Ölmemek için ölüyoruz

asi_kız

Uzman üye
17 Eyl 2006
1,483
28
Seneler önce tanıştığım sevimli bir ihtiyar vardı.Ayaküstü sohbetlerimizde mutlaka birşeyler vermeye çalışırdı.Birgun notlarımı karıştırırken,ondan aldığım şu dörtlüğe rastladım;
"gafil olma insanoglu,seyir eyle sağı solu
Her canlının toprak sonu,ölümünden şüphen mi var?"
Şu dünyadan bir iz bırakmadan bomboş giden de var,bir söz ile bir fikre saksılık edende...
Bu farklılık nedendir acaba?Niye hepimiz aynı hal üzere olamıyoruz?Uzayip giden soruların bir cevabı da, insanin misafir olduğunun unutulması olsa gerek...Hem de vazifesi çok bir misafir...
Misafir,gitmeye gelendir.O halde dünya insan için bir durak ! Sonsuzluğun yanında küçük bir parantez...Bir seydir ama hersey degildir.Bir tarladır belki.Herkes kabiliyetine göre ne ekmişse,yarın onu biçecektir.Böyle tanır,böyle bilirsek ölümü; çekirdeğimizi çürütmez,yarinin baharina bir gül de biz taşımış oluruz...Her çiçek gül degildir.O sahtelerin kokusuyla ayrilir.Insan da böyle.Ismiyle,cismiyle insan olmak yetmiyor.Hangi silinmez izi birakmiş,hangi hayirli hizmetin ucundan tutmuş isek,kiymetimizi o tayin ediyor.
Ey çekirdegini çürütenler! Bir gün olur,suç sizde derler...
Karanlıkta kalsaydınız,bahara çıkacaktınız.Toprağın gecesine yaslanan güller gibi, çok geçmeden güneşe gülecektiniz...Endişeniz neydi! Kaybolmak mı? Yok olmak mı? Hangi gece var ki, sabahi olmamış? Hangi bahar var ki, gül kokmamış?...Bu perdenin arkası da var...Yağmur,firtina ve kar...Hemen ardindan bahar.
Zahmetleri rahmetler takip ediyor...
"Ölüm, kabir gibi görünen meşakkatler netice itibariyle saadetlerdir.Çünkü,nurani alemlere giden yol kabirden geçer ve en büyük saadetler büyük ve acı felaketlerin neticesidir.Mesela; Hazret-i Yusuf, Misir azizliği gibi bir saadete,ancak kardeşleri tarafindan atildigi kuyu ve Zeliha'nin iftirasi uzerine konuldugu hapis yolu ile nail olmustur."
Gelgelelim insan kendini aldatiyor.Karanlikta iken aydinlikta zannediyor.Gözünün esyayi zor seçebildigi bir aleme aydinlik diyor.Günahlar ve gaflet ile örtünen kalin bir duvar, öte alemin nurlarina mani oluyor.
Bir tövbe etse, karadan aka geçse, gaflet perdesini yirtsa , hemen yanibasinda ışığı bulacak ve dunyanin bütün gösterişine rağmen, ahirete nisbeten bir zindan hükmünde olduğunu görecek ve belki de bunca inadina gülecek..
Evet biz bir misafiriz.Karanliktan aydinliga...
Öyle ise yola devam.Bu yol topraktan ve kabirden geçse de korku yok.Çünkü bir getiren var.Getiren goturuyor.Ve bu aciz misafirini huzuruna davet ediyor...Ne çareki güzergah böyle...Herşey payina düşeni alacak.
Ruzgar sesimizi, günes gölgemizi, toprak bedenimizi; ama ruhumuz ebedi.I
ste muhim olan da bu.En kiymetli malimiz o degil mi? Onu bu davetin bir çiçeği, bir hediyesi olarak Rabbimize, yani verene ***ürüyoruz.
Ölmemek icin ölüyoruz...
Hangi devlete eli boş gidilir? Ahiret gibi saadete, cennet gibi bir davete, böyle bir hediye gerekir.Peygamber Efendimiz(s.a.v) "Ölum kulun canını Rabbine hediye etmesidir" buyurmuyor mu?


Al Rabbim emanetini, verdigin günkü gibi lekesiz olsun.
Benim baharimin hediyeside bu,yeterki gül koksun...




--Selim Gundüzalp--
 
Üst

Turkhackteam.org internet sitesi 5651 sayılı kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında "Yer Sağlayıcı" konumundadır. İçerikler ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır. Turkhackteam.org; Yer sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir. Türkhackteam saldırı timleri Türk sitelerine hiçbir zararlı faaliyette bulunmaz. Türkhackteam üyelerinin yaptığı bireysel hack faaliyetlerinden Türkhackteam sorumlu değildir. Sitelerinize Türkhackteam ismi kullanılarak hack faaliyetinde bulunulursa, site-sunucu erişim loglarından bu faaliyeti gerçekleştiren ip adresini tespit edip diğer kanıtlarla birlikte savcılığa suç duyurusunda bulununuz.