Sevgili Atam* sen bilmezsin...

ByTmR

Üye
25 Eyl 2006
249
3
Bursa
ATATÜRK'e bu sütünlardan en son mektup yazdığımda 2000 yılının 10 Kasım' ıydı. Etrafımda olup* bitenleri Ata' ya şikayet etmiştim. En samimi hislerimle* beni en iyi anlayak kişiye* Mustafa Kemal Atatürk' e içimi dökmüştüm. Aradan 6 yıla yakın bir süre geçti... İçimde biriken kelimeler* boğazımdan tırmanıp* dilimin ucuna geliyor. Belki onları yine tutamayacağım.
Sevgili Atam*
senin senin vefatından 10 - 15 yıl sonra televizyon denilen bir alet yaygınlaştı. O tarihten 15 -20 yıl sonra ülkemize geldi. Çoluk çocuk karşısında toplaştık ve bir daha önünden kalkamadık. Günümüzün en az beş saatini o tembel kutusunun önünde geçiriyoruz. Şimdilik sadece övünüp* güveniyoruz. Bir süre sonra inşallah çalışmaya da başlıyacağız...
O kutunun içinde neler mi var?
Cumhuriyet'i emanet ettiğin gençler yarışıyor. Para ödülünü kazanmak için ... Kimi kafasını yılanlı* fareli kavanozalara daldırıyor* kimi çarkıfelek çeviriyor* kimi tuzak yarışmalarının pekinde kontör harcayıp* duruyor. Bir kısmı da Yunan gençleri ile ıssız adada cenk ediyor. Kuru kafaları zamanında sepete atabilen* balık oltası kazanıyor.
Sakarya' da Dumlupınar' da Sedd-ül Bahir' de belki de kemikler sızlıyor...
Cepheye sırtında top mermisini taşıyan kadınlar da yok şimdi. Onun yeri e ellerinde simli mendillerle sabah stüdyolarında bir ağlayıp* bir gülenler var. Yedi düvel yine etrafımızı çevirmiş. Ama bizimkiler bu kez Meriç ile Ahu'yu Safiye ile Faik' e kurşun yetiştiriyor...
İlahiyat profesörleri o kutunun içinde ''Doğum sonrası rahim estetiği yapılmalı mı yapılmamalı mı?'' üzerine fetva veriyor. Bir takım cüppeli vatandaşlar* dünya nimetlerinden bir salkım bile müritlerinden sakınıp* kendileri ''talkını'' mideye indiriyor. Bu ülkenin çocukları* sis efektli programlarla kulun her başı sıkıştığında ak sakallı dedelerin imdadına yetiştişeceğine inandırılıyor. Televizyon dizileri Mafya Açık Öğretim Fakültesi' ne dönüşmüş. Mezunları okul bahçesinde döner bıçağı sallıyor...
Sevgili Atam*
sen bilmezsin ''reyting'' diye bir düşmanımız daha türedi. Ne Yunan'a * ne Fransız'a ne ANZAC gavuruna benziyor. Eti kemiği yok. Süngü işlemiyor... Pençesine düşeni; dinden* imandan* ahlaktan* doğru yoldan çıkartıyor. Bilmezsin ki reyting adına ne güneşler batıyor...
Ah be sevgili Atam*
sen bilmezsin* artık her şey reklam almak için yapılıyor. Utanmasalar Ata ile Türk' ün* Ay ile Yıldız' ın arasına bile reklam alacaklar...
Atam* bilsen içimde ne fırtınalar kopuyor...
O kutunun içinde hep ''Az sonra'' diyorlar.
Az sonra olacakları kimse görmüyor...

Gazeteden ALINTIdır.
 

C0M!S3R-eX

Uzman üye
14 Kas 2006
1,174
27
Toplumun kanayn yaralarına atıfta bulunan güzel bi metin olmuş teşekkürler bizlerle paylaştığın için...
Çok doğru yazanlar
 

alidan

Yeni üye
30 Eki 2006
23
0
Çok gücel bir mektup* yazanın ellerine sağlık.

Paylaşım için teşekkürler
 
Üst

Turkhackteam.org internet sitesi 5651 sayılı kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında "Yer Sağlayıcı" konumundadır. İçerikler ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır. Turkhackteam.org; Yer sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir. Türkhackteam saldırı timleri Türk sitelerine hiçbir zararlı faaliyette bulunmaz. Türkhackteam üyelerinin yaptığı bireysel hack faaliyetlerinden Türkhackteam sorumlu değildir. Sitelerinize Türkhackteam ismi kullanılarak hack faaliyetinde bulunulursa, site-sunucu erişim loglarından bu faaliyeti gerçekleştiren ip adresini tespit edip diğer kanıtlarla birlikte savcılığa suç duyurusunda bulununuz.