İPUCU

Sağlık Sağlık Dünyasından Haberler

Seçenekler

Karsız geçen kış hastalık riskini artırdı

SToRMeR¬X - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forumdan Uzaklaştırıldı
Üyelik tarihi:
05/2008
Nereden:
Kã¥SéЯ! ~ |З8|
Mesajlar:
5.241
Konular:
4442
Teşekkür (Etti):
5
Teşekkür (Aldı):
405
Ticaret:
(0) %
27-05-2008 11:42
#1
Smile
Karsız geçen kış hastalık riskini artırdı
Bu kış küresel ısınmanın da etkisiyle havaların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ve buna bağlı olarak kar yağmaması, soğuk algınlığı ve grip vakalarının artmasına yol açtı.


Kar yağmaması ve hava sıcaklığının eksi değerlere düşmemesi nedeniyle havada bulunan mikropların ölmemesi, yakın temasla bulaşan damlacık enfeksiyonunun geçtiğimiz yıllara oranla daha fazla kişide hastalık yapmasına neden oldu.

Son dönemde özellikle soğuk algınlığı vakalarının sıkça görüldüğünü belirten Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tamer Haliloğlu, damlacık enfeksiyonlarının neden olduğu soğuk algınlığını ve korunma yollarını anlattı:

"Kış mevsiminde kar yağması, bir anlamda mikropların dezenfekte olması demektir. Kar nedeniyle hava sıcaklığı eksi değerleri görür ve bu da havadaki mikropların ölmesini sağlar.

Ancak bu kış kar yağmadı ve çeşitli enfeksiyonlara neden olan mikroplar da bu nedenle ölmedi. Kış aylarında havadaki nemin fazla olması, mikropların taşınmasını daha da kolaylaştırdı.

Zira, havadaki nemin çokluğu ve sıcaklığın eksilere düşmemesi, bu mikropların taşınmasını kolaylaştıran bir unsurdur. Kar yağsaydı bu mikroplar ölecekti. Mikropların ölmemesi nedeniyle kişiden kişiye kolayca geçebilen damlacık enfeksiyonları daha çok görüldü.

Son dönemde soğuk algınlığı vakalarının artmasının nedeni de bu damlacık enfeksiyonudur."

Hava değişikliği de hastalık nedeni

"Soğuk algınlığı vakalarının artmasına yol açan bir başka unsur ise havadaki sıcaklık değişimleridir. Havaların bazen sıcak bazen de soğuk olması, özellikle bu mevsimde kişilerin sıkça terlemesine yol açar.

Hava sıcaklığının ani düşmesi neticesinde terleyen kişi giderek direnç kaybeder ve mikroplar bu kişide kolayca hastalık oluşturabilir. Bu nedenle özellikle bugünlerde üşütmeyecek veya terletmeyecek giysiler tercih edilmelidir."

Soğuk algınlığının kişiye etkileri

# Üst solunum yollarında virüs türü mikropların neden olduğu bulaşıcı bir enfeksiyondur.
# Burun, boğaz, kulaklar, östaki tüpü, nefes borusu, ses telleri ve akciğerler etkilenir.
# En çok okul çağı çocuklarında görülür ve sıklığı yaşla azalır.
# İlk belirtileri genellikle boğazda takılma hissi, burun akıntısı ve hapşırıktır.
# Başlangıçta su gibi olan burun akıntısı, bir süre sonra sarı-yeşil renkli ve koyu hale gelir.
# Çocuklarda boğaz ağrısı, öksürük, baş ağrısı, ateş, halsizlik, kas ağrıları ve iştahsızlık da görülebilir.


Henüz etkili bir aşısı yok

Henüz soğuk algınlığına kesin etkili bir aşı bulunamadığına da değinen Op. Dr. Tamer Haliloğlu, "soğuk algınlığına yakalanmamak için, hastalık belirtileri olan kişilerle hastalığın ikinci ve dördüncü günleri arasında temas edilmemesi gerekir" dedi.

Soğuk algınlığına yakalanan kişilerin henüz hasta olduklarını anlamadan bulaştırıcı döneme girmiş olduklarına da değinen Op. Dr. Tamer Haliloğlu, "Soğuk algınlığına yakalanan çocuklar, özellikle burun temizliğinden sonra olmak üzere sık sık ellerini yıkamalı, öksürürken ve hapşırırken ağız ve burunlarını kapamalıdırlar. Soğuk algınlığı genellikle 7 ile 14 gün arasında iyileşir. Bazen sinüzit, orta kulak iltihabı, larenjit veya bronşit gibi komplikasyonlar nedeniyle hastalığın seyri uzayabilir" dedi.

Hastalığın geçmesi zamana bağlı

Soğuk algınlığının düzelmesinin zamana bağlı olduğunu da vurgulayan Op. Dr. Tamer Haliloğlu, bu süre içinde istirahat edilmesini ve bol sıvı gıda alınmasını (su, meyve suları gibi) önerdi.


Genellikle ağrı kesici, dekonjestan ve alerji karşıtı maddeler içeren soğuk algınlığı ilaçların hastalığı iyileştirmediğine de değinen Haliloğlu, "Sadece kas ağrısı, burun tıkanıklığı ve baş ağrısı gibi belirtilerin hafifletilmesine yardımcı olabilirler. Boğaz ağrısının şiddetlenmesi ve uzun sürmesi, öksürükle koyu balgam gelmesi veya öksürüğün 10 günden uzun sürmesi, 38°C üzerinde ve birkaç günden uzun süren ateş olması, göğüs ağrısı, sık nefes alma, yutma güçlüğü, sıvı gıda alamama, kulak ağrısı, boyunda ağrılı şişlikler, dudak, deri veya tırnaklarında morarma belirtilerinden herhangi birinin görülmesi halinde doktora başvurulması gerekmektedir" dedi.

Korunmak için neler yapmalı?


# Soğuk algınlığı bulunan kişilerle yakın temas etmeyin
# Bağışıklık sisteminizi güçlendirin.
# Dengeli beslenin. Meyve sebze ağırlıklı beslenin, fazla et tüketmeyin.
# Hastalık riski yüksekse bol bol C vitamini alın.
(Örneğin her gün 2 kivi, 1 greyfurt, 1 yeşil biber veya 2 kaşık lahana turşusu yemek gibi)
# Hareket edin ve soğuğa karşı vücudunuzun dayanıklı olmasını sağlayın. (yüzmek, saunaya gitmek, soğuk duş almak, temiz havada yürüyüş yapmak, değişik spor faaliyetleri)
# Oda havasını iyileştirin. Hava nemlendiricileri kullanın veya saksı çiçeklerini temin edin. Odayı aşırı ısıtmayın, düzenli olarak havalandırın.
# Hava cereyanının oluşmamasına dikkat edin.
# Virüslerden korunun.
# Soğuk algınlığı dönemlerinden kalabalık ortamlarda, kapalı mekanlarda bulunmayın. Hasta insanlarla öpüşmeyin, 1.5 metreden fazla yaklaşmayın.
# Ellerinizi düzenli yıkayın.
# Çok kalın veya ince giysiler giymeyin. Havaya göre giyinin.
# Stres altındaki insanlar hastalanmaya daha elverişlidir. Her gün düzenli olarak dinlenin. Gevşeme egzersizleri yapın.

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı