” olmak hayallerimiz arasında yerini aldı.

“Memleket, millet meseleleri siyasilerin işi” denerek, biz “siyasetçi” olmayan kişilerin memleket, millet meseleleri hakkında yorum yapmalarına, düşünmelerine, fikir üretmelerine engel olundu. Her şeye rağmen dert edinip bir şeyler söylemeye, bir şeylere dikkat çekmeye çalışanlar da “sen siyasetçi misin?” denerek susturuldu.

Netice itibariyle, ne acıdır ki;
En çok alkışladığımız “Fado”,
En çok zaman ayırdığımız “Fiesta”,
En çok konuştuğumuz ise “futbol” oldu.

Müzik sektöründeki “popçular”, eğlence sektöründeki “hopçular” ve spor sektöründeki “topçular” ilgi alanımıza girdi ve onlarla iç içe, el ele, yan yana olduk; bunların kederini keder, neşesini neşe edinerek hayatımızı idame ettiriyoruz. Memleket, millet meseleleri kimin umurunda. Varsa yoksa fado, fiesta, futbol.

“Gerisi teferruat.”

alıntıdır...
 

ScentOfLife

Katılımcı Üye
İspanya Kralı Franco’nun “3-F” formülü ile iktidarını, uzun yıllar koruduğu söylenir. “Ben İspanya’yı 3-F ile yönettim” sözü Franco’ya ait.

Nedir “3-F” ?
“Fado – Fiesta – Futbol”

Portekiz Kralı Salazar’ın da “3-F”si var. “Futbol olmasaydı ben Portekiz’i bu kadar uzun yönetemezdim” sözü de Salazar’a ait. Salazar, yüz bin kişilik beşik yapılmasını istemiş ve sonuçta bugün Barcelona futbol takımının maçlarını oynadığı Barnebau stadı yapılmış.

Nedir Salazar’ın “3-F”si?
“Femini – Fiesta – Futbol”

Terimlerin tanımlarına bakıldığında;

“FADO”nun ucuz tüketilen müzik (pop, arabesk, vb),
“FİESTA”nın şenlik veya eğlence,
“FUTBOL”un ayakla oynanan top oyunu,
“FEMİNİ”nin ise kadın demek olduğunu görebiliriz.

Bu sihirli “3-F” formülleri ile Franco “otuz yıl”, Salazar ise “kırk yıl” iktidarda kalmış.
Yani; halkın müzikle, kadınla, şenlikle, futbolla oyalanmasını(!), bunlara odaklanmasını sağlayarak istedikleri gibi “at oynatmışlar” ve “malı ***ürmüşler”.

Bu tip “sihirli” formüller; halka inemeyen, halktan kaçan, halkın halinden anlayamayan ve ekmek bulamayan halka “pasta yesinler” türünden tavsiyelerde bulunan egemen güçler için adeta can simididir.

12 Eylül 1980 öncesi, Türkiye için acı ve zor yıllardı. Birileri tarafından oluşturulan ve yine birileri tarafından bir gecede sona erdirilen anarşi ortamında binlerce Türk genci hayatını kaybetmiş, onlarcası 12 Eylül sonrasında darağaçlarında can vermiş ve yüzlercesi de ömrünün en güzel, en verimli yıllarını zindanlarda geçirmiştir.
Dediğim gibi, acı ve zor yıllardı. Bana göre; fikri anlamda yapılan çalışmalar, gençlerin kendilerini fikir adamı olarak yetiştirme gayretleri, idealist olmaları o yılların güzel ve özlenen yanıdır. Sokak kavgalarını bir tarafa koyarsak, fikir kavgaları o zaman gençliğinin yaptığı, şimdiki zaman gençliğinin yapamadığı güzel kavgalar idi.
12 Eylül 1980 sonrası, yukarda sözünü ettiğim formüller nevinden formüller piyasaya sürüldü ve maya tuttu. Yozlaşmış, milli ve manevi değerlerden bihaber, nemelazımcı bir nesil oluverdik.

Bu değişim süreci sonrasında “popçu”, “hopçu” ve “topçu” olmak hayallerimiz arasında yerini aldı.

“Memleket, millet meseleleri siyasilerin işi” denerek, biz “siyasetçi” olmayan kişilerin memleket, millet meseleleri hakkında yorum yapmalarına, düşünmelerine, fikir üretmelerine engel olundu. Her şeye rağmen dert edinip bir şeyler söylemeye, bir şeylere dikkat çekmeye çalışanlar da “sen siyasetçi misin?” denerek susturuldu.

Netice itibariyle, ne acıdır ki;
En çok alkışladığımız “Fado”,
En çok zaman ayırdığımız “Fiesta”,
En çok konuştuğumuz ise “futbol” oldu.

Müzik sektöründeki “popçular”, eğlence sektöründeki “hopçular” ve spor sektöründeki “topçular” ilgi alanımıza girdi ve onlarla iç içe, el ele, yan yana olduk; bunların kederini keder, neşesini neşe edinerek hayatımızı idame ettiriyoruz. Memleket, millet meseleleri kimin umurunda. Varsa yoksa fado, fiesta, futbol.

“Gerisi teferruat.”

alıntıdır...
Çok doğru , okudum fado , fiesta , futbol. Neredeyse vazgeçilmez olmuşlar insanların hayatında.. Çok teşekkür ediyorum açıklama için.
 

kurtpolat

Üye
12 Eyl 2009
178
0
İzmir
Maç dediğin şeyin önemli ülke sorunlarını geçmiş ve sanki futboldada çok iyiymişiz gibi bir maçta herşey unutulmuşsa kimse kusura bakmasın ama bu halka bu olanlar müstahak..
 
Üst

Turkhackteam.org internet sitesi 5651 sayılı kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında "Yer Sağlayıcı" konumundadır. İçerikler ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır. Turkhackteam.org; Yer sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir. Türkhackteam saldırı timleri Türk sitelerine hiçbir zararlı faaliyette bulunmaz. Türkhackteam üyelerinin yaptığı bireysel hack faaliyetlerinden Türkhackteam sorumlu değildir. Sitelerinize Türkhackteam ismi kullanılarak hack faaliyetinde bulunulursa, site-sunucu erişim loglarından bu faaliyeti gerçekleştiren ip adresini tespit edip diğer kanıtlarla birlikte savcılığa suç duyurusunda bulununuz.