Ülkemizdeki Terör

kono

Katılımcı Üye
28 Ağu 2015
533
0
TERÖR
Türkiye’nin kalkınmasının önündeki diğer büyük engel terördür. Terörü önleme adına harcanan ülke
kaynakları bütçenin büyük bölümünü oluşturmaktadır. Dış güçlerin parmağının olması devletin boşluk
bırakmasındandır. Son 26 yılın terör bilançosuna baktığımızda 6700 şehit verilmiş, 5700 vatandaşımız
hayatını kaybetmiş, 12 000 güvenlik personelimiz ve vatandaşımız yaralanmış yaklaşık 30 000’i ölü
olmak üzere toplamda yaklaşık 50 000 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Türkiye Cumhuriyetinin 2010
yılı bütçesi 286,9 milyar TL’dir yani yaklaşık 200 milyar dolar. Türkiye’nin dış borcu Ocak 2010 yılı
itibariyle 273,5 milyar dolardır. Türkiye’nin terörle mücadele kapsamında israf olunan kaynakları ise
250 – 420 milyar dolar olarak ifade edilmektedir. PKK terör eylemlerinin başladığı 1984 yılından
itibaren demokratikleşme adına birçok adımlar atılmış ancak terör eylemleri artarak devam ederken
terör örgütüne güneydoğu halkının desteğinin de belirgin şekilde arttığı görülmektedir.
Türkiye’de göçlere de neden olan sosyoekonomik sorunlar terör örgütü ve destekçilerince araç olarak
kullanılırken etnik ya da sınıfsal söylemlerle halkın ülkeye ve rejimine aidiyet duyguları zedelenerek
siyasal hedefler gözetilmektedir. Terör örgütleri devletlerin yönetim sistemlerini hedef alarak rejimi
tehdit ederken, terör örgütlerine gizli destek sağlayan dış güçlerde siyasal taleplerin yerine
getirilmesi için devleti yönetenlere dayatmada bulunurlar. Devletler ise öncelikle her türlü dış ve iç
tehdide karşı kendi varlığını devam ettirerek halkına huzur ve güven ortamı sağlamayı amaçlar.
Terörle mücadelede devlet görevlilerinin illegal yöntemlere başvurması yasaların yetersiz


kalmasındandır. Türkiye Cumhuriyeti kuruluş yıllarından başlayarak değişik isim amaç ve yöntemlerle
dönemsel olarak terörizm ve yıkıcı faaliyetlerle mücadele etmiş, önemli miktarda ekonomik
kaynaklarını ve zamanını tüketmek zorunda kalmıştır.
Küresel güç olmayı hedefleyerek dünya nizamını istedikleri şekilde oluşturmak isteyen devletler ya da
topluluklar, siyasal hedefleri doğrultusunda, hedef devletlerin egemenliğine, güvenliğine, rejim ve
bütünlüğüne kastedecek şekilde ideolojik ve etnik özelliklerine hitaben ülkenin jeopolitik konumuna
ve jeostratejik durumuna göre şekillenen tehditler üretir. Küresel güçler, hedef devletlerin ne kadar
demokratik ve insan haklarına ne kadar bağlı olduklarına itibar etmezler, aksine bir taraftan
demokrasiyi zedeleyecek faaliyetleri kışkırtırken diğer yandan insan hakları bahanesiyle baskı kurup
siyasal dayatmalarda bulunurlar. Soğuk savaş dönemlerinde yoğun anarşik faaliyetlerle rejimi tehdit
edilen devletlerin anarşiyi önlemek adına uyguladığı yöntemlerin demokrasiye olumsuz etkileri aynen
terör tehdidi altında bulunan ülkelerde de terörle mücadele kapsamında alınan güvenlik önlemlerinin
aşırılaşması, demokratik kısıtlamalara neden olabilmektedir.
26 yıldır süregelen PKK terör örgütünün yıkıcı, bölücü eylemlerinin ülke güvenliği ve birliğine yönelik
tehdidini ülkemizin jeopolitik konumu göz önünde bulundurarak değerlendirmeli, teröre dayanak
olan etkin özellikler, terörün nereden ve nasıl yönlendirildiği, genel, bölgesel ve sosyoekonomik
etkileri buna göre tahlil edilmelidir. Terör üretenlerin iç ve dış destekçileri ile düşünce ve
söylemlerinin kitleler üzerindeki etkileri çok iyi incelenmeli buna göre önlemler geliştirilmelidir.
1984 yılında Kürtçe konuşma hakkı diye başlayan PKK terörü son yıllarda Kürtçenin resmi dil olması ve
Kürtlere özerklik taleplerine dönüşmüştür. PKK ve destekçilerince dile getirilen talepler Güneydoğu
halkının sosyoekonomik ve insani sorunlarıyla ilgili değildir, terörün güneydoğuya yatırımları,
ormanları, kamu çalışanlarını ve mevsimlik Kürt işçileri de hedef alması göstermektedir ki, terör
üretenlerin dertleri geri kalmışlık ya da insani gelişim değildir.
PKK terörüyle halkta yılgınlık oluşturularak, kara propaganda desteğiyle paradigması değiştirilen halk
yeni siyasal yapılanmalara ikna edilmeye kanıksatılmaya çalışılmaktadır. Siyasal taleplerin yerine
getirilmesiyle ortalık güllük gülistanlık olmayacak yeni ve daha büyük vahim sorunlara yol açacaktır.
Daha fazla etnik köken ayrımına yol açacak bu gibi gelişmeler küresel güçlerin amaçlarına hizmet
edecektir. Küresel güçler; kendi ülkelerinde sınıfsal yâda etnik ayrımlara yol açabilecek her yolu
tıkarken, hedef ülkelerde bu ayrımların uzun süreli iç karışıklıklara ve nihayetinde bölünmeye yol
açacağının bilincindedirler.
Binlerce yıllık kültürlerin harmanlandığı coğrafyada yaşayan Kürt topluluklarında, ikinci sınıf insan
muamelesi yapılan, okumaktan yoksun bırakılan kızların mal gibi satıldığı, berdel gibi adetlerin töre
diye sunulduğu, kan davası gibi geleneklerin soyut kanun haline geldiği ilkel anlayışlar, bölgede
yerleşik kültürel toplum yapısının oluşmadığını göstermektedir. Kırsal kesimde yaşayan büyük
çoğunluğu topraksız işsiz Kürt köylüleri “töre” diye dayattıkları adetlerle sömüren aşiret reisi denilen
feodal derebeylerinin maraba olarak gördükleri Kürt halkının derdi Kürtçe okul ya da demokratik
özerklik olması mümkün değildir, bu gibi taleplerin yerine getirilmesi yoksul işsiz insanlar aç mideler
için bir şey ifade etmeyecektir. Umutsuz beklentisiz hayalsiz yetişen nesilleri bekleyen hayatın
marabalık olduğu bölgede PKK’nın siyasal sözcülüğünü üstlenen aşiret ağası derebeyleriyle işbirliği
içinde olması gözlerden kaçırılmamalıdır.
 

Wep

Kıdemli Üye
28 Ocak 2015
4,409
0
İstanbul
Sen bunları bombalayarak değil kafasına sıkarak bitireceksin. 2-3 tanesine böyle yaparsan gıkları çıkmaz.
 
Üst

Turkhackteam.org internet sitesi 5651 sayılı kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında "Yer Sağlayıcı" konumundadır. İçerikler ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır. Turkhackteam.org; Yer sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir. Türkhackteam saldırı timleri Türk sitelerine hiçbir zararlı faaliyette bulunmaz. Türkhackteam üyelerinin yaptığı bireysel hack faaliyetlerinden Türkhackteam sorumlu değildir. Sitelerinize Türkhackteam ismi kullanılarak hack faaliyetinde bulunulursa, site-sunucu erişim loglarından bu faaliyeti gerçekleştiren ip adresini tespit edip diğer kanıtlarla birlikte savcılığa suç duyurusunda bulununuz.