İPUCU

Sağlık Sağlık Dünyasından Haberler

Seçenekler

Hafızanın sinsi düşmanı: Hipertansiyon

ÇağlaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üyelik tarihi:
07/2007
Nereden:
Ankara
Mesajlar:
9.955
Konular:
8959
Teşekkür (Etti):
0
Teşekkür (Aldı):
212
Ticaret:
(0) %
15-11-2008 20:20
#1
Hafızanın sinsi düşmanı: Hipertansiyon
Kontrol altına alınmayan yüksek tansiyonun bilinen en önemli etkileri inme, kalp krizi, böbrek rahatsızlıkları ve görme kaybı. Hipertansiyonun yol açtığı bir başka önemli rahatsızlık daha var, o da unutkanlık. “Damarsal bunama” olarak da adlandırılan bu rahatsızlık, damarların tıkanması sonucu meydana geliyor. Anadolu Sağlık Merkezi'nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Türker Şahiner, hipertansiyon sonucu ortaya çıkan damarsal bunama ile ilgili bilgi verdi.

Unutkanlığa neden olan etkenlerde Alzheimer'den sonra ikinci sırada yer alan damarsal sorunlar, vasküler damarsal demansa, bir başka deyişle damarsal bunamaya yol açabiliyor. Damarsal bunama, yüksek tansiyon ve kolestrolün tüm vücutta, özellikle kalp koroner damarlarında zaman içinde tıkanma yapması ve tam tıkanma olduğunda dokunun ölümüne bağlı olarak gelişiyor. Damarların tıkandığı bölgede hafif şekilde beyin fonksiyon yitimi gerçekleşiyor. Bu da kişiyi, fark ettirmeden sinsi bir bunamaya doğru ***ürüyor.

Koroner hastalıkların risk faktörleri olan yüksek tansiyon, diyabet, kolestrol seviyesinin yüksekliği, sigara kullanımı, aynı zamanda beyin damar tıkanıklığının da tetikleyici unsurlarını oluşturuyor. Anadolu Sağlık Merkezi'nden Nöroloji Uzmanı Prof.Dr. Türker Şahiner, damarsal bunama ile ilgili şu bilgileri verdi: “Hafıza ve hipertansiyon arasında doğrudan bir ilişki bulunmuyor. Unutkanlığın en önemli sebebinin Alzheimer olduğunu biliyoruz. Örneğin, unutkanlık sorunu yaşayan 100 hastanın en az 50-60'ı Alzheimer tanısı alıyor. Unutkanlığa nedenleri arasında ikinci sırada ise damarsal sorunlardan kaynaklanan problemler yer alıyor. Tıpta bunun
adına vasküler damarsal demans (Damarsal bunama) deniyor. “

Kişilerde, Alzheimer olmasa bile vasküler demans görülebilir. Alzheimer'ı, damarsal bunamadan ayıran en önemli özelliğini, bu hastalığın başladığı günden itibaren hiç aralık vermeden kişiyi kötüye ***ürmesi oluşturuyor. Önerilen tedavi ve yaşam biçimiyle kötüye gidiş yavaşlasa bile hiçbir zaman durdurulamıyor. Oysa damarsal tipteki vasküler bunamada, ilerleme devamlı yükselen bir grafik halinde değil, basamak basamak gerçekleşiyor. Bu basamaksal gidiş, seyri biraz daha ılımlı hale getiriyor.

Tansiyonu kontrolsüz olanlar dikkat
Anadolu Sağlık Merkezi'nden Nöroloji Uzmanı Prof.Dr. Türker Şahiner, damarsal bunamanın risk faktörleri hakkında ise şunları söylüyor: “Kişinin tansiyonu kontrolsüzse, iki yıl içerisinde çok ciddi sorunlar yaratabilir. Özelllikle unutkanlığının farkında olmayan, tansiyonunu iyi regüle etmeyen ve diyabeti olan kişilerde bu hastalık çok hızlı bir şekilde ilerleyebilir. Çünkü damar tıkandığı anda ölür. Ama tansiyon zaman zaman yükselse de çoğunlukla ilaçlarla kontrol altına alınmışsa hasta, 10-20 yıl boyunca çok büyük bir sorun yaşamayabilir. Yaş da önemli bir faktör. Genç hipertansiyon hastalarında damarsal bunama görülme olasılığı daha düşük. Bu olasılık yaş ilerledikçe artıyor.”

Eğer hipertansiyon ile damar sertliği varsa ve beraberinde yüksek kolesterol belirtisi olan ateroskleroz görülüyorsa, damarlarında hasar mutlaka gerçekleşiyor. Bu da damarsal bunamaya yol açıyor.

Korunmak için diyet ve düzgün yaşam tarzı önemli
Damarsal bunamanın tanısının konulmasında MR çok tanımlayıcı bir yöntem. Çünkü MR ile damar tıkanıklığı anında görülebiliyor. Eğer kişi Alzheimer hastasıysa böyle bir damar tıkanıklığı olmuyor. Ama hasta, zaman zaman kötüleyen hafızadan bahsediyorsa bu durumda tanı, damarsal demansa giriyor.
Bir hipertansiyon hastası, damarsal bunamayla karşılaşmamak için en başta diyetini korumak ve düzgün bir yaşam tarzı sürdürmek zorunda. Hasta, eğer bunlara dikkat etmezse, unutkanlığının ilerlediğini fark etmiyor. Bu da, klinik tabloların oluşmasına neden olabiliyor. Beyindeki küçük damarlar tıkandığı için beynin merkezindeki sıvı büyümeye başlıyor. Bu hastalarda en büyük belirti yürüyüş bozukluğu olarak ortaya çıkıyor. Bu hastalar tıpkı Parkinson hastaları gibi tipik bir şekilde, çok kısa adımlarla yürürler. Ya da hasta büyük ve küçük tuvaletini kaçırmaya başlar. Bu durum ancak ameliyatla düzeltilebiliyor.

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı