İPUCU

Sağlık Sağlık Dünyasından Haberler

Seçenekler

Omurilik Yaralanması

DoWn LiTe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
04/2007
Nereden:
emekli mod
Mesajlar:
1.627
Konular:
809
Teşekkür (Etti):
1
Teşekkür (Aldı):
66
Ticaret:
(0) %
05-01-2008 10:34
#1
Omurilik Yaralanması
Genel Bakış

1995’de aktör Christopher Reeve’in omuriliği, attan düştüğü için zarar görmüştür. Boyundan aşağısı felç olmuştur. O zamandan 2004 yılındaki ölümüne kadar bu sinema Süpermen’i omurilik yaralanmasının en ünlü yüzü haline gelmiştir. Ancak yalnız değildir. Her yıl 11000 Amerikalı omurilik yaralanmasıyla karşı karşıya kalmaktadır.

Diğer pek çok kişi enfeksiyona veya diğer kronik durumlara bağlı olarak yravmatik olmayan omurilik yaralanmaları geliştirmektedir.

Omurilik yaralanmasının teşhisi yıkıcı olabilir. Sakatlığın aniden ortaya çıkışı, kurbanda, ailesinde ve arkadaşlarında (bu zedelenmenin günlük aktivitelerini, ilişkilerini, hayallerini ve uzun süreli mutluluklarını nasıl etkileyeceği konusunda endişelenen herkes) korku ve endişe yaratır.

Omuriliğe olan travmaların çoğu yaralanma bölgesinin aşağısında kalıcı sakatlığa veya hareket kaybına (paraliz) ve his kaybına neden olur. Felç, dört ekstremiteyi de kapsayabilir, bu duruma kuadripleji ya da tetrapleji denir; ya da vücudun alt kısmında olur; paraplejiye yol açar.

Ancak iyi bir haber de vardır. Christopher Reeve’in ünü ve çabaları sayesinde, devlet tarafından omurilik yaralanmalarına fon ayrılmıştır, bu konuya ilgi ve farkındalık artmıştır. Pek çok bilim adamı sonraki 10 ila 25 yıl içerisinde, önemli ilerlemelerin omurilik yaralanması olan kişilerdeki bazı fonksiyonları yerine koyacağı hususunda iyimserdir. Bu arada, ilaçlar, rehabilitasyon ve danışmanlık omurilik yaralanması olan pek çok kişinin mutlu, aktif, bağımsız yaşamlar sürmesine imkan vermektedir.

Bulgu ve Belirtiler

Omurilik yaralanmasının belirti ve bulguları:

Zedelenmenin yeri: Genelde zedelenmenin yüksek seviyelerde olması daha çok bölgede paraliziye neden olur. Örneğin boyun seviyesindeki bir omurilik yaralanması, kollarda ve bacaklarda felce neden olurken respiratörsüz solunumu da zorlaştırır. Vücudun alt kısmında oluşan zedelenmelerde ise vücudun sadece alt kısmı ve bacaklar etkilenir.

Zedelenmenin şiddeti: Omurilik yaralanması, omuriliğin ne kadarının hasar gördüğüne bağlı olarak kısmi(partial) ya da tam(complete) diye sınıflanır. Kısmi omurilik yaralanmasında, omurga bazı mesajları beyne iletebilir ve beyinden taşıyabilir. Yani kısmi omurilik yaralanması olanlarda, etkilenen alanın altındaki bazı kısımlarda biraz duyu ve biraz da motor fonksiyon kalmış olabilir. Tam omurilik yaralanmasında ise motor fonksiyonları ve duyular tamamen ortadan kalkar. Bununla beraber tam omurilik yaralanmasında bile omurilik, kesinlikle ortadan ikiye ayrılmaz. Doktorlar tam terimini omurilikteki zararın çok büyük olduğunu belirtmek için kullanırlar.
Bu önemli bir farktır çünkü kısmi omurilik yaralanmaları olan pek çok kişi önemli iyileşme deneyimleyebilmekteyken, tam yaralanmaları olanlar deneyimleyememektedir.
Omurilik zedelenmeleri sonucunda aşağıdaki belirtilerden biri ya da daha fazlası olabilir:

Omurilikteki sinir liflerinin zedelenmesi sonucunda ağrı ya da yoğun acı hissi
Hareket kaybı
Duyu kaybı, sıcak-soğuk ve dokunma hislerinde kayıplar
Mesane ve bağırsak kontrolü kaybı
Refleks aktivitelerinde abartı ya da spazmlar
Cinsel fonksiyonda, cinsel duyarlılıkta ve üremede değişiklikler
Solunumda zorlanma, öksürme, akciğerlerden temiz salgı gelmesi
Acil durum belirtileri ve semptomları
Baş bölgesindeki bir zedelenme sonucu omurilik yaralanmasında acil belirti ve bulgular:

Bilinç kaybı
Aşırı sırt ağrısı veya boyunda, başta ya da sırtta basınç hissi
Vücudun herhangi bir yerinde güçsüzlük, uyumsuzluk veya paralizi
El, ayak ve parmaklarda uyuşukluk, hissizlik veya duyu kaybı
Mesane ve bağırsak kontrolünün kaybı
Denge ve yürümede zorlanma
Zedelenmeden sonra nefes darlığı
Garip pozisyonlar, boyun ya da sırtta bükülmeler
Nedenleri

Vücudun fonksiyonlarını kontrol eden merkezi sinir sistemi, omurilik ve beyinden oluşur. Omuriliğiniz beyninizin tabanından belinize dek 15–17 inç uzunluğundadır, beyninizin mesaj alıp vermesini sağlayan uzun sinir liflerinden oluşmuştur. Bu sinir fiberleri vertebralarınız(omur, omuriliğinizi çevreleyen ve omurganızı oluşturan 33 adet kemik) arasındaki sinir köklerinden çıkarlar. Bu sinir fiberleri, vücudunuzun her yanına ulaşan periferal sinir lifleriyle organize olurlar.

Yaralanma travmatik veya non-travmatik olabilir
Travmatik bir omurilik yaralanması, omuriliğinize gelen ve omurlarınızdan birini veya daha fazlasını kıran, yerinden oynatan, ezen veya sıkıştıran ani, travmatik bir darbeden kaynaklanabilir. Bir kurşunun ya da bıçak kesisinin omuriliğinizi delip geçmesi ve kesmesi de böyle bir duruma yol açabilir. Omurilik çevresindeki ve içindeki kanamalar, şişlikler, enflamasyonlar ve sıvı birikimleri yüzünden gelişebilecek ek zedelenmeler günler ya da haftalar sonra ortaya çıkabilir. Travmatik olmayan omurilik yaralanması artrit, kanser, kan damarı problemleri veya kanamadan, enflamasyon veya enfeksiyonlar veya omurgadaki disk dejenerasyonundan dolayı olabilir.

Vaka travmatik veya non-travmatik olsun veya olmasın, hasar yaralanan alandan geçen sinir liflerini etkiler ve yaralana bölgenin aşağısındaki karşılık gelen kaslara ve sinirlerin bir kısmını veya tamamını bozabilir. Omurilik yaralanması, en çok boyunda(servikal) ve sırtın alt kısmında(torasik ve lumbar) oluşur. Torasik ve lumbar incinmeler; bacakları, bağırsak ve mesane kontrolünü ve cinsel fonksiyonları etkiler. Servikal zedelenmeler ise üst ve alt ekstremitelerle birlikte solunumu da etkileyebilir.


Omurilik sırtınızın alt kısmındaki ilk omurun alt sınırında sonlanır — lumbar omur olarak bilinir. Yani, bu omurun altındaki yaralanmalar gerçekte omuriliği kapsamaz. Ancak, sırtınızın bu kısmına veya pelvisinize olan yaralanma bu alandaki sinir köklerine zarar verebilir ve bacaklardaki fonksiyonun bir kısmının kaybına ve aynı zamanda bağırsak ve mesane kontrolünde ve cinsel fonksiyonda güçlüğe neden olabilir.

Omurilik yaralanmasının yaygın nedenleri
En sık görülen omurilik yaralanması nedenleri:

Motorlu araç kazaları. Bu kazalar omurilik yaralanmasının ana sebebidir ve her yıl görülen omurilik yaralanmalarının %50’sinin sebebidir.


Şiddet olayları. 2000’den beri omurilik yaralanmalarının yüzde 11’i başlıca silah yaralanmaları olmak üzere kısa süreli vahşi kavgalardan kaynaklanmıştır.


Düşmeler. 65 yaşından sonra görülen omurilik yaralanmaları genellikle düşmelere bağlıdır. Düşmeler, omurilik zedelenmelerinin yaklaşık %24’ünü oluşturur.


Spor ve eğlence kazaları. Spor aktiviteleri, örneğin dalma, dövüş, omurilik zedelenmelerinin %9’unu oluşturur.


Hastalıklar. Kanser, enfeksiyonlar, artrit ve omurilik enflamasyonları her yıl omurilik zedelenmelerine sebep olur. Kesin sayı bilinmemektedir,
Risk Faktörleri

Omurilik yaralanması, genellikle beklenmeyen kazalardan kaynaklanır ve sağlıklı her bireyi etkileyebilir. Bazı insanlarda, omuriliğin zedelenme riski diğerlerine göre daha fazladır. Bunlar:

Erkekler. Erkeklerde omurilik zedelenmeleri daha sık görülür. Amerika’da omurilik zedelenmelerinin sadece %20’si kadınlarda görülmüştür.


Genç yetişkinler ve yaşlılar. İnsanlar en sık olarak 16 ve 35 yaşları arasında yaralanırlar. Fakat 60 yaşından büyük kişilerde diğer bir pik bulunmaktadır. Motorlu araç kazaları genç insanlar için omurilik yaralanmasının önde gelen nedeniyken daha yaşlı yetişkinlerde düşmeler en fazla yaralanmaya neden olmaktadır. Ancak bazı şehirlerde şiddet eylemleri — silah atışı yaralanmaları, bıçaklanmalar ve saldırılar gibi — omurilik yaralanmalarının başlıca nedenidir.


Aktif spor yapan kişilerde: Her yıl A.B.D’de görülen 11.000 omurilik zedelenmesi vakasının %10’u spor ve eğlence aktivitelerinden kaynaklanır. Bu sporlar; rugbi, futbol, güreş, jimnastik, dalma, sörf, buz hokeyi ve kayaktır.


Predispozan durumlar: Artrit, osteoporoz gibi kemikleri veya mafsalları etkileyen hastalıkları olan kişilerdeki görece minör incinmeler, omurilik zedelenmelerine neden olabilir.

Doktora Başvurma Zamanı

Omurilik yaralanması, her zaman belli olmaz. Omurilik etrafındaki şişme veya kanama, zedelenmeden hemen sonra ya da yavaşça uyuşma veya paraliziye neden olabilir. Her iki durumda da, zedelenme ve tedavi arasında geçen süre, komplikasyonların artmasını ve iyileşmenin düzeyini belirleyen kritik etkenlerdir.

Başında veya boynunda travma olan herhangi birisi için acil bir tıbbi yardım gerekmektedir. Aksi ispatlanana kadar, omuriliğin zedelenme olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır. Aslında, travma kurbanlarının aksi ispatlanana kadar omurilik yaralanmasına sahip olduklarını varsaymak en güvenli olan şeydir.

Eğer birinin sırt veya boyun yaralanmasının olduğundan şüpheleniyorsanız, yaralı kişi kesinlikle hareket ettirilmemelidir. Kalıcı paralizi ya da diğer ciddi komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Bunun yerine şu adımları atın:

911’i ya da herhangi bir acil tıbbi yardımı arayın.
Kişinin hareketsiz kalmasını sağlayın.
Acil tıbbi yardım gelene kadar, hareket etmesini önlemek için boynun her iki tarafına kalın havlular yerleştiririn.
Temel ilk yardımı sağlayın; mesela kanamayı durdurun, başını ya da boynunu hareket ettirmeden kişiyi rahat ettirin.

Tarama Ve Tanı

İlk tedavide önemli olan hastanın omurgasını hareketsiz duruma getirmektir. Acil sağlık ekibi, travmatik kafa ya da boyun zedelenmesi geçiren kişileri, omurilik zedelenmesi veya spinal kolon dengesizliği açısından tarama ve tanı tamamlanana kadar tedavi edecek şekilde eğitilmişlerdir.

Omurgayı hareketsiz bir duruma getirmek, incinmelerin önlenmesini veya bu durumun kötüye gitmesini önlemekteki en büyük adımdır. Bu amaçla acil personeli, baş ve boynu hareket ettirmeden yaralı insanı taşıma eğitimi alırlar.
Değerlendirmeler sonuçlanana kadar hastanın boynunun etrafına sert boyunluklar konulur ve hasta sert bir zemine yatırılır.

Doktor acil odasında yaralı insanı inceleyerek, duyusal fonksiyonlarını test ederek ve kaza hakkında bazı sorular sorarak omurilik zedelenmesini ekarte edebilir. Eğer hasta, boyun ağrısından şikâyet ediyorsa, kendinde değilse veya nörolojik zedelenme veya güçsüzlük çok açık ise bazı acil diyagnostik testler yapılabilir:

X -ışınları: Bu testler, omurilik yaralanmasından şüphelenilen hastaların teşhisinde kullanılır. Ayrıca bu test; omurga problemlerini, tümörleri, kırıkları ve kemik dejenerasyonlarını belirlemek için de kullanılır.


Bilgisayarlı Tomografi ( CTİ ): Bu test, anormallikleri belirleme konusunda X ışınları testlerine göre daha çok yardımcı olur. Kemik ve disk problemleri ile diğer problemleri tanımlamaya yarayan kesitsel görüntüleri bilgisayara aktararak teşhisi kolaylaştırır.

Manyetik Rezonans görüntüleme ( MRI ): Bu testte manyetik güç veya radyo dalgaları kullanılarak bilgisayar görüntüleri elde edilir. Bu test ile omuriliği sıkıştıran fıtık, kan pıhtısı ve diğer kitlelerin teşhisi yapılır; fakat bu test, pacemakeri olan ya da yaşam destek makinelerine bağlı olan hastalara yapılamamaktadır.


Miyelografi: Bu test, doktorunuzun spinal sinirlerinizi incelemesini kolaylaştırır. Spinal kanala özel bir boya enjekte edilir, sonra röntgen veya CT ile fıtık veya diğer lezyonlar araştırılır. Bu test, MRI testinin yapılmasının mümkün olmadığı durumlarda veya diğer testlerden gerekli bilgilerin sağlanamaması durumunda yapılmaktadır.
Doktorunuz omurilik yaralanmasından şüphe ettiğinde omurgayı sabitlemek için traksiyon ve yüksek dozda kortikosteroid içeren ilaçları, Metilprednisolone ( Medrol ), önerebilir. Araştırma çalışmalarında kaydedilen az fayda ve olası riskler nedeniyle bu ilacın kullanımı hakkında biraz ihtilaf vardır. Ancak, bu zamanda mevcut olan başka şlaç yoktur. Yani, metilprednisolon genellikle mümkün olduğunca erken verilir ve yaralanmanın ilk sekiz saati içerisinde verilmelidir.

Teşhis burada bitmez. Yaralanmadan birkaç gün sonra doktorunuz yaralanmanın vahametini belirlemek ve olası iyileşme derecesini tahmin etmek için bir nörolojik inceleme gerçekleşecektir. Bu daha çok röntgen, MRI ve daha ileri görüntüleme tekniklerini içermektedir.

Doktorunuz için, prognoz konusunda hemen karar vermek çok defa imkansızdır. İyileşme genellikle kazayı takip eden bir hafta ila 6 ay arasında başlar, bir yılı alabilir. Doktorlar genellikle, teşhisten sonraki 12- 24 aylık süre zarfında iyileşme görülmediğinde, bu sürecin kalıcı olduğunu belirtmişlerdir.

Ancak bazı kişilerde, 2 yıl veya daha uzun süre sonra, küçük iyileşmeler gözlenir. Bir noktada, at kazasında paralize olduktan beş yıl sonra Christopher Reeves el bileğini ve parmaklarını hareket ettirerek ve duyularını geri kazanarak büyük bir başarı elde etmiştir. Omurilik zedelenmesi olup, ünlü olmayan pek çok kişi de benzer gelişmeleri medya ışıklarından uzakta yaşar. Doktorlar, geç iyileşmeyi geliştirmek için ciddi bir şekilde araştırmalar yapmaktadır.

Komplikasyonlar

Omurilik yaralanması ile yakın zamanda karşılaştıysanız, hayatın her yanı karmaşık gelebilir. Bir takım sakatlıklarla hayata devam etmek, mesela tekerlekli sandalye kullanmak, kolay bir durum değildir.

Kazadan sonra pek çok düşünce ve duygu yaşayacaksınız. Kazanın hayat standartlarınızı, ekonomik durumunuzu, ilişkilerinizi nasıl etkileyeceği konusunda endişeleriniz olacaktır. Kederlenme ve duygusal stres normaldir ve sıkça görülür. Eğer keder ve üzüntünüz, kendinize bakmanızı engelliyorsa, kendinizi başka insanlardan izole etmenize yol açıyorsa, alkol ve diğer ilaç alışkanlıklarına yol açıyorsa tıbbi yardım almanız gerekir. Depresyon ve alkol bağımlılığı sık görülür.

Omuriliğin diğer komplikasyonları şunları içerebilir:

Idrar yolu problemleri: Omurilik yaralanması, mesaneye giden sinirleri etkilerse, üriner inkontinansa(mesaneden idrar çıkışını kontrol etmede bozukluk) neden olabilir. Mesane kontrolünün kaybı, idrar yolu enfeksiyonlarına neden olur. Hatta bu durum böbrek taşları ve böbreklerde enfeksiyonlara bile neden olmaktadır. Bu durumları önlemek için bol miktarda temiz sıvı içilmelidir, günde birkaç kez kateter kullanılmalıdır(ince, yumuşak bir tüpün üretradan içeriye sokularak idrarın boşaltılması).

Bağırsak kontrolü güçlüğü: Omurilik zedelemesinden sonra hastada bağırsakların istemli kontrolü kaybedilebilir veya bozulabilir. Bu durum dışkı tutamama ya da bağırsak hareketlerinde kontrolsüzlükler ile sonuçlanabilir. Bu durumda, bol lifli gıdaların yer aldığı bir diyet uygulamak gerekmektedir. Ayrıca, ilaçlar ve diğer bazı ürünlerin kullanımı ile de boşaltım kolaylaştırılabilir.

Basınç yaraları: Uzun süre aynı pozisyonda oturma veya yatma dekübitüs ülserine, basınç ve yatma yaralarına neden olabilir. Omurilik yaralanması geçiren hastalar, dekübitüs ülserine karşı daha fazla duyarlıdırlar. Çünkü incinme sonrasında duyular yok olur ya da azalır; yara ve ağrı gelişimi hissedilmez. Bu yaraları önlemek için, gerekirse yardım istenerek, sık sık pozisyon değiştirilmelidir


Derin ven trombozu ve pulmoner emboli: Uzun süre oturma sonucunda kan akışı yavaşlar ve pıhtılaşma artar. Bu kan pıhtıları, kasların içindeki venlerde birikebilir(derin ven trombozu) ve pulmoner arterlerde tıkanmaya(pulmoner emboli) yol açabilir. Büyük pıhtılar ölümcül olabilir, dolayısıyla omurilik zedelenmesi olan hastalarda pıhtılaşmayı önlemesi için ilaç tedavileri kullanılmalıdır.


Akciğer ve nefes alma problemleri: Zayıf karın ve göğüs kasları ile soluk almak ve öksürmek zordur. Bu sebeple, servikal ve torasik omurilik yaralanmasına maruz kalan hastalarda pnömoni, astım veya diğer akciğer problemlerinin gelişme olasılığı artar. Bu durumda hasta için, ilaç tedavisi ve diğer tıbbi müdahaleler gerekmektedir. Omurilik incinmesi geçiren hastalarda, yıllık grip aşısı veya diğer aşıları yaptırmak yararlı olmaktadır.


Otonomik Disrefleksi. Göğüsün üstünde gerçekleşen omurilik incinmelerinde otonomik disrefleksi denen bir hastalık ortaya çıkabilir. Bu tehlikeli durum, incinmenin gerçekleştiği yerin alt kısmındaki ağrı veya irritasyon ve bu irrite olmuş alanın sinyali beyne ulaşamadığında ortaya çıkar, refleks etki ile kan damarları daralır. Böylece kan basıncı artar, kalp hızı azalır, sonuçta inme ya da nöbet oluşur. Pozisyon değiştirmek veya irritasyon nedenlerini ortadan kaldırmak (dolu mesane veya dar giysiler) yardımcı olur.


Spastisite: Omurilik incinmeleri geçiren bazı hastalarda, kas spazmları ve kol, bacaklara yayılması gözlenebilir. Ne yazık ki bu durum iyileşmeye işaret değildir. Bu aşırı refleksler, omuriliğin alt kısmındaki sinirlerin, yaralanmadan sonra aşırı hassaslaştığını ve kas spazmlarına yol açtığını gösterir. Ayrıca, beyin, bu fonksiyonları kontrol eden sinyalleri gönderememektedir. Eğer kas spazmlarının şiddeti artarsa, ilaç tedavisi uygulanmalıdır.


Kilo kontrolü: Omurilik incinmeleri geçiren hastalarda kilo kaybı ve kas atrofisi çok sık görülür. Ancak yaşam tarzınızı ve aktivitelerinizi değiştirmek sonunda kilo almanıza yol açabilir. Kilo alınca kendinizi taşımanız(ya da taşıtmanız) zorlaşabilir, kalp hastalıkları gibi riskleriniz artabilir. Bu sebeple bir fizyoterapist ve diyetisyen eşliğinde egzersiz yapmak ve bir diyete uymak iyi bir fikirdir.


Seksüel disfonksiyon: Omurilik incinmeleri geçiren çoğu erkek hastada ereksiyon devam eder, ancak genital bölgede hassasiyet azalır. Ereksiyonlar, cinsel faaliyetler için yeterli derecede sert veya uzun olamayabilir, bezen üreme de etkilenir. Omurilik incinmeleri geçiren erkek hastaların %90‘ı ilişki sırasında meni boşaltamaz. Bu durum seksüel anlamda aktif olunamayacağı ve baba olunamayacağı anlamına gelmemektedir. Omurilik zedelenmesi konusunda uzmanlaşmış doktorlar, ürologlar ve fertilite uzmanları daha iyi bir seksüel fonksiyon ve üreme için önerilerde bulunabilir. Omurilik incinmeleri geçiren kadın hastaların, cinsel fonksiyonları ve üreme yetenekleri hakkında doktorlarından bilgi almaları gerekmektedir. Kadınlarda genellikle cinsel ilişki ve hamilelikte bir değişiklik görülmez. Fakat kadınlar vajinal lubrikasyon üretme kabiliyetini veya vajinal kasların kontrolünü kaybedebilir ve pek çoğu vücudun görüntüsünde cinselliği etkileyen değişiklikler deneyimler. Bunun yanında, herhangi bir hamilelik muhtemelen yüksek bir risk olarak düşünülecektir. Gebe kalmadan önce doktora danışılması gerekmektedir.


Ağrı: Kaza sırasında, omuriliğinizde veya vücudunuzun diğer bölümlerinde ağrı hissedebilirsiniz. Hatta ağrıyı vücudunuzun hassasiyetin olmadığı ya da azaldığı diğer bölgelerinde de hissedersiniz. Vücudun bir kısmındaki kasların aşırı kullanılmasından kaynaklanan ağrı da deneyimleyebilirsiniz. Örneğin çoğu hastada, uzun zaman tekerlekli sandalye kullanımından dolayı omuz tendiniti gelişebilir. Ağrı günlük yaşamda, negatif bir etki yaratabilir. İlaçlar ve yaşam şeklinde yapılması öngörülen değişiklikler ile ağrı azaltılabilir.


Yeni incinmeler: Omurilik yaralanmasına maruz kalan hastalarda, his kaybı azaldığından, farkında olmadan yeni incinmeler olabilir. Omurilik zedelenmesi olan kişilerin farkına varmadan bir yerleri yanabilir ya da kesilebilir. Bu durumlara karşı tedbir alın ve herhangi bir kesik ya da tıbbi bakım gerektirecek bir yara açısından vücudunuzu inceleyin.

Önlem

Aşağıdaki tavsiyeleri izleyerek omurilik incinmeleri riskini azaltabilirsiniz:

Aracınızı emniyetli bir şekilde sürün: Motorlu araç kazaları, omurilik incinmelerinin önde gelen nedenlerini birisidir. Araç kullanırken mutlaka emniyet kemeri takın. Çocuklarınızın emniyet kemeri taktığından emin olun. Alkollüyken araba sürmeyin.


Ateşli silahlardan korunun: Silahların kaza eseri patlamasını önlemek için, ateşli silahları emniyetli bir yerde, kilit altında tutun.


Düşmeleri önlemek: Yüksek yerlerdeki nesnelere ulaşmak için, seyyar merdiven kullanın. Merdivenlerden inerken tırabzanlardan tutunun. Banyonuza düşmenizi ve kaymanızı önleyici kilimler serin. Çocuklarınız için merdivenler yerine ek kapılar oluşturun.


Spor yaparken tedbirli olun: Spor yaparken her zaman, yapılan spora özgü kıyafetler giyin. Baş ile yapılan hareketlerden, örneğin sığ sulara dalmaktan veya kafayla futbol topuna vurmaktan, beysbol topuna başınız önde atlamaktan ya da buz hokeyinde panolara kafanızla toslamaktan kaçının. Jimnastikte bir gözcü kullanın.
DoWn LiTe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
04/2007
Nereden:
emekli mod
Mesajlar:
1.627
Konular:
809
Teşekkür (Etti):
1
Teşekkür (Aldı):
66
Ticaret:
(0) %
05-01-2008 10:35
#2
Omurilik zedelenmesini takip eden birkaç gün içinde, hiçkimse hasarın ne kadar olacağını tahmin edemez. Buradaki sorun, omuriliğin herhangi bir zedelenmesinden hemen sonra, bir omurilik şokunun oluşmasıdır. Bu omurilik ve vücudun diğer kısmı arasındaki bütün haberleşmenin, geçici olarak, zedelenmenin alt kısmında kesilmesi anlamındadır.


Bazı hastalar omurilik şoku geçtikten sonra, his ve hareket yeteneğini geri kazanırlar, bazıları kazanamazlar. Omurilik şoku esnasında, zedelenmenin ne derecede olduğunu anlamak için yapılabilecek hiçbir test yoktur. Bu yüzden, bu aşamada doktor ve hemşirelerin durumunuz hakkındaki sorularınıza kesin cevaplar verememelerini ve onların, bu ilk aşamada size gerçekten de kesin bir cevap veremeyeceklerini anlayışla karşılamaya çalışın. Sizi gelecek konusunda fazla umutlandırmamaya ama aynı zamanda da umudunuzu kırmamaya çalışmaktadırlar.



Omurilik şoku süreci bittikten sonra, zedelenmenin ciddiyeti ortaya çıkar ve gelecekle ilgili daha kesin planlar yapılabilir. Kalan his ve hareket yeteneğinin dikkatli bir değerlendirmesi, omurilik zedelenmesinin (OZ) hastayı nasıl etkileyeceğini anlamak için faydalı olacaktır.


İleri derecede OZlleri, zedelenmenin boyun veya sırt kısımda olduğu analamındadır, bu durumda, hasar sırtın alt kısmında olan zedelenmelerden (zedelenme daha ağır olsa bile) daha ağır olacaktır. Örneğin, kolların yanısıra bacakların da etkilenmesi çok olasıdır. Ancak, hastalar, eğer omurilikleri (tamamen değil de) kısmen hasar görmüşse, kol ve bacaklarını tekrar hissedebilir ve hareket yeteneği kazanabilirler. Bazı ileri derecede zedelenmeler nefes alma egzersizleri konusunda yardım gerektirebilirler.


Daha az derecede olan zedelenmelerde, bu da göğüs veya belin alt kısmında olan zedelenme anlamındadır, kollar etkilenmez, ancak bacak foksyonları etkilenir. Yine, hastalar bacaklarında his veya hareket yeteneğini sonradan kazanabilirler, bu zedelenmenin tamamen veya kısmen olmasıyla ilgilidir. El ve kolların hareket yeteneğini kazanması hastanın günlük hayatta daha rahat etmesini sağlar. Bu durumda, hastalar iyileşme süreci tamamlandıktan sonra, bağımsız bir hayat tarzı yaşayabilirler.


OZ’lerin belli olan hasarlarından - hasarın olduğu seviyeden daha aşağısını hissetmeme ve hareket edememe - başka hastaları etkileyen komplikasyonları da olabilir. Belki de bunlardan en zor kabul edilebilir olanı bağırsak ve idrar fonksyonlarını kısıtlı kontrol etmedir. Omurilik şoku esnasında, bu kontrol tamamen kaybolabilir. Geçen haftalar ve aylar sonunda bu kontrollerin bir kısmı geri gelir, bu zedelenmenin ciddiyetine ve seviyesine bağlıdır. Doğru eğitim ve iyi bir motivasyon sonucu bu kontrollerle ilgili temel fonksyonlar öğrenilebilir ve yeni tarzlar kazanılabilir. Daha alt omurilik zedelenmesi geçirenler, bu tip faaliyetleri tamamen kendileri kontrol edebilecek kadar hareket ve his yeteneği kazanabilirken, el ve kol faaliyetleri kısıtlananlar için bir bakıcının yardımı veya tamamen bu tip faaliyetleri yaptıran birisinin bulunması gerekir.


Rehabilitasyon (İyileşme)

İyileşme zedelenmeden hemen sonra başlayan devamlı bir süreçtir. Amaç, mümkün olduğunca uzun süreli bağımsızlığı sağlamaktır. İyileşme sürecine farklı aktiviteler dahildir. Bunlara, tıb görevlilerininin ve hemşirelerin uzun süreli komplikosyonları önlemeleri, fizyoterapistlerin ve uzman terapistlerin kişiye özgü hazırladıkları egzersiz programları, foksyonel eğitim vermeleri, ve faydalı olabilecek, kişiye özgü yardım gereçlerinin hazırlamaları ve sağlamaları girer.


Gelecekte, kasların ve eklemlerin; yemek yemek, yıkanmak, giyinmek ve tekerlekli sandalyeden yatağa geçmek gibi, temel ancak önemli hareketleri yapmalarını ve tutulmalarını önlemek için, zedelenmeden sonra mümkün olduğunca kısa zamanda aktif ve pasif egzersizler başlamalıdır. İyileşme süresince, OZsi, olan herkese kendi durumuna özel, günlük hayatlarını sürdürmelerini sağlayacak, aktivite ve teknikler gösterilir.


Her zedelenme seviyesinde, hala işlemekte olan kasları, ne kadar zayıf olursa olsun, bağımsız olarak yaşamayı sürdürebilmek için, ekzersizle güçlendirmek çok önemlidir. Önceleri, zedelemeden kaynaklanan acı hareketi sınırlayabilir, ancak iyileşme başladığında, kişinin ekzersiz yeteneği de artar.


OZsi olan birisinin bağımsızlığını bu şekilde sağlamak, onların sosyal hayatlarının daha hareketli olmasını ve hayata daha olumlu bakmalarını sağlar. Bu sadece hastanın değil aynı zamanda çevresindeki kişilerin de, aile, arkadaş, iş arkadaşları ve hastanın hayatında önemli bir katkısı olan tıb görevlilerinin de, iyiliği içindir.


Sizin Rolünüz

Hasar ne olursa olsun OZli birisi sonradan mutlaka ilerleme kaydedecektir. Bu ilerlemenin ne kadar olacağı, zedelenmenin seviyesine olduğu kadar hastaya ve hastanın çevresindekilere de bağlıdır. Kişi yürüme yeteneğini kaybetse bile, düşünme, planlama, sevme, ihtimam, eğlenme, çalışma ve hayaın tadını çıkarma yetilerini kaybetmez. Teknolojik gelişmeler, OZ olan kişiler için daha fazla olanaklar sağlanabileceği ve OZ olan kişilerin daha aktif ve daha ödüllendirilmiş bir hayat sürebilecekleri anlamına gelir.


Aile ve arkadaşların desteği, özellikle, terapi programında aktif bir rol alabilirlerse, çok büyük gelişmeler yaratabilir. Aile ve arkadaşlar, çok zor olan, zedelenmenin olduğu ilk aylarda ve hatta yıllarda, sevdikleri kişi kendi durumunu kabul etmekte zorluk çekeceği için, OZ olan kişiye çok destek olmalıdırlar.


Depresyon ve kızgınlık dönemlerinden geçmek OZsi olan kişinin gelişmesi açısından motivasyon düşüklüğü yaratabilir. Bunlar, bu derecede ciddi bir hasara gösterilen normal tepkilerdir, ve genelde kişinin, bu zor duruma alışması ve daha olumlu ve bağımsız olması için, aile, arkadaş, hemşire ve tıb görevlilerinin, ortak çabalarını gerektirir.


Kazaya uğramış arkadaş veya yakınınızın bu zor duruma alışmasının yanısıra, sizin de, bakıcı rolü üstlenmeniz veya aile bütçesine katkıda bulunmanız gibi, birçok değişikliğe alışmanız gerekecektir. Bu alışma süreci sevdiğiniz kişi kadar sizin de alışmanız gereken bir durumdur. Bu süreci, gerçekçi olmayan fikirlere dayandırmak yerine gerçeklere dayanan bilgiler çerçevesinde geliştirmek herkesin hayatını daha kolay ve rahat kılacaktır.

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı