İstiklar Marşı Kabulu

hantala

Kıdemli Üye
20 Tem 2007
3,279
33
HER YERDEYİM VALA:D
İstiklar Marşı Kabulu stiklal Marşımız, yurdumuzun düşman işgaline uğradığı felaket günlerinde hazırlandı. Saldırgan düşmana karşı Anadolu’da tutuşan heyecanı koruyacak; vatan sevgisini ve inancı canlı tutacak bir marşın hazırlanması düşüncesi, Genel Kurmay Başkanı İsmet (İnönü) Paşa dan geldi. İsmet İnönü böyle bir marşın Fransız ordusunda mevcut olduğunu ve bizim ordumuz için de faydalı olacağını Milli Eğitim Bakanlığına iletti. Milli Eğitim Bakanlığı da bu düşünceyi benimseyip bir yarışma düzenledi. Beğenilen güfte için 500 lira ödül verilecekti. Yarışma için 734 şiir gönderildi. Bir kurulca bunlar titizlikle incelenip 6 tanesi ayrıldı. Ama hiçbiri beğenilmedi; marş olacak değerde bulunmadı. O zaman Burdur Milletvekili olan Mehmet Akif’in para ödülünden rahatsızlık duyduğu için yarışmaya katılmadığı öğrenildi. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi şairin Meclis’teki sıra arkadaşı Balıkesir Milletvekili Hasan Basri Bey’in yardımını istedi.

Hasan Basri Bey bundan sonrasını şöyle anlatıyor:

‘‘Akif Bey’in yanımda olduğu bir zaman,elime bir kağıt parçası alarak,onun dikkatini çekecek bir tarzda yazmaya başladım.

- Ne yazıyorsun?

- Marş…İstiklal Marşı yazıyorum.

- Yahu sen ne adamsın? Seçilecek şiire para ödülü verileceğini bilmiyor musun? içinde para olan bir işe nasıl katılıyorsun?

- Yarışma kaldırıldı? Seçilecek şiire ne para verilecek, ne de her hangi bir ödül. Milli Eğitim Bakanı bana güvence verdi.

- Ya, o halde yazalım.

İşte böylece yazılmaya başlanan ve 48 saatte bitirilen İstiklal Marşı, imzasız olarak Milli Eğitim Bakanlığının seçici kuruluna sunuldu. Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi, daha önce seçilen 6 şiirle birlikte yeni şiiri Ordu Komutanlarına gönderdi. Onlardan, şiirlerin askerlere okunmasını, beğenilenleri sıralamalarını istedi. Komutanlar, kısa sürede sonucu bildirdiler: Hepsi de Mehmet Akif’in şiirini birinci sıraya almıştı. Bundan sonraki iş, İstiklal Marşı’nın T.B.M.M’ne getirip kabul ettirmekti. Marş, ilkin Meclis’in 1 Mart 1921 günü yaptığı ikinci oturumunda ele alındı. Başkan Mustafa Kemal’in söz vermesi üzerine Hamdullah Suphi kürsüye gelerek, sık sık alkışlarla kesilen şiiri okudu ve son seçimin Meclis’e ait olduğunu söyledi. O gün oylama yapılmadı. Şiirle ilgili konuşmalar ve oylama, Meclis’in 12 Mart 1921 günü öğleden sonraki oturumunda yapıldı. Bazı milletvekilleri, bir komisyon kurularak şiirin yeniden incelenmesini, bazıları da hemen görülüp karara bağlanmasını istediler. Uzunca tartışmalardan sonra, şiirin kabulü için verilen 6 önerge benimsendi ve İstiklal Marşı çoğunlukla kabul edildi.



Şiirin bestelenmesi için açılan ikinci yarışmaya 24 besteci katıldı. 1924 yılında Ankara’da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatay’ın bestesini kabul etti. Bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930 da değiştirilerek Cumhurbaşkanlığı orkestrası şefi Osman Zeki Üngör’ün 1922 de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe kondu. Marşın armonilenmesini Edgar Manas, bando düzenlemesini İhsan Servet Künçer yaptı.







İstiklâl Marşı, Kurtuluş Savaşı’nın yapıldığı sırada, ulusun inanç ve ülküsünü belirtmek için yazılan, düşmana karşı şahlanmış olan Türk ordusuna armağan edilen ulusal marşımızdır.
Mustafa Kemal’in başkanlığında kurulan ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmetinin Millî Eğitim Bakanı olan Dr. Rıza Nur 23 Aralık 1920’de bir yarışma düzenlemiştir. Bu yarışmada, millî marşın güfte ve bestesini üç ay içinde en iyi yazan ve besteleyene beşer yüz lira ikramiye verileceği duyurulmuştur. Millî mücadele ruhunu gönüllere yerleştirip dünyaya duyuracak, Türk ulusunun özgürlük, bağımsızlık duygu ve inancını söz ve beste ile anlatacak bu marş için çok sayıda şiir ve birkaç beste gelmişti. Bu sırada Dr. Rıza Nur, Türk-Rus görüşmeleri için Moskova’ya gönderilmişti. Yerine,Millî Eğitim Bakanı olan Hamdullah Suphi Tanrıöver, bu yarışma için gönderilen 724 şiirin hiçbirini yeterli bulmadı. Tanrıöver, bu eseri en mükemmel şekilde yazacak şair olduğuna inandığı Mehmet Akif Ersoy’un, para ödeneceği için bu yarışmaya katılmadığını öğrendi. Bunun üzerine 5 Şubat 1921’de bir mektupla şaire ricasını iletti. Mehmet Akif Ersoy, şiiri tamamlayıp 17 Şubat 1921 günü Hakimiyeti Milliye ve Sebilür-reşat dergilerinin birinci sayfasında yayınlamıştı. Büyük Türk ulusunun yüzyıllar boyunca yaşatacağı ulusal ülküyü, dizelerinden, gelecek nesillerin ruhlarına boşaltan bu eser, 1 Mart 1921 tarihinde,Mustafa Kemal Paşanın başkanlık ettiği ilk oturumda Hamdullah Suphi tarafından Mecliste okundu. 12 Mart 1921’de verilen önergelerle tekrar okunan ve coşkun tezahüratlarla ayakta dinlenilen şiir, Millet Meclisince millî marş olarak kabul edildi.
Yarışma sonucunda Mehmet Akif Ersoy’a verilen ödül şair tarafından kabul edilmeyerek, fakir kadın ve çocuklara el becerisi kazandıran Darü’l-Mesâi adlı derneğe bağışlanmıştı.
İstiklâl Marşı’nın bestelenmesi için açılmış yarışmaya 24 besteci katılmış, Kurtuluş Savaşı’nın şiddetlenmesi üzerine bestenin seçiminde kesin sonuç alınamamıştır. 1924’te Millî Eğitim Bakanlığında toplanan jürinin kabul ettiği Ali Rıfat Çağatay’ın bestesi birinci seçilmiştir. 1930 yılına kadar bu beste ile çalınan ve okunan İstiklâl Marşı, bu tarihten sonra Zeki Üngör’ün, Kurtuluş Savaşı’nda süvarilerimizin İzmir’e girmesi üzerine hazırladığı beste ile söylenmeye başlanmıştır.
 
Üst

Turkhackteam.org internet sitesi 5651 sayılı kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında "Yer Sağlayıcı" konumundadır. İçerikler ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır. Turkhackteam.org; Yer sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir. Türkhackteam saldırı timleri Türk sitelerine hiçbir zararlı faaliyette bulunmaz. Türkhackteam üyelerinin yaptığı bireysel hack faaliyetlerinden Türkhackteam sorumlu değildir. Sitelerinize Türkhackteam ismi kullanılarak hack faaliyetinde bulunulursa, site-sunucu erişim loglarından bu faaliyeti gerçekleştiren ip adresini tespit edip diğer kanıtlarla birlikte savcılığa suç duyurusunda bulununuz.