İPUCU

Sağlık Sağlık Dünyasından Haberler

Seçenekler

Deri ve Zührevi Hastalıklar....

KARTAL 33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
10/2007
Nereden:
YALNIZLIGIN TAM ORTASI...
Mesajlar:
1.123
Konular:
1114
Teşekkür (Etti):
1
Teşekkür (Aldı):
62
Ticaret:
(0) %
10-02-2008 00:00
#1
Deri ve Zührevi Hastalıklar....
Deri nedir?
Vücudumuzun en büyük organı olan deri; dokunma organıdır. Kişi dokunmayla; basınç, sıcak, soğuk ve acıyı algılar.Dokunmayla eş seçer. Altderide bulunan sinir uçlarına bağlı duyu cisimciklerinin kimi dokunmayı, kimi basıncı, kimi sıcağı, kimi soğuğu, kimi acıyı alır.
Geniş yüzeyi ve büyük duyarlığıyla deri vücudumuzun dış etkilerden korunmasını sağlar. Bu nedenle derinin bakımı ve korunması insanlar için büyük önem taşır.Onu koruyabilmek için biraz daha yakından tanıyalım.
Dokunma duyusu organı olan deri vücudun üstünü kaplar. Derinin üstünde kıllar ve gözenek adı verilen çok küçük delikler bulunur.

Derimiz,bedenimizin doğal deliklerinin içinde (solunum ,sindirim,cinsel organ girişlerinde) özelleşmiş nemli yapısıyla mukoza adını alır.

Derimiz esas olarak 3 bölümden oluşur.
-Epidermis
-Dermis
-Subkutan doku

Epidermis:
En üst tabakadır.Üst ve alt olarak bunun da kendi içinde 2 ye ayrıldığını söyleyebiliriz.Kalınlığı, 1 mm nin onda biri kadardır.Derinin koruyucu fonksiyonunda önemli rol oynar.Dış ortamla direkt ilişkilidir.Protein yapıda olan keratin maddesi bu tabakada sentezlenir ve deriye dayanıklılık verir. Derimize rengini veren melanin sentezi de epidermisin malpigi denen canlı kısmında gerçekleşir.Yapısında keratin bulunan saç ve tırnaklar gibi epidermisin üst kısmı da cansızdır.Dış etkenlerin etkisiyle ölü hücreler aşınıp döküldükçe alttan yeri doldurulur.Eğer epidermisin üstü canlı hücrelerle kaplı olsaydı çok acı çekerdik.Keselenmek denilen türk geleneği esnasında bu cansız bölümdeki ölü hücreler temizlenir.

Dermis:
Epidermisin altında bulunur.Bu tabakanın temel maddesi yine bir protein olan kollajendir.Deriye dayanıklılık kazandırır.Dermis esnek ve direçlidir.Dermis, ter ve yağ bezleri, kıl kökleri, sinir uçları, deriyi besleyen kılcal kan damarlarını içerir..
Supkutan:
Altderinin altında derialtı dokusu denilen yağlı bir tabaka yer alır. Bu tabaka derinin kaslar ve kemikler üstünde kalmasını sağlar.

Kıllar:
Kıl'ın gövdesi cansız, fakat kökü canlıdır. Kıl günde ortalama 0,2 mm kadar uzar. Kan dolaşımı arttıkça kılın büyümesi de hızlanır. Kötü beslenme ve kötü kan dolaşımı kılların dökülmesine yol açar. Bazı hastalıklar da kılların dökülmesine sebep olur (kellik, saçkıran vb.) Her kılın dibinde bir irkilme kası vardır. Soğuk ve korku gibi etkiler bu kasın kasılmasına ve kılın dikleşmesine sebep olur. Kılların dibinde bulunan salkım biçimindeki bir yağ bezi durmadan yağlı bir sıvı salgılar. Bu yağ deriyi ve kılları yağlayarak sudan korur.

Kılların ağarması:
Kılların beyazlaşması ise kıl soğanındaki boya maddelerini akyuvarların yok etmesinden ve mikroskopik hava kabarcıklarının kıla yerleşmesinden ileri gelir.

Derinin görevleri:
Derinin kalınlığı,vücüt bölgelerine göre 1,5 - 4 mm. arasında değişiklik gösterir.Yüzölçümü erkeklerde1,80 m2 kadınlarda ise 1,60 m2 kadardır.

-Dokusu çok sağlam olduğu için asalakların, mikropların zehirlerin girmesine izin vermez.
-Esnek ve sağlam yapısıyla fiziksel travmalara karşı koyar.

-İçindeki çok sayıda sinirlerle ve üstündeki hareketli kıllarla, üç çeşit dokunma duyusu (şekil, basınç, ısı) verir.

-Deri salgılarının da koruyucu bir rolü vardır.Yağ maddesi; Keratin ihtiva eden tabakaları (deri yüzeyi,saç ve tırnaklar) yumuşak tutar.

-Terleme yoluyla, organizma artıklarının bir kısmını (kreatinin,üre,amonyak) atarak detoksifikasyonu sağlar

-Gene terleme ve buharlaşma yoluyla vücut ısısını ayarlar.

Derimiz yani cildimiz; bedenimizin aynası gibidir.İç organlarda ki bir sorun kendini ilk cilt belirtileriyle gösterebilir.Hem dış ortam ile organizma arasındaki ilişkiyi hem de bir takım ruhsal tepkilerimizi yansıtır.Ona iyi bakmak hepimizin görevidir.
Egzama (atopik dermatit)
Atopi; deri, burun veya akciğerin aşırı inflamasyona eğilim gösterdiği yani saman nezlesi,astım,deri hassasiyeti olması durumunu (alerjik bünye) anlatmak için kullanılan bir sözcüktür. Atopi ailesel geçişlidir. Atopik Dermatit yani egzema, bir tür alerjik deri iltihabıdır. Alerjik kontakt dermatit, seboroik dermatit ve numuler dermatitte egzama grubu içinde yer alırlar.
Her yaşta rastlanan bir hastalık olmasına karşın,daha çok bebeklikten gençliğe kadar olan yaş diliminde görülür. Annesinde alerjik hastalık olan yeni doğanda %27 oranında görülür.
En sık görülme yaşı 1 yaştır. 2 yaşından sonra genellikle kaybolur. Kaybolmayanlar genellikle 25 yaşına kadar iyileşir.Ama % 50 sinde ömür boyu ilk dönemlerdeki kadar ağır olmamakla beraber devam eder.
Ayrıca meslek egzemaları olarak sınıflandırılabilecek erişkin egzamaları da vardır.Sürekli bir kimyasala maruz kalma buna neden olabilmektedir.Tedavinin başlıca şartı meslek değiştirmektir

Belirtileri:
Başlangıç evresinde;
-Kaşıntı
-Gerginlik
-Deridekızarıklık.
-Sulanma( Genellikle eğer buradaki duruma kaşıma yüzünden bekteriyel ya da viral bir enfeksiyonda eklenirse görülür.)
Daha sonra ise; Daha az kızarıklık eşliğinde ve daha kuru bir iltihaplanmadır.Deri pullu ,kahverengimsi bir hal alır.
Bu değişiklikler, derinin yüzeysel katmanlarındaki bir iltihap sürecine veya bazı dışsal etkenlere bağlı olarak ortaya çıkar.Dışsal etkenlerin etkisinde kalan bölgenin uzağında da egzama oluşabilir
örneğin eller bir kimyasal maddeden etkilendiğinde, egzama bacaklarda oluşabilir.

Yeni doğanda:Genellikle yüzde ve kulak arkasındaki pililerde, dirseklerde, dizlerin arkasında ve popolarında görülür. Yüzde özellikle göz kapaklarının birleştiği çizgilerde görülür.

Çocuklarda kol ve bacakların dış yüzünde görülür. Çocuk ve ergenlerde, deri belirtilerinin olmadığı alana sert bir cisimle basıldığında beyaz dermografizm denilen beyaz renkli bir kabarıklık oluşur. Bu şüpheli durumlarda doktorlar tarafından atopik dermatit tanısı koymak için uygulanan bir yöntemdir. Daha yararlı bir test ise kanda IgE antikorlarına bakmak ve alerji deri testi yapmaktır. Deri testi gıdalar, ev tozu akarları, hayvan tüyleri, polenlerle yapılır.Hastalık bazen tipik olmayan bir şekilde avuç içleri el ve parmak sırtlarında veya ayakların üzerinde de görülebilir.
Nedenleri metetabolik işlevlerdeki aksaklıklar,bazı maddelere karşı duyarlılıklar egzamaya neden olabilir.(örneğin süt).Bu madde alerji testi ile belirlenebilir Ara sıra toz ve toz tutan objeler ( yün yastıklar, yataklar, halılar, bazı oyuncaklar ve yün ve sentetik kıyafetler ) hastalığın kötüleşmesine neden olabilir...

Tedavi ve öneriler:
-Eğer hastanın bir gıdaya duyarlılığı saptandı ise bu gıda mutlaka diyetinden çıkarılmalıdır.
-Eğer sorumlu olan, çevresel bir faktörse onlardan da kaçınmak gerekir.
-Ilık su banyosu ve kokusuz sabunlar kaşıntıyı azaltır. Bir havlu ile sürtmeksizin hafifçe kurulanır ve hemen nemlendirici krem sürülür
-Antihistaminikler derideki kaşıntıyı önlemektedir. 12 yaşın altındaki çocuklarda uyku hali yapmayan ve uzun etkili antihistaminikler kullanılmalıdır.
-Tırnaklar kısa kesilmelidir.
-Yumuşak ve pamuklu giysilerin kullanılması uygundur.
-Deterjanlar hafif ve parfümsüz olmalıdır.
-Şiddetli belirtiler için kortizonlu kremler kullanılabilir.
-Fakat bu kremler kesinlikle yüzdeki belirtilere uygulanmamalıdır.
-Eğer belirtilerde sulanma olursa hasta mutlaka doktoruna başvurmalı ve gerekli olan antibiyotikleri kullanmalıdır.
-Her hastalıkta önemli olan moral destek,deri hastalıkları söz konusu olduğunda daha da önem kazanmaktadır.Morali yüksek tutmak tedaviden daha iyi sonuç almayı kolaylaştıran bir faktördür.
-Son yıllarda bu hastalığa karşı bazı özel tedavi yöntemleri geliştirilmiştir. Topikal immunmodilatör adını verilen bu ilaçlar orta şiddetteki egzemalarda kullanılmaya başlanmıştır. Yeni keşfedilen bu ilaçlar kortizon içermez. Yapılan son çalışmalarda, bu ilaçların egzeması olan hastalarda iyileşme sağladığı ve de kortizonlu ilaçlar gibi yan etki oluşturmadığı saptanmıştır.
-Atopik dermatit oldukça yaygın bir hastalıktır. Uygun yapılan bir tedavi ile hastaların büyük bölümünde hastalık kontrol altına alınabilir.
Madalyon hastalığı (pitriazis rosea)
Her yaşta görülebilen döküntülü bir deri hastalığıdır. Bulaşıcı değildir. Sebebi bilinmemektedir. Son bahar ve kışta artış görülebilir. Kişinin stresi arttırıcı faktör olabilir.
Belirtileri:
-madalyon belirtisi(göğüs ve sırtta geniş bir pembe leke şeklinde başlar)
-bu leke solar ve halka şeklinde kalır
-kaşıntılı olabilir
-döküntüler ödemli olabilir
-üzeri pullanabilir(bu yüzden mantarla karıştırılır)
-oval şeklinde döküntülerdir
-birkaç hafta içinde bir çok pembe döküntü oluşur
-döküntüler sayısız artabilir
-sıcak ve fiziksel aktiviteyle artış olabilir
-bazen sırtta ters noel ağacı görüntüsü

Tutulum:
-sırtta
-kollarda
-bacaklarda
-boyunda
-nadiren yüzde

Tedavi:
Aslında kendi kendine geçer. Bu süreyi kısaltmak için, nemlendiriciler, kese ve liflenmeden kaçınma, kaşıntıyı azaltıcı uygulamalar önem kazanır. Kaşıntıyı gidermek için ağızdan alınan veya sürülebilen bir takım ilaçlar kullanılabilir. Nemlendirici losyonlar yazılabilir. Kortizonlu numuneler kullanılabilir. Sıcak olmayan ılık banyolar yapılması tavsiye edilir. Döküntüyü arttıracak fiziksel aktivitelerden kaçınılması önerilir.
Vitiligo
Deriye rengini veren melanosit dediğimiz hücrelerin yıkımı ve deride renk kaybına uğramış alanlarla seyreden bir hastalık olan vitiligo kronik ve ilerleyici bir deri hastalığıdır.
Renk kaybına uğramış vitiligo alanları,çeşitli büyüklüklerde olabilir.bazen bir nokta bazen kocaman bir yama gibi görünebilir.Her taşta ,her cinste görülen bu hastalığın nedeni bilinmemektedir.

Bu hastalık,vücudun deride renk yapan hücreleri zararlıymış gibi algılayarak bu hücrelere karşı savaş açmasıyla kendini gösterir.

Risk Grupları::
-ailesinde vitiligo olanlar
-vücudun bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlar(ameliyat gibi fiziksel stresler ve anksiyete ,depresyon gibi psikolojik stresler)

Eşlik eden hastalıklar:
-egzama gibi diğer kronik dermatolojik hastalıklarla
-anemi, diyabet, tiroid bozuklukları vb. hastalıklarla beraber görülebilir.

Tutulum:
Vücutta en çok görüldüğü bölgeler; yüz, dudak, boyun, göğüs, penis, diz, dirsek ve el sırtlarıdır.Ayrıca hastalar oluşan bu vitiligo beyazlıklarının güneşe fazla duyarlı olduğunu bilmelidir.Güneş yanıklarında sonra yeni vitiligo alanları oluşabilir.
Vücudunuzda rastladığınız her beyaz leke vitiligo değildir.Vitiligo bulaşıcı da değildir.Bu insanlardan kaçınmak için bir sebep yoktur.

Tedavi:
-Öncelikle kişiye vitiligoyla nasıl yaşayacağı öğretilir.Günışığına çıkarken yüksek faktörlü güneş koruyucular kullanmak gibi

-Bölgesel Tedaviler: Vitiligolu bölgeler üzerine sürülen lokal steroidli kremler uygulanabilir.Bu tür kremler yaygın olmayan vitiligolarda oldukça etkilidir.
-Işın tedavisi:UVA (320-400nm) dalga boyundaki ışınlar kısa tedavi aralıklarıyla özel kabinlerde cilde verilir.Haftada 2-3 seanslık düzenli uygulamalarla oldukça başarılı sonuçlar elde edilmektedir

-Sistemik Tedaviler vitamin tedavileri, steroid, vb.

-Kozmetik Kapatıcılar

-Depigmentasyon çok yaygın vitiligolarda kalan sağlam deriler beyazlatılabilir.

-Punch greft: Bu uygulama; bir bölgeden alınan sağlıklı derinin, beyaz plaklara ekimi prensibine dayanıp, her zaman başarılı sonuçlanır.Cilt üzerinde önce kırmızılık daha sonra kahverengi lekelenmeler ile başlayan rengin geri dönüşü görülmektedir.

Bir çok hastada olumlu sonuca yani rengin geriye dönüp beyazlıkların kaybolduğu görülmektedir. Özellikle yüz ve boyun gibi estetik bölgelerdeki olumlu yanıtlar daha hızlı ve umut vericidir.

Sedef hastalığı(Psöriasis)
Sedef hastalığı çeşitli biçimlerde ortaya çıkan kronik bir deri hastalığıdır.Bozukluk kolaylıkla teşhis konabilecek tipik bir görüntüye sahiptir.Farklı şekillere sahip olabilirler.Nedeni kesin olarak bilinmemesine karşın,genetik yatkınlığı olan kimselerde çeşitli dış etkenler, oluşumu kolaylaştırır.Birkaç tipte görülmesine karşın en sık görüleni; Psoriazis vulgaris(klasik tip) tir.
Belirtileri ve seyri:
Psoriazis vulgaris ;
-Başlangıç su kaparcıkları ya da küçük odacıklarla olur.
-Bunlar genişler ve üzeri sertleşerek sedefi beyaz ya da gümüşümsü kabuksu skuam denen plaklarla örtülür.
-Bu skuamlar kazındığında,tabaka tabaka kalkarak toz şeklinde dökülür.
-Hatta bu skuamlar zorlamayla tamamen kaldırıldığında,alttaki zemin üzerinde kanamalar görülür.
-Lezyonlar simetrik olarak diz, dirsek, saçlı deri (kulak arkası) ve göbek çevresine yerleşir. Küçük tek bir plak birleşerek geniş plaklara, geniş plaklar birleşerek harita gibi lezyonlara dönüşebilirler. El ve ayak tırnaklarında da tutulum görülebilir.Toplu iğne başı büyüklüğünde çukurcuklar,renk değişiklikleri şeklinde görülebilir.

Tedavi :
Öncelikle tedavi ile elde edilen iyileşmenin her zaman kalıcı olmadığı, bu iyilik durumunun uzun sürebildiği gibi tekrarlama olasılığının da olduğunu belirterek başlayalım.Biz eğer sedef hastası olmuşsak, bununla yaşamayı öğrenmek zorundayız demektir. Hastalığa neden olan ve alevlenmesine katkıda bulunan tetikleyici etkenlerden sakınmalıyız.Eğer doktorumuz gerekli görüyorsa psikiyatrik yardım almaktan kaçmamalıyız.

Sedef tedavisinin amacı;hastalığı mümkün olan en az görünebilir belirginliğe ulaştırmak için en etkin ve uzun sürecek tedavi yöntemini uygulamaktır.

Topikal Tedavi: Dışardan sürülen ürünlerle tedavi yöntemidir.Deride kuru kalmaması gerektiği için nemlendiriciler de kullanılır.Yüzeydeki kepekler kaldırılarak uygulandığında daha etkin bir sonuç elde edilebilir.

Topikal kortikosteroidler:
Topikal tedavide en etkin ve en çok kullanılan ilaçlardır. Bunların seçiminde steroidin etkinliği ve gücü gözönünde bulundurulur. Önce güçlü steroidlerle başlanır, daha sonra iyileşme elde edildikçe gücü daha az olanlara geçilerek yan etkiler en aza indirilmeye çalışılır. Nüks ve alevlenmeyi önlemek için tedavi sistemik steroid tedavisinde olduğu gibi aşamalı olarak azaltılarak ilaç kesilir.
Fototerapi: Güneş ışınlarının sedef hastalığı üzerindeki olumlu etkisi uzun yıllardan beri bilinmektedir. Fototerapi iki şekilde yapılır: UVB ışınları (dalga boyu 290-320 nm) ve PUVA. Bu uygulamada kullanılan cihazlar ile bütün vücuda ele, ayağa, kola, bacağa ve başa ayrı ayrı ultraviole ışınları vermek mümkündür. Bu iki çeşit tedavi de derinin rengine ve hastanın toleransına göre ayarlanır.

Ağızdan Alınan İlaçlar:
Oluştuğunda belirtileri yatıştırmak için olduğu gibi tekrarlamayı önlemek amaçlı da ağızdan alınan çeşitli sistemik etkili ilaçlar da kullanılabilir.
Kurdeşen (ürtiker)
Oldukça sık rastlanan bir deri hastalığıdır. Kan plazmasının derideki küçük damarlardan dışarı çıkması sonucu oluşur.
Hastalığın bulguları arasında kaşıntılı, deriden kabarık, kızarık 0,5cm ila çok büyük ölçülerde deride plaklar bulunur. Yanma ve batma hissi de olabilir. Birleşerek büyük alanlar oluşturabilirler. Bu döküntü bir kaç saat içinde solabilir. Daha bu döküntüler solarken başka bir bölgede yenileri oluşabilir. Bir çok atak bir kaç gün veya bir kaç haftada geriler. Bazen de yıllarca sürebilir.
Ayrıca bazı ürtiker vakalarına ''anjioödem''dediğimiz tablo da eşlik edebilir. Anjioödem genelde göz etrafında dudaklarda, yüzün diğer kısımlarında, kol ve bacaklarda, parmaklarda, cinsel bölgede oluşabilir. Bunlarda da özellikle şişlik ön plandadır. Her iki hastalıkta da deriden kabarık olan durumu ortaya çıkaran şey deri içinde ödem olmasıdır. Anjioödemde derinin alt tabakaları da olaya iştirak ettiği için şişlik çok ön plandadır. Şişliğe kaşıntıdan ziyade yanma hissi eşlik edebilir. Bu durum hastaları çok korkutmasına rağmen genellikle 24 saat içinde geriler. Bununla birlikte nefes almakta ve yutkunmakta zorluk varsa acilen bir doktora başvurulmalıdır.

İki tipi vardır.

1-Akut ürtiker:Altı haftadan kısa süreli kurdeşen, akut ürtiker olarak anılır. Bu hastalıkta neden genellikle alerjidir.Alerjiye neden olan faktör; gıdalar , ilaçlar ya da bir enfeksiyon olabilir.

En sık neden olan gıdalar:
Fındık,çikolata,balık,domates ve süttür.Gıdalara eklenen katkı maddeleri de ürtikere neden olabilir.Gıda yenildikten sonra belirtiler gıdanın sindirim süresine göre değişiklik gösterir
En sık neden olan ilaçlar:
Antibiyotik, idrar söktürücü, ağrı kesici, ve sakinleştirici ilaçlar sıklıkla;anti asitler, romatizmada kullanılan ilaçlar, vitaminler, göz ve kulak damlaları, kabızlık ilaçları vajinal fitiller de nadiren ürtiker nedeni olabilir. Bu tip bir döküntünüz olduğunda doktorunuza kullandığınız ilaçları söylemek önemlidir. Enfeksiyonlar

Enfeksiyonlar:
Bir çok enfeksiyon ürtikere neden olabilir. Çocuklarda soğuk algınlığı en sık rastlanılan nedendir.Bunun dışında çok nadir de olsa solunum yolu ile alınan bazı alerjenler (örneğin ev tozu akarları) de akut ürtiker yapabilir.
2-Kronik ürtiker: Altı hafta ve üzerinde bir zamana yayılan kurdeşen;kronik ürtiker olarak anılır. Neden genellikle alerji değildir.Bu hastaların ancak %3-5? inde allerji rol oynayabilir. Bu allerjenler de genel olarak ağız yolu ile alınan alerjenlerdir (gıdalar...). Bunun dışında bu hastalığın çok değişik sebepleri olabilir.

Bunlar içerisinde otoimmun hastalıklar (otoimmün tiroidit, sistemik lupus eritematozus vb.), kronik enfeksiyonlar (tuberküloz, bruselloz vb.), fokal enfeksiyonlar (sinüzit, diş ve dişeti enfeksiyonları vb.), Helikobacter pylori enfeksiyonları, bazen hepatitler, bazen bazı kanser türleri vardır. Bu nedenle bir çok araştırma yapmak gereklidir. Tüm ayrıntılı araştırmalara rağmen %60-65 vakada hiçbir neden bulunamayabilir. Bu hastalar da idiyopatik (sebebi bilinmeyen) kronik ürtiker olarak adlandırılır.

Tedavi:
Hastalara öncelikle alerji testleri ve kökende yatan hastalığın araştırması da yapılmalıdır.En iyi tedavi etkenin saptanması ve bu etkenden sakınılmasıdır. Bu kolaylıkla yapılamaz ve bazen imkansızdır. Doktorunuzun yazacağı antihistaminik dediğimiz ilaçlar genellikle ürtikerde iyileşme sağlar. Ürtikerin oluşmaması için en iyi yol anthistaminiklerin düzenli bir şekilde alınmasıdır. Doktorunuz size en uygun olan bir veya birden fazla antihistaminik seçeneğini reçeteleyebilir. Şiddetli olgularda epinefrin veya kortizon enjeksiyonuna ihtiyaç duyulabilir.

Diğer ürtikerler:
1-Fiziksel Ürtiker: Sıcak, soğuk, basınç, titreşim ve egzersize bağlı olarak gelişebilir
2-Solar Ürtiker:Güneş ışınları ile oluşur.
3-Demografizm vuşturma,kaşıma ya da çizik ile oluşur.
Kaşıntı
Vücudun herhangi bir yerinde ya da tamamında hissedilebilir. Böcek dolaşıyormuş hissi, hafif yanma ve batma gibi belirtilerle de ortaya çıkan, insanı çok rahatsız eden, toplum içinde zor duruma düşüren, sevimsiz ve sıkıntılı bir durumdur. Çok şiddetli olduğunda; uykusuzluğa,gerginliğe ve depresyona bile neden olabilir.
Nedenleri:
Ciltte döküntü yapan hastalıklar:Egzemalar,ürtiker,isilik,kızıl,kızamık çık,suçiçeği ve çeşitli deri iltihaplarının neden olduğu kaşıntılar.
Sistemik hastalıklar diyabet,Karaciğer,Böbrek hastalıklarında görüldüğü gibi; bazı kan hastalıkları ile bazı kanser çeşitlerinde de ilk semptomlardan biri kaşıntıdır.
Çeşitli parazitler:Bitlenme,uyuz ,kıl kurdu.
Mantar hastalıkları
Bazı alerjik maddeler:Sabun,çamaşır tozları ,boya maddeleri ve yün veya sentetik giyecekler gibi.
Bazı gıdalar çilek,yumurta,süt en yaygın alerjik gıdalardır.
Ruhsal sıkıntılar
Kuru bir cilt,kaşıntıya neden olabilir

Tedavi:
Burada ilk şart;kaşıntının nedenini tespit etmektir.Bunun için ayrıntılı bir cilt muayenesi,kan ve alerji testleri, gerekirse biyopsi bile yapılır.Altta yatan hastalık tespit edildiğinde hemen ona yönelik tedaviye başlanır.

Kaşıntıya karşı yapılabilecekler:
-Mümkün olduğunca kaşınmamaya çalışınız
-Kaşıntı önleyici ilaçlar alabilirsiniz
-Sıcak duş ve banyodan kaçınınız.
-Hafif ve bol giysiler ,serin bir ortam kaşıntıyı hafifletebilir.
-Banyoda iyi durulanınız.
-Banyodan çıkınca,vücudunuza nemlendirici uygulayınız
-İleri vakalardaultraviole tedavisi de kullanılabilir
---------------------
SEN GİDERKEN KARANFİLLER SIRALIYDI SIRALIYDI İÇLERİNDEN BİRİ VARKİ BENİM GİBİ YARALIYDI...
Kod:
**************  EGER HAYATTA GERÇEK BİR ŞEYLER ARIYORSAN MEZARLIGI ZİYARET ET *************

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı