İPUCU

Sağlık Sağlık Dünyasından Haberler

Seçenekler

Yaz Mevsiminde Cilt Bakımı.PDT®

Black-Box - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Üye
Üyelik tarihi:
07/2008
Nereden:
İstanbul.
Mesajlar:
5.237
Konular:
2649
Teşekkür (Etti):
254
Teşekkür (Aldı):
1980
Ticaret:
(0) %
09-12-2008 15:15
#1
Yaz Mevsiminde Cilt Bakımı.PDT®
Deri bilindiği gibi organizmada iç ortam dengesi ile dış çevrenin potansiyel zararları arasında bir bariyer oluşturarak yaşamsal bir rol oynamaktadır. Dolayısıyla çevrede oluşan değişiklikler ilk ve doğrudan deriyi etkilemektedir. Son zamanlarda insan kaynaklı çevre değişiklikleri artan oranda dikkat çekmekte medyada hemen her gün ozon katmanı incelmesi, asit yağmurları, global ısınma ve bunların sonuçlarına ilişkin haberler yer almaktadır.




Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte, bir takım cilt hastalıklarının görülme sıklığında artmalar saptanmaktadır. Özellikle üzerinde önemle durulması gereken durum, güneş ile deri kanseri görülme sıklığının doğru orantılı olarak artmasıdır. Mantar hastalıkları, isilik, güneş allerjisi, güneş yanıkları, kaşıntı gibi hastalıklara da daha sık rastlarız.
Hepimiz her yaz olduğu gibi, hemen bronz bir tene sahip olmak isteriz. Ama yaz öncesi veya
tatil öncesi yapmamız gereken bakımlarımızın olması gereklidir. Öncelikle temiz bir ciltle , doğru koruma faktörlü bir ürün kullanarak güneşlenmeliyiz. Koruma faktörü konusunda mutlaka bir cilt doktoru kontrolünde ve takibinde daha sağlıklı bronzlaşabiliriz. Belki de bilmemiz gereken en önemli nokta her cilt tipinin farklı olduğu ve farklı bakılması gerektiğinin bilincine varmaktır.
Kullanılacak ürünlerin kişinin cilt tipine uygun olması gerekmektedir.Leke ve siyah noktalardan şikayet eden hastalara tercih edilmesi gereken yöntem kimyasal peeling veya lazerle cilt soyma yöntemidir. Fakat bu uygulamaları; hastaların çok iyi güneşten korunmaları gerektiğinden dolayı kışın yapmayı tercih ederiz.
Yaz aylarında vücutta su kaybına bağlı özellikle kol ve bacaklarda cilt kuruluğu ortaya çıkabilir. Cildin aşırı kuruması; kaşıntı ve egzamalara neden olabilir. Yaz aylarında koruyucuların yanı sıra nemlendiriciler de kullanılmalıdır. Aşırı kuruyan, alerjik olan ciltlerde nemlendiriciler 2-3 saatte bir yinelenmelidir. Yüze sürülen A; C, E vitaminler ile selenyum içerikli nemlendiricilerin güneşin yarattığı hasarları engelleyici rolleri vardır. Nemlendiriciler cilt kurutulduktan sonra sürülmelidir. Özellikle kasık, koltuk altı, göğüs altı gibi büklüm bölgelerine ıslakken nemlendirici sürmek, mantara neden olabilir. Aşırı kuru ciltlerde meyve asitli veya cildin üst tabakasını yenileyici kremler kullanılabilir. Meyve asitli nemlendiriciler ya güneş koruyucularıyla birlikte ya da en iyisi akşam sürülmelidir.
Güneşte uzun süre korunmasız kalmaya bağlı olarak damarlanmalar artmakta, ufak kılcal damarlar belirgin hale gelmekte, kırmızılıklar ve damar genişlemeleri oluşmaktadır. Terleme ve sıcakların artmasıyla isilik, sivilcelenme ve yağlanma şikayetleri yoğunlaşmaktadır. Güneşten koruyucu kullanılmadığında ciltte yanık, şişme, kızarıklık ve lekeler gelişmekte, cilt sağlıklı görüntüsünü kaybetmektedir. Güneş sonrası nemlendirici kullanılmazsa ciltte kuruluk ve kaşıntı olmaktadır.
Yaz aylarında en sık karşılaştığımız yakınmalardan biri de hiç şüphesiz ki selülitlerdir. Kadınların sıkça sorduğu sorulardan biri “kremlerin selülit tedavisinde etkili olup olmadığıdır? “ Kremlerin selülit tedavisine etkileri çok azdır. Selülit tedavisinde kullandığımız en etkili yöntemler lipoliz, mezoterapi ve karboksiterapi yöntemleridir. Lipolizde deri içerisine soyadan elde edilen yağları yakan “lesitin” denilen bir maddeyi injekte ederiz. Mezoterapi yönteminde ise cilt altına dolaşımı hızlandıran, ödemi azaltan, yağ hücrelerinde yıkımı hızlandıran maddeler verilir. Karboksiterapide benzer bir şekilde deri içerisine özel bir cihazla, yine yağları parçalamak için karbondioksit gazı verilmektedir.
Güneş koruyucuları cilt tipine göre belirlenmelidir. Koruyucuların faktörü ya da yapısına (Sütlü ya da mineralli) dermatoloğun karar vermesi gerekmektedir. Bazı ciltler kimyasal veya fiziksel içerikli koruyuculara allerjik reaksiyon gösterebilir. Bu durumda mineral içerikli koruyucular kullanılmalıdır. Koruyucu kullanılmazsa cildin kolajen ve elastin tabakası etkilenir, erken kırışıklığa, lekelenmeye ve ciltte matlaşmaya neden olur. Cilt kanserine yatkınlık ortaya çıkar. Güneşe çıkış saatine dikkat edilmelidir. Sabah saat 11.00 ile öğleden sonra 15.00 saatleri arasında güneşe çıkılmamalıdır. Plajda şemsiye altında oturulsa dahi gerek atmosferde saçılan ultraviyole (UV) ışınları, gerekse de yansıyan UV ışınları nedeniyle güneş yanığı oluşabilmektedir. Günümüzde de tüm uyarılara rağmen güneşlenme sürmekte, en popüler tatil mekanları deniz kıyıları olmaktadır. UV ışınlarının geç etkileri arasında bulunan melanom ve melanom dışı deri kanserlerinin görülme sıklığı ozon tabakasının incelmesi nedeniyle artış göstermiştir.
Deri kanseri gelişiminde UV’nin etkilerinin kesinleşmesi güneşten korunmanın önemini ortaya koymaktadır. Ancak günümüzdeki popüler kozmetik anlayış nedeniyle güneş banyoları ve solaryumlar toplumlarda büyük rağbet görmektedir. Kişilerin yanlış uygulamaları da oluşan zararlara katkı yapmaktadır.
Yaz aylarında çok sık görülen diğer bir hastalık grubu mantar hastalıklarıdır. Özellikle ayak ve kasık bölgelerinin mantarları ile gövdede görülen ve “tinea versicolor” denilen mantar çeşidine oldukça sık olarak rastlanmaktadır. Ayak mantarı erkeklerde sıktır. Sıcak ve nemli hava , kapalı ayakkabılar, aşırı terleme kolaylaştırıcı faktörlerdir. Mantarlı zeminlerde çıplak ayakla dolaşma sonucunda bulaşır.
Özellikle yaz aylarında; asla çıplak ayakla yürümeyin. Ayaklarınızı serin ve kuru tutun. Böylece mikropların burada yaşamasını önlemiş olursunuz. Ellerinizi ve ayaklarınızı yıkayın. Ellerinizi ve ayaklarınızı yıkadıktan sonra parmak aralarınızın iyice kurumasına dikkat edin. Bunun için daima kendi kişisel havlunuzu kullanın. Bu havluları düzenli aralıklarla değiştirmeli ve yüksek sıcaklıklarda yıkamalısınız. Kolay hava alan ve terletmeyen ayakkabılar tercih edilmelidir. Dar giysiler giymekten kaçınılmalıdır. Eşyalar ortak kullanılmamalıdır. Halka açık alanlarda (özellikle ortak kullanılan hamam, otel odaları vs) çıplak ayakla dolaşmayın.

Uz Dr Zekayi KUTLUBAY
Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı

Bookmarks


« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Seçenekler

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
Sizin eklenti yükleme yetkiniz yok
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı