THT DUYURU

Sağlık Sağlık Dünyasından Haberler

Seçenekler

Artroz

cansın - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
04/2008
Mesajlar:
9.044
Konular:
6189
Teşekkür (Etti):
648
Teşekkür (Aldı):
994
Ticaret:
(0) %
01-09-2008 03:00
#1
Artroz
Artroz, bir ya da birden çok eklemde görülen ve eklemi saran kıkırdakdoku-sunda özgün doku yıkımı yapan kronik bir hastalıktır. Hastalık, eklemdeki ke­miklere de zarar verir. Artroz kısaca ek­lem yıpranması ya da yaşlanması olarak tanımlanabilir. İleri yaşlarda görülen bu doğal artrozdan başka, eklemle ilgili ye­rel ya da sistemik hastalıklar sırasında görülen erken yaş artrozu da vardır.

Artroz doku yıkımı yapan bir hastalıktır. Biçim bozucu artrit (artritis de-formans) ile hiçbir ilgisi yoktur. Artritis deformans ya da öbür adıyla kronik bi­rincil poliartrit, tüm eklemleri ve eklem boşluğundaki dokuları tutan bir hasta­lıktır. Akut artrit de artrozdan ayrılma­lıdır. Akut artrit, mikrobik etkenlerle oluşan eklem iltihabıdır. Eklem roma­tizması ise gençlerde sık görülen ve bo­ğaz enfeksiyonlarına yol açan beta-hemolitik streptokokların toksinlerine karşı, eklem dokusunun verdiği iltihabı yanıttır.

İleri yaşların tipik hastalığı olarak ka­bul edilen artroz, gelişmiş ülkelerde ve 40 yaş sonrasında yaygındır. Kadınlarda daha sık görülür. Öncelikle, omurga (özellikle bel ve boyun bölgeleri), kalça, diz, ayak, başparmak elbileği-eltarağı ek­lemi (başparmağın kökündeki eklem) gi­bi çok işleyen, hareketli ve/ya da vücut ağırlığını taşıyan eklemlerde ortaya çıkar.

NEDENLERİ

Artrozlar birincil ya da eklemin meka­nik (harekete bağlı) işlevlerini bozan et­kenlere bağlı olarak ikincil olabilirler. Birincil artroz nedenleri genel özellikler taşır.

Yaşlanma ve eklemin sürekli hare­keti, eklem kıkırdağının aşınmasına, es­nekliğini ve kayganlığını yitirmesine yol açar. Eklem kıkırdağı gittikçe daha az beslenir ve parçalanmaya başlar. Kı­kırdağın yaşlanmasıyla birlikte artrozun anatomik ve radyolojik bulguları da za­manla belirginleşerek 40-50 yaş sonra­sında eklemlere bütünüyle yerleşir. Art­roz gelişiminde yaşlanma dışında şiş­manlık da etkilidir. Şişman kişilerde ek­lemlere fazla yük binmesi ve kolesterol fazlalığı gibi ****bolizma bozuklukluk-lan artroz gelişimini kolaylaştırır. Art­rozun başka genel nedenleri arasında hormonal bozukluklar (yumurtalık ve tiroit bezlerinin hastalıkları), karaciğer ve böbrek hastalıkları, krpnik çevresel damar yetmezliği (varis) sayılabilir. Menopoz artroz sürecini hızlandırır ve hastalığın gidişini kötüleştirir. Artrozda kalıtsal etkenlerin de rolü olduğu göste­rilmiştir.

Eklem yüzeyinin tümünün ya da bir bölümünün aşırı ve doğal olmayan yük altında kalması kaçınılmaz bir şekilde artroza yol açar. Eklemin normal işle­vini bozan yerel etkenler sonucunda gelişen bu artrozlara ikincil artroz de­nir. En tipik örneği doğumsal kalça çı­kığı olgularında görülen kalça artrozudur. Doğumsal çıkığa bağlı olarak ek­lem başlıklarında gelişen biçim bozuk­luğu (deformasyon), mekanik uyuşum-suzluk yaratır. Böylece ekleme sürekli olarak ek yük yansıması da artroza yol açar. Yanlış kaynamış kemik kırıkları, dışa ya da içe dönük diz çarpıklıkları, kamburluk (kifoz), omurganın “S” bi­çimindeki eğrilikleri (skolyoz) gibi ek­lemlerde dengesiz yüklenmeye yol açan durumlar da küçük yaşlarda art­roz gelişimine neden olur.

Eklem kıkırdağım etkileyerek yıkı­mına yol açan hastalıklar; ikincil artroz nedenidir. Bunlar arasında eklem kırık ve çıkıkları, akut artritler, sık eklem içi kanamalar (hemofili), eklemde ürik asit birikmesi (gut) sayılabilir.

YAPISAL ANATOMİK DEĞİŞİKLİKLER

Eklemlerde artroz değişiklikleri tam olarak nasıl gelişir?

Daha önce de belirtildiği gibi ilk de­ğişiklikler eklemi saran kıkırdak kılıfın­da görülür. Kıkırdak kılıfı pütürlü, ku­ru, mat bir durum alarak esnekliğini yi­tirir. Daha sonra da ufalanarak, bazen de yok olarak altındaki kemiği örtüsüz bırakır. Kıkırdağın bu şekilde ülserleş-mesi, kemiğin yoğunlaşmasına, bütün­leşmesine ve mermer gibi pürüzsüz-leşmesine (fildişi kemiği) neden olur. Yoğunlaşan kemik bölgelerinin iç kıs­mında, kan damarlarınca beslenmeyen, ölü ve bağdokusu bakımından zengin kistik boşluklar gelişir. Kıkırdak kılıfı­nın bittiği eklem ucu çevresindeki ke­mik dokusu artışı çok yavaş gerçekleşir ve sonunda “osteofit” ya da “gaga” adı verilen kemik çıkıntıları oluşur. Eklem çevresindeki sinovyal kapsüller bu yı­kım sürecine sınırlı bir şekilde katılır­lar. Kan damarlarının genişlemesine bağlı olarak şişerler ve zamanla eklem yüzeyine yapışarak eklem hareketlerini kısıtlarlar.
Bu süreçte iltihap bulguları­na hiçbir zaman rastlanmaz.

BELİRTİLERİ

Artroz belirtileri yalnız hastalığa yakala­nan eklemle sınırlıdır. Bu hastalarda ge­nel durumla ilgili yakınmalara rastlan­maz. Başlıca belirtiler ağrı ve eklem ha­reketlerinin sınırlanmasıdır.

Ağrı tipik­tir:

Eklem hareket halinde iken ya da yüklenme olduğunda beliren ağrı, din­lenmeyle kaybolur ya da şiddeti belirgin ölçüde azalır. Eklem hareketlerinin ye­niden başladığı sabah saatlerinde şiddeti artan ağrı, eklemlerin ısınmasıyla yavaş yavaş azalır. Hareket kısıtlılığı mekanik bir nedenle meydana gelir: İki kemiğin birleştiği eklem yüzeyi düzgün, pürüz­süz ve kaygan olacağına pütürlü, çentik­li ve bozulmuştur. Kasların kasılması ve kapsülün kalınlaşması her iki eklem başlığım sıkıştırarak eklem hareketlerini sınırlar. Artroza bağlı bu bozukluklar kroniktir. Bazen göreli iyileşme dönem­leri yanında darbe, fiziksel zorlanma, soğuk kas zayıflaması ve şişmanlama gibi etkenlerle yakınmaların arttığı dö­nemler de görülür. Artroz oldukça yavaş gelişir ve gittikçe kötüleşerek ilerler.

Hekime başvurmayı gerektiren ilk eklem yakınmaları artrozun başlama­sından yıllar sonra ortaya çıkar.

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler